Orta Vadeli Program Hedef mi? Temenni mi?

Makale

2016-2018 Orta Vadeli Programı açıklandı. Önce bu konuda mazruftan ziyade zarf ile ilgili bir hususa dikkatinizi çekmek isterim. Her yıl açıklanan ve ...

2016-2018 Orta Vadeli Programı açıklandı. Önce bu konuda mazruftan ziyade zarf ile ilgili bir hususa dikkatinizi çekmek isterim. Her yıl açıklanan ve gelişmelere göre yeniden gözden geçirilen bu esnek program, her şeyden önce bir perspektiftir. Avrupa Birliği için “Mali Perspektifler veya Mali Çerçeve“(Financial Perspectives-Financial Framework) olarak açıklanan ve 7 yıllık bir dönemi kapsayan hedeflemenin Türkiye koşullarına uyarlanmış bir uygulaması ve uyum süreçleri ile gelen bir zorunluluğudur.

AB Mali Çerçevesi ile Orta Vadeli Programların Temel Farkı

Ancak AB için bu belge bir bütçe tasarımıdır. Türkiye için henüz böyle bir yetkinlik kazanmamıştır. AB için özellikle Euro alanının geçirdiği tüm krizlere rağmen 7, Türkiye’de ise hala 3 yıllıktır. Bununla birlikte evdeki hesap çarşıya uymayınca bir değil bir kaç sefer revize edilmektedir. AB için Avrupa Parlamento’sunun da onay sürecinden geçirilen “Mali Çerçeve“ye karşılık, Türkiye’nin Orta Vadeli Programı sadece hükumeti ilgilendirmekte, Büyük Millet Meclisi’nin eshamesi okunmamaktadır.

Uzlaşma Değil, En İyimser Yaklaşımla Bilgilendirme

Yani AB için Mali Perspektif bir uzlaşmayı, bizde açıklanan belgeise uzlaşmayı değil, iyimser bakış açısı ile bilgilendirmeyi, eleştirişel bakış açısı ile “ben yaptım oldu“ yu temsil etmektedir. Bütün bunlardan da öte, AB deki en son örneği ile 2014-2020 “Mali Çerçevesi“nde olduğu gibi, yıllık AB bütçesi, bu uzun vadeli bir bütçe perspektifi ile uyumlu olmak zorundadır. Yani çok yıllı (multiannual) bir persepektif vardır. Ama yıllık AB bütçesi de tüm koşullarda, aşamalı süreçlerle hazırlanır ve benimsenir. Biz bütçe ve bütçe denetimlerini çoktan tozlu raflar arasına koyduk. Ama Orta Vadeli Programları, bir tören havasında açıklıyoruz.

Bizimkisi Üçer Yıllık Öngörü mü?

Ben burada öngörü yani tahmin ile hedefi ayırmalıyım. Her ikisinde de aslında rakamlar konuşur. Ama tahminlerin daha az iyimser olduğu dönemlerde, hala sadece üç yıllık olarak ortaya koyabildiğimiz programda biz siyasi vesayetin ağırlığını görüyor, destekli veya desteksiz rakamları, hedef diye açıklıyoruz. Oysa hedef, “biz enflasyon ve işsizliği düşüreceğiz; büyümeyi yükselteceğiz“ diyebilip, bunların alt başlıklarındaki ayrıntılara girebilme basiret ve iradesini ifade eder. Kontrol edilemeyen, endojen(içsel) ve exojen(dış kaynaklı) sanşsızlıklardan kaynaklanan öngörü sapmalarını, “programı revize ediyoruz“biçiminde sunmak ise bize daha pragmatik geliyor.

Siyaset Mümkün Olanın Sanatı. Hedef ise Çaba Gerektiriyor

O halde açıklanan belge, geçici bir öngörü. Mümkün olabileceğin tevazusu ile, siyasi iştihanın abartılı vaadi arasına sıkışmış rakamlar bunu yansıtıyor. Yani hedef değil. Çünkü aslında hedef ulaşmayı istediğimiz ideal rakamları ve seviyeleri yansıtmalı. Yüreklerdeki aslanlara hitap etmeli, gerçekçi ama yürekli olmalı.

Şimdi gelelim 2016-2018 Orta Vadeli Program’ın hedeflerine, Sayın Bakan Şimşek vuzuhatle açıkladı. Gerçekçi gibi sunulan yıllık enflasyon rakamları, düşen petrol faturalarına rağmen yüksek. “Çekirdek“i çıkarırsak, etli kısmın gerçek enflasyonu yansıtmadığını kargalar bile biliyor. Biz manşet enflasyon diye bir şey uydurduk. Gördüğümüze bile inanmıyoruz.
Büyüme rakamlarında belirtilen artışlar, enflasyon öngörüleri ile at başı olunca, ister istemez enflasyonist büyüme tehlikesini öngörüyor. Dönemsel olarak son çeyrekten devir olan %14 lük sınai büyümenin sırrını, yine “yık, hafriyat curufu kaldır ve yap“ ta gördüğüm için, bırakınız tarım sektörü ile ilgili olarak görmek istediğim feyzi görememiş olmama, diğer sanayi alt başlıklarında bile göremediğim öngörü beni el yordamı ile karanlıkta ilerleyeceğiz hissine kaptırıyor.

Dış konjonktür objektif nedenlerle ve sübjektif nedenlerle olumsuz. Kapanan piyasalara karşı, ihracatla büyümeyi sürdürmek söz konusu olursa bu mucize olur veya mucize gibi sunulur. Algı operasyonu Orta Vadeli Program’ın bir parçası tabii.

Tasarruf Artışı ile İlgili Öngörü Var mı?

Borçlanarak büyümenin sınırlarında olmak, tasarrufları arttırıp yatırıma dönüştürememenin çilesi. Burada bir öngörü göremedim. Yabancı yatırım gelmezse, yine kamu projeleri ile büyüyeceğiz veya öyle gözükeceğiz. Kamu finansmanı nereden temin edecek? Zamlı vergiler, harçlar, maliyenin başvurduğu kaynak. Dış kaynak bulmak 2016-2018 arasında öncesinden daha zor olabilir. Ama kaynak tahsisi artışları enerji bakanlığına cömert davranmışsa, kamu enerji yatırım harcamalarında artış öngörüsü görüyorum. Ya olmazsa? Ne yapalım sağlık olsun. Ama emniyet bütçesindeki artış, bana terör ve asayiş sorunu öngörüsü çağıştırıyor. Milli Savunma bütçesi ile ilgili bir vurgu olmaması, askeri vesayet ile ilgili bir öngörü vermiyor. Ama iç ve dış güvenlik sorunlarının 2016-2018 programına damga vuracağını düşündürüyor.

Temenniler Kursakta Kalmasın

Hedef değil, öngörü demiştim. Ama iyimser rakamlarda bir temenni var. Dileğim siyasi temennilerin, ülkenin iktisadi kursağını tıkamaması, hedefleri daha açık bir şekilde, büyüme çıtasını yükselterek ortaya koyabileceğimiz düzlüklere çıkılabilmesi.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2698 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 635
Asya 98 1071
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2040 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2040

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Eğitim yalnız Afrika’nın değil tüm insanlığın en çok dikkatini yöneltmesi, geliştirilmesi ve kurumlarına ayırdığı bütçeyi artırması gereken alandır. İnsanlığın günümüzde yaşadığı ve yakın gelecekte katlanarak artması beklenen küresel ölçekteki doğal ve doğal olmayan sorunlarına ancak kaliteli eğitim...;

Gelecek projeksiyonları yüz yıl içerisinde dünya nüfusunun üçte birinin ve küresel genç nüfusun yarısının Afrikalı olacağını söylemektedir. Peki bu durum gelişmiş ve güçlü bir Afrika anlamına mı yoksa açlık ve hastalıklarla boğuşan daha fazla insan anlamına mı gelmektedir?;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

Devletlerin uluslararası ilişkilerindeki politika ve uygulamalarının iki önemli öğesi bulunmaktadır. Dış politika analizlerine de konu edilen bu öğeler süreklilik ve değişimdir. Bir ülkenin dış politikasında süreklilik öğesi genel olarak iç politikaya nazaran daha fazla hissedilmektedir. Özellikle g...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.