Din Ve Akademik Eğitim

Alıntı

DİYANET İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu ile CNN Türk’teki programımdan sonra sohbet ettik. Avustralya izlenimlerini anlattı: - Türkiye’yi tanımıyorlar, Afganistan falan gibi bir ülke sanıyorlar. Ona göre sorular sordular! Bardakoğlu, Türkiye’nin demokratik ve laik bir devlet olduğunu, Türk Müslümanlığının da farklı olduğunu anlatarak cevap veriyor bu sorulara....

DİYANET İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu ile CNN Türk’teki programımdan sonra sohbet ettik. Avustralya izlenimlerini anlattı:
- Türkiye’yi tanımıyorlar, Afganistan falan gibi bir ülke sanıyorlar. Ona göre sorular sordular!
Bardakoğlu, Türkiye’nin demokratik ve laik bir devlet olduğunu, Türk Müslümanlığının da farklı olduğunu anlatarak cevap veriyor bu sorulara.
Kadını ’çıplak et’e benzeten Avustralya ve Yeni Zelanda Müftüsü Taceddin el Hilali’nin yobazca konuşmalarının İslam hakkında çok olumsuz kanaatlere yol açtığını anlatan Bardakoğlu diyor ki:
- Birçok tarihi âdet, gelenek ve töre Müslümanlarda da, yabancılarda da din sanılıyor... Çağımızda İslam düşüncesinin en büyük görevi ’tarihi’ olanla ’dini’ olanı ayırt edebilmek, saf dini olanı ortaya çıkarmaktır...
Bunun için ilahiyatla birlikte felsefe, tarih, sosyoloji, hukuk, psikoloji gibi bilimleri özümsemek gerekir: "Disiplinler-arası" denilen büyük ve geniş alan... Türkiye’de artık bu vizyona, bu birikime sahip din bilginleri ve düşünürleri yetişiyor.

Hukukçu din bilgini!
Doçentlik günlerinden beri tanıdığım, büyük saygı duyduğum muhterem Prof. Ali Bardakoğlu bunlardan biridir. İlahiyat veya İslami ilimler onun uzmanlık alanı. Ama, kuvvetli bir hukuk, tarih, sosyoloji ve felsefe kültürü de vardır.
’Ah ne kadar iyi’ değil mi?
Ama bakın bu nasıl oluyor: Prof. Bardakoğlu imam hatip mezunudur. Yüksek tahsilini Yüksek İslam Enstitüsü’nde yaptı. ’Disiplinler’den biri, ilahiyat disiplini...
Sonra lise fark derslerini vererek İstanbul Hukuk’ta okudu, mezun oldu. Böylece modern ’hukuk disiplini’ni edindi, hukuk sosyolojisi ve hukuk felsefesini özümsedi, toplumsal hayatın pratiklerini tanıdı.
Ve bu sayede İslam fıkhına sosyoloji disipliniyle bakabiliyor!
Bir süre hâkimlik ve avukatlık yaparak çağımızdaki iş ve meslek hayatını tanıdı.
Sonra İlahiyat’ta akademik kariyere yöneldi. Kitap ve makalelerinde derin bir İslami bilgi ile beraber, hukuk ve tarih bilgisini, daha önemlisi ’metodoloji’yi görürsünüz.

Ufkumuzu açmak
Uluslararası itibara sahip profesörlerimiz arasında imam hatip kökenliler vardır ve bunu açıklamazlar! Baskıdan çekinirler çünkü.
Bir sohbetimizde Prof. Erdoğan Teziç’e de söylemiştim:
- Bir imam hatip mezunu neden tarih, felsefe, sosyoloji gibi dallara gidemesin?! Hatta gidebilmeleri gerekmez mi?!
Din gibi siyasette, hatta bilimde bile bir konuya, bir disipline kilitlenmek dar kafalılık yaratır. Artık bizim laikliğimiz de bir ’pozitivizm itikadı’ olmaktan çıkmalı, "disiplinler arası" bir ufuk genişliğine ulaşabilmelidir.
Unutmayalım ki, İlahiyat Fakültesi’ni bile kapatmıştık ve bunu yaparken, Hilmi Ziya Ülken’in "modernist İslamcılar" dediği ekolü de kapattığımızı ’akıl’ edememiştik! Dinin devlet gücüyle "mabede ve vicdana" sürülmesiyle toplumsal alanın da halledildiğini zannetmiştik.
Yok saymakla Kürt meselesini hallettiğimizi zannetmek gibi bir zannedişti bu!
Bugün "İslamın asrın idrakine seslenmesi" evrensel bir ihtiyaç haline gelmiştir. Türkiye evrensel bir örnek olmanın stratejik avantajını kazanabilir; sopayla, yasakla değil, dinin de, laikliğin de "disiplinler-arası" bir ufuk genişliğini kazanmasıyla.
Bardakoğlu’nun itibarı nereden geliyor, bir düşünelim.

Kaynak: Milliyet Gazetesi / 20 Kasım 2006

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti ise, Güney Asya'nın güneyinde Hint Okyanusu'nda bulunan (1972 öncesi Seylan olarak bilinen) bir ada ülkesi olarak 65.610 km2 yüzölçümüne, 22 milyonu aşan nüfusa, 88,9 milyar dolar (2018) GSYİH değerine ve ASEAN, CICA, SAARC, WTO vb. uluslararası kuruluşlard...;

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.