TBMM İstanbul Milletvekili, Türkiye – AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi E. Büyükelçi Sayın Onur Öymen’in 17 Aralık Zirvesi Sonuçları Üzerine Değerlendirmeleri.
Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde çok önemli bir dönüm noktasında bulunmaktadır. Bu bakımdan duygusallığa yer vermeden yapılacak yorum ve çıkartılacak sonuçlar en uygun olanıdır. Öncelikle siyasi bir tespitte bulunmak faydalı olacaktır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği, milli bir hedef ve ulusal bir dava olarak süregelmiş ve dolayısıyla da siyasi bir malzeme olarak iç politikada kullanılmamıştır. Geçmişteki siyasi liderlerin, parlamenterlerin ve parti temsilcilerinin bu yönde sarf ettikleri çaba takdirle karşılanmalıdır.
Gelinen nokta azımsanacak türden değildir. Bu noktaya gelirken, Avrupalı liderler daima, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin Birliğin kurallarını yerine getirdiği takdirde Birliğe üye olacağını belirtmekteydiler. Ayrıca Birlik liderleri, Türkiye’nin AB’ye üyeliğini kendi çabalarıyla elde edeceği konusunda ısrarlı davranmaktadırlar. Türkiye de bu fikri önemseyerek üyelik konusunda gerekli çabayı göstermeye devam etti ve 1987’de de tam üyelik için müracaat etti. Söz konusu tarihten itibaren Türkiye, Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak amacıyla başta Anayasa değişikliklerine giderek ileriye yönelik adımlar attı. Yalnız bu noktada, görünen o ki, Avrupa Birliği’ne üyeliğin sadece Türkiye’nin çabasıyla gerçekleşmeyeceğidir. Dahası, Avrupa Birliği üye devletleri içinde Türkiye’nin üyeliğine karşı olan çok güçlü bazı partiler, siyasi şahsiyetler ve hükümetler vardır. Bu gerçek göz önüne alınarak, Türkiye’nin kendisini ‘ev ödevini yerine getirmemiş öğrenci’ gibi görerek eleştiri oklarını sadece kendisine yönlendirmesi çok doğru olmaz.