Libya’nın Makus Talihini Yenmek

Yorum

Dünyanın onuncu en zengin petrol yataklarına sahip Libya, 1990 lı yıllara kadar dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor, güneyinde bulunan fakir Sahra-altı Afrika ülkelerini koruyup, kolluyordu. ...

Dünyanın onuncu en zengin petrol yataklarına sahip Libya, 1990 lı yıllara kadar dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor, güneyinde bulunan fakir Sahra-altı Afrika ülkelerini koruyup, kolluyordu. Libya Baharı’nın başladığı 2011 yılında bile, hala Dünya Bankası listelerinde üst orta gelirli ülkeler arasında gözüküyor, bir çok sağlık, eğitim ve sosyal hizmetleri halkına bedelsiz sunuyordu. Dünyayı kızdıran, menfaatleri daha çok kendi aşiret mensupları ile taraftarlarına yonttuğu iddia edilen kişiselleşmiş Kaddafi iktidarı, sonunda Libya’nın üzerine yıkıldı. Bunda uluslararası koalisyonun büyük payı var. Talihi pek makus olan ülke ise 4 yıldır bir iç savaşın pençesinde.

Dünyanın Ağız Tadını Kaçıran Libya Tatlısı
Evet dünya piyasalarında pek makbul olan “Tatlı“(kükürt ve karbon dioksit oranı düşük, Libya Sweet) petrolünün sağladığı büyük servetle keyfi bir yaşam süren, yaşadığı keyfi hayattan çok daha keyfi bir yönetim sürdüren ve Batı ülkelerine adeta kök söktüren Kaddafi, iktidarının 52. yılında devrildiğinde, arkasında büyük bir enkaz bıraktı. Şimdi onu deviren mütefikler, nasıl olur da kırılan parçaları bir araya getirebiliriz diye uğraşıp duruyor. Ama yapılabileceklerin imkanı var mı?

En büyük sorun şu ki 2011 de Kaddafi’nin ölümü ile sonuçlanan Libya Baharı sonrasında, Libya aşiret özüne dönerek, ulusal cemahiriye özelliğini tamamen yitirdi. Halen ikiye bölünmüş durumda olan ülkede, biri Torbuk’ta, diğeri ise Trablusgarp’ta bulunan iki ayrı yönetim var. Bu arada hala Kaddafi taraftarlarının da Libya’da bir hayli faal olduğunu hatırlarsak, yekpare bir ülkenin nasıl bir anda yüzlerce aşiret ve resmi olarak iki ama fiiilen üç veya beş parça halinde ve yönetilemez bir konumda olduğunu anlayabiliriz. Ayrıca Libya’nın 2011 den bu yana geçen zaman aralığında nasıl merkezi demir yumruktan, “adem-i merkeziyetçi bir otoriterliğe“ savrulduğunu da kabul etmek gerekir.

Bir Kaddafi yerine Yeni Kaddafi’ler
Şimdi Libya’da bu çok başlılıkla birlikte gelen bir kaç önemli zorluk var. Bunlardan bir tanesi, ülkede toprak bütünlüğü kalmadığı için, bölgesel toprak sınır denetimini yapmak çok zor ve kanlı oluyor. İkincisi ve daha önemlisi, artık bir Libya’lı kimliği kalmadığı için ortaya çıkan aidiyet sorunu insanları şaşkına çevirmiş durumda. Bu sorun, kısmen aşiret veya şehir aidiyeti (hemşehrilik) ile telafi edilebilir gibi gözükse bile, asıl zorluk ülkenin bütünü için fevkalade önemli olan, “uluslararası tanınma“ sıkıntısı olarak ağırlığını hissettiriyor. Libya’da kim muhatap alınacak? Kim Libya’lı kim değil?
Denilebilir ki, Kaddafi’nin demir yumruğu altındaki Libya bir parya devletti; Korsan gibi bir yönetimdi; Bunun içinde uluslararası yaptırımların muhatabıydı. Ama o “tatlı petrol“ vardı ya, o “tatlı petrol“, sırf onun hatırına, Kaddafi’nin ayağına giden çok sayıda dünya lideri, onun elinden ödül alan ve aşiret mensubiyeti farkı gözetmeksizin ülkenin her bireyini birer Libya’lı kabul eden çok üst düzey yabancı ülke yöneticisi gördük.

Halife'lerden Halife Beğenmek. Ya Fecr-i Libya?
Şimdi onca “yeni Kaddafi“ arasında, dünya ister istemez Tobruk’taki Halife Hafter’i muhatap alıyor, Trablus yönetiminin başında bulunan Halife el Havi’ye itibar etmiyor. Bu ise, İŞİD destekli Fecr-i Libya güçlerinin Trablus yönetimini üstün kılmak için Tobruk’a sıkça saldırmasına neden oluyor. Bu arada gözden kaçırılmaması gereken bir kaç husus var. Libya’dan dünyaya petrol satışları hala sürüyor. Libya petrol kuyularının büyük bir kısmı Site Körfezi’nin doğusunda. Rafineri’ leri de. Petrol üretimi ve ihracatını da hala aslında artık “ulusal“lığı pek kalmamamış olan ulusal Petrol Şirketi“nin yapıyor olması ilginç. Galiba bu, batı’lı efendilerin tercihi. Tobruk yönetimi bu konuda da meşru muhatap olunca, milislerin sık sık, petrol kuyularına saldırması da beklenmedik bir şey olmuyor. Açıkçası Libya’da kaos derinleşerek sürüyor. Kuyulara saldırma operasyonlarının, Suriye ve Irak’ta da bu işi yapan İŞİD tarafından planlanması, kulağa makul geliyor. Geliyorda, haydi ulusal Petrol Şirketi’nin alıcıları biliniyor. İspanya, İtalya vs.vs. Ya kuyuları gaspeden korsan petrolcülerin müşterileri kim? Bu bir bilinse zaten kimin eli kimin cebinde belli olacak.

Libya’da Emsal veya İbret Olarak Ayakta Kalan Başka Kurum Var mı?
Evet var deniyor. Mobil telefon, pizza dağıtım hizmetlerinin hala muntazam çalışması kimseyi şaşırtmamalı. Bu işgal sonrası Irak için de söyleniyordu. Bunun dışında başta Libya Merkez Bankası olmak üzere, bir çok devlet kurumu yıkılmamış, ayaktaymış. Nasıl olur? diye düşünmekakla zarar verebilir. Ama birileri şimdi, enkazın üzerine yeni bir veya birkaç Libya inşa ederken bu kurumların kulanılabileceğini düşünüyor. Bu muhterem kişilerin başındaBan Ki Moon Var. “Eğer bir kaç yaşayan kurum varsa, bu çıkmamış candaki ümit gibidir“ diye düşünüyor olmalı BM Genel sekreteri. Bir de tabii eliyle atadığı Libya Destek Misyonu(UNISMIL) Başkanı genç İspanyol politikacı Bernardino Leon, Libya’da “yeni kapazite yaratma“ ve “yeniden yapılandırma“ çabası sürdürüyor. Kadınları güçlendirip siyasete teşvik ediyor. Şimdi Libya için, kerameti kendinden menkul bazı kadınlar var dünyanın ilgi odağında.

“Libya’da Barış için Birlikte“
Diye duygulu bir slogan seçmiş UNISMIL. Libya bayrağının önünde sıkışan iki el var. Ama işte yetmiyor bu. Konuşulan konular malum. Farklı gruplar, Libya’nın barış ve güvenliğine nasıl katkıda bulunur? Böyle buluşanlar zaten hep tezekkür ve tefekkür eden insanlardı. Ağzı laf yapmayıp eli silah tutanlar ise dışarda, çölün ortasında, körfezin kıyısında yine bildiğini okuyor. Asıl bunları silah bırakmaya kim ikna edecek? Moon mu? Leon’mu?Yoksa birbirinin düşmanı iki Halife mi?
İşte şu sıralar Birleşmiş Milletler, 20 Ekim son(uzlaşma) tarihinin telaşında. Tobruk ve Trablus hükümetleri birleşir mi? Birleşmez mi? Trablus, önerilen isimlere ve yol haritasına tamamen karşı. Tobruk yönetimi ise, ülkenin baş şehrinin işgalinden vazgeçmezlerse, Trablus’daki yönetimle uzlaşma masasına oturmayacaklarını açıklıyor.Bernardino Leon anladığım kadarı ile, ardından gelebilecekleri hesaba katmadan, bir güç paylaşımı veya dönüşümlü başkanlık öneriyor. Oluşturmaya çalıştığı şey hala bir ortak ulusal konsey, hala bir tüzük ve yönetim ilkeleri mazumesi. Güneydeki, çölde ve kuzeydeki körfezde, aşiretler arasında olanları durduramadıkları için, ikiHalife’yi bir araya getirmekten medet umuyor. Sürenin bitimine sadece beş gün kaldı. Ama Libya’nın makus talihinin yenilmesine hala yıllar var. Libya barışına da, birlikteliğine de. Ne acı!

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Dijital radikalleşme, bilgisayar oyunları, sosyal medya ve çevrimiçi faktörlerin aşırı ideolojiler, şiddet ve silahlı davranışlara etkisiyle ilgili uzun soluklu bir TÜBİTAK1001 projesini geçen sene bitirmiştik. ;

Bu yuvarlak masa toplantısı, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimler ve yüksek yoğunluklu çatışmaların geri dönüşü bağlamında gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler, savunma harcamalarında ciddi bir artışa ve savunma sanayinin üretim kapasitesinde hızlı bir genişlemeye yol açmıştır.;

Değerlendirme Notu Etkinlik Adı: Futur immersif – Metaverse ve XR Atölyesi Düzenleyen Kurum: Kaiser Agentur / Cyber Venture (Almanya) Bu atölye çalışması, savunma odaklı ileri teknoloji araştırmaları yürüten ve Almanya Federal Savunma Bakanlığı ile bağlantılı bir yapı tarafından organize edilmişti...;

Ekonomi, güvenlik ve iç politika konularının tümü Starmer hükümetini Brüksel'e doğru yönlendiriyor. Geçen hafta Donald Trump ve Sir Keir Starmer, ulusa hitaben büyük konuşmalar yaptılar. ;

“Felsefe griyi griyle boyadığında, hayatın şekli yaşlanır ve bu griyle gençleşemez, ancak anlaşılabilir; Minerva'nın baykuşu kanatlarını ancak alacakaranlığın gelişiyle açar.” — G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesi ;

Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor. Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair ...;

Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.;

Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...