Abhazya’da Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Haber

Abhazya’da Durum Kafkasya’da son dönemde nedense sular bir türlü durulmuyor. SSCB’nin dağılması ile eskiden kalan sorunlar kendini göstermeye başladı. Sovyet hiyerarşik çerçevesinde, Gürcü Birlik cumhuriyeti dahilinde bir özerk cumhuriyet olan Abhazya hem Moskova parti yönetimine, hem de Tiflis’teki yetkililere bağlıydı....

Abhazya’da Durum

Kafkasya’da son dönemde nedense sular bir türlü durulmuyor. SSCB’nin dağılması ile eskiden kalan sorunlar kendini göstermeye başladı.

Sovyet hiyerarşik çerçevesinde, Gürcü Birlik cumhuriyeti dahilinde bir özerk cumhuriyet olan Abhazya hem Moskova parti yönetimine, hem de Tiflis’teki yetkililere bağlıydı. Bu ilişkiler, Abhazya cumhuriyetinin nüfusunun %18’lik azınlığını oluşturan Abhaz topluluğunun, yönetimin en önemli mevkilerinin çoğunu elinde bulundurmaları, bu ilişkileri daha da karmaşık hale getiriyordu. Dağılan SSCB’nin diğer birçok bölgesinde olduğu gibi Abhazya’da da etnik sorunlar gün yüzüne çıktı.

Abhazya, Gürcistan’ın kuzey batısında Karadeniz kıyısında özerk bir cumhuriyettir. Yüzölçümü 8.600 km’dir. Nüfusu 537.000 civarında idi. Savaştan önce ülkenin nüfus dağılımı Gürcüler %44, Abhazlar % 18, Ruslar % 16 ve Ermeniler de % 15 şeklinde idi. Abhazya’daki Abhaz topluluğun ayrıcalıklı konumuna çok daha büyük olan, Gürcü topluluğu tarafından itiraz edilmekteydi.

1992-94 senesinde Gürcüler ile Abhazlar arasındaki sorun sıcak çatışmaya varacak şekilde büyüdü. Vladımır Arzinmba liderliğindeki Abhazlar, Abhazya’daki konuşlanmış Rus ordusunun ve Kafkas Halkaları Konfederasyonunun (KHK) yardımıyla Gürcüleri yenmeyi başardılar.

Vladislav Ardzinba

1993’te Birleşmiş Milletler, Gürcistan’a bir gözlemci misyon yerleştirdi (UNOMIG). UNOMIG tarafından gözlemlenecek bir Rus (resmi olarak BDT) barış koruma gücünün oluşturulmasıyla bir ateşkes yapıldı. Barış koruma faaliyetlerinin çoğunluğu, savaş öncesi nüfusunun %90’ı Gürcü olan Gali bölgesinde gerçekleşmektedir. Barış görüşmeleri BM himayesinde sürdürülmektedir. Rusya’nın aracılığıyla, Şevardnadze ve Ardzinba 1997’de kuvvet kullanmama konusunda anlaşmaya varmışlardır. Yine de, geri dönme umutları olmadığından dolayı öfkelenen Gürcü mültecileri, özellikle Gali bölgesinde paramiliter gruplar oluşturmuşlardır. Güvenlik bölgesindeki durum hayli hassastır. Savaş sonucu bazı rakamlara göre 150.000, Gürcü makamlarına göre ise 300.000 Gürcü mülteci konumuna düştü.

3 Ekim 2004 Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Şu an bölgede gündemi meşgul eden konulardan birisi de tanınmamış bu cumhuriyette cumhurbaşkanlığı seçimleridir. Son birkaç senedir ağır hasta olan şimdiki Cumhurbaşkanı Vladislav Ardzinba’nın adaylığını koymadığı seçimlerin iki favorisi var idi: Raul Hacımba ve Sergey Bagapş. Aslında Hacımba’nın favori olduğu söyleniyordu. Tanınmamış bu cumhuriyetin Başbakanı olan Hacımba seçime Ardzinba ve en önemlisi de Rusya’nın desteğiyle girmişti.

Raul Hacımba

Kimin kazandığını açıklaması gereken Merkez Seçim Kurulu (MSK) hem adayların, hem de yönetimin etkisi altında kalmıştır. MSK’nın daha sonra açıkladığı rakamlara göre, başkent Suhum’da Hacımba %45, Bagapş %43 oranında oy almıştır. İkinci büyük şehir olan Gagri de Bagapş %48’e %37 oranıyla önde gözükmekteydi. Aslında seçimleri Ardzinba ve Rusya’nın desteklediği Hacımba’nın kaybettiği söyleniyordu. Gayri resmi kaynaklara göre Bagapş oyların % 49’unu almıştı. Buradaki sorun, Gali denilen bölgede seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddiası ile ilgiliydi. İşin ilginç tarafı Bagapş burada Hacımba’nı üstelemişti. Her iki aday da burada yeniden seçim yapılması taraftarı idi. MSK da bu yönde karar aldı ancak Ardzinba ve diğer üst düzey yetkililer bunun Abhaz ‘Anayasası’na aykırı olduğunu açıkladı.

Sergey Bagapş

Yukarıdaki adaylar seçimlerden sonra kendilerinin kazandığını açıklasa da MSK’dan bu sırada resmî bir açıklama yapılmadı. Bir anda Abhazya kaos ortamına doğru sürüklenmişti. Ekim ayının 11’de akşam saatlerinde MSK Başkanı S. Smır, Bagapş’ın kazandığını açıkladı. Bunun üzerine, Hacımba, Gali bölgesinde seçimlerin yeniden yapılması için Yüksek Mahkeme’ye itirazda bulundu. Yüksek Mahkeme’ye intikal eden olayda, MSK’ya gore Bagapş 43.336, Hacımba ise 30.815 oy almıştır. Bagapş daha önce MSK tarafından Hacımba’nın seçildiğinin açıklanması durumunda ülkeyi hiç de iyi şeylerin beklemediğini ve bunun önünü kendisinin dahi alamayacağını söylemiştir. Adı geçen her iki aday ve taraftarları MSK’yı etkisi altına almak istemiştir. MSK oy çokluğu ile Bagapş’ı cumhurbaşkanı ilan ettikten sonra kurulun başkanı olan S. Smır, Bagapş ve adamlarının MSK’ya baskıları sebebiyle istifa ettiğini açıkladı.

Rusya’nın Pozisyonu

Ateşkesin sağlanmasında büyük rolü olan Rusya, bu tarihten sonra fiilen Abhazya üzerinde kontrol sağlamıştır. Abhazlara Rusya pasaportu veren Rusya, onların Rusya’da serbestçe dolaşmasına kolaylık sağlamıştır. Bunun karşılığında ise askeri, siyasal ve ekonomik kazanımlar elde etmiştir.

Bu seçimlerde Rusya doğal olarak Ardzinba’dan sonra gelecek cumhurbaşkanının en az onun kadar uyumlu çalışmasını beklemiştir. Bunun için Raul Hacımba’yı desteklemekte hiçbir sakınca görmemiştir. Her zaman Güney Osetya ve Abhazya’yı Gürcistan’a karşı bir baskı aracı olarak kullanan Rusya bu bölgelerin kaybedilmesine tahammül gösteremez. Ancak her şey planlandığı gibi gitmedi.

Birçok gözlemci, Hacımba’nın Rusya tarafından açıktan desteklemesinin onun seçimleri kaybetmesinde önemli rol oynadığını söylemektedir. Abhazya’da çok sevilen Rusya Devlet Başkanı V. Putin’in Soçi’de Hacımba ile görüşmesi bile bu yenilginin önüne geçemedi. Hacımba’nın aksine Bagapş, seçime muhalefetin adayı olarak “Birleşik Abhazya“ ve “Amçahara“nın (Gürcü-Abhaz Savaşı gazilerinin örgütü) desteği ile girmişti. Hacımba, Suhum dışındaki tüm bölgelerde Bagapş karşısında kaybetmişti; hatta kendi şehri Gudaute’de de. Bagapş, Gudaute’de tam iki, Gali’de ise sekiz misli daha fazla oy almıştır.

Hacımba’nın seçimi kaybetmesi Rusya için tam bir şok olmuştur. Moskova’ya sadık olan Ardzinba’nın en yakınında bulunan Hacımba, eski bir KGB elemanıdır. Bu gün Rusya’nın önemli bakanları, bakan yardımcıları ve bürokratlarının birçoğunun eski KGB kökenli olduğu göz önünde bulundurulduğunda Hacımba’nın Rusya için önemi anlaşılmaktadır. Abhazya’da halka bir anlamda yeni bir ‘Putin’ sunulmak istenmiştir. Ancak Rusya’nın planları burada tutmamıştır ve seçimden sonra bunu anlayan Moskova ve Ardzinba, önemli bir hamle gerçekleştirdiler. Devreye giren Ardzinba, Hacımba’yı görevden alarak yerine Rusya’ya yakın olan Nodar Khoşba’yı başbakan olarak atadı. Koşba, eskiden başkent Suhum’un belediye başkanlığını yapmıştır. O, bu seçimlerde adaylığını koymuş ancak son beş seneden beri Abhazya’da ikamet etmediği için başvurusu kabul edilmemiştir. Rusya vatandaşı olan Koşba, Rusya Federasyon’unda üst düzey bir bürokrat olup seçimlerde Bagapş’ın adaylığını ileri süren “Birleşik Abhazya“ teşkilatının da kurucusu idi. Hacımba’nın kaybettiği anlaşılınca, Rusya’yı yatıştırmak ve endişelerini gidermek için Koşba başbakan olarak atanmıştır. Aslında Moskova ve Abhaz yönetimi Hacımba’nın seçileceğinden o kadar emindiler ki, önceden bir B planı hazırlanmamıştı. Seçimden sonra ne yapacağını şaşıran MSK’nın yardımına Ardzinba gelmiştir.

MSK’nın Hacımba’nın kazandığını açıklaması durumunda çıkacak olaylardan dolayı sorumluluk taşımayacağını ve kendisi isterse dahi bunların önüne geçemeyeceğini söylemesi, Bagapş’ın kolay kolay teslim olmayacağını göstermekteydi. Birçokları bu durumda Abhazya’da bir iç savaş çıkacağından endişelenmekteydi. Bagapş’ı destekleyen ve gazilerden oluşan “Amçahara“ örgütünün Abhazya’da çok etkili olduğu bilinmektedir.

Gürcistan’ın Pozisyonu

Gürcistan yönetimi 1992-94 savaşından sonra bölge üzerinde kontrolü tamamen kaybetmiş ve azımsanmayacak sayıda mülteciyle karşı karşıya kalmıştır. Gürcistan için sorunun askeri bir yöntemle çözümü zor görünmektedir. Zira bu sadece Gürcistan’ın değil, tüm Kafkas’ın istikrarsızlığa sürüklenmesi ile sonuçlanabilir. Hazar’ın enerji kaynaklarının uluslar arası piyasalar naklinde stratejik bir öneme sahip olması açısından da Gürcistan’ın istikrarı hayati öneme sahiptir.

Her ne kadar Gürcistan yönetimi bu seçimin yasal olmadığını beyan etse de ilgiyle izlediği söylenebilir. Seçilecek aday Rusya kadar Gürcistan için de önem taşımaktaydı. Yeni cumhurbaşkanı muhtemel barış görüşmesinde Abhazya’yı temsil edecektir ve onun soruna bakışı önem taşımaktadır. Seçimlerde 5 aday ve birer de yardımcıları yarışmıştır. Yukarıda da söylediğimiz gibi seçimin favorisi Hacımba idi ve ona rakip ise Bagapş görünmekteydi. Adaylara baktığımız zaman çoğunun Gürcistan ile yapılan savaşa katıldıkları görülmektedir.

Başkan adayları ve yardımcıları

1. Raul Hacımba : KGB kökenlidir. Abhaz-Gürcü savaşında birlik komutanı olmuştur.
Vitali Smır : Savaşta yaralanmış, madalya sahibidir.

2. Sergey Bagapş : Savaşta aktif olarak yer almamıştır.
Stanislav Lakoba : Bagapş gibi o da savaşta yer almamıştır, akademisyendir.

3. Sergey Şamba : Savaş sırasında Savunma Bakanı olmuştur.
Valeri Arşba : Savaşta özel tim komutanı olarak bulunmuştur

4. Anri Cergenya : Savaş yıllarında Başsavcı olmuştur.
Ruslan Kişmarya : Savaşta bulunmuştur.

5. Yakub Lakoba : Akademisyendir.
Fatima Kvitsiniya :

Yarışa giren adaylar arasında farklılıklar olmasına rağmen iki konuda hemfikir olduklarını söyleyebiliriz. Birincisi, Rusya ile ilişkilerin devam ettirilmesi, ikincisi ise, Gürcistan’a olan bakış. Bütün adaylar Abhazların beklentisi doğrultusunda bağımsızlığın devam ettirilmesi taraftarıydılar. Başkan ve yardımcı adaylarına baktığımız zaman çoğu Abhaz-Gürcü savaşına faal olarak katılmışlardır. Beş başkan ve yardımcılarından altısı savaşta bulunmuştur. Gürcistan ile sıcak çatışmada yer almış birisinin, Abhazya’nın statüsünün ne olmasına bakmaksızın Tiflis’e bağlanmayı kabul etmesi biraz zor görünmektedir.

Barış görüşmeleri sırasında masadan kalkan Hacımba’nın aksine Bagapş, Gürcistan için en iyi aday olarak gözükmekteydi. Hatta Rusya’da onu ‘Gürcistan ajanı’ olarak da görenler var. Tiflis yönetimi, Abhazya’daki seçimlerin yasal olmadığını açıklamıştır. Ancak seçimleri ilgiyle izlediği ve kazananın kim olacağını herkesten çok onları ilgilendirdiği söylenebilir. Abhaz MSK’nın açıklamasından hemen sonra Gürcistan’ın çatışmaların çözümünden sorumlu devlet bakanı Georgiy Haindrava, Abhazya ile görüşmelere hazır olduklarını açıklamış ve Bagapş’ın Hacımba’nın yanlışını tekrarlamayacağını umduğunu söylemiştir. Arkasına Batı’nın güçlü desteğini alan Saakaşvili ve Gürcistan’ın atacağı adımlar da önemlidir. Burada Abhazya’nın Rusya tarafından desteklendiği unutulmamalı ve Abhazlar ile yeniden bir sıcak çatışmanın çıkmamasına gayret gösterilmelidir. Böyle bir çatışma sadece Abhazya’nın tamamen kaybı ile bitmeyecek, Gürcistan’ın da geri dönülemez bir şekilde parçalanması ile sonuçlanabilecektir.

Muhtemel Gelişmeler

Birçok etnik unsuru barındıran Kafkasya’da istikrarın önündeki en önemli sorunlardan birisi olan Abhazya’daki seçimlerini başta ABD, AB ve uluslararası örgütler meşru olarak addetmemiş ve bu bölgenin Gürcistan’ın toprak bütünlüğü olduğu vurgulanmıştır. MSK Bagapş’ı yeni başkan olarak açıklasa da, olay Yüksek Mahkemeye intikal etmiştir ve son sözü de mahkeme diyecektir. Arkasındaki Rusya desteğini de düşünürsek Hacımba’nın her şeye rağmen bu süreçten sessiz sedasız çekileceğini düşünmek biraz erkendir. Abhazya’daki son seçim resmen tanınmamış bu cumhuriyette savaşa kadar uzanabilecek çok karmaşık bir hal almıştır. Gürcistan’daki “Kadife Devrim“in parlamento seçimlerinde yapılan usulsüzlüğü takiben patlak verdiği düşünüldüğü zaman Abhazya’da da benzer gelişmelerin olacağından korkulmaktadır. Gürcistan ile yaşanılan savaştan sonra Abhazya’daki Abhazlar arasında savaşın çıkmasını Rusya da istememektedir. Zira bu durum, Rusya in Abhazya’nın kaybedilmesi ile sonuçlanacaktır. Bu ise, daha çok Gürcistan’ın ve onu Kafkasya’da destekleyen devletlerin işine gelmektedir. Acaristan örneğinden güç ve cesaret alan Saakaşvili’nin işi, Güney Osetya’da olduğu gibi, Abhazya’da da zor görünmektedir. Rusya’nın kontrolünde tuttuğu bu bölgeleri Acaristan’ın aksine Gürcistan’a hibe etmesi beklenmemektedir. Her ne kadar Rusya ve Ardzınba istedikleri adayı seçtiremeseler de, yeni başkanın birlikte çalışacağı başbakanı şimdiden atayarak onu kendi kontrolünde tutacaklarını gösterdiler. Seçilen adayın da Rusya’yı bir kenara itmesi reel şartlarda olanaksızdır. Zira bu Abhazya’nın Tiflis’e bağlanması demek olacaktır.

Abhazya’da yapılan bu son seçimlerden sonra gelişmeler daha da karmaşık hale doğru gitmektedir. MSK’nın Bagapş’ı cumhurbaşkanı ilan etmesi Hacımba ve yandaşları tarafından hoş karşılanmamıştır. Açıklamadan bir gün sonra Hacımba yeni atanan Başbakan Nodar Hoşba, Abhazya Meclis Başkanı Nugzar Aşuba ve Cumhurbaşkanı yardımcısı Valerıy Aşba’nın da katıldığı mitingde gövde gösterisi yapmıştır. Olayın Yüksek Mahkeme’ye intikal ettiğini söyleyen Hacımba ve taraftarları MSK’nın baskı altında karar verdiğini savunmaktadırlar. Mahkeme Bagapş yönünde karar verse de Hacımda ve yandaşları direnmeye devam edeceklerdir. Yönetimin desteğini arkasına alan Hacımba’ya karşı Bagapş’ın kozu ise seçimi kendisinin kazandığının açıklanmasıdır. Bagapş da Hacımba’ya miting ile hem de kitleleri arkasına alarak cevap vermeyi düşünüyor. Abhazya’yı hiç de iyi bir şeylerin beklediği söylenemez.

Abhazya’daki iç sorunlar kadar, bölgenin Tiflis ile olan sorunları da çözüm beklemektedir. Abhaz-Gürcü çatışmasının barışçıl yollarla çözülmesi durumunda bu, Kafkasya’nın diğer sorunlu alanların için de bir ivme kazandırabilir. Burada atılacak doğru adımlar ve çözümlerin, tüm Kafkasya’nın istikrar ve gelişmesine katkı sağlayacağı kesindir. Aksi halde, Kafkasya, makûs talihini yenemeyecektir ve birçok etnik unsuru barındıran bu bölge gündeme çatışmalarla gelecektir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.