ABD Başkanı Obama'nın Afrika'ya 4. Ziyareti

Makale

ABD Başkanı Hussein Barack OBAMA’nın Afrika Kıtası’na yaptığı dördüncü ziyaret sırasında, 24-26 Temmuz tarihlerinde Kenya’yı, 27-28 Temmuz’da da Etiyopya’yı ziyaret etmiş ve 28 Temmuz’da Afrika Birliği’nde de bir konuşma yapmıştır....

ABD Başkanı Hussein Barack OBAMA’nın Afrika Kıtası’na yaptığı dördüncü ziyaret sırasında, 24-26 Temmuz tarihlerinde Kenya’yı, 27-28 Temmuz’da da Etiyopya’yı ziyaret etmiş ve 28 Temmuz’da Afrika Birliği’nde de bir konuşma yapmıştır.

Hatırlanacağı üzere, Obama, 2009’da, Başkanlığı’nın ilk döneminde, Mısır’ı, daha sonra aynı yıl sadece 24 saat süreli Gana’yı, 2013’te de Başkanlığı’nın ikinci döneminde, Senegal, Güney Afrika ve Tanzanya’yı ziyaret etmiştir.

ABD’nin ilk siyah Başkanı’nın Afrika’yı ihmal ettiği yönünde yapılan eleştiriler bulunmaktadır. Ancak, bunun doğru olmadığı, nitekim Obama’nın Afrika Büyüme ve Fırsatlar Kanunu’nu (African Growth and Opportunity Act) 10 yıl daha uzattığı ve Vaşington’da Afrika Zirvesi’ni düzenlediği vurgulanmaktadır[1]. Buna karşılık, Obama’nın Bill Clinton ve George Bush’un Afrika’ya yönelik politikalarının gerisinde kaldığı da ileri sürülmektedir[2].

Obama’nın Mısır’da, 4 Haziran 2009’da El Ezher Üniversitesi’nde yaptığı tarihi konuşmada, İslam Dünyası’na yönelik ABD’nin dostluk mesajlarını dile getirdiği hatırlanacaktır.

ABD ile Afrika arasında mevcut tarihsel bağlara rağmen, kuruluşundan, 1789’dan beri bugüne kadar geçen zamanda, ABD’nin Afrika’ya yönelik politikası ilgisizlik ve ihmal şeklinde tanımlanmaktadır[3]. Afrika, ABD dış politikasını yapan çevrelerce marjinal bir konu olarak görülmüştür[4].

Ancak Obama’nın 2009’da Başkan olmasından sonra, Afrika ABD dış politikası öncelikleri arasında yer almıştır.

Soğuk Savaş döneminde, Doğu-Batı mücadelesinde bir araç olarak kullanılan Afrika, Soğuk Savaş sonrasında, iç sorunlar, hastalıklar, açlık ve karışıklıklar ile mücadele etmek durumunda kalmıştır. 1994’te ABD askerlerinin Somali’den çekilmesi ile, bu ülkenin Afrika’ya yönelik ilgisinin önemli ölçüde azaldığı bir dönemin başladığı görülmektedir.

9 Eylül 2001 terör eylemleri ile birlikte, Afrika’nın terröristler için bir etkinlik alanı haline gelmesi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Afrika’da artan gücü, Kıta’daki tabii kaynakların ele geçirilmesine yönelik mücadele, Obama Yönetimi’nin iyi yönetişimin Afrika’da geliştirilmesi politikası, bu Kıta’nın uluslararası politikada giderek artan önemi, Afrika’yı ABD için tekrar önemli hale getirmiştir.

Obama’nın Kenya ve Etiyopya’ya yaptığı ziyaretler, bir ABD Başkanı’nın bu ülkelere gerçekleştirdiği ilk ziyarettir. Aynı şekilde, Obama’nın Afrika Birliği’nde konuşması da, tarihte bir ABD Başkanı’nın 54 ülkelik Afrika Birliği merkezinde yaptığı ilk konuşmadır.

Babası Kenyalı bir Müslüman olan Obama, bu ülkeyle yakın aile bağlarını sürdüregelmiştir. Esasen Obama, ABD Başkanı olduktan sonra 24 Temmuz’da Kenya’ya yaptığı 3 günlük ziyaret, Dünya Girişimcilik Zirvesi’nin 6. toplantısına katılmak amacını taşımıştır. Bu Zirve, 2010’dan beri Beyaz Saray tarafından düzenlenmektedir.

Obama bu ziyaretten once, gençliğinde iki defa daha Kenya’yı ziyaret etmiş ve bu konuda “Babamın rüyaları“ adlı bir kitap da yazmıştır. Bu kitapta özetle, Afrika’nın ırkçı, etnik yönü üzerinde durmuş, haksızlıklarını ve sorunlarını ele almıştır[5].

ABD teröre karşı Somali’de faaliyet gösteren El-Şebab’a karşı Kenya ile işbirliği yapmaktadır.

Hatırlanacağı üzere, Kenya, birçok terörist saldırılara konu olmuştur. 1998’de Nairobi’de ABD Büyükelçiliği saldırıya uğramıştır. 2013’te West Gate Ticaret Merkezi’ne ve bu yılın Nisan ayında Garissa Üniversitesi’ne karşı terörist saldırılar gerçekleştirilmiştir.

Barack Obama, 26 Temmuz 2015 tarihinde, Nairobi’de Kenya halkına hitaben önemli bir konuşma yapmıştır[6].

Obama, Kenya’yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı, aynı zamanda kendisinin ABD Başkanı olan ilk Kenyalı-Amerikan olduğunu belirterek konuşmasına başlamıştır.

Obama devamla, yolsuzluğun Kenya’ya her yıl 250.000 işe mal olduğunu, kabileye dayalı ve etnik bölünmelerin ülkeyi parçalara ayırabileceğini, Afrikalıların geleceğinin, Afrika halklarınca tayin edileceğini, ABD’nin Kenya’yı önemli bir ortak olarak gördüğünü kaydetmiştir. Obama, başarının temellerini şu şekilde tanımlamıştır: kuvvetli demokratik yönetişim, bütün halk için, sadece belli bir kesim için değil, imkanlar yaratan kalkınma, gelecekteki barış ve uzlaşma için anlaşmazlığı reddeden ulusal kimlik duygusu.

Obama sivil katılımın ve hürriyetin yolsuzluğu söküp atmak için esas teşkil ettiğini de bildirmiştir.

Obama’nın konuşmasında bahsettiği diğer hususlar özetle aşağıda gösterilmiştir.
  • Hükümet dışı örgütlerin faaliyetlerine izin verilmelidir.
  • Kalkınmayı sağlamak için Kenyalılarla çalışmaya hazırız.
  • İklim değişikliği ve gıda güvenliği sorunları çok önemlidir.
  • Sağlık ve AIDS Afrika için hayatidir.
  • Gençlik çok önemlidir.
  • Kadın/erkek eşitliği önemlidir, kadın sünneti ve kızların erken evlendirilmesi doğru değildir, kızlar eğitilmelidir.
  • El-Şebab’a karşı uyarıda bulunmuş, Kenya’nın AMISOM[7] içindeki etkinliğini övmüştür.
  • Kenya Müslümanlarının ülkenin ayrılmaz bir parçasının oluşturduklarını vurgulamıştır.

Obama, aynı gün Kenya sivil toplum örgütleri ile bir toplantı yapmış, burada kısa konuşmasından sonra, katılımcılara söz vererek onları dinlemiş, sorularına cevap vermiştir[8].

Obama buradaki konuşmasında demokrasi üzerinde durmuş, demokrasinin sadece seçim ifade etmediğini gerçek demokrasi için halk katılımının gerektiğini, bu nedenle sivil toplumun önem taşıdığını kaydetmiştir.

Obama, Addis Ababa’ya geçmiş ve 27 Temmuz’da Etiyopya’ya resmi bir ziyarette bulunmuştur. Bu vesileyle, Başbakanı Hailemariam ile görüşmüştür. Addis Ababa’da ABD ve Etiyopya heyetleri arasında yapılan müzakerelerden sonra ortak basın toplantısı ile ele alınan konular paylaşılmış ve sorulan çeşitli suallere cevap verilmiştir[9].

Etiyopya Başbakanı, basın toplantısında Obama ile çeşitli konuları içeren görüşmelerde bulunduklarını, Etiyopya’nın birçok alanda ABD ile stratejik ortak olduğunu, ABD’den Etiyopya’ya yönelik son zamanlarda artan yatırımlar karşısında bu yatırımların daha da arttırılması konularını ele aldıklarını bildirmiştir. Başbakan ayrıca, Obama’nın Afrika Enerji Girişimi’ni de ele aldıklarını, 1000 Megawatlık jeotermal kontratın imzalanacağını, Obama’nın diğer bir girişimi olan ve 4 yıl önce başlatılan Gıda Güvenliği Programı’ndan Etiyopya’nın yararlanması konularının da ele alındığını, iklim değişikliği ve sağlık sorunlarını da değerlendirdiklerini kaydetmiştir.


Başbakan, Etiyopya’nın demokratikleşme sürecinde de ABD’nin oynayabileceği rolü de ele aldıklarını, Etiyopya Hükümeti’nin demokrasi sürecini derinleştirmeyi birinci öncelik addettiğini, insan haklarına saygı ve iyi yönetişimin de iyileştirilmesini de ilke kabul ettiklerini açıklamıştır.

Başbakan, görüşmelerde, güvenlik, bölgede barışın inşası ve bu konuda ABD’nin oynayabileceği rolün de ele alındığını, Güney Sudan’da kalıcı barışın sağlanması amacıyla ortak çalışma yapılması hususunda karara vardıklarını, aynı şekilde Somali’de de barışın sağlanması, bölgede terör karşıtı kampanyalarının arttırılması, AMISOM kuvvetleri, Somali Ulusal Ordusu’nun kattetiği mesafeler, El-Şebab terör örgütüne karşı mücadele konularının da değerlendirildiğini bildirmiştir.

Obama da basın toplantısında Etiyopya ABD ilişkilerine değindikten sonra, Etiyopya’nın ekonomik kalkınması konusunda ülkesinin bu ülkeyle işbirliği yapacağını açıklamış, 10 yıl için yenilenen Afrika Büyüme ve Fırsatlar Kanunu vesilesiyle ABD pazarlarının Etiyopya mallarına açılmasına ve özel sektör yatırımlarının arttırılmasına çalışacaklarını ifade etmiştir.

Obama, Etiyopya’nın geçen 15 yıl içinde sağladığı kalkınma ile milyonlarca insanı fakirlikten kurtardığını, sıtmaya tutulanların sayısında azalma olduğunu, daha fazla çocuğun eğitimden yararlandığını, Etiyopya’nın sürdürülebilir kalkınma için örnek teşkil ettiğini bildirmiştir.

Obama, Güney Sudan krizinin çözüme kavuşturulmasında Etiyopya’nın IGAD[10] ile oynadığı olumlu role teşekkür etmiş, 17 Ağustos 2015 tarihine kadar soruna bir çözüm bulunmazsa diğer araçların devreye girmesini düşüneceklerini bildirmiş, Etiyopya’nın ülkesini ileriye götürmek için atacağı adımları ABD’nin destekleyeceğini de belirtmiştir.

Obama, 28 Temmuz’da Afrika Birliği’ni ziyaret etmiş ve orada da tüm Afrika halklarına yönelik ilginç bir konuşma yapmıştır[11]. Obama bu konuşmasında Afrika’nın mevcut sorunlarına değinmiş, Afrika’nın kattetiği mesafeleri övmüş, Afrika’nın gelişmesi sırasında ABD’nin yardımını göreceğini bildirmiştir.

Obama’nın konuşması sırasında dile getirdiği ilginç hususlar özetle aşağıda gösterilmiştir:
  • Dünya Afrika’nın gelişmesini kabul etmelidir. Bugün Afrika, dünyanın en hızlı gelişen bölgelerinden biridir. Afrika ileri gitmektedir, yeni bir Afrika doğmaktadır. Afrika’nın yükselişi sadece Afrika için değil tüm dünya için önemlidir. Afrika’nın nüfusu yakın dönemde 2 milyara ulaşacaktır ve bu nüfusun önemli oranı 18 yaş altında olacaktır. Bu nedenle, Afrika’nın karşı karşıya kaldığı en önemli konu gelecek nesillere imkan yaratmaktır. Bu çok önemli, büyük bir gelişim teşkil edecektir.
  • Doğu Afrika Topluluğu’ndan başlamak üzere, Afrika ülkeleri arasında sınır geçişi ve gümrük işleri modernleştirilerek ülkelerarası ticaret teşvik edilmelidir. ABD Afrika’daki ticaretini arttırılmak istemektedir. Afrikalıların mallarını ABD pazarına sunmaları için çalışmalar yapıyoruz. Gelecek yıl yeni bir ABD-Afrika İş Forumu düzenleyeceğiz.
  • Bütün ülkelerin Afrika ile iş yapmasını teşvik ediyoruz.
  • Afrika’da yolsuzluğa son vermek lazım. Sadece Afrikalılar yolsuzluğa son verebilirler.
  • ABD Afrika’da iyi yönetişim, şeffaflık ve hukuk devletinin yerleşmesine katkıda bulunacaktır.
  • ABD yasadışı hayvan kaçakçılığına karşıdır.
  • Eğitime yatırım unutulmamalıdır.
  • Afrika Enerji Girişimi milyarlarca dolarlık yatırımı seferber ederek Afrika’da elektriksiz yaşayanların sayısının azaltılmasını amaçlamaktadır.
  • İklim değişikliğinin getirdiği tehditi, rüzgar, güneş ve nehirlerin kullanılmaları suretiyle jeotermal, hidroenerjiye intikal ettirebiliriz.
  • Ebola virüsünün getirdiği tehlike karşısında ABD, sağlam bir kamu sağlığı sisteminin oluşturulması için 1 milyar ABD Doları vermeyi kararlaştırmıştır. Bunun yarısı Afrika’ya ayrılacaktır.
  • Afrika’nın gelişmesi, aynı zamanda demokrasiye de dayanmaktadır.
  • Afrika devlet adamlarının iktidarı terketmeyi yanaşmamaları kabul edilemez.
  • Afrika’nın gelişmesi güvenlik ve barışa bağlıdır. Bu çerçevede Somali, Nijerya’daki teröristler, El-Kaide, El-Şebab, Boko Haram gibi terör örgütleri ile mücadele edilmelidir. Devamla, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali, Sudan ve Darfur ile Güney Sudan üzerinde durmuştur.
  • HIV Virüsü, Afrika kadınlarının sorunlarına değinmiş, ABD’nin bir savaş aracı olarak kadınların ırzına geçilmesine karşı olduğunu, bunu yapanların da cezalandırılacağını bildirmiştir.

Görüleceği üzere, Obama’nın Afrika Birliği’ndeki konuşması, tüm Afrika Kıtası’nın sorunlarını kapsayıcı bir nitelik taşımıştır.

Nijerya yeni Cumhurbaşkanı Buhari’nin ABD’ye yaptığı ziyaret ve 21 Temmuz’da Vaşington’da Obama ile görüşmesi de hatırladığında, ABD Başkanı’nın Afrika’ya yaptığı son ziyaretin ve konuşmalarında dile getirdiği hususların Amerika’nın Afrika’nın vazgeçilmez bir ortağı olduğunu ortaya koymaktadır.

ABD’nin ilk siyahi Başkanı Obama’nın ziyaret sırasında Kenya kökenli oluşunu tekrarlayarak, ABD’nin Afrika’nın gelişmesine katkıda bulunmaya hazır olduğunu vurgulaması, Afrika’nın sorunları üzerinde durarak bunlara çözüm yolları göstermesi ve Kıta’nın geleceğinin parlak olduğunu belirtmesi de ABD’nin Afrika’ya yönelik iyimser yaklaşımını sergilemektedir.

ABD Başkanı’nın bu ziyareti sırasında Afrika’ya yönelik girişimlerinin üzerinde durması, Afrika ülkeleri ile ABD’nin eşitlik temelinde ilişkilerini geliştirmek istediğini ortaya koyarak, Vaşington’un Afrika’da daha etkin bir ortak haline geleceğini göstermektedir.

[1] The Economist Dergisi, 25-31 Temmuz 2015, s.8
[2] Le Monde Gazetesi, 25 Temmuz 2015, s.2
[3] Michael COX, Doug STOKES, Us Foreign Policy, Second Edition, Oxford University Press, 2013, s.299
[4] ibid.
[5] Le Monde Gazetesi 25 Temmuz 2015, s.2
6 htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/26/remarks-president-obama-kenyan-people
[7] Afrika Birliği’ne bağlı Somali Misyonu (“African Union Mission in Somalia“)
[8] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/26/remarks-president-obama-conversation-civil-society
[9] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/27/remarks-president-obama-and-prime-minister-hailemariam-desalegn-ethiopia
[10] Intergovernmental Authority on Development
[11] htpps://www.whitehouse.gov/the-press-office/2015/07/28/remarks-president-obama-people-africa
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2609 ) Etkinlik ( 196 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 88 1013
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1343 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 594
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Kudüs, tarihimizin açısından biz Türkler için, adalet ve "hörmet" ile insanlığa sunduğumuz abideleşen zaman dilimlerini gösteren mefkûre bir mekândır. İsrail dönemindeki durumu göz önüne alarak bir mukayese yaparsak bu gerçek daha açık olarak görülecektir. ;

“Güneş Kuşağı” olarak adlandırılan, kolay yaşanabilen, ılımlı iklim kuşağı içinde yer alan bölgelerde, tarihin ilk dönemlerinden itibaren, daha fazla çıkar elde edebilmek amacıyla, güce dayalı üstünlük kurma mücadelesi hiç eksik olmamıştır.;

Türkiye - Hindistan Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut iş birliğinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı ve stratejik zemin kapasite inşasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.