Ne Koalisyon, Ne Seçim!

Yorum

Kamuoyunda yanlış bilinenin aksine Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanlık divanı oluşturulduktan sonra 45 gün içerisinde hükümetin güvenoyu alamaması durumunda seçimleri yenilemek zorunda değildir. ...

Kamuoyunda yanlış bilinenin aksine Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanlık divanı oluşturulduktan sonra 45 gün içerisinde hükümetin güvenoyu alamaması durumunda seçimleri yenilemek zorunda değildir. Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na tanıdığı seçimleri yenileme yetkisi takdiri bir yetkidir. Bu noktada 45 günlük sürenin dolduğu 23 Ağustos 2015 tarihinden bir sonraki genel seçimlerin yapılacağı Haziran 2019 tarihine kadar Davutoğlu hükümetinin var olan TBMM aritmetiği içinde azınlık hükümeti şeklinde görevine devam etmesi kanaatimizce kuvvetli bir ihtimaldir.
***
Cumhurbaşkanı seçimleri yenilemek zorunda mı?
1970’li yıllarda genel seçimler sonrası pek çok kez hükümet kurmakta yaşanan gecikmeler Türkiye’de ciddi siyasi krizlere sebebiyet vermişti. 1982 Anayasası’nı yazan Asli Kurucu İktidar, bu krizlerden çıkardığı dersle anayasa hukuku doktrininde “rasyonelleştirilmiş parlamentarizm tekniği“ olarak nitelenen tıkanıklıkları giderici kimi düzenlemelere yer vermişti. Bu düzenlemelerden biri de genel seçimler yapıldıktan ve TBMM Başkanlık Divanı oluşturulduktan sonra 45 gün içerisinde yeni hükümetin güvenoyu alamaması durumunda Cumhurbaşkanı’nca seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hususu idi. Anayasa koyucu, ilgili düzenlemeyi milletvekilleri (ve dolayısıyla siyasi liderler) için bir tehdit olarak ortaya koymuştu ve vermek istediği mesaj çok açıktı: “ne yapıp edip aranızda anlaşın ve hükümeti kurun, yoksa milletvekilliğiniz düşecek, yeniden seçime gidilecek !..“ Şu halde Cumhurbaşkanı’na tanınan bu yetkinin özünde olan şey, Cumhurbaşkanı’na mutlak olarak seçimleri yenileme yetkisi tanımak değil; bir tehdit ortaya koyarak hükümetin kurulmasını sağlamaktır. Ve Anayasa’nın m. 116 düzenlemesinde ifadesini bulduğu şekli ile Cumhurbaşkanı’na tanınan bu yetki takdiri bir yetkidir; Cumhurbaşkanı 45 günün sonunda seçimleri yenilemek zorunda değildir.

Hükümeti Kim Kurar Cumhurbaşkanı mı, TBMM mi?
Hâlihazırda devam eden koalisyon görüşmelerinden bir sonuç alınamayacağının anlaşılması üzerine (1 hafta, 10 gün, 15 gün sonra) Davutoğlu, hükümet listesi ile birlikte Cumhurbaşkanlığı makamına çıkar. Cumhurbaşkanı, hükümet listesini imzaladığı an hükümet kurulmuş olur. Şu halde Anayasa gereği, hükümet gerçekte kuran TBMM değil, Cumhurbaşkanı’dır. Ancak, bu tarihten itibaren gene Anayasa gereği kurulmuş olan hükümetin en geç 7 gün içerisinde TBMM’den güvenoyu alması gerekir. TBMM’nin vereceği güvenoyu, hükümetin kurulmasının değil; kurulmuş olan hükümetin görevine devam edebilmesinin bir koşuludur. Yapılacak güven oylamasında kamuoyunda yanış bilenenin aksine nitelikli çoğunluk (en az 276) aranmaz; adi çoğunluk (oylamaya katılan milletvekillerinin yarıdan bir fazlasının evet oyu) yeterlidir.
Burada kritik soru şudur: Davutoğlu azınlık hükümeti kurulduğunda yapılacak güven oylamasında MHP’nin tavrı ne olur? Kanaatimizce iki nedenden dolayı MHP yapılacak oylamaya katılmayarak AKP milletvekillerinin evet oyu ile hükümetin güvenoyu almasına rıza göstermek zorundadır. İlk olarak MHP, hayır oyu kullanarak HDP ile el ele vermiş ve hükümeti düşürmüş bir parti olmanın siyasi sorumluluğunu taşıyamaz. İkinci olarak, eğer hayır oyu kullanacaksa, TBMM aritmetiği içerisinde MHP’nin kurulacak farklı bir hükümette koalisyon ortaklığı hesabı yaptığı istifhamı oluşur. Bahçeli’nin seçim sonuçlarının açıklandığı ilk akşamdan itibaren sergilediği ve hala koruduğu duruşu, bu istifhamı reddetmeyi zorunlu kılar.(Bir not olarak düşmek gerekir ki, hem iç hem de dış siyasette idealizmle hareket etmek, bu siyaseti izleyenleri bir süre sonra dönüşü olmayan bir yola girmeye zorlar. Çünkü idealizm çerçevesinde hareket ettiğinizde elinizdeki bütün kartlar açıktır ve karşınızdaki aktörler eğer sizden farklı olarak pragmatizmi esas almışsa çok geniş bir manevra alanına sahip olur. Zira sizin hangi durumda hangi tavrı sergileyeceğiniz artık onlarca malumdur.)

Azınlık Hükümeti Nasıl Yaşayabilir?
Davutoğlu Hükümeti kurulduktan sonra görevini sürdürebilmesinin önündeki en büyük engel gensoru mekanizması olabilir. Hükümetin görevine devam ettiği her an CHP ya da HDP, hükümet hakkında gensoru önergesi verebilir. Ancak Anayasa gereği gensorunun kabulü için güvensizlik oylarının salt çoğunluğu gerekir (276). Kanaatimizce yukarda zikredilen sebeplerle MHP’nin katılmayacağı bir gensoru oylamasında CHP ve HDP’nin (132+80) hükümeti düşürebilmesi mümkün değildir. Aynı durum meclis soruşturması (Yüce Divana sevk) kararının alınabilmesi için de geçerlidir. Hükümete her yıl harcama yapma yetkisi veren bütçe kanununun kabulü için ise zaten adi çoğunluk yeterlidir. AKP’nin tek başına bütçe kanununu geçirebilmesi çok zor olmayacaktır.

Kuşkusuz gensoru ve bütçe gibi hayati konular dışında (özellikle yasaların yapım sürecinde) MHP, AKP ile zımni bir ittifak görüntüsü vermekten kaçınacaktır. Bu durumda istediği yasayı istediği zaman çıkaramayacak olan Davutoğlu azınlık hükümeti, TBMM’den uzaklaşarak Cumhurbaşkanı’na yaklaşmak zorundadır.



Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.