Orta Asya Ve Güneydoğu Avrupa’ya Yönelik Kısa Süreli Etkileşim Projesi

Haber

Sonuçlar 1. Orta ve uzun vadeli olarak ortak projeler planlanmalı. Projelerin ilerlemesini değerlendirmek üzere yılda bir kez toplantı yapılmalıdır. Toplantılar sırayla projeye dahil ülkelerin ev sahipliğinde gerçekleştirilmelidir. 2. Katılımcıların vurguladıkları ve dikkat çektikleri konulardan hareketle yapılması gerekenleri ise şöyle özetlemek mümkündür: ...

Sonuçlar

1. Orta ve uzun vadeli olarak ortak projeler planlanmalı. Projelerin ilerlemesini değerlendirmek üzere yılda bir kez toplantı yapılmalıdır. Toplantılar sırayla projeye dahil ülkelerin ev sahipliğinde gerçekleştirilmelidir.

2. Katılımcıların vurguladıkları ve dikkat çektikleri konulardan hareketle yapılması gerekenleri ise şöyle özetlemek mümkündür:

a. Katılımcılardan edinilen izlenimlere göre, Güney Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde yaşayan kişiler, Türkiye’de yayın yapan televizyonları sanıldığından daha çok izlemektedirler. Bu önemli bir fırsattır, televizyon aracılığıyla kültürel etkileşim kurulabilir. Ancak bunun için bilinçli programlar yapılmalı, o bölgelerde yaşayan insanların ihtiyaçları gözetilmelidir. Katılımcılar en çok tarih, eğitim ve gençlere yönelik programlara ihtiyaç olduğunu vurgulamışlardır.

b. Türkiye’de yayın yapan tüm televizyonlar artık küresel bir izleyici kitlesine hitap ettiklerinin farkında olarak hareket etmelidirler. Sadece Türkiye’deki izleyici kitlesine yönelik olarak yapılan programlar çok yerel kalabilmektedir. Ülkemizle etkileşim içinde olabilecek ülkelerle işbirliği imkanları mutlaka araştırılmalı ve değerlendirilmelidir.

c. Özel televizyon kuruluşlarının yanı sıra, TRT’ye bu konuda çok önemli görevler düşmektedir. Katılımcılar TRT yayınlarının daha fonksiyonel hale getirilmesini ve izlenilirliğinin arttırılmasını talep etmişlerdir. Bu talepler doğrultusunda TRT, ülkemizin tarihini, kültürel değerlerini tanıtıcı programlar, belgeseller yapmalı, Güney Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinin televizyonları tarafından yapılan benzer programların da ülkemizde gösterilmesini sağlamalıdır.

d. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Türkiye’nin tanıtımı ve yurtdışındaki etkinliğinin arttırılmasıyla ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları medya gücünden daha fazla yararlanmanın yollarını aramalıdır. Çünkü olumlu ya da olumsuz kanaatler küreselleşme çağında ancak medya ile böylesine etkili bir şekilde oluşturulabilmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin tarihi birikimi ve kültürel değerlerinin yaygınlaştırılması başlıca bir “devlet politikası“ olarak benimsenmeli ve bu politikaya ülkenin tüm kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve medya organları destek vermelidir.

3. Eğitim alanında sürekli öğrenci ve öğretim üyesi değişimi yapılmalı kültürel, eğitsel ve toplumsal ilişkiler geliştirilmedir. Bu değişimler yaz dönemlerinde kısa süreli yapılabileceği gibi misafir statüsünde de gerçekleştirilebilir. Ayrıca, Türkiye’de eğitimlerini tamamlayan öğrencilerin ülkelerinde denkliklerinin tanınması için faaliyetlerde bulunulmalıdır.

4. Proje kapsamındaki bölgelerde Türk okulları Türkçe Almanca, İngilizce, Rusça bilen geniş bir kültür vizyonuna sahip binlerce öğrenci yetiştirilmiştir. Bu alandaki gelişmeler siyasî ve sosyal alanlara da yansıtılmalıdır.

5. İmaj geliştirmek amacıyla toplantılar ve yapılan faaliyetler medya aracılığı ile kamuoyuna tanıtılması gereklidir. Bunun için ortak medya grubu oluşturarak gerekli düzenlemeler yapılmalı ve hayata geçirilmelidir.

6. Projeye dahil olan ülkelerin sivil toplum örgütleri ve düşünce kuruluşları arasında iletişim kurulmalı ve aktif bir bilgi değişimi sağlanmalıdır. Bu anlamda TASAM gibi Türkiye’de faaliyet gösteren Türk Think-Thank’leri maddi ve teknik yönlerden desteklenmelidir.

7. Proje ye dahil ülkelerde araştırma merkezlerinin kurulması ve geliştirilmesi için maddi ve teknik destek sağlanmalıdır.

8. Türk dilinin yaygınlaşması, eğitim ve öğrenimi için görsel ve işitsel araçlar çoğaltılmalıdır.

9. Projeler kapsamında öğrenci ve öğretim üyeleri seviyesinde konferans, seminer ve paneller düzenlenmelidir.

10. Hedef bölgelerde mesleki gelişim için kişisel ve genel yönetim seminerleri düzenlenmelidir.

11. Katılımcıların ifade ettiklerine göre; Türkiye’yi yurtdışında temsil eden diplomatlarımızın yerel halkla yeteri kadar iletişim kuramadığı ifade edilmektedir. Bu nedenle Dışişleri Bakanlığı tarafından bölgeye gönderilen diplomatlardan söz konusu bölgelerin sosyolojik yapısını bilen ve bu konuda uzman olanlar gönderilmelidir.

12. Türkiye’de yaşayan çeşitli bölgelerden gelip yerleşen göçmenlerin kültürü, gelenekleri, folkloru, mutfak kültürü ve sözlü edebiyat gelenekleri gibi özellikleri araştırılmalıdır. Özellikle bu göçmenlerin geldikleri yörelerde var olan ortak kavramlar tespit edilmeli; bir taraftan belgesellerden kurgu filmlerine kadar, gerçeklere, somut delillere dayanan geniş kitleye hitap eden programlarla, bir taraftan da bilimsel çalışmalarla, genel Türk kültürünü zenginleştiren ve birbirine kaynaşan çeşitli kültürlerin birlekteliğini gösteren tablo ortaya çıkartılmalıdır. Bu sayede Türkiye’nin, Avrupa standartlarından çok daha önce kurulan, kökleri çok eskilere dayanan çok kültürlülük ve hoşgörüyü esas alan bir geçmişinin olduğu gerçeği ortaya konmuş olabilir. Bu şekilde ortak bağlarımızın daha da güçlendirilmesi mümkün olacaktır.

13. Osmanlı coğrafyasının ve Orta Asya’nın çeşitli yerlerinden göçüp Türkiye’ye sığınan topluluklar hakkında araştırmalar yapılmalı, bu araştırmalar büyük bir özenle kültürel, tarihsel ve etno-antropolojik boyutlarda tutulmalıdır. Araştırma sonucu olarak ortaya çıkacak tablo ise bir taraftan birbirine kaynaşmış kültürlerin güzelliğini, bir taraftan da hala kriz bölgelerinde yaşayan toplulukların milliyetçilik akımları ile birlikte geçirdikleri ezilme, iltica, soykırım derecesini en açık ve aynı zamanda en ince şekilde gösterecektir. Diğer taraftan aynı araştırma, Türkiye’de yaşayan ‘göçmenlerin’ ve ana vatanlarında kalan akrabalarının Anadolu insanlarıyla ne derecede aynı medeniyet unsurlarını paylaştıklarını gösterecektir. Daha açık bir ifade ile; Avrupa edebiyatını, Amerikan edebiyatını, müziğini, filmini, geçmişini evlerimizden, okullarımızdan, kafelerimizden bile tanıyoruz. Kafa yapıları gibi kahramanları da her gün medya aracılığıyla evlere kadar girmektedir. Bu açıdan Türkiye ülke dışındaki olumsuz önyargıları ortadan kaldırmak, diğer taraftan Güney Doğu Avrupa ve Orta Asya’da etkisi sahasını genişletmek ve bunu korumak için, ilk olarak bölgede kendi ortak değerlerini tanıtmalı, ikinci olarak da Türk haber ajansı ve TRT’nin şubelerinin açılmasına özen göstermelidir. Türkiye bölgedeki olaylara AP veya BBC gözüyle değil, bölgeye gidecek olan kendi kadrolarının verdiği bilgilerle değerlendirmelidir. Bu nedenle de bu kadrolar bölgeyi bilen uzmanlardan seçilmelidir. Çünkü bölgedeki her türlü gelişmeleri yakından takip etmeyen, kültür alışkanlıkları, konuşulan dilleri bilmeyen muhabirlerden yarardan çok zarar gelebilir.

Sonuç olarak şunu ifade etmek gerekir; “Güney Doğu Avrupa ve Orta Asya’ya yönelik kısa süreli eğitim ve etkileşim programı“ karşılıklı pek çok yeni bilginin öğrenilmesine zemin hazırlamış, hem Türkiye’nin tanıtımına katkısı olmuş, hem de bu bölgelerden gelen katılımcıların verdiği bilgilerden o ülkeler hakkında sağlıklı veriler elde edilmiştir.

Bu tür etkileşim programlarının daha sık yapılmasında büyük fayda vardır. Program sonrasında ülkelerine dönen katılımcıların beraberlerinde Türkiye hakkında pek çok olumlu düşünceyle döndüklerini görmek de ayrıca memnuniyet vericidir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.