“Sürdürülebilir Kalkınma Için Nükleer Enerjinin Önemi" Çalıştayı Açılış Konuşması

Açılış Konuşması

27 Temmuz 2006, İstanbul

Birbirinden değerli kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bugüne kadar alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili birçok çalışmalar yapmış ve raporlar yayınlamıştır. TASAM olarak bizler, başka bir alternatif enerji kaynağı olan nükleer enerji konusunu yaklaşık iki yıldır gündeme getiriyoruz. Bu kapsamda “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Nükleer Enerji“ konulu projenin uygulamasına devam etmekteyiz.

Nükleer enerji tek yönde ele alınamayacak kadar geniş açılımlar sağlamaktadır. Sadece bir enerji kaynağı değil aynı zamanda gerek teknoloji transferiyle endüstriyel kalkınmaya etkisi gerek stratejik kazanımlarıyla bir ülkenin konumuna farklı açılardan avantajlar sağlaması ile günümüz koşullarında adeta bir mecburiyet haline gelmiştir.

Nükleer enerji diğer ülkelerde şöyle, bizde böyle diye kıyaslanacak bir şey değildir. Belki teknik açıdan böyle bir kıyaslamaya girilebilir ama coğrafi açıdan, konjonktürel açıdan, siyasi açıdan bizim ülkemizin kendine has özellikleri, kendine has tehditleri, potansiyelleri ve fırsatları bulunmaktadır. Dolayısıyla olayların çok boyutlu ve stratejik açıdan değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Ortadoğu’daki son dönemde yaşanan gelişmeler, çatışmaların daha da büyüyebilecek olmasının getirdiği tedirginlik, klasik enerji kaynaklarındaki azalma, bu kaynakların talep olan bölgelere ulaşımındaki olası tehditler, ekolojik dengedeki olumsuz değişiklikler ve buna benzer birçok nedenden ötürü şüphesiz Türkiye’nin enerji çeşitliliğini artırması, dışa bağımlılığını azaltması ve dışa bağımlılığında da bütün uzmanlarımızın belirttiği gibi ülke çeşitliliğini muhakkak artırması gerekmektedir.

Fakat bu olaya bir milli güvenlik bağlamında da bakılması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü enerjiye olan katkısıyla beraber nükleer enerji aynı zamanda çok büyük stratejik bir kazanımdır. Bunun içeriğini sizler daha iyi biliyorsunuz. Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar, dünyada gelişen konjonktür itibariyle bizim bulunduğumuz coğrafyada, devletin ve milletin bekaası için ne türlü stratejik kazanımlara sahip olmamız gerekir ki dokunulmazlık içeren öğelerimiz artsın perspektifinde düşündüğümüzde nükleer enerji bunların başında gelen konulardan biridir.

Bu aşamada geniş bir perspektifle konu değerlendirildiğinde daha önce dört kez bu konuda uluslararası arenaya çıkmış bir ülke olarak bu çıkışın da olumsuz neticelenmesi durumunda güvenilirliğimizin ne kadar azalacağını hatırlatmakta fayda görüyorum.

Bu noktada da 59. hükümet tarafından başlatılan çalışmanın sayın başbakanımız ve sayın bakanımızın önderliğinde başarıya ulaşması cumhuriyet tarihimiz açısından çok önemli kazanımlardan birisi olacaktır. Teşrifinizden ötürü tekrar sayın bakanımız başta olmak üzere hepinize şükranlarımı arz ediyorum.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.