Devlet Doğasının Değişimi, İslam Dünyası ve Çok Boyutlu Güvenlik İnşası

Haber
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM’ın inisiyatifi ve koordinasyonu ile 2010 yılından itibaren İstanbul, Bakü, Kahire ve Bağdat’ta beş kez düzenlenen İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun altıncısı 6-8 Mart 2015 tarihlerinde Pakistan’ın başkenti İslamabad’da Pakistan Senatosu Savunma Komitesi ev sahipliğinde icra edildi.

Pakistan Devlet Başkanı Sayın Memnun Hüseyin’in teşrifleri ile İslamabad’da Serena Otel’de gerçekleştirilen 6. İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun açılış konuşmalarını D-8 Teşkilatı Ekonomik İşbirliği Genel Sekreteri Seyyid Ali Muhammed Musavi, Pakistan Savunma Komitesi Başkanı Senatör Muşahid Hüseyin Said, Türk Konseyi Genel Sekreterliğini temsilen Büyükelçi (E) Halil Akıncı ve TASAM Başkanı Süleyman Şensoy ile Türkiye ve İİT resmî temsilcilerinin yaptığı İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu iki gün sürdü.

Pakistan Devlet Başkanı’ndan “Ümmet Bilinci“ Vurgusu
Forum’da yaptığı konuşmada İslam ülkelerinin daha fazla işbirliği yapması gerektiğinin altını çizen Pakistan Devlet Başkanı Sayın Memnun Hüseyin ortaya konacak çabaların sadece ulusların kendi refahı, kendi gelişmişliği için değil “Ümmet“ bilinci çerçevesi altında tüm İslam dünyası adına yapılması gerektiğine işaret ederek ancak bu anlayış ile İslam dünyasına huzur gelebileceğini belirtti.
Müslüman halklar arasında yaşanan mezhepçilik ve terörizm gibi konuların İslami anlayış ile kesinlikle bağdaşmadığını vurgulayan Hüseyin, şunları söyledi “Bugün İslam dünyası aşırıcılık, mezhepçilik, siber terör gibi tehlikeler ile karşı karşıyadır. Bu sorunlar sadece yaşandığı bölgeleri değil tüm İslam dünyasını etkileme kapasitesine sahiptir. Nefret ve şiddet yöntemlerinin İslami düşünceyi kirletmesine izin vermemeliyiz. Buradan tüm İslam ülkelerine seslenmek isterim ki içimizdeki çok yönlü güvenlik sorunlarını ancak birlik olarak çözebiliriz. Müslüman coğrafyasındaki kaynakları daha verimli ve adaletli kullanmak için de aramızdaki diyaloğu arttırmalıyız. Her birimizin jeopolitik önemi, her birimizin kaynakları ve gelişmişliği hepimiz için olmalıdır. Pakistan olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Filistin'in, Bosna-Hersek'in egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunmasına olan desteğimizi sürdüreceğiz."

D-8 Genel Sekreter Musavi “Türkiye D-8 İçindeki En Aktif Ülke“
Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Seyyid Ali Muhammed Musavi ise Forum’un açılışında yaptığı konuşmasında Türkiye'nin D-8 ülkeleri arasındaki en aktif ülke olduğunu belirterek, bundan dolayı geleceğe yönelik vizyonlarının çok parlak olduğunu söyledi.
Günümüzde sınır aşan ticaretin korunması ve geliştirilmesinde güvenlik önlemlerinin çok yönlü olduğunu özellikle sınır güvenliğinin, ticaretin geliştirilmesi hususunda büyük önem taşıdığını ifade eden Musavi, “Bu bakımdan da demokrasi ve barışın sağlanması ticareti güvence altına alıyor“ dedi.
Genel Sekreter Musavi, İslam ülkeleri arasında ticaretin geliştirilmesinde alınacak korumacı tedbirlerin herkesin sorumluluğu altında olduğunu belirterek, “Tüm uluslar kendi halkları için seçme özgürlüğünü garanti altına almalıdır. Halklar ekonomik ve siyasi seçme özgürlüğü ile güçlendirilmelidir. Ancak ulusun eylemi yetmez. Devletler bu konularda birbirine yardımcı olmalı“ diye konuştu.

Pakistan Senatörü Müşahid “Kaderimizi Bizler Belirlemeliyiz“
Pakistan Savunma Komitesi Başkanı Senatör Müşahid Hüseyin Said ise konuşmasında, “Müslümanların kaderi Müslümanlar tarafından belirlenmeli. Washington ya da Brüksel’de yaşayanlar tarafından değil“ dedi. Said, 7 Mart Cumartesi günü İslamabad Serena Hotel’de açılışı gerçekleştirilen 6. İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun “Çok boyutlu Güvenlik Sorunları“ başlıklı oturumunda konuştu.
Senatör, “Müslüman dünya için bir anlatı yaratamadık ve bu forum liderlik konusunun ve Müslüman dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunları azaltacak fikir ve önerilerin ortaya çıkacağı bir platform yaratmayı amaçlıyor“ diye konuştu.

Şensoy “Devlet Doğasının Değişimi ve Beklenti Yönetimi Geleceğimizi Belirleyecek“
Müslüman Müslüman ülkelerin sıkı işbirliğine vurgu yapan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy ise, “Bu forumu başlattığımızda İslam Dünyasında eleştirel düşünce inşasına stratejik katkı yapmayı öngördük. Özeleştiri yoluyla çelişkilerimizin üstesinden gelmeyi amaçladık. Yapıcı eleştirel düşünce sürecinin kurumsallaştırılmasında düşünce kuruluşları önemli bir rol oynuyor“ diye konuştu. Yine Şensoy; Mikro milliyetçilik, entegrasyon ve öngörülemezlik merkezli rekabet parametreleri ile doğu ile batı arasında şekillenen yeni dünyada İslam Ülkelerinin “devlet doğasında yaşanan değişimi“ zamanında fark ederek bu süreçte ayakta kalabileceklerini belirtti. Devlet doğasının değişimine uygun olarak yönetilecek “beklenti yönetimi“ kavramının mikro milliyetçilik’in yıkıcı etkilerini azaltacağını, transatlantik ve trans pasifikte gelişen küresel ortaklığın ise İİT, D8 ve ECO gibi örgütlerdeki derinleşmenin artırılarak dengelenebileceğini bütün bu derinleşmenin ise çok boyutlu yumuşak ve sert güç inşası ile mümkün olabileceğini ifade etti.

Panelistler, İslam dünyasında barış ve başarının tesis edilmesi için Müslüman ulusların entelektüel bir uyanışa odaklanmaları gereğini dile getirdi. Türk Dünyası Konseyi Başkan Danışmanı ve Türk Konseyi’nin ilk Genel Sekreteri olan Büyükelçi (E) Halil Akıncı, Müslüman ülkelerin karşı karşıya gelmek yerine bölgesel bağlarını geliştirmeleri ve işbirliğine yönelmelerinin önemini vurguladı.

Forumun ilk oturumunda çok boyutlu güveliğin gerekleri oldukça ayrıntılı olarak ele alındı. Konuşmacılar, güvenliğin ekonomik, siyasal ve stratejik boyutlarını incelerken, bu sorunların nasıl aşılabileceğine yönelik fikirlerini de dile getirdi. Panelistler ikinci oturumda işbirliğine dayalı güvenliğin zorlukları ve getirilerini ele alırken, üçüncü oturumda da, Müslüman dünyanın Afganistan ve tüm bölgeye nasıl istikrar sağlayabileceğini masaya yatırdı.

Konferansa Müslüman dünyasından çok sayıda düşünce kuruluşu, siyasi karar alıcı ve entelektüel katıldı.

Kurumsallaşma “Dünya İslam Forumu“ ile Sürdürülecek
Senatör Muşahid Hüseyin Said, 8 Mart Pazar günü yaptığı konuşmada ise, “Bugün burada Müslüman dünyanın en zeki beyinleri İslam dünyasının karşı karşıya kaldığı konuları tartışmak için bir araya geldi“ diye konuştu. Senatör Müşahid sözlerini, “Burada tartışılan meseleler İslam dünyasına özgü olabilir fakat bunlarla başa çıkmak için diğer uluslar ve bölgelerle de işbirliği yapılması gereklidir“ diye sürdürdü. Senatör ayrıca, İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu’nun isminin artık “Dünya İslam Forumu“ olarak anılabileceğini sözlerine ekledi.
Konferansın ikinci gününde Başbakanlık Dış Politika ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Sertaç Aziz de bir konuşma gerçekleştirdi. İslam ülkelerinin karşılaştıkları sorunlardan en kritik olanın, entelektüel gelişim olduğu görüşünü savunan Aziz, Müslüman dünyanın benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu, bu yüzden de bunlarla başa çıkılabilmesi için işbirliğinin gerekliliğinin altını çizdi. Aziz, sözlerini “Müslüman dünyanın diğer ülkelerle esnek, bilimsel, entelektüel ve akademik ortaklıklar geliştirmesinin zamanı geldi“ şeklinde sürdürdü.

Bir sonraki oturumda ise İslam dünyasındaki yeni güvenlik tehditlerini tartışıldı. Bu oturumda konuşmacılar önerilerini ayrıntılı olarak incelerken, bu tehditlerle başa çıkmaya yönelik önerilerini de sıraladı. Özellikle Müslüman ülkeler arasında çok taraflı işbirliğinin son derece önemli olduğu ve terörizm, iklim değişikliği ve insan kaçakçılığı gibi konuların ciddiyetle ele alınması gereği vurgulandı. Konuşmacılar ayrıca savunma ve uzay sanayilerinin yanı sıra nükleer yayılma için işbirliğinin içerdiği fırsatlar ve riskleri de değerlendirdi.

Kapanış töreninde konuşan Senato Başkanı Seyyid Nayyar Hüseyin Buhari, “yeni ortaya çıkan tehditlerin şafağında Müslüman ülkelerin oturup, karşı karşıya kaldıkları çok yönlü tehditleri birlikte müzakere etmelerinin“ altını çizdi.
6. İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu ayrıca, forumun sonuç bildirisi niteliğindeki “İslamabad Deklarasyonu“nu yayınladı. Forum, Müslüman entelektüel, fikir önderi ve düşünürlerin sesi olarak “Dünya İslam Forumu“nun kurumsallaştırılması amacını yineledi. Forum ayrıca bu yıl içerisinde Kuala Lumpur’da bir “Müslüman Kadınlar“ zirvesi de düzenleyecek. Bir sonraki Dünya İslam Forumu ise İran’da gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra, İslamabad’da Pakistan-Çin Enstitüsü ev sahipliğinde bir bölgesel sekretarya oluşturulacak.

Akil Kişiler Kurulu 5. Toplantısı Yapıldı
İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları 2. Forumu’nda oluşturulan İSTTP Akil Kişiler Kurulu da 5. Toplantısını İslamabad’da yaptı. İSTTP Akil Kişiler Kurulu Üyeleri şu isimlerden oluşuyor; Büyükelçi (E) Ömür ORHUN (TASAM ve İİT Danışmanı - Türkiye), Prof. Dr. Zaliha KÂMURİDDİN (Uluslararası İslâm Üniversitesi Rektörü - Malezya) Büyükelçi Dr. Mustafa DOLATYAR (IPIS - İran), Senatör Müşahid Hüseyin SAİD (SYED, IPRI - Pakistan), Büyükelçi Humayun KEBİR (BEI - Bangladeş), Dr. Yasir ALİ (IDSC Başkanı - Mısır), Prof. Dr. Şemseddin Zeynel ABİDİN (ACDESS Başkanı - Sudan), Dr. Abdul Aziz SAGİR (Körfez Araştırma Merkezi Başkanı - Birleşik Arap Emirlikleri), Elnur ASLANOV (Cumhurbaşkanlığı Siyasi Analizler Departmanı Başkanı - Azerbaycan) ve Prof. Dr. Ubusettar DERBİSALİ (Süleymanov Şarkiyat Enstitüsü Direktörü - Kazakistan).

İslam Dünyası İstanbul Ödülleri’ni Pakistan Cumhurbaşkanı Verdi
“İslam Dünyası İstanbul Ödülleri“ ise, İslam dünyası vizyonunun bütünleşmesi ve derinliğini sağlamlaştıran kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla bu yıl ilk defa dağıtıldı. Ödüller sahiplerine bizzat Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin tarafından 7 Mart günü İslamabad Serena Otel’de gerçekleştirilen törenle tevdi edildi.
Pakistan Ordusu ve Pakistan Genel Kurmay Başkanı General Rahil Şerif de, Pakistan ordusunun şefi olarak açıklık, bağlılık ve cesaretle teröre karşı mücadelede sergilediği liderlik için İstanbul İslam Özel Ödülü’ne layık görüldü.

İSLAM DÜNYASI İSTANBUL ÖDÜLLERİ | 2015
KATEGORİLER | ÖDÜL ALANLAR
İstanbul “Devlet“ Ödülü
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN | Türkiye Cumhuriyeti Müteveffa Başbakanı
İstanbul “Özel“ Ödülü
PAKİSTAN ORDUSU
İstanbul “Diplomasi“ Ödülü
İİT | İslam İşbirliği Teşkilatı
İstanbul “İş“ Ödülü
KUVEYT TÜRK | Katılım Bankası A.Ş.
İstanbul “Bilim“ Ödülü
IIUM | Uluslararası Malezya İslam Üniversitesi
İstanbul “Kültür“ Ödülü
Mukhtar SHAKHANOV | Şair
İstanbul “Sanat“ Ödülü
Majid Majidi | Film Yönetmeni
İstanbul “Teknoloji“ Ödülü
ASELSAN | Askerî Elektronik Sanayii
İstanbul “Strateji“ Ödülü
D-8 | Kalkınmakta Olan 8 Ülke
İstanbul “Kamu Diplomasisi“ Ödülü
TRT | Türkiye Radyo Televizyon Kurumu

Detaylı bilgi için lütfen şu bağlantıyı kullanınız: http://bit.ly/1B46MU2
İslamabad Deklarasyonu için: http://bit.ly/1EvKRdp
İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Detaylı Bilgi İçin: www.istanbul.isttp.org
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.