Bir Başka Kıskaç : BOP

Makale

Temelleri 1990’larda atılan Büyük Ortadoğu Projesi Girişimi, Bush’un Kasım 2003’te yaptığı bir konuşmada bu bölgeye özgürlük, demokrasi ve refah getirilmesinin gerekliliğinden bahsetmesiyle ün kazanmıştır. Genel olarak İslam coğrafyası üzerine yoğunlaşan proje, yeni dünya düzeni önünde engel oluşturan kitle imha silahları ve terörün ortadan kaldırılmasını hedefleyen çok yönlü ve bölgesel bir stratejidir....

Temelleri 1990’larda atılan Büyük Ortadoğu Projesi Girişimi, Bush’un Kasım 2003’te yaptığı bir konuşmada bu bölgeye özgürlük, demokrasi ve refah getirilmesinin gerekliliğinden bahsetmesiyle ün kazanmıştır. Genel olarak İslam coğrafyası üzerine yoğunlaşan proje, yeni dünya düzeni önünde engel oluşturan kitle imha silahları ve terörün ortadan kaldırılmasını hedefleyen çok yönlü ve bölgesel bir stratejidir.
Willson İlkeleri, Marshall Yardımı, Truman Doktrini derken adım adım oluşturulan Ortadoğu’ya yönelik hedeflerini BOP’la uygulamaya sokan ABD, enerji kaynaklarına sahip olarak dünyaya da sahip olmak hedefine ulaşmak arzusundadır. Hegemonyasını kurabilmek amacıyla avantajlı dünya sahasını kendi lehine çeviren ve rakiplerini bertaraf eden ABD, geleceğini garanti altına almak, rakiplerinden AB’ye bir nevi set çekmek amaçlı BOP’u geliştirmiştir. AB’nin giderek genişlemesi başat güç olabilme tehlikesini hatırlattığından, BOP ile hem AB ve hem de coğrafya dolaysıyla Rusya’ya da dur demiş olmuştur. Rusya’nın aşağıyla ilişkisini BOP’la kesen ABD bir taşla iki kuş vurmuş ve demokratikleştirme bahanesiyle girdiği Irak’la da önemli bir avantajı ele geçirmiştir. Bugün bilmekteyiz ki Ortadoğu barındırdığı yer altı kaynağı ile dünyanın gözlerini diktiği bir alandır. Ortadoğu’da etkili olan tüm dünyada etkili olacak büyüklüğe erişebilir. Bu nedenle kilit role sahip bu bölge BOP adı altında benimsenmiş ve NATO ile birlikte bölgede güvenliğin yeniden inşası adı altında durum meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. İşin içine NATO’yu da katan ABD bu destek ile birlikte hedeflerine adım adım ilerlemektedir. Afganistan ve Irak’ta olanlar bunun bir provası şeklindedir.
Şüphesiz ki bu projede Türkiye’nin önemi oldukça büyüktür. ABD’nin Büyük Ortadoğu’ya hakim olmasının temelinin Türkiye’yi kontrol etmesine dayandığını belirtmek yerinde olacaktır. Türkiye’yi yanına alamayan bir devlet olarak ABD’nin, girişeceği operasyonlardan başarıyla çıkma yüzdesinin düşük olacağını görmek zor olmayacaktır. Yine, bölge ülkelerinin yeniden yapılandırılması için model teşkil eden Türkiye, bir “Cephe Ülkesi“ olarak ortaya çıkmaktadır. Bu anlamda Türkiye’nin ‘Ilımlı İslam’ gibi fikirlere kayması, ortada diğer ülkelere örnek bir Türkiye bırakmayacağından böyle bir durum bu yeni düzenin oluşumunda ABD’ye fırsat tanıyan hale dönüşecektir. Bu bağlamda demokratik ve cumhuriyetçi bir Türkiye önemlidir. AB-ABD rekabetinin yaşandığı bölgeyle ilgili yakın takip içerisinde bulunan diğer büyük rakip Rusya, Türkiye’nin AB’ye girmesi ve birliğin ABD güdümünde bir yapıya dönüşmesi ihtimal ve öngörülerini dikkatle düşünmektedir. Dolayısıyla AB’yi idare etme ve yanına çekme hedefi de olan ABD’ye karşı, Rusya, AB’nin üyesi değil ama ortağı olduğu bir Türkiye’yi görmeyi yeğlemektedir. Yakın tarihlerde Türkiye’yle yakın ilişkiler içerisine giren Rusya elbette ki tüm bunları düşünmekte ve uzun vadeli planlar üretmektedir. ABD hegemonyası altında bir Ortadoğu ve AB, Rusya’nın hiç de istemeyeceği bir oluşumdur. Öyle ki; geleceğin hegemonik güçleri arasında sayılan Rusya ile birlikte Çin ve Hindistan da yine bu zincirin içinde olan ülkelerdir ve gelişmeleri yakından izlediklerine şüphe yoktur. Bu bölgeye sahip olan güç; doğuda Çin, kuzeyde Rusya ve güneyde Hindistan’ın bölgedeki etkinliğini ortadan kaldırabilme gibi bir güce sahip olacağından, u üç ülkenin gözü burada neler olup bittiği ve geleceğe yönelik senaryolar üzerindedir. Türkiye’nin projeye desteği ile bir Rusya-Çin birlikteliği ihtimali de önemli senaryolardan biridir.
Terör örgütleri ile gündeme gelen BOP, geleceğe yönelik stratejik bir plandır ve sosyolojik bir yeniden yapılanmayı da içinde barındırmaktadır. Projeye evet demeyen iktidarların koltuklarından uzaklaştırıldığını görebildiğimiz üzere şunu söylemek gerekir ki, Türkiye her zaman olduğu gibi yine tam bir stratejik noktada yer almaktadır. Çevresinde olan bitenlere elbette ki duyarsız kalmaması gereken Türkiye, her şeye rağmen doğru olan demokratik ve laik hukuk devleti yolundan ayrılmayarak uzun vadeli hedefler belirlemelidir. Küresel ısınmadan oldukça fazla bahsedilen bu günlerde, suyun ve petrole alternatif BOR gibi enerji kaynaklarının membağı ülke olduğunun artık farkında olmalıdır. Süper güçlerin deneme tahtası olan ülkelerden ayrılarak, değerlerine sahip ve “tam“ bağımsız ülke olmak koşulunu her şeye rağmen uygulamalıdır. Nesne değil özne konumunda olduğu projelere evet demeli, fakat bir “yönetilen“ olmamalıdır.
Projenin kapsama alanına giren ülkelerden olan Türkiye, diğer bir çok ülkeye nazaran stratejik önemi apayrı ve tartışılmaz kademededir. Bu anlamda tığı her adıma en çok dikkat etmesi gereken ülke de Türkiye’dir. İçte ve dışta ‘güçlü’ ve ‘bağımsız’, kararlı ve vizyonunu belirlemiş bir ülke, n süper güç için bile çekinilecek bir ülke olmaya yeterlidir.
Kısacası, Türkiye, merdivenin tepesinde olabilecekken dibinde olmayı tercih etmemelidir. Bu tercihte, şüphesiz, gelecek iktidarların da önemli payı olacaktır.
Kaynaklar :
Büyük Ortadoğu Projesi, Emin GÜRSES/Mahir KAYNAK, İstanbul, 2005, Timaş Yayınları
Stratejik Analiz Dergisi, sayı 48
Stratejik Öngörü Dergisi, sayı 2
Stratejik Öngörü Dergisi, sayı 6
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Bugün küresel ölçekte derinleşen gelir adaletsizliği, modern devletin rolünü yeniden masaya yatırmamızı zorunlu kılıyor. Çoğu zaman eş anlamlı kullanılan iki kavram —Sosyal Devlet ve Refah Devleti— aslında bu krizle mücadelede iki farklı derinliği temsil eder. Biri anayasal bir felsefeyi, diğeri ise...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Hindistan1 iktisat tarihi, lineer bir ilerlemeden ziyade, dramatik bir U-dönüşü ile karakterize edilebilir. 1300 yılına gelindiğinde, Delhi Sultanlığı altındaki Hindistan, dünyanın en büyük üretim ve ticaret güçlerinden biriydi. Kautilya’nın Arthashastra’da formüle ettiği devlet disiplini, bu coğraf...;

Eğer NATO dağılırsa, ilk kaybedilecek şey bir bina, bir logo ya da Brüksel’deki karargâh olmayacaktır. İlk kaybedilecek şey otomatiklik hissi olacaktır. Bugün NATO’nun en büyük gücü yalnızca tanklar, uçaklar veya füzeler değildir; asıl gücü, bir saldırı durumunda karşı tarafın şu soruya net cevap ve...;

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Körfez devletlerini imkânsız bir konuma sürükledi. Ev sahipliği yaptıkları Amerikan güçleri, otelleri ve enerji altyapılarının İran saldırılarının başlıca hedefi hâline gelmesinin temel nedeni oldu. İran’ın askerî kapasitesi ciddi şekilde zayıflatılmış ols...;

Çin’in 1949 yılındaki devrimci sıçrayışını anlamak için, öncelikle bu devrimi tetikleyen o muazzam statikliğin doğasını kavramak gerekir. Mark Elvin tarafından literatüre kazandırılan "Yüksek Seviyeli Denge Tuzağı" (High-Level Equilibrium Trap) kavramı, Çin’in neden Batı tipi bir sanayi devrimini ke...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...