Medeniyet İnşası 5. Çalıştay Raporu Yayında

Haber

Medeniyet İnşası 5. Çalıştay Raporu Yayında...

MEDENİYET İNŞASI - TÜRKİYE VİZYONU
ÇALIŞTAYI - 5


SONUÇ RAPORU

Medeniyet İnşası - Türkiye Vizyonu 5. ÇalıştayıReferans Değerler, Kurumlar ve Kişiler“ teması ile 30 Nisan Perşembe günü İstanbul’da Dosso Dossi Hotels Downtown’da eğitimcilerin katılımı ile gerçekleştirildi.

Oturum başkanlığını İstanbul Aydın Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sedat AYBAR, raportörlüğünü İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Muharrem Hilmi Özev ve koordinasyonunu TASAM Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Toy’un yürüttüğü Çalıştay’a; TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Başkan Yardımcısı (E) Büyükelçi Murat Bilhan, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Alacacıoğlu, Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Bacanlı, Fatih Üniversitesi İşletme Bölümü’nden FUSEM Müdürü Prof. Dr. Halil Zaim, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer, Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yusuf Adıgüzel, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Yusuf Akbaş, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nden Eğitimci-Yazar İsmail Öz, Eğitimci - Yazar Ekrem Aytar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Uzman Eğitimci Murat Karasoy, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Musa Kazım Gülçür, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Uzman Eğitimci Mehmet Gültekin, İstanbul Üniversitesi İLAM Araştırma Görevlisi Hüseyin İhtibar, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Ensar Vakfı Değerler Eğitim Merkezi’nden Yrd. Doç. Dr. Şeyma Altın, Gazeteci-Yazar Demirhan Kadıoğlu, Marmara Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Yasemin Çakırer Özservet, İstanbul Medipol Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Can Ceylan, MEB Rahmi Kirişçioğlu İ. O. Müdürü Dr. Mehmet Öncel, TMKV Türkiye Milli Kültür Vakfı Kültür Evi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Selim Akiş, Turgut Özal Ortaokulu Müdür Yardımcısı Faik Koç, Fatih Atatürk İmam Hatip Ortaokulu’ndan Eğitimci Ahmet Tokmak, Eyüp Otakçılar Anadolu İHL Müdürü Rüştü Özker, TASAM Uzman Yardımcıları Dilek Kütük ve Mefire Njoya Roukaya katıldılar.


Etkinlik sırasında dile getirilen görüşlerin yoğun bir özeti bu raporda sunulmaktadır.


MEDENİYET İNŞASI/İHYASI İLE İLGİLİ MÜLAHAZALAR

Medeniyet kavramının en güçlü unsurlarından biri “adalet“ kavramıdır. Tarihi ve kültürel müktesebatımızda adaletin özgün yeri malumdur. Ancak adalet kavramı tüm medeniyetlerin bir şekilde vurguladıkları bir kavramdır. Bu nedenle “adalet“ gibi kavramlara vurgu yaparken Roma ve kadim Yunan gibi tarihi medeniyetler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Modernite ve küreselleşme ile birlikte değerlerimiz ciddi anlamda yapı bozumu ile karşı karşıya kalmış durumdadır. Çok kültürlülük ve küreselleşme gibi faktörler nedeniyle tüm kültürler birbirine açık hale gelmiştir. Kültürü steril tutmak mümkün olmadığı için, asıl sorun bu etkileşim ile nasıl mücadele edileceğidir. Aydınlanma çağı ile birlikte Batı yeni ürettiği kültürü steril tutabilmek amacıyla, kendi beslendiği kaynağı inkar etme ve etkilendiği kültürleri ilerici-gerici söylemi ile ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ne var ki, bu tespit Batı’nın dünya kültürüne katkılarını inkâr anlamına gelmemelidir.

Moderniteyi eleştirsek de, günümüzde tüm dünya modernitenin nimetlerinden istifade etmektedir. Modernist olmasak da modern bir toplum olduğumuzun bilinciyle hareket etmeli, düşünceyi bu noktadan üretmeli ve uygun politikalar geliştirebilmeliyiz. Tarih felsefemizi ve tarih yazım yöntemlerimizi de bu bakış açısıyla gözden geçirmemiz gerekmektedir. Tarihi sadece geçmişte yaşananlar açısından değil, gelecek nesiller için huzur ve barış içerisinde yaşanılabilir bir dünya bırakma açısından da ele almalı, yeni bir perspektif ortaya koymalı, çok-disiplinli yaklaşımlarla analiz kabiliyetimizi artırmalıyız.

Medeniyet kavramının Batı’da modern dönemde tek-tipçi yaklaşımla geliştirilen “civilization“ kavramına karşı çoğullaştırıcı ve tepkisel bir yaklaşımla geliştirilmiş “yeni“ bir kavram olduğu unutulmamalıdır. Değer kavramı da benzer çağrışımlar içermektedir. Ama bu tespitler insanlık tarihinin iyi ve güzel olarak nitelenebilecek müktesebatından uzak kalmamızı tasvip etmek anlamına gelmemelidir. Aksine İslam medeniyeti “yeni“ bir medeniyet değildir. Hz. Peygamber (sav) ahlaki güzellikleri tamamlamak üzere gönderildiğini ifade etmektedir. Bu bağlamda medeniyet insanlık tarihinin tümünü aynı anda ilgilendiren bir olgudur. Küreselleşme ise belli bir kültürün tüm küreyi tek-tipleştirecek bir şekilde yaygınlık kazanmasıdır.

Medeniyet farklı toplum ve kültürlerin hiçbir toplumsal kesimi köleleştirmeksizin, şahsiyetleri değerleri yok etmeksizin, insan fıtratına uygun bir şekilde yaşatılması demektir. Farklı bakış açılarının özgürce kendilerini ifade etme imkânı bulamadıkları durumları medeniyet kavramı ile ilişkilendirmek doğru değildir ama “medeniyet perspektifi“ geliştirme bağlamında “algı yönetimi“ olgusuna da dikkat edilmelidir.

...

Raporun tamamını indirmek için tıklayın.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...