İran Seçimleri: Kurtarıcı Arayışları Ikinci Tura K

Haber

8 yıldır reformcu Cumhurbaşkanı olarak bilinen Hatemi’nin ardından İran içerisinde siyasi ve ekonomik gelişmeler arasında bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Hatemi, sivil toplum sloganıyla 8 sene önce Cumhurbaşkanlığına seçildi. 8 sene sonra onun devamı olarak bilinen Muin’in düşük oy alması, reformist söylemlerin İran içerisinde kriz ile karşı karşıya geldiğini göstermektedir....

8 yıldır reformcu Cumhurbaşkanı olarak bilinen Hatemi’nin ardından İran içerisinde siyasi ve ekonomik gelişmeler arasında bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Hatemi, sivil toplum sloganıyla 8 sene önce Cumhurbaşkanlığına seçildi. 8 sene sonra onun devamı olarak bilinen Muin’in düşük oy alması, reformist söylemlerin İran içerisinde kriz ile karşı karşıya geldiğini göstermektedir. Bu nedenle bu seçimlerde ılımlı muhafazakâr Rafsancani’nin Cumhurbaşkanı olmasıyla Hatemi taraftarları yine onun yanında yer alabilirler. Bu seçimde sistemli bir şekilde örgütlenen muhafazakârların adayı Ali Laricani’nin de fazla oy toplayamadığını görmekteyiz. Bu seçimin sürprizi, Tahran Belediye Başkanı Mahmut Ahmedinejad’ın seçimlerde beklenenden fazla oy alıp ikinci tura kalması oldu. İran’daki seçimde 46 milyonu aşkın seçmen bulunmaktaydı. Seçime katılım oranı %65 olarak belirlendi. Kullanılan 29,317,042 oyun adaylara göre sırası şöyledir:(1)

Aday Aldığı oy sayısı %
1. Akber Haşemi Rafsancani 6,159,452 %21
2. Mahmut Ahmedinejad 5,710,354 %19.6
3. Mehdi Karrubi 5,066,316 %17.44
4. Muhammed Bager Galibaf 4,075,189 %13.93
5. Mustafa Muin 4,054,204 %13.83
6. Ali Laricani 1,740,162 %5.85
7. Muhsin Mehralizade 1,289,940 %4.42
İptal edilen oy 1,240,000 %4.5

Rafsancani 1934 doğumludur. Devrimden sonra devletin en üst kademlerinde görev yaptı. İlk önce Meclis Başkanlığı yaptı. Daha sonra Tahran’ın Cuma imamı, Cumhurbaşkanı, Kültürel Devrim Yüksek Konseyi Başkanı, Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı oldu ve şu anda Maslahat Konseyi’nin Başkanlığını yapmaktadır. Rafsancani uzun süren tereddütlerinin ve “aday oluyorum/olmuyorum“ demeçlerinin ardından adaylığını bir bildiriyle ilan etti. Rafsancani Cumhurbaşkanlığı adaylığını “siyasi hayatının en zor kararı“ olarak nitelemiş ve “ülkenin iç ve dış politikada karşılaştığı zorluklar sebebi ile kendisinin aday olması gerektiğini“ açıklamıştır. Rafsancani her zaman kendisini kurtarıcı gibi göstermeye çalışmakta, dünyaya “krizlerin adamı“ imajını vermektedir. Bu sebepten dolayı hem ülke içinde hem ülke dışında iç politikadaki siyasal tıkanıklığı ve dış politikada ABD ile ilişkiler gibi önemli bir sorunu sadece Rafsancani’nin çözebileceği gibi bir algılama yayılmaya başlamıştır. Söz konusu algılama Rafsancani’nin kazanma şansını yükseltmektedir. Oysa halk içindeki "derin devlet" ve “büyük ekonomik güce sahip kişi“ algılaması onun imajını ciddi şekilde zedelemektedir. Nitekim 2001 Meclis seçimlerinde Tahran’dan aday olmuş, ancak meclise girme şansının olmadığını görünce geri çekildi. Bu başarısızlığında reformcuların önemli etkisi oldu. Reformculardan Ekber Genci ve İmaddedin Baki gibi ünlü gazetecilerin en büyük hedefi Rafsancani’nin etkisiz hale getirilmesi olmuştur. Gelinen noktada, halkın Rafsancani’ye bakışının değiştiği söylenemezse de, reformcuların tutumunda değişiklik olduğunu söylemek mümkündür. Reformcuların bir bölümü açıkça Rafsancani’yi desteklemektedir. Onlara göre Rafsancani iç politikada kalkınmacı ve ekonomik gelişmeden yana, dış politikada ise pragmatist bir bakış açısına sahiptir. Bu özellikleri, reformcu bir kimliğin göstergesi saymaktadırlar.(2)

İkinci tura kalan diğer bir aday da Mahmut Ahmedinejad’dır. 1956 doğumlu Ahmedinejad Tahran Belediye Başkanı olmadan önce İran siyasi hayatında fazla tanınmamaktaydı. İnşaat mühendisi olan Ahmedinejad devrimden sonra İran-Irak savaşında devrim muhafızı şeklinde görev yaptı. Daha sonraları ise Erdebil Eyaleti kurulduğunda valilik görevine getirildi. Bu seçimlerde Abadgeran ve İsargeran örgütlerinin adayıdır. Genç ve radikal muhafazakârlar tarafından desteklenen Ahmedinejad’in bu seçimlerde fazla oy alması muhafazakâr kesim içerisinde çatlaklara ve yeni stratejilerin oluşturulmasına yol açabilir.

Ahmedinejad’in ikici tura kalmasının ardından seçimlerde hile yapıldığı iddiaları ortaya çıkmıştır. Bu iddiaların Mehdi Kerrubi tarafından ortaya atıldığı tahmin edilmektedir. Kerrubi’nin Dini lider Haminey’e yazdığı mektupta seçimlerin Devrim Muhafızları’nın ve Besicin müdahaleleri sonucu değiştiği iddiaları bulunmaktaydı. Kerrubi, bu konuyu araştıracak bir komisyonun kurulmasını istedi ve hükümetteki tüm görevlerinden (3) istifa etti.(4)

İkinci turda Rafsancani ve Ahmedinejad arasındaki mücadelenin kimin lehine sonuçlanacağını şimdiden söylemek zordur. Ancak yukarıdaki seçim sonuçlarını göz önünde bulundurduğumuz zaman Rafsancani’nin kazanma olasılığı daha yüksek gözükmektedir. Muin, ikinci turda seçime katılmayacağını ve kimseyi de desteklemeyeceğini açıkladı. Ancak, birinci turda Muin’i destekleyen Devrim Mücahitleri Örgütü, Rafsancani’yi destekleyeceklerini açıkladı. Sağ olarak bilinen M.B. Galibaf da Rafsancani ile görüşerek ikinci turda onun yanında yer alacağını açıkladı. Kerrubi ve Mehralizade’nin oylarının büyük çoğunluğu da yine Rafsancani’ye gidecektir. Laricani’nin oylarını da Ahmedinejad’ın almasına kesin gözüyle bakılmaktadır.

Ahmedinejad’in ikinci tura kalması reformist kesim içerisinde şaşkınlıkla karşılandı. İkinci turda Ahmedinejad kazanırsa, 25 sene sonra devrim hükümetinin (5) kurulacağı ve dini faşizmin ülkeye hakim olacağı kulislerde konuşulmaktadır. Bir dönemler Rafsancani’yi eleştirenler bugün onu desteklemek için bütün reformist ve insan hakları örgütlerini bir arada toplamaya çalışıyorlar. Ahmedinejad Cumhurbaşkanı olursa İran’ın dış politikası da ciddi şekilde değişecektir. Radikal genç kuşağı ve sağı temsil eden Ahmedinejad İran’ı devrim dönemine götürebilir. Öyle ki kendisinin seçim sloganlarından birsi de Hizbullah Kültürü’nü yayacağı doğrultusundaydı.

Sonuç

İran 9. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması tahmin ediliyordu. Ancak, şu anki tablodan değil de Rafsancani ve Muin arasında yaşanabilecek olan bir rekabetten söz ediliyordu. Ortaya çıkan tablodan yola çıkarak seçim sonuçlarını değerlendirmek gerekirse Rafsancani dışında İran içerisinde modern solun çöküşe uğradığını ve ılımlı muhafazakârlar ile genç ve yeni kuşak muhafazakârların gündemde olduğunu söyleyebiliriz. Geleneksel sağ kanatın adayı Laricani’nin ve Modern sağın adayı Muin’in bu seçimlerde başarılı olamamaları bu iki kesim içerisinde ciddi değişimler doğuracaktır. Bu seçimlerde sağ ve solun entelektüel söylemleri başarılı olmamış tam tersine iki kesimin halk dilinden konuşan adayı beklenenden fazla oy almıştır.

Bu dönemden sonra aşırı sağ kendisinin neden bu kadar zayıf bir tabana sahip olduğunu ciddi bir biçimde değerlendirecektir. Modern sol ise bu kadar oy kaybından sonra ciddi değişimlere gidebilir. Çünkü 8 sene önce Hatemi’yi destekleyen modern sol 20 milyonu aşkın oy almıştır. Ancak bu dönemde adayları olan Muin beşinci sırada yer aldı. Reformistlerin İran içerisindeki söylemlerini gerçekleştirememeleri, Hatemi’nin vaat ettiği sivil toplumun oluşturulamaması, basın özgürlüğünün olmaması, gazetecilerin hala hapiste olması ve reformist hareketin toplum içerisinde kök salmaması, Muin’in beşinci sırada yer almasının nedenleri olarak gösterilebilir.

Böyle bir tablonun ortaya çıkışında belki de tepkisel oylar önemli rol oynamıştır. Ancak şöyle bir gerçek var; bu seçimlerde seçmenler siyasi arayışlarında belli ve katı cephelerde yer alan adayları devre dışı bırakmışlardır. Seçmen bu seçimde ülkesinin siyasi kaderini değil kendi kaderini çizmek istemiştir. Dolayısıyla seçmenlerin bu oyları İran içerisindeki insanların artık siyasi vaatlere aldanmayacaklarının açık göstergesiydi.

İkinci tur, birinci turdan daha fazla önem taşımaktadır. Birinci turda reformistler ve ılımlı muhafazakârlar arasındaki rekabetten söz edilirken ikinci turda toplum ılımlı ve aşırı muhafazakârlar arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır. Bu seçimlerde reformistler dini faşizmi önlemek ve ülkeyi kurtarmak için ılımlı sağ tarafında milli birliğin oluşturulmasını istiyorlar. Birinci turda seçimleri boykot edenler ikinci turda Rafsancani’yi destekleyerek seçime katılma sözü verdiler. Şimdi genel olarak Ahmedinejad’a karşı büyük bir cephenin oluştuğunu görmekteyiz. Eğer bu seçimleri Ahmedinejad kazanırsa İran’ın iç ve dış konumu ciddi şekilde değişecektir.

(*) Kafkaslar - Orta Asya - Ortadoğu Çalışma Grubu, Uzman Yardımcısı

Dipnotlar:

  1. http://www.irna.ir/fa/news/view/line-2/8403281019213834.htm.20.06.2005
  2. Arif, Keskin. İran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Ayrışımlar, Adaylar ve Tartışmalar.Stratejik analiz.Haziran 2005.sayı:52
  3. Kerrubi dini liderin danışmanı ve Maslahat konseyinin üyesiydi.
  4. http://www.baztab.com/news/25536.php.20.06.2005
  5. http://www.iran-emrooz.net/index.php?/politic/more/2204/.20.06.2005
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2693 ) Etkinlik ( 220 )
Alanlar
Afrika 75 633
Asya 98 1072
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1369 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1291 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 780
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantıları’nın ilki, “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” ana teması ile 6 Ekim 2022 tarihinde saat 14.00’te Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek;

İnsan davranışlarını yöneten en önemli içgüdü hayatta kalmak ise insanın en büyük ihtiyacı güven duymak, yaşamını güvenli koşullarda sürdürmektir. Mekân neresi olursa olsun koşullar; hak ve adaletin, tutarlılığın ve düzenin sağlanması durumunda güvenli hâle gelir. Çağ hangisi olursa olsun güvenli bi...;

İstanbul'da Uluslararası İlişkiler, Kamu yönetimi vb. bölümlerin 3./4. sınıf lisans öğrencisi olup İngilizce B2 ve üstü yeterliliğe sahip, Office programlarını iyi derecede kullanan adaylar STAJ başlığı ile CV ve ön yazı göndererek hemen başvurabilirler. info@tasam.org ;

Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da 30 Eylül sabahı saat 04.30’da, başta Baba Sy Askerî Kampı’ndan olmak üzere bir çok yerden silah sesleri duyuldu. Ardından ise devletin televizyon kanalı olan RTB’nin yayını kesilerek yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki darbeci askerler burada bir bildiri okudu...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...