Kerry Neden Kaybetti?

Haber

Kerry ve Demokratların son seçimlerdeki ciddi düşüşlerinin altında ne sebepler yatıyor? Bush’un son seçimleri büyük bir farkla kazanmasının ardında biraz da Demokratların hataları ve dezavantajları yatıyor....

Kerry ve Demokratların son seçimlerdeki ciddi düşüşlerinin altında ne sebepler yatıyor?
Bush’un son seçimleri büyük bir farkla kazanmasının ardında biraz da Demokratların hataları ve dezavantajları yatıyor.

2000’den sonra başkanlık için etkili bir ismin öne çıkmaması: 2000 seçimleri Demokratlar için adeta sonun başlangıcı oldu. Bu tarihte kaybedilen seçimlerden sonra Demokrat Parti bir kaos değilse de bir dağınıklık içine girdi. O tarihlerde ve takip eden yıllarda 2004 Başkanlık seçimleri için herhangi bir ismin öne çıkmaması Demokrat Parti için büyük bir zaaftı. Zira etkili bir aday olmadan partilerin seçim kazanması ABD’de mümkün değil. Amerikan partileri geleneksel parti fonksiyonları olan temsil, halk kitlelerinin görüşlerinin kanalize edilmesi ve kitleleri mobilize etmeden ziyade sadece iktidarı ele geçirme araçları konumundadırlar. Bu nedenle Amerikan partileri için “seçim makineleri” gibi sadece onlara has bir terim bile geliştirilmiştir. Bu nedenle Başkan adayının kalitesi ve karizması partinin seçim kazanması için hayati bir önem taşıyor. Al Gore başkan adayı olarak etkili bir isimdi. Aslında 2000 seçimlerindeki sonuçlar Gore için bir başarısızlık da sayılmamalıydı. Hem çoğunluğun oyunu almış; hem de Clinton’ın gölgesinde kalmadığını göstermişti. Karizmatik bir kişiliğe sahip olan Gore çevre ile ilgili konularda oldukça yetkin bir entelektüel ve çevre sorunlarına duyarlı bir politikacı olduğunu ispatlamış bir isimdi. Clinton’a yardımcılık yaptığı dönemde Clinton yönetimi, daha sonra Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Rice tarafından ağır bir dille eleştirilecek olan bir politik adımla Kyoto Sözleşmesi’ni imzalamış; ancak bu imza Kongre’de onaya dönüşememişti. Al Gore kazanmış olsaydı Demokratlar üst üste üçüncü kez iktidara geleceklerdi. Bunun ne denli zor olduğu düşünüldüğünde Gore’un popüler oyların çoğunu alarak kaybetmesi büyük bir başarıydı dolayısıyla. Gore’dan sonra Demokratların aday konusunda içine girdikleri belirsizlik bir türlü çözülememiş ve sonuçta Kerry gibi uzunca bir süredir Senatör olmasına rağmen pek fazla bilinmeyen ve ayırt edici nitelikleri oldukça sınırlı olan bir isim aday olarak öne çıkmıştı.

Gündem oluşturma ve mesaj gönderme sorunu: 2000 seçimlerinden sonra beliren dağınıklık sürecinde Demokratlar seçmene verebilecekleri bir mesaj geliştiremediler. 2002 ara seçimlerinde Cumhuriyetçiler içi politika ile ilgili temel meselelerde bir dizi vaat ve yenilik sunarken Demokratlar yalnızca Cumhuriyetçi Parti’nin gündeminde yer alan maddelere tepki göstermekle yetindiler. Aynı tutum 2004 seçimlerinde de devam etti. Kerry’nin her söylediği ya Bush’un vaatlerine tepki ve eleştiri veya Bush’un başkanlığı döneminde yaptıklarını –veya yıktıklarını- düzeltme vaadi içeriyordu. Yani Kerry’nin söyleminde bir yenilik yoktu. Bizzat Demokratların ve Kerry’nni inisiyatifinde gerçekleşecek olan hiçbir politikaları yoktu. Özetle Demokratlar’ın ve Kerry’nin kampanyası “rezistans” ve “restorasyon” üzerine kurulu idi. Seçim süreci tamamen Bush’un belirlediği çerçevede ilerlerken gündemi Bush belirliyor, Kerry ise Bush’un oluşturduğu gündem içinde kendi görüşlerini açıklamaya zorlanıyordu. Bush terör ve güvenlik konularını öne çıkardığında Kerry de ister istemez teröre ve Amerikan halkının güvenliğine vurgu yapmak zorunda kalıyordu. Üstelik bu vurgusunda Cumhuriyetçi Bush’unkine benzer bir retorik kullanıyordu. Kerry, Amerikan halkını kendi iktidarının daha iyi koruyacağına dair ikna etmeye çalışıyordu; ancak Amerikan halkı Bush’un kendisini bu konuda ispatladığını düşündüğü için Kerry’nin ikna çabalarına prim vermiyordu.

Kerry özellikle dış politika konularında bir farklılık ortaya koyamadı. Sadece Irak Savaşı’nın bir hata olduğunu söylemekle yetindi. Bush’un, kendisinin iktidara gelmesi durumunda ne yapacağını sormasının ardından da Kerry başlanmış bir işin yarıda bırakılamayacağını ifade etti. Halihazırda devam eden bir savaşın hatalı olduğunu söyleyip aynı zamanda bu savaşı aynen Bush’un önerdiği gibi sürdüreceğini vaat etmek bir dış politika hedefi olamazdı; olsa bile bunun Bush’un politikasından pratikte hiçbir farkı yoktu. Öyleyse Amerikan halkı için tanıdıkları, bildikleri ve terörle mücadelede kararlılığından emin oldukları Bush’un yerine Kerry’nin geçmesinin hiçbir manası olamazdı.

Üstelik Kerry gerek yaşam tarzı gerekse söylemiyle halktan uzak bir lider olduğu izleniminin oluşmasına neden oldu. Eşinin 750 milyon dolarlık servetiyle geleneksel olarak Demokrat Parti’ye oy veren orta sınıf ve düşük gelirli gruba az da olsa olumsuz mesaj veren Kerry bu nedenle sosyal politikalarla ilgili vaatlerinde de fazla inandırıcı olamadı. Bir yıl önce eşcinsel evliliğini onaylayan tavrıyla, 2004 yılında farklı mesajlar vermeye çalıştıysa da, Kerry inançlı ve muhafazakar kesimleri kendisinden iyice uzaklaştırdığı gibi tavrındaki değişiklik O’nun kararsız ve ne yaptığını pek fazla bilmeyen bir lider olduğu kanaatinin oluşmasına neden oldu.

“Demokrat” eyaletlerin “ikinci seçmen” sayısının sürekli azalması: İstikrarlı bir şekilde tercihini Demokrat Parti’den yana kullanan eyaletlerin Seçmenler Koleji’ne gönderdiği ikinci seçmen sayısı gittikçe düşüyor. Bu da Demokratların hem 2004 seçimlerinde kaybetmelerinde önemli bir rol oynadı; hem de Demokrat Parti açısından ilerisi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Örneğin düzenli bir şekilde Demokrat Parti’ye oy veren New York eyaletinin 1972 yılındaki ikinci seçmen sayısı 41 iken bu sayı şu anda 31. Yalnızca New York eyaletinin ikinci seçmen sayısının 1972’deki seviyesinde kalması durumunda bile Demokrat Parti 2004 seçimlerini kazanabilirdi. Durumu Demokratlar aleyhine çeviren “Demokrat” eyaletlerin temsilci sayısı azalırken “Cumhuriyetçi” eyaletlerin temsilci sayısının artması. Zira toplam temsilci sayısı değişmediği için bir taraftaki azalma başka bir tarafta artma şeklinde kendini gösteriyor. Temsilci sayısındaki değişmelerin kabaca birkaç sebebi var:
“Demokrat” eyaletlerin nüfusunun azalması veya nüfus artışının ülke genelindeki artışın altında kalması. Bunun da temeldeki sebebi sanayi bölgeleri olan bu eyaletlerde çalışan nüfusun fazla olması ve bu nüfusun az çocuk sahibi olması. New Jersey, New York gibi eyaletlerde 35 yaşına geldiği halde evlenmeyen, evlense de uzunca bir süre çocuk sahibi olmayı düşünmeyen birçok kişi var. Anne-babanın çalışması, bireylerin yüksek öğrenim nedeniyle kariyerlerine önem vermeleri gibi nedenlerle kalabalık ailelere bu eyaletlerde pek fazla rastlanmıyor.

“Demokrat” eyaletlerin halihazırda çok kalabalık olması. Coğrafi olarak küçük olmalarına rağmen bu eyaletlerde nüfu yoğunluğu oldukça fazla. Ancak kalabalığın önemli bir bölümü bu eyaletlerde çalışan yabancılar, henüz oy verme hakkına sahip olmayan göçmenler ve sayısını kimsenin tam olarak bilmediği kaçak göçmenler. Yoğun nüfus ve özellikle emlak fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle bu eyaletler düzenli olarak göç veriyor. Ancak bu göç sonucunda eyaletlerin nüfusu azalmıyor; zira buralar yabancıların gözdesi. Ancak ikinci seçmen sayısını oy verme hakkına sahip olanların sayısı belirlediği için “Demokrat” eyaletlerin kalabalık olması ikinci seçmen sayısına yansımıyor.

Şu tablo durumun Demokratlar için ne kadar ciddi olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Az önce belirtildiği gibi temsilci sayısı 1972’de 41 olan New York’ta bu sayı 1988’de 36’ya, 2000’de 33’e ve 2004’te 31’e düştü. 1972’de 17 delegesi bulunan New Jersey’de bu sayı 2004’te 15. Pennsylvania’nın 1972’de 27 olan delege sayısı 2000’de 23 iken 2004’te 21’e düştü. Kerry’nin seçim bölgesi Massachusetts’te bu sayı 14’ten 12’ye düştü.

Buna karşılık “Cumhuriyetçi” eyaletlerin temsilci sayıları düzenli olarak arttı. 1972’de 26 delegesi olan Texas’ın temsilci sayısı 2004’te 34 oldu. Florida’da ise 17’den 27’ye yükseldi.

Aşağıdaki tablolar bazı eyaletlerdeki değişimi gözler önüne seriyor.

“Demokrat “ Eyaletlerde Değişim

 
1972
1988
2000
2004
New Jersey
17
-
-
15
New York
41
36
33
31
Pennsylvania
27
-
23
21
Massachusetts
14
13
-
12
Michigan
21
-
18
17
Illinois
26
-
22
21

“Cumhuriyetçi” Eyaletlerde Değişim

 
1972
1988
2000
2004
Arizona
6
7
8
10
Texas
26
29
32
34
Florida
17
21
25
27
Georgia
12
12
13
15
North Carolina
13
13
14
15
Colorado
7
-
8
9

 

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2539 ) Etkinlik ( 172 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 75 983
Avrupa 13 609
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 278
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1897 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1897

Son Eklenenler