Kafkasya’da Neler Oluyor?

Makale

Geçmişe dönüp baktığımızda son bir sene de Kafkasya önemli gelişmeler ve olaylara sahne oldu. Azerbaycan ve Gürcistan yönetimleri değişti ve birçokları bölgenin yeniden istikrarsızlığa sürüklenebileceğini söyledi....

Geçmişe dönüp baktığımızda son bir sene de Kafkasya önemli gelişmeler ve olaylara sahne oldu. Azerbaycan ve Gürcistan yönetimleri değişti ve birçokları bölgenin yeniden istikrarsızlığa sürüklenebileceğini söyledi.

Gürcistan’ın çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez, ülke bütünlüğünü sağlayacağını söylemesi sıcak gelişmelerin habercisiydi. Abhazya ile başlayan olaylar Kafkasya’yı yeniden dünya gündemine taşıdı. Baskılara dayanamayarak Abaşidze’nin Abhazya’yı terk etmesi ile buradaki sorun tam olmasa da çözülmüş oldu. Beklendiği gibi Abhazya’dan sonra sıra Güney Osetya’ya geldi. Güney Osetya olayı ile Gürcü ve Osetinler arasında çatışmaya varan sıcak gelişmeler oldu. Hatta Gürcistan ve Rusya sıcak çatışmanın eşiğine geldiler.

Haziran ayında çok fazla ses getirmeyen bir olay daha gerçekleşti. Çeçen ve İnguşlardan oluşan bir grup Rusya Federasyonu içinde yer olan özerk İnguş Cumhuriyetinin başkenti Nazran’da baskın gerçekleştirdiler. Bu baskında adı geçen cumhuriyetin önemli bürokratları öldürüldü. Ağustos ayında Ermenistan Savunma Bakanı’nın başkanlığı ve gözetiminde Dağlık Karabağ’da ayrılıkçı Ermeni grubun, Ermenistan’da ise Türkiye sınırlarına yakın bir bölgede ortak Rus-Ermeni askeri tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat Ermenistan’a batıdan gelebilecek ani düşman saldırısına karşı verilecek cevabın hazırlığı idi. Görüldüğü gibi Kafkasya’da bir dizi olaylar gerçekleşmiştir. Kafkasya’nın geneli yeniden istikrarsızlığa sürüklenme tehlikesi altındadır.

Rusya’nın Güney Osetya Sorununa Bakışı ve Bunun Beslan Baskınıyla İlgisi

Güney Osetya’daki olaylara baktığımız zaman sorunun üç tarafı olduğu görülmektedir. Rusya ne kadar bunu kabul etmese de bu sorunun taraflarından birisidir. Bağımsızlığından beri Rusya Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün sağlanması konusunda isteksiz davranmış hatta ülkenin parçalanmasına götürecek olayları ve grupları desteklemekte sakınca görmemiştir. Gürcistan ile G. Osetya arasında baş veren ve sıcak çatışmaya varana kadar devam eden sorunda Rusya tercihini G. Osetya’dan yana kullanmıştır.

Rusya’nın araya girmesi ile sıcak çatışmaya son verilmiştir. Aslında Abhazya’da olduğu gibi burada da Gürcistan yenilmiş ve ülkenin fiili olarak parçalanmasının karşısına geçilememiştir. Bölgeye Rusya’nın barış koruma gücünün yerleştirilmesi ile G.Osetya Gürcistan denetiminden çıkmıştır. Buraya kadar her şey normal denebilecek bir husustadır. Çünkü Rusya’nın devreye girmesi ile savaş durdurulmuş ve Rusya’ın barış koruma gücü bölgede istikrarı ve taraflar arasında çıkabilecek yeni bir çatışmaya set olmuştur.

Savaşta Rusya’nın G.Osetya’ya askeri ve parasal desteğinin olduğunu birçokları hatta Gürcü resmileri de ifade etmiş ancak bunu Rusya hiç bir zaman kabul etmemiştir. Bugün ülke nüfusunun % 98’i Rusya pasaportu taşımaktadır. Bu Rusya’nın olaya nasıl baktığını göstermektedir. G.Osetya “parlamentosu“ ve yönetimi birçok defa Rusya’ya bağlanmak istediklerini beyan etmişlerdir. Bu sorun Rusya Duması’nda da görüşülmüş ve bir karar Kabul edilmeden ertelenmiştir. Tanınmamış cumhuriyetin başkanı Eduard Kokoytı bunu saklamamakta ve asıl niyetlerinin Kuzey Osetya ile birleşerek Rusya’ya bağlanmak istediklerini belirtmektedir. Rusya’dan tam destek alan Kokoytı “Gürcistan ile görüşmelerin hiç bir anlamı olmadığını ve artık G.Osetya’nın Rusya sayıldığını belirtmektedir.

Neden Kuzey Osetya?

Bu baskının neden Kuzey Osetya’da yapıldığı sorusu gündeme gelmektedir. Seçilen yer bir tesadüf değildir. Biraz geriye dönüp gerçekleşen olayları analiz ettiğimizde bu daha iyi anlaşılacaktır.

Bunu her kim yaptıysa, niyeti Kafkasya’yı istikrarsızlığa sürüklemekti. 2. Çeçen savaşı başlamadan önce Şamil Basayev’in başını çektiği Çeçen gruplar Dağıstana girdiler. Dağıstanı işin içine çekerek onların desteğiyle Rusya’ya karşı mücadele edilmesi düşünülmüştü. Yine Haziran’da İnguşetiya’nın başkenti Nazran’a Çeçen ve İnguşlardan oluşan bir grubun saldırısı oldu. Genelde K. Osetya özel de ise Beslan İnguşetiya sınırında ve de Çeçenistan’a yakındır. Muhtemelen Çeçen Savaşını daha geniş alana yayarak Rusya’yı zor durumda bırakmak ve alınabilirse buradan Rusya’ya karşı destekçilerin bulunması hesaplanmıştır

Güney Osetya sorununda Gürcistan ve Rusya krizin eşiğine geldiler. Gürcistan’ın genç Cumhurbaşkanı Saakaşvili “Gürcü halkı Rusya ile savaşa hazır olsun“ şeklinde talihsiz bir açıklama yapmıştır. Rusya yanlısı Çeçen devlet başkanı Ahmed Kadirov’un oğlu ve başbakan yardımcısı Ravzan Kadirov ise, Gürcü-Osetin krizinde “gerekirse 5.000 kişilik bir grupla Çihinvali’ye ineriz ve Gürcülere karşı savaşırız“ açıklamasını yapmıştır. Böyle bir güce sahip olmadığı düşüncesi ile her ne kadar Kadirov ciddiye alınmasa da, bir anlamda bu sorunda hangi tarafta saf aldığını belli etmektedir.

Olayı kimin yaptığı tam olarak bilinmese de, bir internet sayfasında Şamil Basayev’e ait olduğu söylenen bir mektup yayınlandı. Bazı tutarsızlıklar olmakla birlikte bu mektubun sahibi olduğu söylenen Basayev olayın sorumluluğunu üstlenmektedir. Şamil Basayev bu olayı yapıp yapmadığı başka bir tartışma konusu olmakla birlikte, bunu kendisi yapmadığı halde üstlenmesinde dolaylı olarak Gürcistan’a aynı saftayız mesajı verilmek istenmektedir.

Yukarıda da söylendiği gibi Çeçen direnişçilerin güçleri sınırlıdır ve desteğe ihtiyaçları vardır. Mücadeleyi daha geniş alana yayarak ve Kafkasya’nın diğer etnik halklarını da işin içine katmak hesapları vardır. Bu şekilde Rusya’nın işi güçleşecek ve hepsiyle mücadele etmesi zor olacaktır. Bu Rusya’nın gelişmesi ve uluslararası arenada yeniden aktifleşmesini istemeyen güç odakları ve radikal İslami gruplarında işine gelmektedir.

Beslan Baskınını Kimler Gerçekleştirdi?

Üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen Beslan’da gerçekleştirilen vahşeti kimin yaptığı konusunda halen sağlıklı bilgiler mevcut değildir. Olayı kimin yaptığı konusunda üç olasılıktan söz edilmektedir.

İlki bu olayı Rusya İç İstihbarat Teşkilatı FSB’nin düzenlediğidir. Daha önce iki apartmanın patlayışında FSB’nin eli olduğu söylenmiş ancak bu ispat edilememiştir. Aşağıda üzerinde daha ayrıntılı olarak duracağımız gibi bu olaydan Rusya hiçte zararlı çıkmamıştır.

İkinci olarak bu olay dış kaynaklı bir grup veya devlet/devletlerin desteğiyle geçekleştirilmiştir. Rusya’nın zayıflatılması ve son dönemde artan etkinliğinin kırılması için yapılmış olabilir..

Son olarak da olayı Çeçen direnişçilerin gerçekleştirdiğidir. Ulusal ve uluslararası medyada ve dış çevrelerde bu olasılığın üzerinde durulması sebebiyle daha geniş açıdan ele almaya çalışılacaktır.

İlk önce Çeçen dediğimizde kimler anlaşılmaktadır bunun tespit edilmesi gerekir. Rusya’ya karşı mücadele eden Çeçen direnişçiler arasında iki gruptan söz edebiliriz. Birinci gruba, 1. Çeçen Savaşından sonra yapılan seçimlerde cumhurbaşkanı seçilen Aslan Maskhadov öncülük etmektedir. Bu grubun özelliği Çeçenistan ve Çeçenlerin savunulması ve savaşılacaksa ancak orduya karşı savaşılacak tezidir. Bu grup hem birinci hem de ikinci savaşa karşı olmuşlar ancak savaşı önleyememişlerdir. Ülkeyi ve Çeçen halkını korumak için zorunlu olarak silaha sarılmışlardır. İkinci grup ise Şamil Basayev ve onun başını çektiği küçük gruplara komutanlık edenlerdir. Cahar Dudayev’den sonra bayrağı devralan Maskhadov bu gruplar üzerinde kontrolü tam olarak sağlayamamıştır. Bu grubun en önemli özelliği savaşın içine sivillerin de çekilmesidir. Mücadelede her yolun mubah sayıldığı bir gruptur. Şamil Basayev ve diğer komutanlar 1. Çeçen savaşında çok önemli başarılara imza atmışlar ve böylece belli bir desteğe sahip oldukları söylenebilir. Aslında bu grubun içine alabileceğimiz bazı komutanlar artık birer silahlı çeteleri yönettikleri söylenebilir. Adam kaçırma, haraç ve fidye alma, silah ve eroin ticareti gibi işlerle de uğraştıkları bilinmektedir.

Bu olayı Çeçen direnişçiler yaptığı tezi üzerinde durulursa bunu ikinci grubun gerçekleştirebileceği söylenebilir. Zira olaydan sonra Maskhadov bu olaylarla bağlantısının olmadığını açıklamıştır. Zaten bu tür olayları yapanların amaçlarından birisi de kendi seslerini duyurmak ve bundan kazanç sağlamağı yeğlemektedirler. Maskhadov’un bunu yapması ve daha sonra kendisinin bir ilgisinin olmadığını söylemesi biraz mantıksız gözükmektedir. Ayrıca yukarıda da söylediğimiz gibi Maskhadov bu tür olayları tasvip etmemekte ve karşı çıkmaktadır.

Kafkasya’da Neler Olabilir?

Birçoklarının belirttiği gibi, bu olaydan sonra özelde Kafkasya’da genelde de Rusya’nın tamamında güvenlik tedbirleri artırılacaktır. Buraya kadar her şey normaldir çünkü bir devletin bu tür bir olaydan sonra güvenlik tedbirlerini artırması olağandır (11 Eylül olaylarından sonra ABD’nin yaptığı gibi). Ancak güvenlik tedbirlerinin nasıl olacağı sorusu gündeme gelmektedir. Rusya Genelkurmay Başkanı “teröristler dünyanın neresinde olursa olsun vurulacaktır“ açıklaması soru işaretleri bırakmaktadır.

Rusya’nın askeri kapasitesine bakılırsa, ülkenin hem silahlı hem de özel kuvvetlerinin ülke topraklarından uzakta operasyon yürütmesi biraz zor gözükmektedir. O zaman şu soru sorulabilir operasyon kimlere ve nerede düzenlenecektir. Öteden beri Rusya Çeçen sorununa göre Azerbaycan ve özellikle de Gürcistan ile krizler yaşamıştır. Bu devletlerin Çeçen grupları barındırdıklarını iddia etmiştir. Beslan olayından sonra güvenlik gerekçesiyle her iki devlet ile de sınırların kapalı olduğu unutulmamalıdır. Burada baskı Azerbaycan’dan çok Gürcistan üzerinde olacağı düşünülmektedir. Daha önce Rusya ile ciddi krizler yaşayan Gürcistan’ı zor günler beklemektedir. Pankisi vadisi Rusya ile Gürcistan arasında her zaman sorun olarak kalmıştır. Rusya’nın buraya operasyon düzenleyerek ‘teröristleri’ temizleme isteği resmi Gürcistan tarafından geri çevrilmiştir. Rusya helikopterlerinin Pankisi Vadisi’ni bahane ederek Gürcistan sınırlarını birçok kes ihlal ettiği bilinmektedir. Rusya’nın bu olayı bir baskı aracı olarak kullanacağı beklenmektedir.

Ayrıca Rusya’nın Kafkasya’daki silahlı kuvvetleri AKKA Antlaşması’nda belirtilen limiti aşmıştır. Rusya ne kadar da bunu Çeçenistan Savaşına göre zorunlu olarak deldiğini söylese de uluslararası camiadan ciddi eleştiriler almaktadır. Beslan olayından sonra Rusya mevcut sayıyı korumakla kalmayacak, bu bölgeye ek kuvvetler kaydırması daha da kolay olacaktır.

Rusya Beslan olayını avantajına çevirmeye çalışacaktır. Şimdiden Putin iç politikada önemli adımlar atacağının sinyalini vermektedir. Rusya’nın genelinde valilerin seçimle değil de Başkan tarafından atamayla yapılmasını önermektedir. İşin ilginç tarafı valiler de çeşitli sebeplerden dolayı bunu desteklemektedir. Bu aslında Putin’in içeride ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.

Beslan baskınından sonra hem dünyada hem de Rusya’da dikkatler Çeçemistan’a yöneldi. Çoktandır unutulmuş bu bölge ve halk ne yazık ki bu çirkin olayla yeniden hatırlandı. Rusya’nın Çeçenistan’a ve Çeçenlere karşı tavrı değişmedikçe ve şiddet olaylarının devamı halinde bu tür olaylar sürecektir. Rusya’nın uyguladığı şiddet ve döktüğü kan kin, nefret ve intikam hissiyle kendisine geri dönecektir. Böylece kısır döngünün içine girilerek sorun devam edecektir. Artık öyle bir duruma gelecektir ki taraflar bunu kan davası olarak görmeye başlayacaktır.

İlk olarak Rusya’nın yapması gereken şiddet ve vahşetin durdurulmasıdır. Bundan sonra bölge hem sivil toplum örgütlerine hem de medyaya açılmalıdır. Her ne kadar Rusya kabul etmese de ve “asi“ olarak nitelendirdiği Aslan Maskhadov Çeçenlerin seçilmiş lideridir. Aralarsında anlaşmazlık olduğu söylenen Şamil Basayev dahil bütün direnişçiler onu liderleri ve komutanları olarak görmektedirler. Daha önceki halefi gibi Putin de Maskhadov’la masaya oturmalı ve savaşı durdurmak için karşılıklı adımlar atılmalıdır. Mashadov kendisi buna hazır olduğunu, sadece halkının güvenliğinin garanti edilmesini istemekte ve diğer konularda ise Rusya’ya tavizde bulunacağını söylemektedir. Bundan sonra uluslararası ve bağımsız gözlemcilerin iştiraki ile yeniden seçimler yapılır. Seçimlerden sonra kim seçilirse her iki taraf da onu kabul edecektir. Tabii bu kağıt üzerinde basit görünmektedir. Etkili olabilmesi için her iki tarafın da buna yanaşması ve isteği gereklidir. Aksi halde savaş bu şekilde uzayıp gidecektir. Mashadov daha da köşeye itilecek ve Çeçenler üzerinde kontrolünü iyice kaybedecektir. Bu da Basayev gibi katı mücadele taraftarlarının önünü açacaktır. Savaşın uzaması her iki tarafın da kaybetmesi anlamına gelmektedir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2572 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 607
Asya 76 1001
Avrupa 13 619
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1327 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 277
Orta Doğu 18 584
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1950 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
Türkiye 72 1950

Son Eklenenler