Güvenilmez Dost Düşmandan Beter. Ya Gerçekler?

Yorum

Batı, Ukrayna’nın dostu ve dost bellediği bir coğrafya. Ukrayna’nın demokratikleşme süreçlerini tamamlamasını ve tek parça kalmasını istiyor....

Batı, Ukrayna’nın dostu ve dost bellediği bir coğrafya. Ukrayna’nın demokratikleşme süreçlerini tamamlamasını ve tek parça kalmasını istiyor. Ama Ukrayna’yı NATO için sınır boylarında kalkan görevi görecek bir tampondan öte görüyor mu emin değilim. AB üyeliği ihtimali ise zaten meşkuk. Hele bu koşullarda!

Minsk’ten Öte Beklenen
Batı’yı Minsk’te Rusya ile Ukrayna arasında bir ara yol bulmaya çalışırken gördük. Ama tarafsız değildi, olamazdı da. Görünürde aslanlar gibi Ukrayna’nın arkasındaydı. Ancak asıl derdi kendi enerji güvenliği. Bu nedenle, eninde sonunda uzlaşma hatlarında, yıllar, milyar metreküpler itibarı ile ifade edilecek “güvenilir“ bir anlaşma tahtında, aynen Kırım için olduğu gibi, Doğu Ukrayna’nın kaderini de, bir iç savaşın amansız yıkım ve kırımına terkedebilir. Açıkçası Batı alacağı güvenilir garantiler karşısında, Ukrayna desteğini revize edebilir.

Ukrayna Gözgöre göre Çöküyor
Rakamlar kuşkulu. Ama bir gerçek varsa Ukrayna çöküyor. 2014 ün son çevreğinde %15 küçülmüş. Ekonomik daralma geçen yılın aynı çeyreğine göre ise %26. 2014 için verilen rakam ise, anlaşılmaz bir biçimde daha iyimser. Sadece %7.8 lik bir küçülme var. Enflasyon oranı %30. Buna mukabil işsizlik %2. Olabilir. Belki çoğu silah altında.
Ukrayna jeopolitik ve yurt içi risklerinin üstesinden gelmek için yabancı sermayeye %20 gibi yüksek bir faizle göz kırpıyor. Ama ne göz kırpma ne söz verme, kapkaççılar dışında kimsenin o yöne gitmeye pek niyeti yok.

Oysa Somut Yardım Gerek . Hem de Acilen
Borçları GSYİH sının %100 üne ulaşmış olan Ukrayna için sözde yine birileri seferber.Durumu sanki Yunanistan’a göre daha iyi. Daha iyi de , troika kurumları Yunanistan ile zor uzlaşıyor görünüyor, ama söz verileni hemen yerine getiriyor. Oysa Ukrayna için IMF nin vaadettiği 40 milyar Dolar’ın dilimleri bile dağıtılmıyor. Ne bekleniyor? İflas ve borç yeniden yapılandırması mı? İflas edince Ukrayna, en kötü koşulda kurtarılmak için neye razı olacak? İşte bu soruların cevabı o çok ta “güvenilir“ bir dost gibi gözükmeyen Batı’da.

Ya Putin’in Önerisine ne Demeli?
Putin bence bir psikolojik boşluğu daha, iyi değerlendiriyor. Batı’ya bir çağrıda bulunuyor. “Ukrayna’ya para verin. Yardım edin. Bize olan doğal gaz borcunu ödesin. Biz de muslukları açalım ve doğal gazınız aksın“. Öyle ya! Silah satıp, yangına körükle gitmek, Baltık Cumhuriyetlerinden, Belarus’a kadar NATO Birlikleri yerleştirmek yerine, ipi topu 3-5 milyar Dolar doğal gaz faturasını hemen ödeyiversinler değilmi? İlk bakışta mantıklı gibi duyuluyor. Ama bir kere, bu pratik çözüm bile “egemenlik hakkı ihlali“ olarak kabul edilebilir. Öyle ya. Bir ülke borçlansın, borçlansın, bunları da ödemesin. Bu yüzden zarara uğrayan başka ülkeler bunu hemen üstlensin.

Var mı “Yağma Ivan’ın Vereniki’si“?
Nasıl “yağma Hasan’ın böreği“ yoksa, bu da olamaz. Batı böyle bir borcu ödemez. Aksi davranış bundan böyle tüm borçları tekeffül taahhüdü olur. Diyelim ki tongaya düştü de ödedi. Kefalet karşılığı gayrimenkul veya toprak istemez mi? Ya isterse ne olur? Ukrayna içinde, Rusya’ya karşı, Batının korumakla mükellef hale geleceği bir Batı ortaya çıkar ki, Putin sanırım tam da bu sepete düşsün istiyor Batı’nın Minsk müzakerecilerini. Dolaylı çatışma yerine doğrudan çatışma. Açıkçası Batı, hem çıkarları, hem de makul hesapları nedeni ile “güvenilir bir dost“ olamaz Ukrayna için.

Ya Rusya?
O ise Ukrayna için eski ve zorunlu bir müttefik. Pek çok ortak paydaya sahip olduğu, kadim yoldaş, sınır komşusu ve sinir yıpratma merkezi. Zora, ateşe dayanıklı bir yakıcı madde. Üstelik enerji kaynağı açısından pazarlık gücü elinde. Bakın hiç “dost“ demedim. Çünkü o hep düşman, hep düşman.
Yine de bire bir görüş sorduğunuzda, Donbas ile ilgili bir emelleri olmadığını söylüyorlar. Hatta daha da ileri gidip, “berbat bir bölge. Kim ister Donbas’ı!“ diyor ve “Ukrayna, Rus azınlığa daha fazla haklar versin, onların ipini olabildiğine gevşetsin yeter“ diye tartışmayı sonlandırıyorlar.

Ama “Kazın Ayağı Öyle mi“ ?
Her ülke, başka ülkelere dağılmış olan ve kendi dilini konuşan halkları zaman zaman koruma ve kollama endişesine giriyor. İşin bu kısmını doğal kabul edelim. Haydi silahları da Rusya göndermiyor olsun, ona da inanalım.
Ama çok önemli bir gerçek var ise o da, Donbas’ın yakın bir tarihte önce özerk, sonra bağımsız olacağı ve Rusya ile olmasa bile Kırım ile birleşebileceği gerçeğidir. Çünkü Dobas’ın Kırım’a, Kırım’ın da Donbas’a ihtiyacı var.
Güvenilmesi gereken ne Batı’dır, ne de Rusya. Güvenilmesi gereken şey, coğrafi, ticari, ekonomik ve etnik bir gerçektir. Bu gerçek, üzücü de olsa, sonuçları ve yansımaları ile birlikte günün birinde karşımıza dikilecektir. Bu sadece bir zaman meselesi.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.