Yeniden Yapılanma Ve Türkiye’nin Milli Güvenlik Güçlerinin İç Güvenlikte Kullanılması*

Alıntı

Kafkasya, Orta Doğu ve Balkanlardaki mikro millîyetçilik, toprak talepleri, terorizm, etnik temizlik, kitle imha silâhlarının yaygınlaşması ve köktendincilikten kaynaklanan istikrarsızlık ve belirsizliklerin hakim olduğu Soğuk Savaş sonrası yeni politik-askerî stratejik ortam; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin yeni güvenlik sorunlarına ve krizlere uygun şekilde reaksiyon göstermesini ve belirsizliklere karşı hazır olmasını gerekli kılmaktadır. ...

Kafkasya, Orta Doğu ve Balkanlardaki mikro millîyetçilik, toprak talepleri, terorizm, etnik temizlik, kitle imha silâhlarının yaygınlaşması ve köktendincilikten kaynaklanan istikrarsızlık ve belirsizliklerin hakim olduğu Soğuk Savaş sonrası yeni politik-askerî stratejik ortam; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin yeni güvenlik sorunlarına ve krizlere uygun şekilde reaksiyon göstermesini ve belirsizliklere karşı hazır olmasını gerekli kılmaktadır. TSK’nın yeniden yapılanmasında; değişik tehdit ve risklere karşı ülkenin güvenliğini sağlamak için; klasik savaşın yanında, barışı destekleme, kriz yönetiminin desteklenmesi, insanî yardım, doğal afetlerde yardım, sınırlı güç kullanımı ve terörle mücadele gibi faaliyetleri de icra etmeye hazır olması gerektiği dikkate alınmaktadır.

Bu çerçevede, TSK; yeni güvenlik sorunları ile mücadele edebilmek için, yeni politik-askerî stratejik ortamın ortaya çıkardığı ihtiyaçlara kendisini adapte etmektedir. Bu maksatla; değişik görevleri icra edebilecek çok rollü elastiki birliklerin teşkil edilmesine, sayısal fazlalık yerine gelişmiş teknoloji ürünü silâh ve sistemlerin tedarik edilmesine, bu silâh ve sistemlerin etkinliğini artıracak komuta kontrol, erken ihbar ve ikaz, elektronik harp, gelişmiş mühimmat, her hava şartında harekât imkân ve kabiliyeti gibi kuvvet çarpanlarına sahip olunmasına önem ve öncelik verilmektedir.

TSK’nın yeniden yapılanması; Kara Kuvvetlerinde modernizasyon ve kısmi bir küçülme, Deniz ve Hava Kuvvetlerinde ise modernizasyon şeklinde icra edilmektedir.

Global ve bölgesel dengelerin henüz tam olarak oluşmadığı, içinde bulunduğumuz politik askerî ortamda, bölgemizde ve dünyada barış ve istikrara katkıda bulunmanın yanı sıra, risk ve tehditlere karşı ülkesavunmasını sağlayabilecek TSK’nın, yeniden yapılanmada, aşağıda belirtilen kabiliyetlerini idame ettirmesi ve geliştirmesi hedeflenmektedir. Bunlar;

- Caydırıcı askerî güç,

- Komuta-kontrol, muhabere, bilgisayar, istihbarat, gözetleme ve keţif (C4ISR) sistemleri,

- Üstün hareket kabiliyeti ve ateţ gücü,

- Nicelikten çok niteliği esas alan, ileri teknoloji ürünü silâh ve sistemler,

- Her ortamda, gece ve gündüz harekât icra etme kabiliyeti,

- Kitle imha silâhlarına karşı hava/füze savunma ve NBC korunma kabiliyeti,

- Barış durumundan, savaş durumuna süratle geçiş kabiliyeti,

- Klasik savaşın yanında barışı destekleme, kriz yönetiminin desteklenmesi, sınırlı güç kullanımı, abluka,ambargo, doğal afetlerde yardım, insanî yardım, göçü önleme ve terörle mücadele gibi değişik harekât türlerini icra etme kabiliyeti,

- Müşterek ve birleşik harekât icra etme kabiliyeti,

- İttifak üyesi ülkelerin silâhlı kuvvetleri ile karşılıklı kullanılabilme kabiliyetidir.

TSK’nın, dünya ve bölge barış ve istikrarına katkıda bulunmak maksadıyla, 21’nci yüzyılın ilk çeyreğinde giderek artan biçimde barışı destekleme harekâtına katılacağı dikkate alınarak, bu alandaki mevcut imkân ve kabiliyetlerin geliştirilmesine özel bir önem verilmektedir.

TSK; yeniden yapılanma faaliyetlerini, Soğuk Savaş sonrası oluşan yeni politik-askerî stratejik ortam, Türkiye’nin güvenliğine yönelik risk ve tehditler, anayasa ve yasaların kendisine verdiği görevler çerçevesinde sürdürmeye devam edecektir.

Türkiye’nin Milli Güvenlik Güçlerinin İç Güvenlikte Kullanılması

Türkiye Cumhuriyeti’nin, anayasa ile belirlenmiş olan devlet düzenine, demokratik ve lâik yapısına ve bölünmez bütünlüğüne yönelen her türlü tehdidin bertaraf edilmesi; "İç Tehdit" için İçişleri Bakanlığının, "Dış Tehdit" için ise Genelkurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığının sorumluluğundadır.

Asayişin temini ve iç güvenliğin sağlanması için kolluk kuvveti olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde "Jandarma Genel Komutanlığı" ve "Polis Teşkilâtı" bulunmaktadır. Olağan durumlarda, iç güvenliğin sağlanmasında bu iki kuvvetin yetersiz kalması durumunda; valilere, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu ile askerî kuvvetlerden yardım talep etme yetkisi tanınmıştır. Söz konusu kanuna göre askerî birlikler bu talebi karşılamakla mükelleftir.

Olağanüstü durumlarda ise asayişin temini ve genel güvenliğin sağlanması için TBMM tarafından onaylanmak kaydı ile hükümet, 2935 Sayılı Olağanüstü Hâl (OHAL) Kanunu çerçevesinde teşkil edilen asayiş birliklerine, "1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu" çerçevesinde ise askerî birliklere görev verebilmektedir.

İki kutuplu Soğuk Savaş döneminde, aşırı sol ve sağ örgütlerle mücadelesini sürdüren Türkiye Cumhuriyeti; 1984 yılından beri Türkiye üzerinde tarihî emeller besleyen ülkeler tarafından desteklenen ve beslenen, yaygın ve şiddete dayalı terör örgütü PKK’ya karşı mücadele etmektedir. PKK terör örgütüne karşı mücadele, 1987 yılına kadar 1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu çerçevesinde yürütülmüştür.

1987 yılında "Sıkıyönetim Uygulaması" kaldırılarak, teröre karşı mücadele tamamen İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğuna verilmiştir. Bu geçiş döneminde teröre karşı mücadelenin kesintisiz devamını sağlamak maksadıyla; 2935 Sayılı "OHAL Kanunu" yürürlüğe konulmuştur.

2935 Sayılı OHAL Kanunu ile İçişleri Bakanlığı sorumluluğuna verilen teröre karşı mücadeleye etkinlik kazandırmak için, yasa kapsamında 285 Sayılı Kanun hükmünde kararname ile, İçişleri Bakanlığı’na bağlı "OHAL Valiliği" ve "Jandarma Asayiş Komutanlığı" ihdas edilmiş ve emrine yeterli kolluk kuvveti tahsis edilmiştir. Bu kanun ile OHAL Valisi, bölgedeki askerî kuvvetleri de gerektiğinde terörle mücadelede kullanabilmektir. Bu mücadele, tamamen meşru sivil otoritenin sevk ve idaresi altında yürütülmektedir.

Bu bağlamda İçişleri Bakanı başkanlığında, Başbakanlık Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu ile İç Güvenlik Değerlendirme Kurulu oluşturulmuş ve bazı ilâve tedbirler alınmıştır.

Bu tarihten itibaren alınan yasal tedbirlerle terör örgütünün kucağına düşen gençlerin tekrar topluma kazandırılması için "Pişmanlık Yasası" çıkartılmıştır. Bu uygulama ile teröre bulaşmış çok sayıda kişi teslim olmuş ve tekrar topluma kazandırılmıştır.

Alınan bu tedbirler ve teröre karşı mücadelede kararlılık sonucunda, çözülme sürecine giren PKK terör örgütü 1991 yılında patlak veren Körfez Krizi nedeniyle; Kuzey Irak’taki otorite boşluğunu istismar ederek tekrar eylemlerini tırmandırmaya başlamıştır.

Demokratik rejimin sağladığı özgürlük ortamındaki yasal boşlukları ve insan hakları değerlerini istismar etmeye başlayan PKK terör örgütünün işlediği suçlara karşı, 1991 yılında kabul edilen "Terörle Mücadele Kanunu" ile güvenlik güçlerinin yetkileri artırılmış ve terör suçlularının cezaları ağırlaştırılmıştır.

Bölge halkından alınan destek ve güvenlik güçlerinin, insan haklarına saygılı ve gücünü anayasa ve yasalardan alan kararlı mücadelesiyle; kanlı terör örgütünün eylem etkinliği kırılmış ve tekrar "Kontrol Edilebilir" seviyeye düşürülmüştür. 1998 yılının ikinci yarısından itibaren, yurt içi ve yurt dışında alınan tedbirler sayesinde terorist başı önce Suriye’den çıkarılmış, bilahare hiçbir ülkede barınmasına imkân verilmeden yakalanarak Türkiye’ye getirilmiş, yargılanmış ve idama mahkum edilmiştir. Bu durum örgütü derinden sarsmış ve terör örgütü dağılma sürecine girmiştir.

Bu olumlu gelişmelere paralel olarak, 1987 yılında yürürlüğe konulan OHAL Yasasının kapsamı kademeli olarak kaldırılmakta ve normal düzene geçilmektedir. Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi, normal düzene geçilen bölgelerde de, asayişin temini ve genel güvenliğin sağlanması İçişleri Bakanlığının sorumluluğundadır. Yine bu çerçevede, Polis ve Jandarmanın olayları önlemede yetersiz kalması durumunda; valiler 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında askerî birliklerden yardım talep etme imkânına sahiptir.

* Milli Savunma Bakanlığı, Beyaz Kitap

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2556 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 993
Avrupa 13 614
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1277 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1920 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1920

Son Eklenenler