TASAM Başkanı Süleyman Şensoy: "Güvenlik stratejik iletişim konsepti ile yeniden yorumlanmalı"
“70. Yılında BM ve Küresel Yönetişim“ temalı İstanbul Güvenlik Konferansı; TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile SASAD gibi önemli kuruluşların stratejik partnerliğinde Titanic Bayrampaşa Business Hotel’de, yapılan açılış konuşmalarıyla başladı.
Gerçekleştirildiği ülkelerde büyük ses getiren Güvenlik Konferansı’nda, “değişen devlet doğası“ temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumları her yıl farklı bir gündemle tartışılıyor. Türkiye’de ilk kez yapılan ve ülkemizdeki tüm güvenlik ve savunma kurumlarının katılımlarıyla başlayan ‘Konferans’ın merkezi İstanbul oldu. Tarihi ve güncel referansları ile İstanbul’un; yeni şekillenen dünyayı anlamak için ilham kaynağı olması, bu çerçevede entelektüel birikimi ve Doğu-Batı tecrübesi ile de Türkiye’nin küresel akil rol üstlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
‘Yumuşak ve Sert Güç’, ‘Yeni Sektörel Diplomasi’, ‘Güvenlik Kanalları’, ‘Güç ve Adalet İnşası’, ‘Mikro-milliyetçilik, Entegrasyon ve Öngörülemezlik’ ‘Rekabet Parametreleri ile Şekillenen Yeni Devlet Doğası ve Değişen Uluslararası Sistem’, ‘Yükselen ve Orta Ölçekli Güçlerin Yeni Uluslararası Düzendeki Yeri ve Politikaları’ gibi başlıkları, İstanbul Güvenlik Konferansı’nın bundan sonraki yıllarda da tartışma konuları olmaya devam edecek.
‘70. Yılında BM ve Küresel Yönetişim’ ana temalı İstanbul Güvenlik Konferansı’nda konuşan TASAM Başkanı Süleyman Şensoy yaptığı açılış konuşmasında, güvenlik için en büyük tehditlerden birisinin üretim, tüketim ve büyüme formülü olduğuna değinerek, “Dünyanın diğer organlarını yiyerek vücudunu ayakta tutmaya çalışan bir insan gibi olduğunu, eğer bu durum değişmez ise ne dünya bu hıza yetişebilir, ne de insanlık bu sisteme intibak edebilir.“ dedi.
Mikro milliyetçilik, entegrasyon ve öngörülemezlik rekabet parametreleriyle şekillenen yeni dünya sistemine karşı; orta sınıfın tasfiyesi, iklim değişiklikleri, değerler sorunu, 4. Boyuta dönüşen hayat alanı ve dünyadaki üretim, tüketim ve büyüme formülünün küresel meydan okumalar olduğunu belirtti.
Devletlerin görünmeyen bağışıklık sisteminin çok güçlü tutulması gerektiğini aktaran Şensoy, bu küresel meydan okumalara karşı, devletin nasıl yapılanması gerektiğinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Şensoy ayrıca, birçok ülkenin alt katlarında yangın varken üst katlarında düğün olduğunu, bazı ülkelerin katları çok olduğu için bu yangından henüz etkilenmediklerini, ama sıranın bir gün onlara da geleceğini söyledi.
Şensoy, Reçetenin; devlet doğasının değişimine uyum, beklenti yönetiminin başarılması, yumuşak güç inşası, enerji, su ve gıda güvenliğinin merkeze alınması, siyasi ekonomik ve sektörel hedefler arasında makro uyum, din, dil, tarih ve coğrafyanın avantajlarının nitelikli insan kaynağı ve güçlü ekonomi ile desteklenmesi ve güvenliğin stratejik iletişim konsepti ile yeniden yorumlanması gerektiği olduğunu söyledi.
Millî Savunma E. Bakanı Vecdi Gönül yaptığı konuşmada, “Genel kabul görmüş bir düşüncenin ifadesi olmasa da, çoğuna göre insanlar arasındaki ilişkinin esası barıştır. Savaş fevkalade istisnai bir olaydır. Bazılarına göre ise bu ilişkinin temeli her durumda çatışmadır. Savaş yalnızca daimi olan bu çatışma halinin yoğunluğuyla ilgilidir. Bu iki zıt görüşün benzerlerini geçmişte de görmek mümkündür. İsrail-Filistin sorunu, Azerbaycan-Ermenistan çatışması, Balkan ülkeleri çatışmaları, RF-Gürcistan, Irak, Libya, Suriye, Yemen, Ukrayna ve Kırım’daki krizler; Ortadoğu’daki otorite boşlukları ve bundan beslenen radikal akımlar, eşit olmayan gelir dağılımı, mezhep temelli çatışmalar, maalesef içerisinde bulunduğumuz zaman diliminde yaşayarak şahit olduğumuz en belirgin örneklerdir.
Söz konusu ortamda barışın en büyük tehlike kaynağını oluşturan uluslararası çatışmaları önlemek amacıyla dizayn edilen Birleşmiş Milletler; üzücüdür ki uluslararası anarşiyi ortadan kaldırma potansiyeline sahip bir örgütlenme olamamıştır. Çünkü bu örgüt, uluslar üstü değil, uluslararası bir örgüttür ve etkinliği Güvenlik Konseyi üyelerinin, özellikle daimi üyelerin, iş birliği yapmalarına bağlıdır. Bilindiği üzere 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nden bir karar çıkabilmesi için 5 daimi üyenin veto hakkını kullanmamaları ve toplam 9 olumlu oya ulaşılması gerekmektedir. Bu da her ciddi sorunda maalesef mümkün olamamaktadır.“ dedi.
BM’nin rolünün küresel, bölgesel ve devletler düzeyinde yeniden değerlendirildiği Konferans’a akademisyenler, politika yapıcılar, uzmanlar, düşünce kuruluşları mensuplarından geniş bir katılım oldu. Anahtar konuşmacıların, Andrew Cooper, Ekselansları Prenses Basmah Al-Saud, Kamal Malhotra, Michael Barnett, olduğu Konferans iki gün boyunca Titanic Bayrampaşa Business Hotel’de devam edecek.
“70. Yılında BM ve Küresel Yönetişim“ temalı İstanbul Güvenlik Konferansı; TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile SASAD gibi önemli kuruluşların stratejik partnerliğinde Titanic Bayrampaşa Business Hotel’de, yapılan açılış konuşmalarıyla başladı.
Gerçekleştirildiği ülkelerde büyük ses getiren Güvenlik Konferansı’nda, “değişen devlet doğası“ temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumları her yıl farklı bir gündemle tartışılıyor. Türkiye’de ilk kez yapılan ve ülkemizdeki tüm güvenlik ve savunma kurumlarının katılımlarıyla başlayan ‘Konferans’ın merkezi İstanbul oldu. Tarihi ve güncel referansları ile İstanbul’un; yeni şekillenen dünyayı anlamak için ilham kaynağı olması, bu çerçevede entelektüel birikimi ve Doğu-Batı tecrübesi ile de Türkiye’nin küresel akil rol üstlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
‘Yumuşak ve Sert Güç’, ‘Yeni Sektörel Diplomasi’, ‘Güvenlik Kanalları’, ‘Güç ve Adalet İnşası’, ‘Mikro-milliyetçilik, Entegrasyon ve Öngörülemezlik’ ‘Rekabet Parametreleri ile Şekillenen Yeni Devlet Doğası ve Değişen Uluslararası Sistem’, ‘Yükselen ve Orta Ölçekli Güçlerin Yeni Uluslararası Düzendeki Yeri ve Politikaları’ gibi başlıkları, İstanbul Güvenlik Konferansı’nın bundan sonraki yıllarda da tartışma konuları olmaya devam edecek.
‘70. Yılında BM ve Küresel Yönetişim’ ana temalı İstanbul Güvenlik Konferansı’nda konuşan TASAM Başkanı Süleyman Şensoy yaptığı açılış konuşmasında, güvenlik için en büyük tehditlerden birisinin üretim, tüketim ve büyüme formülü olduğuna değinerek, “Dünyanın diğer organlarını yiyerek vücudunu ayakta tutmaya çalışan bir insan gibi olduğunu, eğer bu durum değişmez ise ne dünya bu hıza yetişebilir, ne de insanlık bu sisteme intibak edebilir.“ dedi.
Mikro milliyetçilik, entegrasyon ve öngörülemezlik rekabet parametreleriyle şekillenen yeni dünya sistemine karşı; orta sınıfın tasfiyesi, iklim değişiklikleri, değerler sorunu, 4. Boyuta dönüşen hayat alanı ve dünyadaki üretim, tüketim ve büyüme formülünün küresel meydan okumalar olduğunu belirtti.
Devletlerin görünmeyen bağışıklık sisteminin çok güçlü tutulması gerektiğini aktaran Şensoy, bu küresel meydan okumalara karşı, devletin nasıl yapılanması gerektiğinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Şensoy ayrıca, birçok ülkenin alt katlarında yangın varken üst katlarında düğün olduğunu, bazı ülkelerin katları çok olduğu için bu yangından henüz etkilenmediklerini, ama sıranın bir gün onlara da geleceğini söyledi.
Şensoy, Reçetenin; devlet doğasının değişimine uyum, beklenti yönetiminin başarılması, yumuşak güç inşası, enerji, su ve gıda güvenliğinin merkeze alınması, siyasi ekonomik ve sektörel hedefler arasında makro uyum, din, dil, tarih ve coğrafyanın avantajlarının nitelikli insan kaynağı ve güçlü ekonomi ile desteklenmesi ve güvenliğin stratejik iletişim konsepti ile yeniden yorumlanması gerektiği olduğunu söyledi.
Söz konusu ortamda barışın en büyük tehlike kaynağını oluşturan uluslararası çatışmaları önlemek amacıyla dizayn edilen Birleşmiş Milletler; üzücüdür ki uluslararası anarşiyi ortadan kaldırma potansiyeline sahip bir örgütlenme olamamıştır. Çünkü bu örgüt, uluslar üstü değil, uluslararası bir örgüttür ve etkinliği Güvenlik Konseyi üyelerinin, özellikle daimi üyelerin, iş birliği yapmalarına bağlıdır. Bilindiği üzere 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nden bir karar çıkabilmesi için 5 daimi üyenin veto hakkını kullanmamaları ve toplam 9 olumlu oya ulaşılması gerekmektedir. Bu da her ciddi sorunda maalesef mümkün olamamaktadır.“ dedi.
BM’nin rolünün küresel, bölgesel ve devletler düzeyinde yeniden değerlendirildiği Konferans’a akademisyenler, politika yapıcılar, uzmanlar, düşünce kuruluşları mensuplarından geniş bir katılım oldu. Anahtar konuşmacıların, Andrew Cooper, Ekselansları Prenses Basmah Al-Saud, Kamal Malhotra, Michael Barnett, olduğu Konferans iki gün boyunca Titanic Bayrampaşa Business Hotel’de devam edecek.
Detaylı bilgi için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
http://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/3709/istanbul_guvenlik_konferansi_2015
http://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/3709/istanbul_guvenlik_konferansi_2015