Avrupa Birliği Dış Politikasında Enerji

Makale

Bu genişlemeyle birlikte yeni sorunlar ve sorumluluklar kendini göstermeye başladı. Asıl amacı 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupalı halkları bir araya getirmekti. Birliğin bu genişlemesi kendini bir dünya gücü olarak tanımlamasına yol açtı....

Giriş

Avrupa Birliği (AB), 1 Mayıs 2004 itibariyle 10 yeni üyenin katılmasıyla 25 üyeli bir Birlik haline geldi. Nüfusu 450 milyona ulaşan Birlik; 188 bölgeli ve 20 resmi dilli bir güç oldu. Bu yeni katılımlarla birlikte Avrupa haritası dörtte bir oranında genişledi ve AB, doğuya doğru 1000 kilometre genişleyerek sınırlarını Belarus, Rusya ve Ukrayna’ya dayandırdı. Yeni üyelerle birlikte Birliğin nüfusu da 75 milyon arttı. Bu genişlemeyle birlikte yeni sorunlar ve sorumluluklar kendini göstermeye başladı. Asıl amacı 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupalı halkları bir araya getirmekti. Birliğin bu genişlemesi kendini bir dünya gücü olarak tanımlamasına yol açtı.

Avrupa Birliği’nin dış politikasında enerji stratejik bir konumdadır ve her geçen gün önemi artmaktadır. AB enerji tüketimi açısından çok yoğun bir bölgedir ve yeterli kaynaklara sahip değildir. Enerji konusu tüm yaşam üzerinde belirleyici bir yol oynar ve ekonomik kalkınma için zorunlu bir olgudur. Aynı açıdan enerji, uluslararası konjonktürde önemli bir yere sahiptir. Çünkü AB enerji tüketiminin % 50’si ithalat yoluyla karşılanmakta ve giderek artmaktadır. 20-30 yıl sonra ise bu oranın %70’lere varacağı görülmektedir. Durum böyle olunca enerji politikalarına ağırlık verilmekte ve gelecekteki enerji arzı için yatırımlar yapılmaya başlanmaktadır.

Enerjinin işlev açısından 3 ana konusu vardır: siyaset, ekonomi ve çevre. Bu çalışmada, AB’nin enerji ihtiyacını karşılamak için ilişkide bulunduğu ülkelerle uluslararası ilişkiler açısından, siyaset konusu olarak işlenmiştir.

1.Avrupa Birliği’nin Enerji Kaynakları

1.1.Petrol Kaynakları

AB üyesi ülkelerden sadece İngiltere’de 450 milyon ton, Danimarka’da 130 milyon ton ve İtalya’da 70 milyon ton kesin petrol rezervi bulunmaktadır. Bu üç ülkenin 2003 yılında petrol üretimlerinin tamamı 129,1 milyon olmuştur. (1) AB dışında kalmayı tercih eden Norveç’te ise 1 milyar ton kesin petrol rezervi vardır. (2) Bunlarla birlikte gelecekte Norveç AB’ye üye olsa bile AB’nin petrol ihtiyacını kendi kaynaklarıyla karşılaması mümkün değildir.

1.2.Doğalgaz Kaynakları

AB’de Danimarka 90 milyar m³, Almanya 210 milyar m³, İtalya 220 milyar m³, İngiltere 630 milyar m³, Hollanda 1.670 milyar m 3 ve Polonya 120 milyar m 3 olmak üzere toplam 2.940 milyar m 3 kesin doğal gaz rezervi bulunmaktadır. AB dışında kalan Norveç’te ise 2.460 milyar m 3 kesin doğal gaz rezervi mevcuttur. AB’de, 2003 yılında 452,9 milyar m 3 doğal gaz tüketimi gerçekleşmiştir. Doğal gaz üretimi açısından bakıldığında, 2003 yılında İngiltere’de 102,7 milyar m 3 , Hollanda’da 58,3 milyar m 3 , Almanya’da 17,7 milyar m 3 , İtalya’da 13,7 milyar m 3 ve Danimarka’da 7,9 milyar m 3 , Polonya’da 4 milyar m 3 ve Macaristan’da 2,7 milyar m 3 olmak üzere AB ülkelerinde toplam 207 milyar m 3 doğal gaz üretilmiştir. Diğer taraftan, 2007 yılında Birliğe katılması öngörülen Romanya’da ise 2003 yılında 12,6 milyar m 3 doğal gaz üretimi gerçekleştirilmiştir. (3)

AB ülkelerinde üretilen doğal gazın, Birlik içi doğal gaz talebini karşılaması mümkün değildir. Bununla birlikte, 25 üyeli AB’nin doğal gaz üretiminin 2000-2030 döneminde % 40.4 oranında azalacağı tahmin edilmektedir. AB’nin doğal gaz tüketiminin AB içi üretimle karşılama oranı 2000 yılında %11.9 iken 2030 yılında bu oran %5.9 olmaktadır. Bu durum doğal gaz açısından Birliğin ithalat bağımlılığını artırmaktadır. (4)

1.3.Kömür Kaynakları

AB ülkelerinde başta Almanya olmak üzere yaklaşık 100 milyar ton kömür rezervi bulunmaktadır. AB, 2001 yılında enerji tüketiminin 212,5 milyon ton petrol eşdeğeri bölümünü kömür ile karşılamıştır. Bu tüketimin 92,3 milyon petrol eşdeğerine karşılık gelen kısmı AB içinde üretim ile, geri kalanı ise ithalât yoluyla karşılanmıştır. (5) Ancak, kömür üretiminde son yıllarda yaşanan hızlı düşüş dikkate alındığında, AB’nin gelecekte ortaya çıkacak enerji ihtiyacı için kömürün bir alternatif olamayacağı değerlendirilmektedir.

1.4.Nükleer Enerji Kaynakları

AB’de nükleer enerjinin toplam enerji ihtiyacını karşılama oranının 2010 yılı itibarıyla zirveye ulaşacağı ve bu tarihten sonra giderek azalacağı öngörülmektedir. Son yayımlanan çalışmada 86) genişleyen AB’nin toplam nükleer enerji üretiminde 2030 yılında 2000 yılına oranla %22 azalma yaşanacağı öngörülmektedir. (7) Bugünkü üretim ile karşılaştırıldığında, AB’de 2030 yılına gelindiğinde nükleer enerjinin katkısının yarı yarıya azalacağı tahmin edilmektedir. AB’ye yeni katılan ülkeler açısından ise, bu ülkelerde mevcut bulunan nükleer santrallerin güvenlik ve çevre standartlarına uymaması nedeniyle kapatılmaları söz konusudur.

1.5.Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Yenilenebilir enerji kaynakları çevrenin korunmasında önemli bir rol oynar. AB, yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma yolunda, toplam elektrik enerjisi üretiminde yenilenebilir kaynakların payının %12 seviyesine çıkartılması hedefini koymuştur. (8) AB enerji projeksiyonları içinde 2010-2020 döneminde, yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alan rüzgâr enerjisinin toplam enerji üretimi içindeki payının artırılacağı, daha sonra da güneş enerjisinin gündeme gelmeye başlayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, “Altener” ve “Joule-Thermie” gibi programlarda, bu tür enerjilerin gelişmesine yöneliktir. AB’nin enerji tüketiminde yenilenebilir kaynakların payının 2000 - 2030 döneminde % 5.9’dan %8.6’ya yükseleceğini, buna rağmen bu kaynaklarını görünür gelecekte petrol ve doğal gazın yerini almasının mümkün olmayacağı söylenebilir. (9)

2. Enerjide Son Durum

Enerji maliyetlerinin giderek artması, AB’nin, enerji tedarikinde dışa olan bağımlılığını denetim altına almak için güçlü bir “Avrupa Enerji Politikası” oluşturulması görüşünü desteklemiş ve buna paralel olarak Aralık 2005 tarihinde İngiltere/Hampton Court’ta bir araya gelen liderler de AB’nin enerji konusunda ortak bir yaklaşım ve tek bir sese sahip olması gereğini vurgulamıştır. Bu konuda AB komisyonu bir çalışma yapmış ve 8 Mart 2006 tarihinde kapsamlı bir ortak Avrupa Enerji Politikası oluşturma çabalarına temel oluşturacak olan Yeşil Kitap’ı yayınlamıştır. (10) Bu Yeşil Kitap’a göre Avrupa Birliği’nin enerji politikasının amaçları; “rekabet gücü, enerji arzının güvenliği ve çevrenin korunması arasında bir dengeye vararak toplam enerji tüketiminde kömürün payını korumak, doğalgazın payını arttırmak ve nükleer enerji santralleri için azami güvenlik şartları tesis etmek ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmaktır.”

Avrupa Birliği’nin enerji politikası kömür konusunda Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nu (AKÇT) kuran Paris Anlaşması’na, nükleer enerji konusunda ise EURATOM Anlaşması’na dayanıyor. 10 yılı aşkın bir süredir doğalgaz ve elektrik pazarlarını liberalleştirmeye çalışıyor. (11) Bu şekilde son hedef olan Avrupa enerji pazarına ulaşılması düşünülüyordu ama bu fazla başarı getirmedi. AB ülkeleri nükleer güce yatırım konusunda da özellikle çevreye etkileri ve güvenlik gerekçesiyle görüş ayrılıkları yaşıyor. Tek bir Avrupa enerji politikası kurulmasının başlıca savunucuları Orta ve Doğu Avrupa ülkeleridir. Bu ülkelerin çoğu doğalgaz ve petrol ihtiyacı için neredeyse tamamen Rusya’ya bağımlı.

Verilere bakıldığında enerji tüketiminde petrol ağırlığını korumaktadır. AB’nin 2004 yılı petrol tüketimi 694,5 milyon ton olmuştur. (12) Katı yakıt tüketiminin payında ise her dört yılda %1’lik bir azalma görülmektedir. Bunlarla birlikte tüketimi en hızlı artan doğalgazın 2000 yılında %22 olan toplam tüketimdeki payı 2003 yılında %23.9 seviyesine çıkmıştır. AB, 2005 yılında yaklaşık 493 milyar metreküp doğalgaz tüketmiştir. Dünya enerji tüketiminin yaklaşık %12’si yenilenebilir (hidroelektrik, jeotermal, biomas, rüzgar ve güneş enerjisi) ve nükleer enerji kaynaklarından sağlanmaktadır. 2003 yılında dünya üzerinde bilinen fosil rezervlerin ömrüne baktığımızda ise petrolde 41, doğalgazda 67.1 ve kömürde ise 192 yıl olduğunu görmekteyiz. (13)

Şekil 1: AB Enerji Tüketiminin Dağılımı : 2000-2030 (%)

Kaynak: EC, European Energy and Transport: Trends to 2030 , s.150.

3. AB’NİN ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI

Genişleyen AB, bu verilere göre giderek artan enerji tüketimine karşılık enerji üretimini yetirememektedir. AB’ye 2004 itibari ile katılan yeni üyelerin enerji tüketimleri katı yakıtlar haricinde AB ile benzemektedir. Ayrıca bu yeni üyeler petrol ve doğalgaz açısından 15 üyeli AB’den daha fazla dışa bağımlı durumdadır. Bunlara göre AB’nin dışa bağımlılığının artacağı açıktır. AB’nin gelecekte enerji kaynak merkezleri ile projeler yaparak, enerji ihtiyacını dışarıdan sağlayacağı görülmektedir. Aşağıda tablo 2 de verilen ithalat bağımlılık oranlarında da görüldüğü gibi 2000 yılından 2030 yılına gelindiğinde toplam bağımlılık %20,4 artıyor.

Ayrıca, Kuzey Denizi’ndeki petrol ve doğal gaz kaynaklarının tükenmekte olması, sosyal güvenlik ve işçilik maliyetleri nedeniyle kömür üretiminin düşmesi gibi nedenlerle AB, gelecekte fosil yakıt ithalâtını artırmak zorunda kalacaktır. AB’nin doğal gaza bağımlılığının artmasının, doğal gaz rezervlerinin yoğun olarak bulunduğu ve rekabete açık olmayan pazarlara sahip olan ülkelere (Rusya, İran, Cezayir) bağımlı kalması sonucunu yaratmaktadır.

Tablo1

AB’nin enerji kaynakları

Petrol ……………%37,6

Doğalgaz ………..%23,5

Kömür…………...%18,1

Nükleer ………….%14,6

Yenilenebilir …….%6,1

Yenilenebilirlerin oranı

Biokütle (doğal atıklar)……….%65

Hidrolik……………………….%27

Rüzgar ………………………..%5

Jeotermal……………………...%2

Güneş…………………………%1

Bazı ülkelerin elektrik üretiminde

Nükleerlerin payı

Fransa……………%78

Belçika…………...%55

İsveç……………...%55

Almanya………….%55

İngiltere…………..%19

İspanya…………....%23

Hollanda…………..%4

AB’nin doğalgaz ithalatı

(2004:236 milyar metreküp)

Rusya……………………..%32,5

Norveç……………………%28,5

Cezayir……………………%21,2

Nijerya…………………….%4,5

AB’nin dışardan gelen enerjiye

bağımlılığı: %50 (2030 da %68)

Kaynak : www.turkiyeavrupavakfi.org/haber_detay20.asp?hid=457#top

Tablo 2: AB-25 İthalât Bağımlık Oranları (%)

 

2000

2010

2020

2030

Katı Yakıtlar

30.1

37.4

50.8

65.7

Sıvı Yakıtlar

76.5

81.4

86.1

88.5

Doğal Gaz

49.5

61.4

75.3

81.4

Toplam

47.1

53.3

62.1

67.5

Kaynak: EC, European Energy and Transport: Trends to 2030

Tablo 2’de verilen rakamlara göre belirlenen hedefler:

• Diğer ülkelerden enerji tedarikini güvenceye almak,

• Yeni enerji kaynakları ve yolları geliştirmek,

• AB içinde enerji pazarını serbestleştirerek halka daha ucuz enerji sağlamak.

Bu çerçevede AB komisyonu özellikle alternatif ve temiz enerji kaynaklarına ve bu yöndeki bilimsel araştırmalara önem veriyor. AB’nin en güvenilir enerji tedarikçisi olarak gördüğü Norveç’in kuzeydeki Barents Denizi kaynaklarına yönelik uzun vadeli olan projelerinden de umut var. AB’nin dış ilişkiler kararları üyeleri tarafından oybirliği ile alınıyor ve her ülkenin veto yetkisi var. Tek Pazar kararlarını oyçokluğu ile alan AB’nin bu konuda ise veto yetkisi yok. (14)

4. AB’NİN ENERJİ İTHAL ETTİĞİ ÜLKELER/BÖLGELER

Avrupa Birliği enerji kaynakları açısından fakir değildir fakat kendi kendine de yetmemektedir. 1991 yılında yaşanan Körfez Savaşına dayanmıştır fakat, ilki 1973 tarihinde olan petrol krizine dayanması zor olmuştur. Bunun gibi uzun süreli krizlere dayanması mümkün görülmemektedir.

Ocak 2004 yılında çıkan Yeşil Kitap’ta enerji arz güvenliğinin arttırılmasında üretici ülkelerle kurulacak enerji diyaloglarının öneminden bahsedilmiş ve bu doğrultuda, AB üretici ve transit ülkelerle/bölgelerle enerji işbirliği kurmaya ve geliştirmeye başlamıştır. (15) Enerji kaynakları değerlendirilirken öncelikle kaynağın fiyatına, elde edilme kolaylığına, çevre ve sağlık etkilerine bakılır. AB, enerji ithal edeceği ülkelerle teknik anlaşmalar imzalıyor, serbest ticaret alanları kuruyor ve ortak çıkarlar doğrultusunda projeler hazırlıyor. AB’nin enerji ithal ettiği başlıca kaynakları Rusya, BDT ülkeleri, OPEC üyesi ülkeler ve Basra Körfezi, Kuzey Afrika ülkeleridir. (16) Fakat ciddi bir bölümünü OPEC üyesi ülkelerden ve bu kartel içinde yer alan Ortadoğu ülkelerinden yapmaktadır.

4.1.Rusya

Avrupa Birliği enerji ihtiyacının büyük bir kısmını Rusya’dan karşılamaktadır. Tablo1‘de de gösterildiği gibi doğalgaz ithalatının %32,5’ini Rusya’dan yapmaktadır. Petrolün %25’ini, uranyumun %35ini de Rusya’dan ithal ediyor ve gelecekte de AB’nin Rusya’ya olan bağımlılığı devam edecek gibi gözükmektedir. AB’de bu bağlılığa göre politikalar geliştiriliyor ve ilişkiler sağlama alınmaya çalışılıyor. Bunu da AB’nin Romanya ve Bulgaristan’ı birlik içine dahil etmesi ve bunların dışında da Gürcistan ve Ukrayna gibi devletleri de birlik içine almayı düşünmesi enerji politikasında Rusya’ya bağımlılığı azaltma anlamında gayretler olarak gözükmektedir. Dikkat edersek son yıllarda Karadeniz bölgesinde büyük güçlerin çıkar çatışmaları gündemdedir. AB’nin bu ülkelerle ilişkilerini üst seviyede tutmaya çalışması Karadeniz’deki enerji kaynaklarını bu ülkeler vasıtasıyla Rusya’ya bağımlı kalmadan kullanabilmesini sağlayacaktır.

Rusya’nın da teknik açıdan AB’ye ihtiyacı vardır. Böylelikle karşılıklı bir stratejik ortaklığı söz konusu oluyor. Bunlarla birlikte, AB, Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması’nın 1997 yılında yürürlüğe girmesinden sonra AB enerji alanında işbirliğinin kaçınılmazlığını görerek Rusya ile bir enerji diyalogu başlatmıştır. AB, özellikle doğalgaz ve petrolde Rusya’ya olan bağımlılığını dikkate alarak, Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal sıkıntılardan da yararlanarak amaçlarına ulaşmayı hedefliyor. Bu planlar sayesinde AB, Rusya’nın enerji sektörünün AB yatırımlarına açılması, verimli ve çevreye duyarlı modern teknolojilerin kullanılması, enerji tasarrufunun arttırılması gibi alanlarda gelişmeler sağlayarak geçmişte Rusya ile olan enerji ilişkisini yeniden düzenlemeyi planlamaktadır. Rusya da enerji ithalatının yarıdan fazlasını AB’ye gerçekleştirdiğini göz önünde bulundurarak üretim yapıyor ve bunu pazarlıyor. Tablo 3’te de görüldüğü gibi Rusya-AB arasındaki alışverişin giderek artacağı öngörülmektedir.

Tablo 3: Rusya’nın 2000 - 2020 Yılları Arasında AB’ye Enerji İhracatı*

Enerji Türü

2000

2005

2010

2015

2020

Toplam (milyon tpe)

506

530+

530+

550+

565+

Petrol -ham ve işlenmiş petrol- (milyon ton)

173

160+

155+

155+

150+

Doğal Gaz (milyar m 3 )

205

245+

245+

260+

270+

Kömür (milyon ton)

17

14 - 18

15 - 20

15 - 21

18 - 20

Elektrik (milyar kWh)

15

22 - 25

30 - 35

35 - 55

40 - 75

Kaynak: Russian Energy Strategy to 2020 .

* : (+) tahminî rakamların belirtilenin üzerinde olabileceğini göstermektedir.

AB-Rusya Zirvesi ile Ekim 2000 de AB ile Rusya arasında ikili enerji diyalogu başlatıldı. Ve iki tarafında düşündüğü stratejik ortaklık planı, altı aylık periyotlarla düzenlenen zirvelerde kabul edilen bildiri ve raporlar ile hayata geçirilmiş oldu. Bu kararların sonucunda AB-Rusya Enerji Teknoloji Merkezi kuruldu. Kuzey Trans-Avrupa gaz boru hattı, Yamal-Avrupa gaz boru hattı ve Druzhba-Adria Petrol boru hatları projeleri başlatıldı. Ayrıca Elektrik İletimi Koordinasyonu Birliği(UCTE) ve Bütünleşmiş Güç Sistemi yada Birleşmiş Güç Sistemi (IPS/UPS) çalışmaları başlatılmış ve en geç 2006’da bitirilmesi planlanmıştır. (17)

4.2.Kuzey Afrika

Kuzey Afrika’da özellikle Cezayir AB’ye doğalgaz sağlamaktadır. Gelecekte Libya ve Mısır’ın doğalgazının da AB’ye aktarılması planları yapılmıştır. Halen Cezayir-Fas-İspanya, Cezayir-Tunus-İtalya hatları kullanılmaktadır. Çünkü coğrafi açıdan yakınlık ve enerji potansiyeli uygundur. Gelecekte AB; Cezayir-İspanya, Cezayir-Tunus-Sardunya-Korsika-İtalya, Libya-Sicilya-İtalya yada Libya-Malta-Sicilya-İtalya hatlarını kullanıma açarak doğalgaz ithalatında Rusya’ya önemli bir alternatif yaratmaya çalışmaktadır. Bu amaçla AB ve Kuzey Afrika arasında gaz ve elektrik enterkoneksiyonları kurulmaktadır. (18)

4.3.Basra Körfezi

Üretim maliyetlerinin çok düşük olduğu, dünyadaki petrol rezervlerinin %60’tan fazlası Basra Körfezinde bulunmaktadır. Fakat bu bölgenin güvenlik sorunları bölgeyle iş yapılmasından güvensizlik yaratmaktadır. Körfez ülkeleri kendi güvenlikleri açısından da düşündükleri zaman AB’yi tercih etmektedirler ve AB’nin toplam talebinin %17’sini karşılamaktadırlar. (19)

Bu alan çerçevesinde incelendiğinde Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) önemli bir yer tutmaktadır. Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kurulan KİK’in amacı, iki taraf arasında enerji işbirliğini geliştirmek, AB’nin bölge enerji piyasasının ihtiyacı olan reformları desteklemek, AB-KİK arasında enerji ve ulaşım bağlantılarını geliştirmek, enerji verimliliğini artırmak ve enerji teknolojilerini geliştirmektir. (20)

İran Körfezi bugün olduğu gibi gelecekte de petrol ve gaz ticareti bakımından dünyanın en önemli kilit merkezi olacaktır. AB için İran çok önemli bir ortaktır. Avrupa Birliği, ithalatının %36’sını İran ile yapmaktadır. Bu çıkarlar açısından AB, İran ile ilişkileri iyi tutmaya çalışmakta ve karşılıklı bir gelişim için çalışmaktadır. (21)

5. TRANSİT YOLLAR

AB’nin enerji ithal ettiği ülkelerin yanı sıra, bir de bu enerjiyi taşıdığı bölgelerle olan ilişkileri de önemlidir. Özellikle transit bölge konumunda olan Hazar bölgesi ülkeleri ile ilişkiler geliştirilmektedir. Son yıllarda Kafkasya ve Hazar havzasının önemi artmaktadır. 11 Eylül saldırısının ardından dünya petrolünün %65’ini, doğalgazının ise %40’ını bünyesinde bulunduran ve gittikçe istikrarsızlaşan Orta Doğu’ya talep azalmıştır ve alternatif kaynaklar aranmaya başlanmıştır. Hazar bölgesi bu nedenle dikkat çekmiştir. Fakat Hazar bölgesinin ispatlanmış gaz ve petrol rezervleri ile maliyetler dikkate alındığından Ortadoğu ile karşılaştırılacak kapasitede değildir. (22)

En genel hatları ile değerlendirdiğimizde , Hazar Bölgesi ispatlanmış üretilebilir petrol rezervlerinin, (ABD Enerji Bakanlığı verilerini esas alırsak) dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin (1188,6 milyon varil)%1,4’ü ila %3’ü gibi mütevazı bir bölümünü oluşturduğunu görmekteyiz. Asya-Pasifik bölgesinin (Çin ve Hindistan dahil) petrol rezervleri toplamı 41,1milyar varildir ve dünya petrol rezervlerinin % 3,4’üne karşılık gelmektedir. Dolayısıyla, Hazar (Türkmenistan ve Özbekistan dahil) ve Asya-Pasifik bölgesinde bulunan ispatlanmış petrol rezervleri, miktar ve maliyet açısından bakıldığında, küresel anlamda önemli olmakla birlikte yaşamsal değildir. Bu anlamda, gene ABD Enerji Bakanlığı verileri esas alınırsa, Hazar Bölgesi ispatlanmış ve olası rezervlerinin toplamı,203,2 ila 257,7 milyar varil arasında tahmin edilmektedir. Bu değerlerin mevcut dünya (ispatlanmış-üretilebilir) rezervlerine oranı ise, % 17 ila % 21’dir. Ancak bu rakamların bilimsel olabilmesi için, olası Hazar rezervlerinin ortaya çıkarılabildiği dönemde, dünyada yapılacak diğer keşiflerle oluşacak rezervin esas alınması gerekir. Bölge rezervlerinin asıl önemi, sıklıkla vurguladığımız bir gerekçe ve enerji politikalarının vazgeçilmez bir öğesi olan “kaynak çeşitliliği” ile artmaktadır. (23)

Kafkasya’da en fazla petrol ve gaz rezervlerine sahip olan Azerbaycan halen petrol ihracatını iki ayrı ve sınırlı kapasiteli “erken petrol” ihraç hattından gerçekleştirebilmektedir. Bunlardan biri Rusya Federasyonu topraklarından geçen Bakü-Novorossisk (Kuzey) hattıdır. Bu hattın kapasitesi yılda 5 milyon tondur. Ancak, gerekli yatırımlar yapılırsa, hattın kapasitesinin 17 milyon tona kadar çıkartılması mümkündür. Bu değer, Rus tarafının erken petrolden sonra, ana ihraç boru hattını da kendi yönüne çevirebilmek için gösterdiği çabalar sürecinde, fazla yatırım yapmadan teklif getirdiği dönemde, tarafımızdan hesaplanmış bir değerdir. (24)

Diğer ihraç hattı ise, Gürcistan’dan geçen “erken petrol” ihraç hattı olan Bakü-Supsa (Batı) hattıdır. Bu hattın ilk kullanım kapasitesi de 5 milyon ton/yıl olup, daha sonra 6 milyon tona çıkarılmıştır. Az bir yatırımla 11 milyon ton taşıyabileceği hesaplanmaktadır. 2004 yılında 211,000 varil/gün (yılda yaklaşık 10.6 milyon ton) olan Azerbaycan petrol ihracatının, 2006 yılında iki katına çıkarak yaklaşık 478,000 varil/gün olacağı hesaplanmaktadır. 2008 yılında, petrol ihracatının 1.1 milyon varil/güne çıkması beklenmektedir. (25) Bu ihracatın, kademeli olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı (BTC) ile Gürcistan ve Türkiye üzerinden taşınarak, Mayıs 2006’dan itibaren Ceyhan limanından uluslararası piyasalara arzı gerçekleştirilmek üzeredir.

Kuzey hattı, kimi zaman Rus tarafının yarattığı teknik/ekonomik sorunlar nedeniyle, kimi zaman da Rusya’nın Çeçenistan’a yönelik operasyonları ve sabotajlar nedeniyle kesintili olarak çalışmaktadır. Batı hattı ise, daha önce büyük şirketlerin öngörülerinin ya da iddialarının aksine, kesintisiz denebilecek biçimde ve oldukça sorunsuz taşıma gerçekleştirmektedir. Burada vurgulanmasında yarar gördüğümüz önemli bir husus, kimi çevrelerin Bakü-Supsa erken petrol hattının Bakü-Tiflis-Ceyhan ana hattını engelleyeceğini iddia etmesine karşın, BTC’nin tamamlanmış olması (Mayıs 2006’da, gecikmeyle de olsa, ilk petrol Ceyhan limanında olacak) ve Bakü-Supsa erken petrol hattının da bu hattı engellememiş olması bir yana, bölgeden Rusya üzerinden olmayan petrol sevkıyatının ilk adımını oluşturarak, ana hattın (BTC) gerçekleştirilmesini kolaylaştırmış olmasıdır.

İran, Rusya ve Ukrayna da, Azerbaycan petrolü için alternatif ihraç hatları önermektedirler. AB, TRACECA (Transport Corridor Europe Caucasus Asia) adlı programı çerçevesinde, kendi sınırları içindeki ulaştırma ağını iyileştirip geliştirerek, bu yolları bir “Batı-Doğu” Koridoru kapsamında, Kafkasya ve Orta Asya ile bağlama yollarını araştırmaktadır. (26)

Harita-1: Azerbaycan ve Hazar’daki Mevcut ve Tasarlanan Boru Hatları

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2555 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 992
Avrupa 13 614
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1277 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1919 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1919

Son Eklenenler