Batı Siyasi İslâm Projesinin İflas Ettiğini Anladı Mı?

Makale

İflas tabiri; çalışan veya işleyen bir proje veya sistemin verimliliğini veya amacını kaybetmesi nedeni ile artık sistemin temeline veya bedenine zarar vermesi anlamına gelmektedir. ...

İflas tabiri; çalışan veya işleyen bir proje veya sistemin verimliliğini veya amacını kaybetmesi nedeni ile artık sistemin temeline veya bedenine zarar vermesi anlamına gelmektedir. Bu projenin adı Siyasal İslam Projesidir. Projenin fikir babası 1996’da yayınlanan Medeniyetler Çatışması kitabının yazarı Samuel Huntington’dur. Medeniyetler Çatışması, 1990'lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eden bir tezdir. Huntington bu tezini ilk olarak 1993 yılında Foreign Affairs adlı akademik dergide yayınlanan bir makalesinde ele almış, ardından da 1996 yılında çalışmasını genişleterek kitaplaştırmıştır.

Aslında bu tezin gizli amacı, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası kurulması planlanan Neo-Liberalizm veya Küresel Ekonomik Sistem adlı yenidünya düzeni için gerektiğinde güç kullanımını meşrulaştırmaktı. İki kutuplu dünyada Batı ve Sovyet sistemi dışında kalan çok farklı ekonomik sistemlere ( sosyalist, komünist, karma ekonomi vb.) sahip birçok ülke vardı. Ancak yeni sistemde buna izin verilemezdi. Tüm dünya tek bir ekonomik sistem içine alınacak ve Batı merkezli Finans-Kapital Sistem, dünya ekonomisini kontrol altında tutacaktı. Sisteme girmeye direnen veya sisteme aykırı politikalar (Amerikan dolarından çıkma, takas usulü ticaret, stratejik kuruluşların muhafaza ve korunması, banka ve sigorta şirketlerinin milli konumda kalması, milli savunma sanayisi kurma vb. gibi) izleyen ülkeler önce ekonomik, ticari ambargo ve kısıtlamalarla, bu mümkün olmadığı takdirde askeri güç kullanılarak sisteme sokulacaktı.

Siyasal İslam ve Küresel Ekonomik Sistem
Küresel Ekonomik Sistemin tasarımcıları açısından Avrupa’daki Sovyet eskisi ülkelerin sistemle bütünleşmesinde bir sorun yaşanmadı. Çünkü bu ülkeler uzun süreden beri içinde bulundukları kapalı ekonomik sistemden çıkışlarından o kadar mutlu idiler ki, nasıl bir sömürü düzeni ile karşı karşıya kaldıklarını çok geç anlayacaklardı. Ayrıca bu ülkelerin hiç birinin sisteme direnecek jeopolitik ağırlıkları yoktu. Asıl sorun İslam coğrafyasında ve Ortadoğu’daydı. Bunun iki temel nedeni vardı; Birincisi bu ülkelerin çoğu petrol zengini ülkelerdi, ikincisi yönetimlerin çoğunluğunu Batı ve Amerikan karşıtı milliyetçi idareler oluşturuyordu. Sisteme sorun yaratan veya yaratacak potansiyel İslam ülkeleri şunlardı; Türkiye, İran, Irak, Suriye, Libya.

Yazının tamamını okumak için lütfen aşağıdaki bağlantıyı kullanınız.


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2581 ) Etkinlik ( 174 )
Alanlar
Afrika 66 612
Asya 76 1003
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1331 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 278
Orta Doğu 19 587
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1971 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1971

Son Eklenenler

Âlimin yerini entelektüel, dini bilginin yerini bilimsel bilgi ve dini hakikatin yerini pozitivist gerçekliğin aldığı günümüzde, Müslümanların, Batı Metodolojisinin dışında Batıyı dışlamayan ama kavramsal açıdan oryantalist bir yaklaşımı da reddeden bir söylem geliştirmesi gerekmektedir. Müslümanlar...;

Bu çalışmada; Afrika Birliği’nin Somali’de güvenliğin sağlanması, barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi maksadıyla görevlendirdiği AMISOM’un rolü ve bölge güvenliğine etkisi incelenecektir.;

Ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli ekonomilerden oluşan Afrika ülkeleri, ekonomik dönüşümlerini sağlayabilmek adına kapsamlı bir ortaklık tesis etmeye çalışmaktadırlar. ;

İlk Siyasal İktisat Profesörü unvanına sahip (1805)19 İngiliz nüfus bilimci ve ekonomi politik teorisyeni Thomas Robert Malthus “Nüfus Prensibine Dair Deneme“ (Essay on the Principle of Population) (1798) adlı çalışmasında, nüfus artışı konusunda oldukça karamsar bir tablo çizer;;

Soğuk Savaş sonrası süreçte bilgi ve iletişim teknolojilerinin büyük gelişme kaydetmesiyle birlikte tüm dünyada büyük dönüşümler yaşanmıştır. Bu süreç, teknolojiyi geliştiren ülkeler kadar tüketen ülkelerde de aynı hızda gelişmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişiminin etkilediği önemli b...;

Somali, Eritre, Cibuti ve Etiyopya’nın yer almış olduğu Afrika kıtasının kuzeydoğusunda yer alan ve Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölge; Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya’yı birbirine bağlayan küresel deniz ticaret yolu olan Kızıldeniz’i kontrol etmesi sebebiyle jeostratejik öneme sahiptir.;

“Uluslararası Karşılaştırmalı Vizyon, Strateji, Ekosistem ve Pazar İnşası“ ana teması altındaki BRAINS2 TÜRKİYE Programları; hem akademik alanda hem de endüstriyel sektörde Türkiye’nin mevcut gücü ve potansiyelini göz önüne alarak, odaklandığı teknolojilerde hangi alanların geleceğe dönük büyüme içi...;

Klasik iktisat teorilerinde emek, sermaye ve girişimcinin yanı sıra üretim faktörlerinden olan doğal kaynakların sonsuzluğu ve tükenmeyeceği benimsenmiştir. Keynesyen teorilerde doğal kaynakların kullanımı ve dağıtımının kamu hizmetlerine dâhil olduğu, aksinin tekel piyasaları oluşturacağı görüşü hâ...;

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

7. İstanbul Güvenlik Konferansı (2021)

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

13. Stratejik Vizyon Ödülleri Töreni | 2021

Stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları, bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş adamları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin “on üçüncüsü“ verilecektir.

  • 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...