TASAM Türk Göç Konferansı’nda

Haber

TASAM Türk Göç Konferansı’nda ...


Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinde 25-27 Haziran 2015 tarihleri arasında Turkish Migration Conference 2015 (Türk Göç Konferansı 2015) isimli etkinlik yapılmıştır.
Prag Charles Üniversitesi, Londra Regent’s Üniversitesi Ulusaşırı Çalışmalar Merkezi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Londra Transnational Press gibi birçok kurumun destek verdiği konferans, bir uluslararası araştırma etkinliği olarak Türkiye’nin içinde var olan veya dışarıda (çıkış, varış ve geçiş noktası olarak) gerçekleşen göçü konu almış çalışmaları kapsayan çok disiplinli alanları içeren bir etkinliktir. İnsan hareketliliği, yasal ve düzenleyişi çerçeveler, işgücü piyasası verileri, eğitim ve beşeri sermaye, beyin göçü, kısa vadeli göçler, göçmen entegrasyonu, diasporalar, kültür medya ve siyaset, göçmenleri refahı ve sağlığı, iç ve uluslararası göçün bağlantısı, göçmen deneyimleri, göç ve göçmenlere yönelik tutum ve politikalar, göçün maliyeti gibi konuları ele almayı amaçlayan konferansın bu yılki ana teması “Piyasalar, Kimlikler, Coğrafyalar“ olarak belirlenmiştir.
Türk Göç Konferansı, demografi, ekonomi, hukuk, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, medya ve iletişim gibi geniş yelpazedeki disiplinlerden, Türkiye’den, Türkiye’ye ve Türkiye içindeki insan hareketliliğine odaklanan, birçok uygulayıcı ve akademisyeni bir araya getirmiştir.
Hâlihazırda Göç ve Kalkınma Küresel Forumu Dönem Başkanı olan Türkiye’de göç olgusunun önem kazandığı bir dönemde, resmi göç anlayışı geliştirilmeye çalışılmaktadır. Akademik topluluk da Türkiye’deki çok yönlü göçü değerlendirmek için fırsat yakalamışlardır.
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) de gelişmekte olan bu yeni sürecin farkındadır ve Türkiye’nin politikalarının bir parçası haline gelen göç olgusunu değerlendirmektedir. Bu sebeple TASAM uzmanlarından Tolga SAKMAN, kurumumuzu temsilen etkinliğe katılmış ve hem bu yeni süreci geniş çerçevede inceleyen çeşitli çalışmaları takip etme hem de bu konuda bir sunum yapma imkânı bulmuştur. “Alman Siyasal Yaşamında Türkler: Türk Asıllı Politikacıların Entegrasyona Etkileri“ (Turks in German Political Life: Effects of Turkish Origin Politicians to Integration) konusunda bir sunum yapan SAKMAN, politika içindeki Türklerin tarihsel süreçlerini aktarmış ve çeşitli çalışmaların oluşturduğu veriler ile Türk toplumu-entegrasyon-politikacılar bağlantısını kurmaya çalışmıştır.
Üç gün süren konferans süresince Avrupa ve Amerika’dan gelen birçok akademisyen ile STK temsilcileri konular üzerinde istişarelerde bulunmuşlardır. Konferans sonunda, sunulan bildirilerin yayımlanarak akademik topluluk ve göç idarecileri için kaynak oluşturulması hedeflenmiştir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...