Aslan Mashadov’un Ölümünün Rus Basınına Yansımaları

Haber

Kuzey Kafkasya’da son günlerde Çeçen direnişinin liderlerinden Aslan Mashadov’un ölümü ve Çeçen direnişinin akıbeti tartışılıyor. Şu an dünya basınına da damgasının vuran konu üzerine uluslararası kamuoyundan Rusya’ya büyük tepkiler geliyor. ...

Kuzey Kafkasya’da son günlerde Çeçen direnişinin liderlerinden Aslan Mashadov’un ölümü ve Çeçen direnişinin akıbeti tartışılıyor. Şu an dünya basınına da damgasının vuran konu üzerine uluslararası kamuoyundan Rusya’ya büyük tepkiler geliyor. Son dönemlerde barış çağrılarıyla, Rusya’nın savaşa son vermesi gerektiğini savunan ve Kafkasların barış umudu olarak gösterilen Aslan Mashadov geçtiğimiz günlerde Çeçenistan’ın Başkenti Grozni’ye (Coharkale) 20 kilometre uzaklıktaki Tolstoy-Yurt köyünde gizlendiği evin altında Rus güvenlik ve istihbarat teşkilatı FSB ajanlarıyla girdiği çatışmada ölü olarak ele geçirildi.

Aslan Mashadov’un ölümünü bir zafer törenine çeviren Kremlin yetkilileri Çeçenistan’da barış umutlarının tükenmesine karşın emperyalist çizgisinden uzaklaşmadığını bir kez daha göstererek, uluslararası kamuoyuna aldırış etmeksizin terörist elebaşının öldürüldüğünü açıkladı. Aslan Mashadov’un ölümünü takip eden sürede Rus basınında Çeçen liderin ölümüne ilişkin çeşitli ayrıntılar ve beraberinde çelişkili ifadeler yer aldı. Bu ayrıntılardan bir kısmı geçtiğimiz günlerde yalanlandı, birçoğu da gerçekle bağdaşmadığı için dikkate alınmadı. Dünya basınının önde gelen gazeteleri Çeçen direnişinin liderlerinden Aslan Mashadov’un ölümünü aşağıdaki şekilde başlıklar atarak kınadılar. “El Mundo“ (İspanya) gazetesi, “Çeçen direnişinin liderlerinden Aslan Mashadov’un Rusya tarafından harcanması Putin’in Rusya’sının demokratik değerlere aldırış etmediğinin ispatıdır“. “Messadcero“ (İtalya), “Öyle galibiyetler vardır ki, durumu düzeltmeksizin daha da kötüye götürür. Rus güvenlik ve istihbarat teşkilatının galibiyeti bu türdendir“. “Mond“(Fransa), “Çeçen direnişinin liderlerinden Aslan Mashadov’un öldürülmesi Rusya’yı uçuruma götürecek bir planın başlangıcınıdır“. Bundan sonra aşırı güç taraftarı radikal Şamil Basayev’in elindeki terör dalgası Rusya’yı sarabilir. Rusya uluslararası kamuoyundan gelen özelliklede Polonya Cumhuriyetinden gelen tepkiyle şok oldu. Polonya Dışişleri Bakanlığı resmi yetkilisi A.Xeçko basına verdiği demecinde Aslan Mashadov’un öldürülmesini “Sadece bir cinayet değil, hem de siyasi saçmalık ve büyük yanlış“(1) diye yorumlarken, Rusya Dışişleri Bakanlığı Polonya’ya yanıt vermekte gecikmedi. Rusya Dışişlerinden verilen açıklamada Aslan Mashadov’un Beslan ve Rusya’nın çeşitli şehirlerinde terör olaylarını düzenlemiş olduğunu söyleyerek Polonya’nın aynı durumda olsaydı Şamil Basayev, Mashadov ve Ben Laden arasında fark koyar mıydı? diye fikir belirtti. Daha sonra Polonya Dışişleri Bakanı Adam Rotfeld basına yaptığı açıklamada Aleksandr Çesko’nun demecinin Polonya’nın resmi pozisyonu olmadığını ve bu olaydan dolayı üzüntü duyduklarını belirtti. Polonya Dışişleri Bakanı daha sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la telefon görüşmesinde bu olayın yaşanmasından dolayı üzüntü duyduklarını ve özür dilediklerini açıkladı.

Rus Basınının Konu Üzerine Yazıları

Bu tipli gelişmeler gün geçtikçe basına konu üzerinde araştırma yapmasına imkân tanıdı ve birçok detay basın yoluyla dünyaya ulaştırıldı. Burada üzerinde durulması gereken konu Rus basının Aslan Mashadov’un ölümüne ilişkin fikirlerinin çelişmesi ve her yeni gün yeni versiyonlar öne sürmesidir. Burada basın kaynak olarak bir çok şahısla irtibata geçti ki, bunlar arasında operasyonda bizzat iştirak etmiş Rus güvenlik ve istihbarat teşkilatı FSB ajanları da yer alıyor. Çeçen direniş liderlerinden Aslan Mashadov’un öldürülmesinin basına açıklandığı 8 Mart günüde Rus basınının önde gelen gazeteleri aşağıdaki şekilde günün olayını yorumladılar.

“Kommersant“ gazetesi,(2) Çeçenistan İçişleri Bakanı Ruslan Alxanov’un “Sembolik olarak bizim cumhurbaşkanımız Ahmet Hacı Kadırov kahramanca erkekler günüde şehit olurken, Aslan Mashadov kadınlar gününde öldürüldü“ sözlerine yer verdi. “Komsomolskaya Pravda“ (3) gazetesi büyük bir başlık atarak “Gerçekleri öğrenelim, olguları değerlendirelim“ başlığı altında verdiği haberde Aslan Mashadov’un saklandığı köyden biri tarafından ihbar edildiğini ve 6 Martta sağ ele geçirildiğini duyurdu. Daha sonra bölgeye gelen Ramazan Kadırov ve yandaşları Mashadov’u sorguladılar ve 8 Martta basına ölü ele geçirildiğini açıkladılar. Gazete muhabiri birçok detaya dikkat çekerken bunlar gerçekten değerlendirmeye değer olgular olduğu kanısına varılıyor. İlk önce Mashadov’un Musa Yusupov ve İlyas Elisxanov’un saklandığı evin yeraltı zemininde kalmasının mümkün olamayacağını, çünkü buranın havalandırma ile donatılmadığını ve Mashadov’un orada 10 dakikadan fazla kalamayacağına dikkat çekti. Özellikle Çeçenlerin böyle bir zeminde saklanmadıklarını ve Çeçenlerin savaş pratiğinde bu denli yer kullanmadıklarının saptandığı söyleniyor. Rusya’nın önde gelen gazetelerinden “Vedomosti“ ise ilk olarak Aslan Mashadov’un Londra’daki temsilcisi Ahmet Zakayev’in demecine yer verdi. Zakayev demecinde şu hususlara dokunuyor, “Biz daha önce bu tipli olaylar yaşadık. Yeltsin ve onun yandaşları Çövher Dudayev’i öldürerek, Çeçen direnişini kıracaklarını zan etseler de yanıldılar. Mashadov’un öldürülmesiyle Çeçen direnişine darbe vurulacağını zan ettiler ve maksatları da barış müzakereleri ihtimalini kesip atmaktı. Gazete haberinde Rus siyaset adamı Boris Berzovskinin Mashadov’un ölmesiyle terör olaylarının biteceği ve direnişin aksayacağıyla ilgili demecine yer verdi. Gazetede ayrıca Avrupa Reformlar Merkezi’nden Katinki Bariş’in, “Mashadov’un öldürülmesi Çeçenistan’da siyasi çözümü ön gören Avrupa Birliği siyasetine büyük bir darbe olmuştur. Moskova’nın karşısında onunla müzakereler yürütecek başka bir Çeçen lider gözükmüyor“ haberine yer verdi. Gazete Mashadov’un başına konulmuş 10 milyon dolarlık paranı Şamil Basayev’in aldığını, buna gerekçe olarak da Mashadov’la Şamil Basayev arasında büyük bir anlaşmazlık olduğunu ve Çeçenistan üzerine farklı düşünceleri olduklarını vurguluyor. Basayev Çeçen direnişinin Rusya’nı kapsaması gerektiğini ve bunun terör olaylarıyla sağlanacağı fikrinde duruyorduysa, Mashadov Çeçen direnişinin Çeçenistan sınırları arasında kalması gerektiğinin ve savaşın da yalnızca askeri güçlere karşı sürdürülmesi gerektiğinin bildiriyordu. Mashadov’un son dönemlerde “barış elçisi“ rolüne bürünmesinin Şamil Basayev’i kızdırdığını ve bu yüzden Mashadov’un kaldığı yeri istihbarat örgütüne sızdırdığı fikrini belirtiyor.

Birçok muhabir, Mashadov’un öldürülmesinin Rusya’nın politik bir adımı olduğunu ve amacının barış müzakerelerini bir anlamda silip atmak olduğu fikrinde görüş birliğine vardılar. Rusya tarafından yapılan operasyonla ilgili haberler gün geçtikçe seyir değiştirmeğe başladı. Burada dokunulması gereken en önemli husus, basının zamanla Mashadov’un ölümüyle ilgili yorumu onların deyimiyle ‘terörist elebaşının öldürülmesi’nden, ‘Kafkasya’da barışın tek umudunun öldürülmesi’ne doğru seyir değiştirdi. Rus basınının önde gelen gazetelerinden “Moskovskaya Komsomolets“ gazetesi, “Ramazan Kadırov Aslan Mashadov’u Lubyanka’da teslim etti“(4) başlığıyla verdiği haberinde basında hiç üzerinde durulmamış noktalara dokunuyor. “Moskovskaya Komsomolets“ gazetesinin muhabiri Ramazan Kadırov’un Lubyanka’da Aslan Mashadov’la buluşmasına Ramazan Kadırov’un adından yer veriyor. Kadırov “Biz onunla görüştük. O, arabadan indi ve konuşmaya başladık. O, üzerinde sahte pasaport taşıyordu ve bana Qudermesin merkezinde kalacağını söyledi ve hiç aldırmaksızın çekip gitti. Ve ona kimse müdahale etmedi. “Moskovskaya Komsomolets’in versiyonu Ramazan Kadırov’un ta 2004 Aralık’ta Mashadov’la görüştüğünü ve İçkeriya cumhurbaşkanlığından el çekmesi gerektiğini söylemiş ve daha sonra ona şahsi güvenliğinin temin edileceği, ailesiyle birlikte yaşamasına imkân tanınacağı konusunda garanti vermiş olduğu yönündedir. Muhabir, O.Petrovoskomu sözlerine şöyle devam ediyor, Rus şehirlerinde ve Çeçenistan’da düzenlenen terör olaylarından sonra Çeçen direnişi pozisyon değiştirmek zorunda kaldı. Bundan sonraki hedefin terör olayları düzenleyerek sivil asker ayırmaksızın kan dökerek, bir yandan Çeçen direnişinin dişini göstermek, bir yandan da maliye kaynaklarının “Arap emirlerinin“ arzusu doğrultusunda harekât ettiğini göstermek olduğunu söylüyor. Mashadov, artık seçilmiş cumhurbaşkanı rolünü oynamanın zor olduğunu ve bunun federal güçlerin zaferine getirip çıkaracağını düşünerek Kadırov’la razılaştı. Gazete haberinde, ev sahibi Musa Yusupov ya FSB( Rusya güvenlik ve istihbarat teşkilatı) ya da Kadırov’un ajanı olabileceğini bildirdi. Mashadov’u ele geçirdikten sonra sorgulayarak öldürdüler.

Rusya’nın önde gelen gazetelerinden “Kommersant“ gazetesi “Çeçenistan’da müzakereler yürütecek lider yok“, “ABD’nin Çeçen meselesine bakışı Mashadov’un ölümünden sonra değişmedi ve “Soruşturmanın izleri ayaklar altında çiğneniyor“(5) başlıklar atarak meseleni ışıklandırdı. Soruşturmanın izleri ayaklar altında çiğneniyor“ (6) adlı makalede Tolstoy-Yurt sakinlerinin olayla ilgili yaşananlara ve bakış açılarına yer veriyor. Makalede dikkat çeken taraf Tolstoy Yurt sakinlerinin ev sahibi Musa Yusupov’la ilgili demeçleri. Musa Yusupov’un daha öncede direniş harekâtında önemli katkısı olmamıştı ve gerçek bir dost değildi. Daha sonra Tolstoy Yurt sakinleri haberi, 8 Mart sabahı Rus televizyonlarından duyduklarını ve daha önce kasabaya gelen FSB ajanlarının önemli birini karşılamaya geldiğini sandıklarını söylediler.

Üzerinde Durulması Gereken Versiyonlar

Basında çıkan yazılara ve öne sürülen versiyonları değerlendirirken bir kaç versiyon realiteyle bağdaşıyor. Bunlar, “Moskovskaya Komsomolets“ gazetesinin “Kadırov Mashadov’u Lublyankada teslim“ ettiği yolunda olan versiyon gelişen olaylarla bağdaşıyor. Uzmanların da gerekçeleri, Mashadov’un yeraltı zemininde olamayacağı ve Çeçenlerin bu gibi yerleri kullanmadıkları yönündeydi. Daha sonra Kommersant gazetesinde Tolstoy-Yurt sakinlerinin olayla ilgili demeçlerini ve bire bir yaşananları anlatan makalede de bu konu aktüalitesini artırıyor. Zaten, sakinler de 8 Mart sabahı olayı Rus televizyonlarından öğrendiklerini belirtiyorlar. Şamil Basayev’in Mashadov’u ihbar etmesi olanaksız gibi gözüküyor. Zaten Mashadov’la Basayev uzun zamandır görüşmüyorlardı ve Basayev’in sorunu Mashadov değildi. Konuyu incelerken elde olan verilere bakıldığında aşağıdaki sonuçları çıkara biliriz:

1. Çeçen lider Aslan Mashadov FSB ve Kadırov’un yardımıyla öldürüldü.
2. Aslan Mashadov öldürülmeden önce sorgulandı.
3. Tolstoy Yurtta öldürülmesi olasılığı zayıf gibi gözüküyor.

Elde olan veriler aynı sonuç çıkarmamızı sağlıyor. Rusya tarafından düzenlenen operasyonla Mashadov öldürüldü. Belki de Mashadov’un öldürülmesi ile ilgili versiyonlar gerçeği yansıtmıyor. Ama ortada öldürülmüş bir Çeçen lider var.

Çeçen Direnişinin Geleceği

Mashadov’un ölümü de Çeçenistan ya da Kafkasya’daki sorunlara olumlu herhangi bir etkide bulunmayacak. Yüzyıllardır devam eden ve zaman geçtikçe rol değiştiren direnişin artık geriye dönmeksizin terör olayları düzenlemek ve asker sivil ayırmaksızın devam edeceği gibi gözüküyor. Moskova yanlısı Ramazan Kadırov’un Çeçenistan’da barışın sağlanması yolunda hiç bir önemli katkısı olmayacak. Bilhassa Kadırov yandaşları arasında da bir bölünmenin olduğu ve Mashadov’un ölümünden sonra daha da artacağına kesin gözüyle bakılıyor. Mashadov Çeçen direnişinin içindeki bölünmeden haberdardı ve bu türlü direnişin olumlu sonuç vermeyeceğini biliyordu ve bu yüzden artık diplomatik yolla barışın sağlanmasına çalışıyordu. Mashadov direniş boyunca iki büyük yanlış yaptı. İlki, Moskova’ya inanarak Rusya’yla Hasaryurt barış anlaşması imzaladı ve büyük çabalar harcayarak askeri yönden Rusya’nı dize getirmesine rağmen Moskova barışa uymadı ve savaş yeniden başladı. Mashadov’un ikinci yanlışı Ramazan Kadırov’a inanması ve iç hesaplaşmada kurban edilmesi oldu ve bu da onun hayatına mal oldu. Tabii ki, bundan sonraki dönemde Çeçenistan’ın direniş harekâtının yönünü tayin ederken, Rusya’nın Kafkasya’daki tutumunu dikkate almak gerekiyor. Çeçen direnişinin politik yollarla barışa doğru sürüklenmesi şimdiki durumda imkânsız gibi gözüküyor. Şimdi hâkimiyette temsil olunan Ramazan Kadırov gerçekte Çeçen halkının reel çıkarlarını temsil etmiyor. Moskova yanlısı Ramazan Kadırov karşıdaki dönemde izleyeceği politika ne yönlü olursa olsun, görünen o ki, Mashadov sonuncu kurban olmayacak. Kadırov büyük bir yanlışla Mashadov’un infazını gerçekleştirdi. Şimdi karşısındaki güç, anlaşmadan uzak, terör eğilimli, Rusya düşmanı Şamil Basayev’dir. Bazı gözlemciler, Rusya’nın Mashadov’un infazına karar vermesinin, Kadırov’un yandaşlarının zaman geçtikçe merkezden uzaklaşmakta oldukları ve Kadırov’un idare ede bileceği gücün azalmasının karşısını almak yönündeydi. Rusya düzenlediği politik oyunla, Basayev Kadırov ikilisini karşı karşıya getirmeyi amaçlamaktadır. Amaç, zamanla güç kaybetmiş olan tarafları karşı karşıya getirerek bir birlerini harcamasını sağlamak, daha sonra yeni kukla hükümetle yola devam etmek. Ama Rusya’nın belki de hesaba katmadığı konu, Şamil Basayev bile harcansa, yeni direniş liderlerinin harekâtı devam ettireceği yönünde olduğuydu. Kafkasya şimdilerde barut fıçısını andıran bir durumu anımsatıyor. Çeçen direnişinin liderlerinden birinin daha harcanması ileride kendi etkisini gösterecek. Bölge devletleri bile kendi aralarında istikrarın sağlanmasında gereken adımları atmıyorlar. Bu daha çok Rusya ve Batı eğilimli devletlerin bir arada istikrar sağlanması yollarına başvurmasını gayri makbul kılıyor. Çeçen direnişine, gayri meçhul bir kurumun mücadelesi gibi bakan uluslararası kamuoyundan ne gibi bir anlaşmaya yönelik politika beklenebilir ki?. Ama yine de atılacak doğru adımlar barışın sağlanmasına zemin yarata bilir. Kafkasya bu sorunları çözmeksizin Avrupa platformunda önemli bir değeri ifade etmeyecek. Bu da, devletlerin milli menfaatlerinden daha çok, Kafkasya’nın geleceğine etki yapacak.

* Stajyer, TASAM Kafkaslar-Orta Asya-Ortadoğu Çalışma Grubu

Dipnot:

1. http://www.utro.ru/news/2005/03/12/416675.shtml
2. http://www.utro.ru/articles/2005/03/09/415383.shtml
3. http://www.utro.ru/articles/2005/03/09/415383.shtml
4. http://www.utro.ru/articles/2005/03/15/417520.shtml
5. http://www.kommersant.com/doc.asp?id_doc=-5234
6. http://www.kommersant.com/doc.asp?id_doc=55318

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Modern sanayi stratejileri ve bölgesel kalkınma literatürünün karşı karşıya kaldığı en müzmin patolojilerden biri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) küresel oligopolistik piyasa yapıları ve hissedar odaklı büyük ölçekli entegre holdingler karşısında yaşadığı "ölçek sefaleti" ve buna bağlı ge...;

Modern sosyal bilimlerin ve yükseköğretim yapılarının kurumsal mimarisi incelendiğinde, hiçbir akademik merkezin 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreği arasında Berlin Üniversitesi kadar derin, dönüştürücü ve küresel bir iz bıraktığı görülmez.;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Modern makroekonomik sistemlerin ve ulusal kalkınma modellerinin karşı karşıya kaldığı en akut yapısal hastalıklardan (patolojilerden) biri, reel sektör bünyesinde üretilen katma değerin ve artı değerin (surplus), spekülatif finansal enstrümanlar (türev piyasalar, gölge bankacılık ve rantiye mekaniz...;

Her uluslararası aktörün öncelikle güvenlik ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamak adına politikalar üretmesi gerektiği ve güvenlik kavramı tam olarak ortaya konulmadan uluslararası alanda gerçekleşen olayların açıklamasını yapmanın zor olduğu bilinen bir gerçektir.;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.