Tsipras Cin Olmadan Şeytan Çarpabilir mi?

Makale
Alexis Tsipras bunu yapabilir mi? Şu sıralar bir taraftan AB kurumları ve IMF ile bir sonraki kredi dilimi üzerind mutabakat sağlamaya çalışırken, diğer taraftan Almanya’dan 279 milyar Euro veya 382 milyar Dolar kadar, yani oldukça yüklü bir savaş tazminatı talep ediyor.
Bu tazminatta hem işgaliye, hem de ülke dışına Almanya’nın kaçırdığı arkeolojik eserlerin bedeli var. Oysa Almanya işin başından beri iddiaları reddediyor ve 1960 yılında son olarak ödediği 115 milyon Deutschmark’lık tazminatın faturasını hatırlatıyor. Eğer Almanya bugün ayak diremeyi bırakıp, yardım musluklarının açılmasını sağlasa, Tsipras talebinden cayacak. Belki atmaya hazırlandığı başka tehlikeli adımlardan da.

Bu İşte Bir Mürur-u Zaman Yok mu?
Aradan tam 55 yıl geçmiş. Savaş baltaları çoktan toprağa gömülmüş. Yeni yeni ortaklıklar kurulmuş. Üstelik Yunanistan’ın da topal eşekle zenginler kervanına katılmasına izin verilmiş. Hem de ne izin! Çalışmadan yaşamanın sihirli değneğini kullanmasına bile hoşgörü ile bakılmış. Ama bütün bunlara rağmen işler kötüye gidince, Yunanistan’ın yeni kuşak lider kadrosu eski defterleri yoklamaktan bir fayda umuyor. Almanya’nın unutmaya çalıştığı ayıbı yüzüne vura vura bir şeyler daha elde edeceğini sanıyor.

Tsipras Hükumetinin Yapacağı Başka İş Yok mu?
Aslında Tsipras hükümeti borçlularına Paskalya’dan sonra borçlarını ödemeye başlayacağını müjdeliyor. Buna 9 Nisan 2015 tarihinde IMF ye ödeyeceği borç olan 450 milyon Euro dahil değil.Eğer IMF borcunu öderse, Ortodoks Paskalya’sı sonrasındaki borçların ödenmesi zora girecek. Hepsinin ödeme planı ise ancak ve ancak ücret, maaş ve benzeri ödemeler askıya alınırsa olabilir deniyor. Hedef 24 Nisan tarihinde Eurogrup’un 240 milyar Euro değerindeki yeni bir kurtarma planını etkileyecek imdat çığlıklarını yüksek sesle atmak. Çünkü bu tarihte çıkacak olumlu bir kararın oluşması için gerekli reform listesini henüz sunamadı Tsipras.

Verilen Karşılıksız Sözlerin Sebebi Almanya mı?
Hayır. Elbette değil. Tsipras Yunanistan için bir umut olarak geldi iktidara. Ama iktidara gelmesinde, gençliği ve güvenilirliğinden daha fazla tutamayacağı sözleri vermesi etkili oldu. Attığı ve atmaya niyet ettiği her kemer sıkma hamlesi, ülkesinde isyan dalgalarını tetikliyor. Sandalyesini tehlikeye atıyor. Tabii ülkenin siyasi istikrarı ve günü birlik güvenliğini de. Yaz yakın. Gergin bir ortamda turizm sektörünün darboğaza girmesi yeni yeni sorunlar yaratma potansiyeli taşır. Onun için dansöz kıvrak danslara başladı yeniden.

Düştü mü İster İstemez Putin’in Ocağına?

İşin başından beri Putin Rusya’dan Tsipras’a iyi niyet ve AB ye karşı işbirliği mesajları gönderiyordu. Kıbrıs’a olduğu gibi destek olabileceğini tekrarlıyordu da Kıbrıs sözlerinin pek tutulmamasının tedirginliği Tsipras hükumetinin ayağını sürtüyordu. Ama bizim kendini şeytan çarpabilecek yetenekte gören Tsipras, Ortodoks Paskalya’sından hemen önce harekete geçip, Rusya’ya göz kırpmaya başladı. İlk hedef, doğal gaz de fiyat indirimi talebi olacak. Bu gün başlayan ziyaret, aynı zamanda Macaristan destekli. Gündemde Rus gazını Türkiye üzerinden Yunanistan’a aktarma konusu var. Bir de Tsipras ve Yunan halkının duymaktan mutluluk duyduğu yeni bir kredi imkanı konusu


Bir Taş ile İki Kuş

Zannederseniz sapanla kuş avlamaya birlikte çıkıyorlar. Rusya’nın hedefinde Ukrayna ve AB, Yunanistan’ın hedefinde AB var. Rusya’nın “atacağı taş ne kadar baş yarar“ diye spekülasyon yapmanın anlamı yok. Ama Tsipras “cin olmadan şeytan çarpma“ sevdasında. Bu defa Rusya’nın AB yi dize getirme emellerine alet olmak için almayı beklediği bir kredi dilimi var. Rusya bunu nasıl verecek? Boru hattı güzergahı dışında Yunanistan’dan ne isteyecek? Yunanistan’ın kötü siciline karşılık ne kadar faiz ve kaç yıl süre ile, kaç yıl geri ödemesiz, kaç dilimde ve kaç kez yeni kredi) verecek? Rusya krediyi vermezse Tsipras hangi konuyu parmağına dolayacak? AB ye yaptığı edepsizliği yapabilecek mi?

“Çifte Telli“ Ancak Yadsıya Kadar
.
Tabii bir de şu sıra Budapeşte’de kotarılmaya çalışılan bir enerji işbirliği tasarımı var. AB ye karşı, AB içi muhalefetin başlıca aktörleri, Macaristan, Bulgaristan, Yunanistan. Bunlar AB için bir “besle kargayı oysun gözünü“ deneyimi. Öte yandan AB sabırsızları kervanda. Bunlar Sırbistan ve Makedonya. Onlar AB üyeliğini çok uzun bir zamandır beklediklerini düşünüyor. Türkiye de yaralarına tuz basacak kadar bekleme deneyimli bir ülke tabii. Hepsi şimdi Rusya ile aynı sofrada Tsipras’ın çifte tellisini izlemeye hazır.

Bütün bu geçici koalisyonlar, oldukça fevri çıkışlı “Türk Akımı“ için ne ifade ediyor iyi incelemek lazım. Ama bu işbirliği tasarımı Rusya için AB ye karşı bir gövde gösterisi ve AB yi sağından, solundan ısırma tasarımı. Türkiye için intikam sırası. Macaristan Sırbistan ve Makedonya ne yaptıklarının pek farkında değiller gibi. Ama Yunanistan bilmeli ki oynadığı çiftetellinin de bir zaman sınırı var. Aynen “yalancının mumu“ gibi. Bence sadece yadsıya kadar.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.