2. Türkiye - İran Forumu Tahran Deklarasyonu (Taslak) Yayında

Haber

1. İkinci Türkiye - İran Forumu, 26-27 Aralık 2015 tarihinde Tahran’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde gerçekleştirilmiştir. Van Valiliği, DAKA (Doğu Anadolu...

2. TÜRKİYE - İRAN FORUMU
“Sektörel ve Finansal Derinleşme için Fırsatlar “
TAHRAN DEKLARASYONU (TASLAK)

1. İkinci Türkiye - İran Forumu, 26-27 Aralık 2015 tarihinde Tahran’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde gerçekleştirilmiştir. Van Valiliği, DAKA (Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı) stratejik partnerliği ve T.C. Dışişleri Bakanlığı desteği ile TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi)ve IPIS (İran Dışişleri Bakanlığı Siyasi ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi) ev sahipliğinde düzenlenen 2. Türkiye - İran Van Forumu’nda “Sektörel ve Finansal Derinleşme için Fırsatlar“ ana teması üzerine odaklanılmıştır. Toplantı’ya, Türkiye ve İran’dan sektör temsilcileri, valiler, düşünce ve kanaat önderleri, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler, parlamento üyeleri, çeşitli seviyelerde protokol temsilcileri, gözlemci diplomatik misyon temsilcileri ve ilgili uzmanlar ile medya temsilcileri katılmışlardır. Bu çerçevede “Uluslararası ve Bölgesel Düzeyde Son Gelişmeler: Genel Bakış “, “İşbirliği Perspektifleri: Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri“, “Yaptırımlar Sonrası Dönemde İşbirliği: Finans, Ticaret Bankacılık ve Yatırım“, “Bilim, Teknoloji ve Eğitimde İşbirliği“, “İşbirliği Perspektifleri: Çevre Kültür ve Turizm“, “Terörizm ve Aşırılıkçılık: Mevcut Bölgesel Eğilimler ve Gelecek Beklentileri“, “Valilikler arası İşbirliği Perspektifleri“, “Kamu Diplomasisi“, “Altyapı ve Sanayi“, “Gelecek Perspektifleri“ konuları ele alınmıştır.

2. Forum sırasında, Türkiye - İran Van Forumu’nda alınan kararlar teyit edilmiş; ikincisi düzenlenen Forum ile birlikte oluşan kurumsal yapının genişletilerek korunması ve sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca, ilgili kamu otoritelerinin ve uluslararası alanda etkin olan STK’ların bu sürece katılımının ve desteğinin önemi ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve meselelerin suhuletle halledilebilmesi için resmî ve sivil düzeyde etkileşimin artırılması gereği tekrar vurgulanmıştır.

3. Türkiye ve İran, Bölge’de sömürge geçmişi olmayan ve fırtınalara dayanıklı iki ülkedir. Jeopolitik konumları çok boyutlu olan her iki ülke birbirleri için Asya ve Avrupa’ya açılan vazgeçilmez birer kapı konumundadırlar. Komşuluk münasebeti ile iki ülke arasında doğal olarak ortaya çıkan yüksek rekabet ilişkilerinde uzun vadede yenen veya yenilen bulunmamaktadır, bundan böyle ülkelerimiz arasında var olan mevcut eğilim olan işbirliği ve koordinasyon konularını öne çıkarmak gerekmektedir. Dolayısıyla vazgeçilemez komşuluk ilişkilerine sahip iki ülkenin birbirinden tehdit algılamasına mahal yoktur. Ne var ki, işbirliği ortamının oluşması, karşılıklı adımların atılmasına bağlıdır. Bu noktada siyasi ve stratejik adımlar yanında atılabilecek en önemli adımlar finansal ve sektörel derinleşme ile ilgili olanlardır.

4. Bölge’de yaşanan türbülans temelde Bölge’ye yabancı güçlerin boy ölçüşmesi ile ilgili olmakla birlikte İran ve Türkiye’yi de içine çeken bir girdaba dönüşmüştür. Bu noktada sadece İran ve Türkiye için değil, tüm İslam dünyası için en temel sıkıntı mezhepçi politikalardır. Tüm dünyada yaygınlaşmakta olan mikro-milliyetçilik sadece Türkiye ve İran için değil, başta Orta Doğu, Kuzey Afrika, Rusya ve Güney Asya ülkeleri olmak üzere tüm dünya için ciddi bir tehdit hâline gelmiş bulunmaktadır. Her iki taraf da Suriye gibi bölgesel krizlerin siyasi çözümü konusunda siyasi çözüm üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalmıştır. İslam dünyasında belli bir saygınlığa sahip iki ülkenin ortak bir söylem geliştirerek stratejik tehditlerle mücadele etmeleri, İİT, ECO ve D-8 gibi örgütler bünyesinde işbirliği imkanlarını artırmaları gerekmektedir.

5. İki ülke ilişkilerinin seyri büyük ölçüde yetkililerin açıklamalarıyla belirlenmektedir. Bununla birlikte medyaların olumsuz haberleri vurgulayıp olumlu demeçleri ihmal etmeleri halklar ve hükümetler arası ilişkilerin gelişmesine daha büyük darbe vurmaktadır.

6. Türkiye ekonomisinin batısında yoğunlaşmış olması iki ülke arasındaki ulaşım giderlerini artırmaktadır. Bu nedenle başta demiryolları olmak üzere, ulaşım altyapısının geliştirilmesi gerekmektedir.

7. Tüm boyutları ile “Akıllı Marka Şehirler“ inşası için yerel yönetimler ve ilgili aktörler arasında karşılıklı işbirliği muaccel hâle gelmiştir.

8. İran ve Türkiye, savunma ve uzay sanayiinin farklı alanlarında gelişme kaydetmiştir. Mevcut teknoloji birikiminin paylaşılması her iki ülkenin de yararınadır. Savunma sanayii ile ilgili işbirliği imkanları araştırılmalı ve geliştirilmelidir.

9. Bire on beş oranında yatırım hedefi olan Avrupa Stratejik Yatırım Fonu’na benzer bir fonun İran ve Türkiye arasında oluşturulması, ekonomik işbirliği ve yatırım adımlarında finans yetersizliği ile ilgili sorunların çözümüne ciddi katkı sağlayacaktır. Ayrıca, iki ülke arasında bankacılık ve sigortacılık alanlarında ortak girişimlerin geliştirilmesi gerekmektedir.

10. İran’a karşı uygulanan yaptırımların ortadan kaldırılması ile birlikte, Türkiye ve İran arasında enerji alanında geniş bir işbirliği imkanı ortaya çıkmıştır. İki ülke; ortak rafineri işletilmesi, Hazar kaynaklarının ortaklaşa geliştirilmesi ve teknoloji paylaşımı gibi alanlarda işbirliğine gidebilirler.

11. İki ülke arasında; sağlık, sağlık turizmi, turizm ve çevre alanlarında işbirliği gittikçe daha güçlü bir zaruret hâline gelmektedir. Turizm alanındaki engeller ve dengesizlikler karşılıklı çıkarlar çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. Turizmin gelişmesi için sınır ticaret merkezlerinin tekrar açılması önerilmiştir. Üçüncü ülkelerden gelenlerin sayısını artırmak için ortak turlar geliştirilmelidir. Sağlık alanında her iki ülkenin bilgi ve teknoloji paylaşımında bulunmaları iki ülkenin de yararına olacaktır. Çevre sorunları ise tek bir ülke ile sınırlandırılabilir olmaktan çıkmıştır. Örneğin Van Gölü ve Urumiye Tuz Gölü arasında su transferini sağlayacak projelerin olabilirliği araştırılmalıdır.

12. İki ülke arasında ve bölgesel düzeydeki sorunların çözümünde kullanılabilecek en önemli araçlardan biri de bilim, teknoloji ve eğitim alanlarında işbirliğine gidilmesidir. Bu nedenle, üniversiteler arası işbirliği imkânlarının geliştirilmesi, denklik problemlerinin çözülmesi ve ortak etkinlik sayısının artırılması gerekmektedir.

13. Yumuşak güç unsurlarının ilişkiler üzerindeki etkisi küçümsenmemelidir. Bu noktada, kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, halklar arasındaki benzerliklerin ön plana çıkarılması, bölgesel düzeyde ve İslam dünyasında ortak etkinlik araçlarının canlandırılması büyük önem taşımaktadır.

14. 2014 Van Deklarasyonu’nda yer alan serbest ticaret anlaşması görüşmelerine başlanması çağrısı ısrarla yeniden vurgulanmıştır.

15. Sonuç olarak, yararlı, verimli ve karşılıklı görüş ve beklentilerin açıklıkla belirtilmesini sağlayan önemli bir etkinlik gerçekleştirilmiş ve Tahran Deklarasyonu’nun iki ülke resmi ve sivil otoritelerinin bilgilerine sunulması kararlaştırılmıştır.

27 Aralık 2015, Tahran
Detaylı bilgi için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devl...;

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

18 mayıs 2026'da Oakland (California) federal mahkemesinde dokuz kişilik jüri, Elon Musk'ın OpenAI, Sam Altman, Greg Brockman ve Microsoft aleyhine açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Musk, kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak 2015'te kurulan OpenAI'ın kişisel zenginleşme amacıyla kâr amaçlı bir yapıy...;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.