Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni...15-20 Eylül 2004

Haber

AB ile ilgili beklentiler gelecek haftayı da yönlendirmeye devam edecek. TCK için TBMM’de yapılacak görüşmeler haftaya damgasını vuracak. Geçen hafta zina tartışmaları IMKB 100 endeksinin 20.400’ün üzerine çıkmasını engelledi. Tartışmaların sona ermesiyle piyasalar rahatladı ve endeks 21.705’e çıktı....

AB ile ilgili beklentiler gelecek haftayı da yönlendirmeye devam edecek. TCK için TBMM’de yapılacak görüşmeler haftaya damgasını vuracak. Geçen hafta zina tartışmaları IMKB 100 endeksinin 20.400’ün üzerine çıkmasını engelledi. Tartışmaların sona ermesiyle piyasalar rahatladı ve endeks 21.705’e çıktı. Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak olan Ağustos 2004 Konsolide Bütçe verileri haftanın en önemli ekonomik olayı olacak. Açıklamada faiz dışı fazlanın 2,6 Milyar Dolar olacağı tahmin edilmektedir. IMF yetkililerinin 16 Eylül’de Türkiye’ye gelecek olmaları da piyasalar tarafından dikkatle izlenecektir.

Salı günü Hazine, 91 gün vadeli referans bono ihalesinde ortalama yüzde 20.61 ile 1.4 katrilyon lira borçlandı. Maksimum faizin yüzde 20.93 olduğu ihaleye 2.6 katrilyon lira teklif geldi. Hazine Çarşamba günü piyasaya 1.7 katrilyon lira iç borç geri ödemesinde bulunacak

Hafta içinde faiz oranlarının TCMB’nin faiz oranı indiriminden sonra %23,8’in altına düşeceği beklenmektedir. TL’nin Dolar’a karşı 1.490.000 – 1.520.000 bandında dalgalanacağı öngörülmektedir. AB ile ilişkilerin olumlu yönde gelişmesinin İlerleme Raporu’na yansıması IMKB- 100 endeksini 1,5 cent seviyesine çıkarabilir. Eğer Aralık’ta müzakere tarihi verilirse, endeks 2,0 cent seviyesine çıkabilir.

İkincil piyasada geçen haftaki yatay seyirden sonra sınırlı bir işlem hacmi gerçekleşti ve 22 Şubat 2006 tarihli en aktif kağıdın getirisi Salı günü gerçekleştirilen çifte ihalenin de etkisiyle %25,6’ya ulaştı. Hazine Salı günkü ihalelerle 4.319 trilyon TL (2,9 milyon Dolar) borçlandı. Bu miktar Çarşamba günkü iç borç ödemesinin %99,8’ni karşıladı.

Çarşamba günü TCMB sürpriz bir şekilde faiz indirimine gitti. En aktif kağıdın getirisi %24 seviyelerine düştü. Haftayı da %24,27 seviyesinden kapadı. Bu değer önceki haftaki kapanıştan 98 bps daha düşüktür.

Döviz piyasasında ise TL Dolar karşısında Perşembe gününe kadar 1.500.000 – 1.510.000 bandında dalgalandı. Sonra Euro/Dolar paritesinin Euro lehine değişmesi sebebiyle 1.500.000 TL’nin altına düştü. Hafta sonunu ise interbank piyasasında 1.492.500’den kapattı. Hafta sonu itibariyle TL, Dolar’a karşı %1,1 döviz sepetine karşı da %0,9 değer kazandı. ABD’de cari açığın beklentilerin çok üzerinde gerçekleşmesi FED’in faiz artırımına gitme ihtimalini ortadan kaldırmış, aynı zamanda ABD’ye olacağı düşünülen fon akışı da engellenmiştir. Bu durum, Doların Euro karşısında diğer kaybetmesine neden olmuştur.

Geçen haftaya AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verheugen’in Türkiye ziyareti damgasını vurdu. Verheugen genel olarak mesajlarında hazırlanacak İlerleme Raporunun adil olacağı konusunda söz verdi. Ancak Türkiye’den ayrılırken Güneydoğu, Kıbrıs, zina ve işkenceyle ilgili rahatsızlığını da belirtti.

DİE tarafından GSMH ve GSYİH’daki artış oranları 2004 yılının ikinci üç aylık döneminde %14,4 ve %13,4 olarak açıklandı. Bu değerler beklentinin çok üzerinde gerçekleşti. Ancak belirtmek gerekir ki, bu ekonomik büyüme sadece bu üç aylık döneme ait değildir. DİE’nin açıkladığı diğer bir veri de reel sektör sanayi üretim endeksidir. Temmuz 2004 itibariyle endeks bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,8’lik bir artışla 125,2’ye ulaşmıştır. Piyasalar bu verilere tepki göstermemiştir. Üçüncü üç aylık dönemde bu büyümenin yavaşlayacağı beklenmektedir.

Diğer önemli büyüklük TCMB tarafından açıklanan Ağustos 2004 dönemine ait enflasyon verilerdir. Buna göre 12 aylık dönemde TÜFE %9,7’den %9,5’e düşmüştür. Önümüzdeki hafta piyasayı AB ile ilgili beklentilerin yönlendirmeye devam edeceği tahmin edilmektedir.

TASAM Ekonomi Çalışma Grubu

Yasal Uyarı: Bu raporda sunulan fikirler raportörün kendi fikirleridir ve bağlı bulunduğu kurumları hiçbir şekilde yasal sorumlu kılmaz. Geleceğe yönelik açıklamalar tahmin niteliğinde olup gerçek ya da tüzel kişilerin yatırımlarına tek başına temel oluşturmaması tavsiye edilir. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak yatırımların kayıpla sonuçlanması halinde raportör ya da bağlı olduğu kurumlar suçlanamaz.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2690 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1065
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2037 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2037

Ortaçağ’ın feodalitesi, kralları, kaleleri ve din baskısından sonra şimdi devlet, aile, kapitalizm, üniversite, sosyal refah, özgürlük ve kurtuluşun yani ‘modernite’nin de dönemi geçiyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası kurumlar ve güvenlik anlayışı çağımızın güvenlik ihtiyaçlar...;

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel ...;

Eski çağlardan beri insanlar ihtiyaç duydukları ancak üretemedikleri mal veya hizmetleri elde etmek için farklı yollara başvurmuşlardır. Başlangıçta ihtiyaçların örtüşmesi esasına dayalı olarak kullanılan takas yöntemi, zamanla yerini farklı ödeme şekillerine bırakmıştır. Takas yöntemi takip edilere...;

Hubel’i çağrıştıran Nobel geleneğinin ilhamıyla hareket eden İsveç menşeli Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) Mayıs 2022 tarihli ve “Barış Ortamı [İnşası]: Yeni bir Risk Döneminde Güvenlik” başlığını taşıyan raporunda, dünyanın birbiriyle çakışan iki önemli sorundan kaynaklanan bir “...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.