12 Ekim 2004 Nüfus Sayımı Öncesinde Irak

Makale

Amerika, tüm dünyaya kulaklarını kapadı ve özgürlük götürme gerekçesiyle Irak’a müdahale etti. Müdahalenin üzerinden bir yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen, ne savaşın gerekçeleri doğrulandı ne de Irak’ta iyi ya da kötü bir düzen tesis edilebildi....

Amerika, tüm dünyaya kulaklarını kapadı ve özgürlük götürme gerekçesiyle Irak’a müdahale etti. Müdahalenin üzerinden bir yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen, ne savaşın gerekçeleri doğrulandı ne de Irak’ta iyi ya da kötü bir düzen tesis edilebildi.

Şu an için en somut gerçek, Irak’ta artan kaosla birlikte, Irak’a komşu ülkelerdeki ‘bu işin ucu bize nasıl dokunacak? endişesinin ve tüm dünya geneline yayılan Amerikan karşıtlığının tırmanıyor olması. George W. Bush yönetimi ise daha Irak’ın üzerinde tüten dumanlar dağılmadan, Irakta ’ta 12 Ekim’de ilk nüfus sayımı ve Ocak ayı sonunda serbest devlet başkanlığı seçimi yapılacak. Peki ama bu seçimlerden sonra Irak, gerçekten Iraklıların olacak mı, sular durulacak mı? Irak’ın, değişik bölgelerde değişik güçlerin kontrolü altında olacağı bir döneme gireceğini söylemek mümkünümü Nüfus sayımı yapıldıktan sonra seçmenler belirlenecek ve seçimler yapılacak. Irak hükümetinin Bağdat dışında kalan bu bölgelerdeki durumu kontrol altına almada çok zayıf kalacağını sanıyorum. Afganistan’daki gibi büyük bir kaos olması muhtemel. Uzun yıllar devam edecek olan bu kaosun ardından kuvvetli bir merkezi hükümet çıktığına şahit olabiliriz. Bu merkezi hükümetin başında, bugün daha fazla zırhlı savaş aracı ve muhaberat türü istihbarat yapılanması talep eden Allawi gibi birisi de olabilir, güçlü din adamı Ayetullah Ali Sistani de . Ya da Sadr. O da bu geçiş dönemindeki savaş lordlarından biri olabilir. Sadr, Necef, Kufa gibi yerlerde etkin olabilir; ama Irak’ın tamamına hakim olabileceğini sanmıyorum. Ya da bilmediğimiz herhangi başka biri! Özetle hiç kimsenin tam olarak kontrolü eline alamadığı bir geçiş döneminden merkezi yapının güçlendiği bir noktaya gelebiliriz. Her ikisinde de sağlıklı sonuç beklenmiyor. Ama her ikisinin sonuçları da uygulanacak Arap Sünnî nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ne sayım ne seçim mümkün görünüyor. Arap Şiî bölgelerde ise hem sayım hem de seçim için genel boykot olabilir. Aynı bölgelerde boykot olmasa dahi bazı engellemeler gündeme gelebilir. Irak’ın zor bir döneme gireceği kesin. Ama ne iç savaşın ne de liberal demokrasinin ülkeyi tamamen kanatları altına alacağını sanıyorum. Seçimden sonraki asıl sorun yine, güvenlik olacak. Ardından işsizlik, ekonomi. Ve son olarak da ülkedeki önde gelen gruplara yeni düzende söz hakkı verebilecek siyasi formül bulma meselesi. Kolay olmayacak. Adil bir düzenin kurulması için yıllar geçecek ama bu giderek artan oranda bir Irak projesi olacaktır, Amerikan değil. Seçimlerin ardından İstikrar için ne yapılması gerektiğine gelince, Irak’ın Geçici Başbakanı İyad Allavi, ülkede isyan haraketini ezmek ve güvenliği temin etmek için, yeni planları olduğunu söyledi. Allavi, ocak ayında yapılması planlanan seçimler öncesi, isyancıların ülkede gündemi belirlemelerine izin verilmemesinin, önemli olduğunu belirtti.

Allavi ayrıca bir kez daha ülkede şiddet olaylarının sürmesine karşın, seçimlerin planlanan tarihte yapılması yönündeki kararlılığını tekrarladı.Fakat Irak Başbakanı’nın ’yeni planları’nı açıklamaması dikkat çekti.

Adeta kısırdöngü var. İstikrar için demokrasi, demokrasi için istikrar şart deniyor. İkisi de şu an yok. Demokrasi, portatif bir sandalye değil ki, hemen kurulsun. Zaman alacağı muhakkak. Ama bence Irak’ın demokrasi yolundaki en büyük taş, istikrarsızlık. Bunun üstesinden gelineceği konusunda oldukça ümitsiz olduğumu itiraf etmeliyim. Her şey, hükümetin kendisine sadık ve uzman silahlı kuvvetler, güvenlik ve istihbarat gibi birimleri oluşturabilme kabiliyetine bağlı. Ayrıca bu hükümetin, seçimle gelecek hükümet görev alanında da Iraklıların da güvenini kazanabilmeli; ama bu da şüpheli. Kürt bölgeleri hem sayımı hem de seçimi istiyor. Sonuçta KDP ve KYB’nin egemen olduğu bölgelerde bütün işlemleri peşmegeler yapacağı için ne sayım ne de seçim sonuçları bakımından Kürt gruplar açısından bir risk yok.

KDP ve KYB’nin denetimlerinde olan bütün nüfusu her ikisinde de mobilize edeceği muhakkak.

Irak’ta seçim hazırlıklarını izleyen üst düzey BM uzmanı Carlos Valenzuela ABD basınına yetkililerin bir seçmen kütüğü oluşturmak için Saddam Hüseyin dönemine ait tayın kayıtlarındaki veri tabanını kullandıklarını söyledi. BM uzmanı Carlos Valenzuela, bu sürecin kasım ayında başlayacak ikinci aşamasında da, ülke çapında 548 dağıtım merkezinden 2005 yılı yiyecek karneleriyle birlikte aile bilgilerinin yer alacağı birer belge verileceğini söyledi.

Bu belgelerde yanlış ya da eksik bilgi saptanması halinde gerekli düzeltmeler yapılacak ve bu yolla ocak ayı ortalarında açıklanmak üzere nihai seçmen listesi hazırlanacak.

Valenzuela ayrıca, eski kayıtların çok iyi bir biçimde geliştirilerek muhafaza edilmiş olduğunu ve bu kayıtların yapılan kontroller sonucunda %85 doğru çıkacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Ancak bu durumda yeni bir karmaşa başlayacak. Çünkü kimin nerede oy kullanacağı, gözetimin ve güvenliğin nasıl sağlanacağı ve oyları kimin sayacağı tam olarak belli değil.

Herkes için temel kaygının bir an önce işlemlerin süratle tamamlanması olduğu için, herhangi bir titizlik veya hassasiyet de beklememek gerekiyor.

Sonuçlar için sayımların bitmesine fazla bir gerek yok gibi. Kerkük’ün hatta Talafar’ın ve diğer Türk yerleşimlerinin “Kürt” çıkacağı ve Barzanî ile Talabanî’nin sonuçları “referandum” kabûl edeceğine şüphe yok.

Kuşkusuz Türkiye’nin müzakere başlangıcı arifesinde risk almak istemeyeceği de düşünülüyor, olabilir. Amerika, kısmen de olsa, Irak’ta karşılaştığı zorlu gerçeklere adapte oldu. Başlangıçtaki Amerikan stratejisi, CIA, Savunma Bakanlığı ve ordudaki Irak uzmanları tarafından paylaşılmayan ideolojik yanılsama ve hayaller üzerine inşa edilmişti.

Ama seçimlerden sonra Amerika’nın Irak’ta demokrasiyi ve tüm bölgede ise dönüşümü öngören projesi, artık işlevselliğini yitirmiş durumda. Aksine artık ayaklar yere basıyor. Bir parça istikrar ve çok da kötü olmayan bir sonuç arzulanıyor. Bana göre Irak, iyimserlerin umduğundan daha az demokrat ve daha fazla İslamcı bir ülke olacak. Ama bölgedeki tansiyonu azaltmak için 28 gün sonra Amerika’da yapılacak seçimlerin etkisi de var. O zamana kadar ortalığın yatışmasını ümit ediyorlar; Iraklıların, bu seçimi ciddiye almaları gerekiyor.

Sadece makyajdan ibaret görürlerse, iş akim kalır. Seçimlerde ise -Şiîlerin tutumu bir kenara- Kürtlerin ya en çok ya da ikinci en çok katılımı göstereceği düşünülebilir. Böyle bir durumda seçim sonuçları merkezî yasama ve yürütme organlarına etnik dengeler ile orantısız bir biçimde yansıyacaktır.

Türkiye, Suriye ve İran’dan getirilen 60.000 Kürt Kerkük’e yerleştirildi. Bu rakama Irak içerisinde göç eden ve ettirilen Kürtler dâhil değil. Yeni mahalleler kuruldu. Irak Ulusal Meclisi Türkmen Üyesi Songül Çabuk, “Kerkük Tela fer gibi olacak. Her an çatışmalar başlayabilir” diyor. Kürt siyasetçiler, Kuzey Irak’ın zengin petrol yataklarına sahip Kerkük şehrine hükümetin Araplaştırma politikaları kapsamında yerleşen 200.000 kadar Arap yerleşimcinin bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulunmalarıyla, sayıma ve seçime doğru çok zor bir safha başladı.

Irak’ta Ocak ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde, Kürtler, Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin teşvikiyle Kerkük ve çevresine tamamen yerleşti. Bölgesel Kürt yönetiminin, bölgeye yerleşen Kürtlere bedava arsa, bin dolar ve 10 ton çimento dağıttığı öğrenildi. Bahardan bu yana 100’den fazla Kürt köyünün yeniden inşa edildiği bildirildi. Bu arada, yaklaşık 90.000 Arap’ın ise bölgeden ayrıldığı ifade edildi.

Tüm Ortadoğu ülkelerinde reformu destekleyen yerel unsurlar var. Bunlar devam edecek. Amerikan yönetimi, başarılı olmak istiyorsa, mümkün olduğu kadar BM’yi, AB’yi ve hatta Arap Birliği’ni de, seçim sisteminin belirlenmesi, adaletin tesis edilmesi, altyapının halli gibi meselelerde devreye sokmalı. Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi’ haline getirdi ve Irak’ta Başarlı olmazsa. Üstelik bunun hareket noktası, yine bölgedeki reformcuların talepleri.

Seçimlerden sonra seçimlerin geçerliliği tartışmaları ile beraber- “genişletilmiş ve büyütülmüş Kürt yerel idaresi” Kerkük’teki petrol kaynaklarını koruyabilir. Basra bölgesi üzerinde de baskı kurulduğu takdirde, bölgeden petrol çıkışı engellenebilir. Aynı şekilde ABD’nin güneyden bütünüyle uzak durması ve İngiltere’nin tarihî tecrübeleri ile Şiî liderlerin olumlu yaklaşımını sağlaması da uzak bir ihtimal değil.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw Ankara’ya resmi bir ziyaret için gelmeden önce, K.Irakta IKDP üyesi Neçirvan Barzani ile Görüşme sonrasında Kudistan Tv ‘ye yaptığı açıklamada şunları söyledi.

Neçirvan Barzani, Britanya ile Amerika’ya teşekkür etti ve onların koruması sayesinde Kürdistan’ın bugünkü aşamaya geldiğini ifade ederek şunları söyledi.

Onların koruması sayesinde bizim burada ne yaptığımızın onlar tarafından görülmesi bizim için son derece önemliydi. Kurtuluştan önce, insanlar bir ev bile almaya cesaret edemiyorlardı. Ancak bugün, her geçen gün, ekonomik durum bir kat daha iyiye doğru gidiyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da, Kürdistan’daki ilerlemeyi ve huzuru övdü ve Neçirvan Barzani’ye bakarak şunları söyledi başarınızı, görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kerkük’ün durumu ve Kerkük’ten çıkarılan Kürtlerin yeninden yerlerine dönmesi konusunda yerlerine geri dönmesini destekliyoruz. Kerkük’ün durumu, Geçici Temel Yasanın öngördüğü şekilde hal olması gerekiyor. Çünkü Geçici Temel Yasaya göre Kerkük’ten çıkarılan bütün Kürtlerin kendi kentleri olan Kerkük’e geri dönmeleri ve Kerkük’e yerleştirilen Arapların da Kerkük’ten çıkarılması gerekiyor. Bu süreç tamamlandıktan sonra Kerkük halkının Kürdistan federasyonun bir parçası mı olmak istediğini veya Bağdat merkezi hükümete bağlı kalmak mı istediğini, yapılacak bir referandumla belirleyecektir İşte Kürtler ile Araplar arasındaki dengeler ve işbirliği imkânları Irak’ta iç savaşın fitilini yakabilir. ABD’nin Kuzey Irak’taki askerî varlığını artırması da mümkün.

Sistanî’nin üst düzey yardımcılarından Hamid el Khafaf, Irak’ın önde gelen Şiî Müslüman din adamı Ayetullah Ali Sistani’nin ülkede genel seçimlerin zamanında ve "güvenilir ve şeffaf" olması için BM gözetiminde yapılmasını istediğini söyledi.

Khafaf AP’ye verdiği demeçte, yetersiz güvenlik durumunun Ocak ayında yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesi için bir bahane olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti ve "Ya güvenlik durumu 10 yıl bu şekilde devam ederse" dedi.

Khafaf Beyrut’tan AL-MANAR Tv’ye telefonla verdiği mülakatta, "Sistanî seçimlerin zamanında yapılması ve uluslararası gözetim altında ortamın hazırlanması gerekliliğini vurgulamaktadır" dedi. Khafaf ayrıca, her ne kadar Şiiler Irak’ta çoğunluk olsalar da bir Şiî bloğunun seçimlerde çoğunluğu elde etmesinin imkânsız olduğunu çünkü hepsinin aynı siyasî görüşte olmadıklarını söyledi ve "Şiîler arasında farklı liderler var.

Millîyetçiler, ılımlılar, laikler.Aynı şey Sünnî Müslümanlar için de geçerli" dedi Sistanî en başından beri BM’nin gözetiminde şeffaf ve adil seçim istiyor. Ancak Şiîler normal şartlar altında seçimlerden büyük bir zaferle çıkacakları için, Irak’ta bazı karışıklık gündeme gelebilir. Çünkü Mukteda El Sadr çabuk bir açıklama yaparak, ABD güçleri ülkede kalmaya devâm ettiği sürece, Ocak ayında yapılması planlanan seçimlere katılmayacağını söyledi. Şeyh Abdül Hadi el Daraji Reuters’e yaptığı açıklamada, "Sadr’ın hareketi, işgâlin gölgesi altında yapılacak seçimlere katılmayacak. Sadr hareketi herhangi bir aday göstermeyecek" dedi . Daraji ayrıca, Sadr’ın destekçilerinin de seçimleri boykot etmelerini beklediğini belirtti. Sadr "işgâl altında demokrasiye hayır" tutumu çerçevesinde, Irak hükümeti ve ABD önderliğindeki güçlere meydan okumasının ardından, millîyetçi din adamları ve yoksul Şiîler arasındaki popülaritesini artırdı.

Daraji, "Biz dini otoriteler, seçimleri reddettiğinde bizi izleyenlerin seçimlere katılmamaları gerekir ve katılmayacaklar. İstediğimiz ve bir numaralı önceliğimiz özgür bir Irak; Irak özgür olduğunda ve işgal sona erdiğinde Sadr’ın hareketi Irak’taki siyasî yaşamda yer alacaktır" dedi.
Bu nedenle Kürtlerin yoğun ve Şiîlerin kısmen katıldığı bir seçim olarak Kuzeyi kendi eli ile ve Güneyi İngilizler vasıtasıyla emniyete alacak olan ABD Merkezî Irak’ta kontrolle sınırlayabilir. Fakat erken sevinmek doğru olmaz. Çünkü hala geleneklerin, Irak’ı çağdaş bir devlet yapma çabalarından daha güçlü olduğu görülüyor.

Seçimin galibinin, geçici Devlet Başkanı olacağı da kesin değil kesin. Yaver ’in batıya yakınlığı seçimler öncesindeki taktiği daha da büyük kuşku yaratıyor. Yine de, eğer sayım sorunsuz gerçekleştirilebilirse, bu önemli bir adım olur. Hem bu seçim için de örnek oluşturur. Orada dünya bir yıllık bir savaşın ardından mucizeler bekliyor. Irak’ta ’da savaştan 2 yıl sonra en azından daha iyi bir geleceğin zemini oluşturulmaya çalışılıyor

(ITC) Türkiye temsilcisi Ahmet Muratlı Kerkük’te meydana gelen olayların yakından izlendiğini belirterek, istikrarın sağlanmasının temel arzuları olduğunu belirtirken,"Kışkırtmalar, tahrikler olabilir. Bunlara fırsat vermemek gerek. Bundan fayda umanların da kendilerine çekidüzen vermeleri gerekir Kürtler Kerkük’te nüfus ve tapu dairelerine saldırıldı Kerkük’e ilk girdiklerinde Amaç, oradaki Türkmen varlığını ortadan kaldırmak idi . ABD ve müttefikleriyle, bugüne kadar verdiği güvenceler yerine getirilmedi. Bundan sonra Türkmenlere verilen güvencelere ne kadar inanacak bilemem çünkü Kürtler sahte kimlik kullanarak Kerkük’e dönmeye çalıştığı yönünde haberler aldıklarını "Kürtlerinde sayım öncesi Kerküklü olduklarını ispatlamak için sahte kimlik düzenledikleri haberleri geliyor , Şu anda, kimin Kerküklü olduğunu gösterecek resmi kayıtlar yok" dedi.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2552 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 990
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1905 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1905

Son Eklenenler