Joseph Stiglitz’in Gözünden IMF Ve Küreselleşme

Haber

Prof. Dr. Joseph Stiglitz geçtiğimiz günlerde İstanbul’da önemli bir konferans verdi. “Küreselleşme: Beklentiler ve Hayal kırıklıkları” başlığını taşıyan konferansa ilgi çok büyüktü ve dinleyicilerin çoğunluğunu da “karar vericiler” oluşturuyordu....

Prof. Dr. Joseph Stiglitz geçtiğimiz günlerde İstanbul’da önemli bir konferans verdi. “Küreselleşme: Beklentiler ve Hayal kırıklıkları” başlığını taşıyan konferansa ilgi çok büyüktü ve dinleyicilerin çoğunluğunu da “karar vericiler” oluşturuyordu.

Prof. Dr. Joseph Stiglitz , sıradan biri değil; konferans öncesi eski devlet bakanı Kemal Derviş’in de vurguladığı gibi dünyanın sayılı ekonomistlerinden birisi... Dünya Bankası’nda çok üst düzey görevlerde bulunan Stiglitz, 2001 yılı nobel ekonomi ödülünün sahibi ve aynı zamanda da ABD eski Başkanı Clinton’un danışmanı... Türk okurları Stiglitz’i yayınlandığında geniş yankı uyandıran “Küreselleşme: Büyük hayal kırıklığı” kitabından tanıyorlar. Stiglitz’in yeni yayınlanan “90’ların yükselişi” kitabı da büyük bir ilgiyle karşılandı, yeni tartışmalara kapı araladı.

IMF’YE TESLİM OLMAYIN

Stiglitz, İstanbul konferansında IMF politikalarına sert eleştiriler yöneltti. “IMF sadece kendi çıkarlarını düşünür, bu nedenle her söylediği yapılmamalıdır” diyen Stiglitz, Türkiye’nin de IMF politikalarına teslim olmaması gerektiğini ifade etti. IMF’nin enflasyon konusundaki dayatmalarının ciddiye alınmamasını isteyen Stiglitz, “siz kendi programınızı yapın. O programda yatırıma, üretime ve büyümeye öncelik verin. IMF programları, ülkelerin kendilerine özgü şartlarını dikkate almıyor, sonuçta da program çöküyor” uyarısında bulundu.

Stiglitz, bir ülkenin ekonomik olarak kalkınmasının yolunun, üretimden, istihdamdan ve büyümeden geçtiğini belirtiyor. IMF politikaları ise, bu üç önemli unsuru içermiyor. IMF sadece kendi çıkarını düşünerek, borçların zamanında ödenmesine öncelik veriyor. IMF politikalarının sosyal boyutu olmadığı için, IMF programlarının uygulandığı her ülke çok büyük bir sosyal maliyet ödüyor. Stiglitz, bu sosyal maliyeti Arjantin başta olmak üzere pekçok ülkenin ödediğini, Türkiye’nin de son yaşanan ekonomik krizde ağır bir maliyet ödemek zorunda kaldığını ifade ediyor.

Stiglitz, IMF’nin yönetim biçiminin de şeffaf olmadığını ve gelişmekte olan ülkelerden temsilcilerin IMF yönetiminde söz sahibi olamadığına dikkat çekiyor. IMF için “uluslararası bir kamu kurumu” ifadesini kullanan Stiglitz, IMF’nin Amerika Birleşik Devletleri’nin güdümünde hareket ettiğini ifade ediyor. Stiglitz, IMF’nin mali piyasaların nasıl çalıştığını bilmediğini de belirtiyor.

Stiglitz, IMF politikalarını reddeden Malezya’nın gösterdiği başarının da altını çiziyor. “IMF’nin politikalarının yanlış olduğu, Malezya’nın başarısıyla ispat edildi” diyen Stiglitz, IMF’nin bu başarısızlığı önce kabul etmediğini ama sonra kabullenmek zorunda kaldığını söylüyor.

KÜRESELLEŞME YENİDEN YAPILANDIRILMALI

Prof. Dr. Joseph Stiglitz’in küreselleşme üzerine söyledikleri de pekçok kişi ve çevre tarafından paylaşılıyor. İstanbul konferansında Stiglitz, küreselleşme sürecinin istikrarsızlık getirdiğine dikkat çekerek, küreselleşmenin mutlaka yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Stiglitz, küresel sürecin mutlaka demokratikleştirilmesini ve çok taraflı bir anlayışın benimsenmesini istiyor.

Küreselleşmenin gelir dağılımındaki uçurumu daha da artırdığına dikkat çeken Stiglitz’in verdiği şu örnek, acı gerçeği tüm yalınlığıyla anlatıyor: “Küreselleşme umulan başarıyı getiremedi. Yoksul insanlar sadece tokluk için yaşamaya başladı. Avrupa Birliği’nde inek başına 2 dolar sübvansiyon düşüyor. Dünya Bankası’nın kişi başına fakirlik sınırı da 2 dolar. Yani Avrupa’da inek olmak, Afrika’da insan olmaktan daha iyi!.. “

Küreselleşme süreciyle birlikte ideolojilerde de önemli bir erezyonun yaşandığını belirten Stiglitz, “Pazar ekonomisi sadece çıkar gruplarına hizmet eder hale geldi. Ekonomik küreselleşme, siyasal küreselleşmenin önüne geçti” değerlendirmesini yapıyor. Dünya Ticaret Örgütü’nü de eleştiren Stiglitz, “sadece ticareti konuşuyorlar, sosyal konulara duyarsız kalıyorlar” eleştirisini yöneltiyor.

PEKİ NE YAPMALI?

Stiglitz’in ortaya koyduğu sorunlar, bugün için tüm dünyayı ilgilendiren konuların başında geliyor. Öncelikle IMF politikalarının artık bir “kurtuluş reçetesi” taşımadığı bilinmektedir. Stiglitz’in de dikkat çektiği gibi, her ülke içine düştüğü ekonomik krizden kurtulmak için IMF politikalarına sarılmak yerine, kendi ülkesinin özelliklerine uygun bir ekonomik programı uygulamaya koymalıdır.

IMF politikalarının, krizden çıkış değil, “borç tahsili” amacı taşıdığı açıktır. Oysa krizden çıkmak için üretim ve istihdam gereklidir. Üretimin olduğu yerde ise büyüme olacak, ekonomik büyüme beraberinde sosyal refahı getirecektir. Türkiye’nin Stiglitz’in uyarılarından alacağı önemli dersler vardır. Çünkü Türkiye sahip olduğu kaynakları itibariyle IMF programlarına ihtiyaç duymadan ayakta durabilecek, büyüyecek potansiyele sahiptir.

Küreselleşme konusunda ise, Stiglitz’in vurguladığı “yeniden yapılanma” önerisi hayati önem taşımaktadır. Çünkü bugünkü küresel süreç hormonlu büyümekte; gelişmiş ülkeler küresel sürecin nimetlerinden yararlanırken, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler faturasını ödemektedir. Adaletsiz gelir dağılımı artmakta, yoksulluk ve sefalet hergeçen gün katlanmaktadır. Yoksulluk terörü beslemekte, terör masum insanların katledildiği işgallere yol açmaktadır. Sonuçta tüm dünyanın huzuru kaçmaktadır.

Bu nedenle küresel süreç barış, adalet, dialog, eşitlik, demokrasi ve insan hakları temelinde yeniden inşa edilmelidir. Dünya ancak böyle huzur bulacak, milyonlarca insan da Avrupa’daki ineklerden bile daha kötü yaşam koşullarına mahkum olmaktan kurtulacaktır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2539 ) Etkinlik ( 172 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 75 983
Avrupa 13 609
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 278
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1897 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1897

Son Eklenenler