Dördüncü Sanayi Devrimi

Yorum

İnsanlığın bilinen en eski uygarlığı 10 veya 12 bin yıl öncesine dayanan Göbeklitepe’dir. Medeniyet tarihine baktığımızda her bir değişim ve dönüşümün asırlar hatta bin yıllar aldığı görülür....

İnsanlığın bilinen en eski uygarlığı 10 veya 12 bin yıl öncesine dayanan Göbeklitepe’dir. Medeniyet tarihine baktığımızda her bir değişim ve dönüşümün asırlar hatta bin yıllar aldığı görülür. Ateşin bulunmasından, madenlerin kullanılmasına, yazının bulunmasından makineleşmeye kadar geçen süre, insanlığın yeryüzündeki varlığının birer serüvenidir. İlkel yaşamdan, uygarlığa ve medeniyete akıp giden zamanın yolculuğudur.

Şüphesiz insanlık tarihinin köşe taşlar diyeceğimiz önemli değişim ve dönüşümler, bizi bugünlere taşımıştır. Mağara yaşamından, nehir kenarlarındaki küçük barınaklara, site devletlerinden, imparatorluklara ve oradan da ulus devletlere geçişin hikâyesidir insanlık tarihi. Aynı şekilde Semavi dinlerin doğuşu, Mezopotamya, Anadolu, İran, Çin, İskit, Mısır, Roma vb. gibi medeniyetlerde bugüne gelinen yolda birer ışık, yol gösterici olmuşlardır.

Şüphesiz insanlık tarihinin her değişimi, uzun bir zaman almış ve bir o kadar da sancılı olmuştur. İnsanlığın yeryüzündeki 12 bin yıllık varlığı son 500 yılda özellikle de son yüzyılda şaşırtıcı ve etkileyici bir şekilde değişim ve dönüşüme uğramıştır. Bu sürecin altında ise bilim ve teknoloji yatmaktadır.

Avrupa Ortaçağı aşıp, skolastik düşünceden, rasyonalizme oradan da pozitif bilimlere geçince dikey sıçramalı ciddi bir gelişim ve büyüme moduna girdi. Coğrafi keşifler, Rönesans ve reform Hareketleri, Fransız İhtilali sonrasında imparatorlukların parçalanması ile ulus devletlerin kurulması ve 18. yüzyılda buharlı makinelerin bulunmasıyla sermaye birikimi ve ardından ise endüstri devrimi başlamış oldu.

Son 200 yılda gelişen bu akıl almaz değişim ve dönüşümün miladı Sanayi Devrimidir dersek yanılmış olmayız. Sanayi Devriminin ilki sayılan buharlı makinelerin bulunması ile başlayan süreçte yeni ve alternatif pazarlar bulunması, sermaye birikimi çabaları iki büyük dünya savaşına neden oldu.

2. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan gelişmeler ve değim o kadar şiddetli oldu ki son 50 yılda adeta 12 bin yıllık mesafe kaydedildi. 1950’lerden günümüze kadar 3 kez sanayi devrimi yaşandı.

İnsan kaynağının, diğer bir değişle emek-yoğun ilişkisinin yerini yavaş yavaş makineler almaya başladı. İnsan kaynağı ise yardımcı güç olarak eğitime ve verimliliğe tabi tutuldu. Özellikle ABD’de Ford Otomobil Fabrikalarında “üretim bandı modeli“ ve elektriğin seri üretim aracı olarak kullanmasıyla, 2. Sanayi Devrimi başlamış oldu. Bu dönemde Kaizen, Toplam Kalite Yönetimi gibi kavramların alt yapısı oluşturulurken, öte yandan da ekonomi üretim, pazar ve paylaşım teorileri geliştirildi. Sermayenin ulusal olmaktan çıkıp, uluslararasılaşması yine aynı dönemde olmaya başladı.

3. Sanayi Devrimi; bilgi ve teknolojiye dayalı sistemlerin, kısaca elektronik sistemlerin geliştirildiği, hemen her alanda mekanik ve elektroniğin kullanıldığı bir dönem olarak değerlendirebiliriz. Bu dönemde Y Kuşağı diye tanımlanan nesiller, soğuk savaşı sona erdirdi ve ardından da globalizm kavramımı yerleştirdi. Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte, sermaye ve yatırım gerçek anlamda küreselleşti. Hatta Avrupa Birliği modeli ile de uluslarüstüleşti.

4. Sanayi Devrimi, bilimsel ve teknolojik araştırmalara dayalı, bilgi birikimin yoğun olduğu, ileri ve siber sistemlerin “bilişim teknolojileri“ adı altında kullanılacağı bir devrim olacaktır. Üretilen tüm teknolojik ürünler minimal ve yüksek verimli ve çevreci olacaktır. Özellikle internet çağı ve sosyal ağlar çılgınlığı önümüzdeki yıllarda daha da gelişerek, yepyeni ve daha da karmaşık sosyal yapılar oluşturacaktır. Y neslinin alt yapısını oluşturduğu 4. Sanayi Devrimini, internet ve sosyal ağlarda vakit geçiren Z kuşağı tamamlayacaktır.

Sanayi Devrimi sadece makineleşmenin değil, aynı zamanda insanlığında evrildiği bir dönüşümdür. İnsan ve makine birbirinden ayrılmaz ikili olurken, öte yandan da insan giderek makinenin esiri hale gelmektedir. 4. Sanayi Devrimin arifesindeki insanlık, az konuşan, az yazan, giderek yalnızlaşan, sosyal ağlara bağımlı birer robot haline dönüşmektedirler. Yeni dönemde, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi gibi belli başlı alanlarda alt bilimler ve metodolojiler gelişmeye başladı. Özellikle insan beyni üzerindeki siber kontroller, ülkeler arasındaki siber güvenlik kavgaları, gizli savaşlara neden olmaktadır. Sanayi toplumları, bilgi toplumları, bilgi ötesi toplumlar derken, şimdi siber toplumlar kavramı yerleşmeye başlayacak.

21. Yüzyılın ikinci çeyreğine kalmadan, bu dönüşüm başlayacaktır. Ateşin bulunmasıyla başlayan insanlık, siber ve fiber kablolarla “akıllı dünya“ olarak devam ediyor. Enerji bu bileşkenin temeli ve umarım ki bu enerji, insanlığa kimyasal, biyolojik ve nükleer savaşlar olarak dönmesin.
Musa KARADEMİR
Avrupa Birliği Uzmanı
DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği AB Danışmanı
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Modern sanayi stratejileri ve bölgesel kalkınma literatürünün karşı karşıya kaldığı en müzmin patolojilerden biri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) küresel oligopolistik piyasa yapıları ve hissedar odaklı büyük ölçekli entegre holdingler karşısında yaşadığı "ölçek sefaleti" ve buna bağlı ge...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...