Akdeniz'de Rusya-Çin İttifakının Jeopolitik Açılımı

Makale

Dörtte üçü denizlerle kaplı dünyamızda deniz kuvveti kadar esnek kullanımı olan hiçbir askeri güç yoktur. Denizlerin serbestliği ilkesi içinde güçlü donanmalara sahip ülkeler, deniz kuvvetleri sayesinde dünyanın her tarafına askeri kuvvet uygulama olanağına sahiptirler....

Dörtte üçü denizlerle kaplı dünyamızda deniz kuvveti kadar esnek kullanımı olan hiçbir askeri güç yoktur. Denizlerin serbestliği ilkesi içinde güçlü donanmalara sahip ülkeler, deniz kuvvetleri sayesinde dünyanın her tarafına askeri kuvvet uygulama olanağına sahiptirler. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin dünya hâkimiyetini tesis etmesinin tek faktörü eşi olmayan donanmasıdır. ABD, Avrupa ve Pasifik cephesindeki savaşları deniz gücü üstünlüğü sayesinde kazanmıştır. Bu gün de dünya askeri güç üstünlüğünü deniz kuvveti sayesinde sürdürmektedir. ABD Deniz Kuvvetlerinin diğer donanmalardan en önemli farkı uçak gemileridir. Nükleer güçle çalışan bu gemiler sayesinde bir uçak gemisinde 120’nin üzerinde savaş uçağı taşınabilmektedir. Böylece ABD savaş doktrini, dünyanın her yerinde uygulayacağı stratejik planlarını deniz-hava gücü dayandırma olanağına sahip olmaktadır. Ayrıca su üstü ve denizaltı gemilerine monte edilen balistik füzelerle çok uzak mesafelerden stratejik ve operatif darbe olanaklarına sahiptir. 1990-2010 yılları arasındaki 20 yıllık dönemde ABD, dünya denizlerindeki üstünlüğünü kullanarak bağımsız ve tek taraflı askeri güç uygulamaları için gerekli siyasi kararları rahatlıkla alabilmiştir. Üstüne üstlük Irak’ta olduğu gibi uluslararası hukuka uymayı da göz ardı edebilmiştir. Son beş yılda başta Çin ve Rusya olmak üzere dünyanın önde gelen ülkelerinin donanmalarının ABD benzeri yeni bir yapılanma içine girdiği görülmektedir. Bu yeni yapılanma çabalarının ABD deniz gücünü öncelikle bölgesel ölçekte dengelemeyi hedef aldığı söylenebilir.

Deniz Çatışma Alanları
ABD-Rusya-Çin üçlüsünün rekabet ve olası çatışma alanları, Akdeniz, Batı Pasifik, Batı Hint Okyanusu ve Arap Denizi’dir. Çin ve Rusya geç de olsa deniz kuvvetlerine uçak gemilerini de ekleme kararı almışlardır. Çin Rusya’dan aldığı Varyag adlı gemiyi faaliyete geçirmiş, yeni uçak gemileri inşasına da başlamıştır. Rusya da benzer şekilde uçak gemisi inşasını planlamaktadır. 1989’dan bu yana ABD donanmasının gemi sayısında önemli bir azalma meydana gelmiştir. 1989’da 594 olan toplam gemi sayısı bugün 285’e düşmüştür. ABD’nin Irak ve Afganistan’dan çekilmesine rağmen İŞİD’e karşı donanma gemilerinden yapılan darbe harekâtı devam ediyor. Buna ilave olarak Yemen’deki son kriz ABD amfibi gemilerinin Yemen kıyılarında bulunmasını zorunlu kılıyor. ABD, daha önce bölgeye gönderilmiş gemilerin görev süreleri uzatıyor. ABD donanma Ortadoğu ve Batı Pasifik’teki gelişen durumlar nedeniyle hala daha fazla gemiye ihtiyaç duyuyor. ABD’nin deniz kuvvetleri 2014’de 450 gemiye ihtiyaç duyuyordu. 30 yıllık gemi inşa programına göre 2028 de ancak 319 gemiye sahip olabilecek. Bu rakam 2044 de 303’ e düşecek.

Makalenin devamını Pdf formatında okumak veya bilgisayarınıza indirmek için lütfen aşağıdaki bağlantıyı kullanınız.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2689 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1064
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2037 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2037

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Arktik Okyanusu son dönemlerde uluslararası siyasetin öne çıkan bölgelerinden birisi hâline gelmiştir. Dev buz kütlelerinin küresel ısınmayla birlikte büyük bir ekolojik değişim dönemine girmesi hem Kuzey Kutup Dairesi’ne hem de kıyıdaş ülkelere yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda bu fırsatları ko...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel ...;

Hubel’i çağrıştıran Nobel geleneğinin ilhamıyla hareket eden İsveç menşeli Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) Mayıs 2022 tarihli ve “Barış Ortamı [İnşası]: Yeni bir Risk Döneminde Güvenlik” başlığını taşıyan raporunda, dünyanın birbiriyle çakışan iki önemli sorundan kaynaklanan bir “...;

Yapay zekânın muharebenin gelişiminde kullanılması süreci hızla ilerliyor. Ukrayna, Azerbaycan, Suriye ve Etiyopya'da son dönemde yaşanan çatışmaların da işaret ettiği gibi otonom ve yarı otonom insansız hava araçlarının konvansiyonel hedefleri vurmak üzere giderek maliyetleri azalıyor ve kolay (edi...;

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.