Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni (08-12 Mayıs 2006)

Kategori Seçilmedi

İç Piyasalar:

Merkez Bankası 2006 yılı Mart ayında cari açığın, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,1 artışla 3 milyar 58 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Merkez Bankası’nın Ocak-Mart dönemi Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Raporu’na göre, cari açıkta en büyük paya sahip olan dış ticaret açığı, ödemeler dengesi tablosunda yer aldığı şekliyle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,2 oranında artarak 3 milyar 244 milyon dolara ulaştı.

Mart ayı net turizm gelirleri, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 oranında azalarak 545 milyon dolar oldu. Böylece, 2005 yılı Ocak-Mart döneminde 6 milyar 195 milyon dolar olan cari işlemler açığı 2006 yılının aynı döneminde yüzde 39,2 artışla 8 milyar 622 milyon dolara çıktı.

Merkez Bankası’nın her ay iki defa yaptığı beklenti anketinin bu ayın birinci dönemine ilişkin sonuçları, Nisan’da yüzde 1,34 olarak gerçekleşen aylık enflasyonun beklentileri olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Buna göre Nisan ayında yüzde 5,79 olan yılsonuna ilişkin yıllık TÜFE tahmini ilk kez yüzde 6’nın üzerine çıkarak yüzde 6,27 oldu. Gelecek 12 ay sonrası için yıllık enflasyon tahmini yüzde 5,47’den yüzde 5,57’ye, 24 ay sonrasına yönelik yıllık enflasyon tahmini ise yüzde 4,67’den yüzde 4,79’a yükseldi.

Ağırlıklı olarak finans kesimi temsilcileri arasında yapılan ankete katılanların bu yıla ilişkin cari işlemler açığı tahmini ise 26 milyar 485 milyon dolardan 27 milyar 390 milyon dolara yükseldi. Bu yıla ilişkin GSMH büyüme tahmini yüzde 5,2 olarak kalırken, 2007 yılına ilişkin tahmin ise yüzde 4,9’dan yüzde 5’e çıktı. Ankete katılanların bu ay sonuna ilişkin dolar kuru tahmini 1,3299 YTL olarak açıklandı. Yılsonu dolar kuru tahminleri 1,3894 YTL’den 1,3835 YTL’ye inerken, 12 ay sonrasına yönelik kur tahmini de 1,4161 YTL olarak hesaplandı.

Hazine’nin gelecek üçüncü ay yapacağı altı ay vadeli bono ihalesine yönelik yıllık bileşik faiz oranı tahmini yüzde 13,38’den yüzde 13,55’e, gelecek 12’nci ayda yapılacak ihale için beklenti ise yüzde 12,08’den yüzde 12,33’e yükseldi. Ankete katılanların gelecek üçüncü ayda yapılacak 5 yıl vadeli altı ayda bir sabit kupon ödemeli tahvil ihalesindeki yıllık bileşik faizle ilgili olarak yüzde 13,6, 12 ay sonra yapılacak ihaleyle ilgili olarak da yüzde 12,32 oranını tahmin ettikleri belirtildi.

Ankete katılanlar bu ay Merkez Bankası’ndan kısa vadeli faizlerde indirim yapmasını beklemediklerini ifade ederken, kısa vadeli faizlerin gelecek üç ayın sonunda yüzde 12,99’a, 12 ayın sonunda ise yüzde 11,94’e ineceği tahmin edildi.

Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) sermaye piyasasının ülke kalkınmasındaki rolünü vurgulamak, piyasanın gelişmesinin önündeki engelleri belirleyerek çözüm önerileri geliştirebilmek amacıyla hazırladığı 2005 Türkiye Sermaye Piyasası Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, 2005 yılında aracı kurum sektörü uzun süredir görülmeyen kârlılık düzeyine ulaştı. Sektörün aktif toplamı 2,6 milyar YTL, öz sermayesi 1,5 milyar YTL, net karı ise 273 milyon YTL oldu.

Raporda, 2005 yılının hem uluslararası sermaye piyasaları hem de Türkiye için olumlu koşullarda geçtiği belirtilirken, İMKB uluslararası borsalar içinde yüksek getirisi ve likiditesiyle öne çıktı. Yatırım araçları arasında en yüksek getiriyi hisse senetleri sağladı, döviz ise reel kayba yol açtı.

Rapora göre 2005’te faaliyette olan aracı kuruluş sayısı gerilemeye devam ederken, banka sayısı 41, aracı kurum sayısı 101 oldu. Toplam sabit getirili menkul kıymet işlemleri (kesin alım-satım ve repo dahil) yüzde 24 arttı. Repo işlemlerinin bireysel yatırımcılardan yatırım fonlarına kaymasıyla birlikte, sabit getirili menkul kıymet işlemleri de organize piyasalara yöneldi. Sabit getirili menkul kıymet işlemlerinin yüzde 82’si bankalar, yüzde 18’i aracı kurumlar tarafından yapıldı. Hisse senedi işlem hacminde banka kökenli aracı kurumların payı yüzde 55, 2005 sonu itibariyle hisse senedi yatırımcı sayısı ise 884 bin oldu. Bunun 880 bini bireysel yatırımcı, 4 bini tüzel kişiden oluştu.

Hazine Müsteşarlığı, Ocak-Mart 2006 dönemi genel bütçe dengesi ve finansmanı verilerini açıkladı. Genel bütçenin Ocak-Mart dönemindeki 5,1 milyar YTL’lik nakit açığının 3,3 milyar YTL’sini özelleştirme gelirleri kapattı.

Hazine’den yapılan açıklamaya göre, Ocak-Mart dönemi genel bütçe gelirleri 37 milyar 788 milyon 344 bin YTL, giderleri 39 milyar 548 milyon 10 bin YTL, genel bütçe faiz dışı dengesi 9 milyar 522 milyon 322 bin YTL, bütçe açığı ise 1 milyar 759 milyon 666 bin YTL oldu.

Açıklamada, bütçe emanetlerinin 2 milyar 474 milyon 769 bin YTL, diğer emanetlerin 842 milyon 30 bin YTL, avansların 46 milyon 903 bin YTL açık verdiği kaydedildi. Bu dönemde genel bütçe nakit dengesi 5 milyar 123 milyon 368 bin YTL açık verirken, bunun finansmanı için 114 milyon 727 bin YTL net dış, 1 milyar 432 milyon 189 bin YTL net iç borçlanmaya gidildi. Bunun dışında, Ocak-Mart döneminde 127 milyon 513 bin YTL devirli ve garantili borç geri dönüşü, 33 milyon 559 bin YTL Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu geri ödemesi, kasa-banka ve diğer işlemlerin 110 milyon 630 bin YTL olduğu, 3 milyar 304 milyon 750 bin YTL’lik de özelleştirme geliri meydana geldiği bildirildi.

Merkez Bankası’nın verilerine göre, bankalardaki YTL ve döviz cinsinden yurtiçi yerleşiklerle yabancılara ait toplam mevduatlar bu yılın ilk dört aylık döneminde 10,7 milyar YTL artarak 236,8 milyar YTL’ye ulaştı. Ocak-Nisan döneminde bankalardaki yurt içi yerleşiklere ait mevduatlar 11 milyar 129 milyon YTL artarak 232 milyar 761 milyon YTL’ye çıkarken, yabancılara ait mevduatlar ise 459 milyon YTL’lik bir azalmayla 3 milyar 999 milyon YTL’ye indi. Böylece, geçen yılın sonunda 226 milyar 90 milyon YTL olan bankalardaki toplam mevduat 236 milyar 761 milyon YTL’ye çıktı.

Yılın ilk dört aylık döneminde kamu bankalarının mevduatları 3 milyar 31 milyon YTL büyüyerek 95 milyar 136 milyon YTL’ye, özel bankaların mevduatları 6 milyar 898 milyon YTL yükselerek 127 milyar 431 milyon YTL’ye, yabancı bankaların mevduatları da 1 milyar 200 milyon YTL artarak 10 milyar 195 milyon YTL oldu.

Merkez Bankası verilerine göre döviz rezervi, Türkiye’nin IMF’ye olan borçlarının erken geri ödenip ödenmeyeceğinin tartışıldığı geçen hafta içerisinde 1 milyar 562 milyon dolarlık azalış gösterdi. Bu azalmanın, Mayıs’ın ilk haftasında Hazine’nin, büyük bölümü IMF’ye olmak üzere 1,7 milyar dolarlık dış borç ödemesi yapmasından kaynaklandığı açıklandı. Merkez Bankası’nın Nisan sonunda 59 milyar 753 milyon dolar olan döviz rezervi bu azalmayla birlikte 5 Mayıs itibariyle 58 milyar 191 milyon dolara geriledi. Bankanın 2 milyar 176 milyon dolar olan altın varlıklarında bir değişiklik yaşanmadığı belirtildi.

Merkez Bankası’nın döviz fazlası geçen hafta 1 milyar 430 milyon dolarlık azalmayla 23 milyar 28 milyon dolara indi. Bankanın dış varlıklarının 1 milyar 554 milyon dolar azalarak 61 milyar 675 milyon dolara gerilediği geçen haftada döviz yükümlülükleri ise 124 milyon dolarlık azalmayla 38 milyar 644 milyon dolar oldu.

Merkez Bankası, İktisadi Yönelim Anketi Reel Kesim Güven Endeksi’nin Nisan ayı sonuçlarını açıkladı. Endeks, Mart ayında 104,2 değerinde idi. Buna göre endeks 2006 Nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1,2 puan artarak, 104,7 değerine yükseldi. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri Mart ayına kıyasla incelendiğinde, toplam sipariş eğilimi ile ihracat imkanları beklentisinin endeksi olumsuz yönde etkilediği görüldü.

Geçtiğimiz hafta 1,2 milyar YTL itfası bulunan Hazine Salı günü açtığı ihalede 5 yıl vadeli, altı ayda bir sabit kupon ödemeli, 19 Ocak 2011 itfa tarihli tahvilleri yeniden ihraç etti. Hazine bu ihale ile rekabetçi olmayan teklifler yoluyla yapılan satışlar ve opsiyon satışlar da dahil olmak üzere, net 407 milyon YTL borçlandı.

Yabancıların bonodan çıkışı ile başlayan dövizdeki hareketlilik Cuma günü de sürdü. Dolar ve faiz son 1,5 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, borsada hızlı satışlar etkili oldu. Hafta başından bu yana yükselişini sürdüren dolar öğle saatlerinde 1,42000 YTL’yi görerek yılın en yüksek seviyesine çıktı. Euro ise serbest piyasada 1,8250 YTL’ye yükseldi.

İMKB endeksi 1,742 puanlık düşüşle haftanın son işlem günü 41 bin 971 puandan tamamlarken, hisse senetleri haftalık bazda yüzde 5,07 oranında değer yitirdi. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem gören 9 Nisan 2008 vadeli, bugün valörlü tahvilin basit getirisi yüzde 15,46, bileşik getirisi yüzde 14,50 ile yılın zirvesinden kapandı. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarı’nda 3 günlük işlemlerde ortalama faiz oranı yüzde 13,25 oldu.

Merkez Bankası dolar kapanış kurunu alış 1,3909 YTL, satış 1,3976 YTL olarak açıkladı. Euro’nun alış kuru 1,7945 YTL, satış kuru ise 1,8032 YTL oldu.

Dış Piyasalar:

ABD Merkez Bankası (FED) geçen hafta faiz oranlarını üst üste 16. kez artırdığını açıklarken, enflasyonu kontrol altında tutmak için gerekirse faiz artırmaya devam edeceğini belirtmişti. FED’in para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) oybirliğiyle aldığı karar, gösterge faiz oranını çeyrek puan artışla Nisan 2001’den beri en yüksek seviye olan yüzde 5 seviyesine getirdi. FED açıklamasında, Komitenin, enflasyon risklerine karşı para politikasında biraz daha sıkılaşmanın hâlâ gerekli olabileceği yargısına vardığını; ancak bu tür sıkılaşmaların ölçüsü ve zamanlamasının gelecek bilgilere göre, önemli ölçüde ekonomik görünümdeki değişime bağlı olacağını belirtti.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ABD’de perakende satışlarının Nisan ayındaki iyi hava şartlarının da etkisiyle yüzde 0,5 oranında arttığı bildirildi.
Ancak beklentilerin altındaki Nisan ayı verileri, Şubat ayından bu yana kaydedilen en düşük veriler olduğu açıklandı. Verilerin beklentilerin altında artmasında yüzde 0,4 oranında düşen otomobil satışlarının etkili olduğu bildirildi. ABD perakende satışları, Mart ayında yüzde 0,6 oranında yükselmişti.

ABD Çalışma Bakanlığı, petrol fiyatlarındaki yükselişin Nisan ayında genel olarak ithalat fiyatlarının yüzde 2,1 artmasına neden olduğunu; ancak petrol dışındaki fiyatların yatay seyrettiğini açıkladı. Açıklamaya göre petrol ithalat fiyatları ise, geçen ay yüzde 11,5 artışla Mart 2005’ten bu yana en büyük artışı gösterdi. Bu açıklamanın ardından ABD Hazine tahvillerinin fiyatları düşerek getirileri yüzde 5,17’ye yükseldi. ABD Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı ayrı bir açıklamada ise dış ticaret açığının Mart’ta 62 milyar dolara düştüğü bildirildi.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın Petrol Bakanı Ali el Naimi, önümüzdeki 4 yılda dünyanın ciddi bir rafineri sıkıntısıyla karşı karşıya kalacağını ifade etti. Ali el Naimi yaptığı açıklamada, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) büyüyen küresel ham petrol talebini karşılayabileceğini ifade ederek, buna karşılık gelecek 4 yılda bu üretimi rafine edebilecek tesis sıkıntısıyla karşı karşıya kalınacağını bildirdi. Birçok yeni rafineri inşa edildiğini veya mevcutların genişletildiğini söyleyen bakan, bu projelerin bitirilmesinin uzun zaman alacağına işaret etti.

Öte yandan, Kuveyt Devlet Şirketi Kuwait Petroleum Corp.’un üst düzey yetkilisi Nabeel Boresly de petrol üretim kapasitesinin artırılmasında kullanılmak üzere yapılacak yatırımlar için Kuveyt’in en az 64 milyar dolara ihtiyacı bulunduğunu söyledi . Boresly, bu yatırımların 17 milyar dolarının yeni rafineri yapımı ve mevcutların iyileştirilmesi için kullanılması gerektiğini belirtti. Nabeel Boresly, Kuveyt olarak şu an günlük 2,6 milyon varil olan petrol üretimini 2020 yılına kadar günlük 4 milyon varile çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Petrol fiyatları, ABD’nin İran’ın nükleer planlarıyla ilgili gerginliği yumuşatmak için yaptığı önerileri reddetmesi, Nijerya’nın üretim kapasitesinin dörtte birinin kapalı olmaya devam etmesi ve ABD’de yoğun araç kullanım mevsimi öncesinde iki rafineride üretimin durması nedeniyle benzin arzıyla ilgili endişelerin etkisiyle geçen hafta içinde yüksek düzeyini sürdürdü. Ancak fiyatlar hızla artan enerji maliyetlerinin küresel yakıt talebini ve tüketici güvenini sarsmasından dolayı bu hafta başı itibariyle varil başına bir dolardan fazla düşüş gösterdi. Uluslararası Enerji Ajansı geçen hafta Cuma günü yaptığı açıklamada, yüksek fiyatlar nedeniyle küresel petrol talebi tahminlerini düşürdüğünü söylerken, Michigan Üniversitesi’nin yaptığı tüketici güven araştırması rekora yakın benzin fiyatlarının alıcıların iyimserlik göstergesinin Katrina kasırgasından bu yana en düşük seviyelere gerilemesine neden olduğunu ortaya koydu. ABD ham petrolünün varil fiyatı 70,75 dolar seviyesinde işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı 70,98 dolar düzeyinde kaldı.

Önümüzdeki Haftanın Gündemi ve Muhtemel Gelişmeler:

• 15 Mayıs Pazartesi günü Kamu maaş ödemesi ile Nisan 2006 dönemine ait Özel İletişim Vergisi Beyanı ve Ödemesi gerçekleştirilecek.

• 16 Mayıs Salı günü Nisan 2006 dönemine ait İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranları yayınlanacak. Aynı gün AB Dışişleri toplantısı yapılacak ve AB Genişleme Raporu açıklanacak.

• 17 Mayıs Çarşamba günü 2006 yılı 1. Geçici Vergi Dönemine Ait Gelir ve Kurumlar Vergisinin Ödemesi gerçekleştirilecek.

• 19 Mayıs Cuma günü Japonya Merkez Bankası (BOJ) Para Politikası Kurulu toplanacak.

• 17 Mayıs’ta piyasaya 62 milyon YTL itfası bulunan Hazine önümüzdeki hafta ihale düzenlemeyecek.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.