Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni (24-28 Nisan 2006)

Kategori Seçilmedi

İç Piyasalar:

Türkiye Mart ayında 6 milyar 975 milyon dolarlık ihracat ve 11 milyar 189 milyon dolarlık ithalat yaptı. Hem ihracatta hem de ithalatta rekor kırılan Mart ayında dış ticaret açığı 4 milyar 214 milyon dolara kadar yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62,3 oldu.

Devlet İstatistik Enstitüsü’nden alınan bilgilere göre, geçen yılın Ocak ayında yüzde 11,5 olan işsizlik oranı bu yılın aynı ayında yüzde 11,8’e yükseldi. Bu dönemde işsizlik oranında kaydedilen artışın tarım sektöründeki istihdamda yaşanan sıkıntılardan kaynaklandığı belirtildi. Nitekim, tarım dışı işsizlik oranı incelenen dönemde yüzde 15,2’den yüzde 14,9 seviyesine geriledi.

Dünya Bankası, geçtiğimiz hafta sonunda açıklanan 2006 Dünya Kalkınma Göstergeleri raporunda Türkiye’ye ilişkin olarak yer alan verilerle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada raporun Türkiye’deki büyümenin 2003 yılından beri kayda değer bir canlanma gösterdiğini ortaya koyduğu belirtilerek, yatırımların GSYİH’deki payının arttığı, bunun da gelecek yıllardaki büyümenin sürdürebilirliği açısından olumlu bir işaret olduğu kaydedildi.

Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinde sağlanan olağanüstü büyümenin, henüz istihdamda işgücüne katılan genç işçilerin sayısını telafi edecek net bir artış sağlamadığını, işsizlik oranının yüzde 10,3’le 2002 yılındaki yüzde 10,6’ya yakın bir düzeyde seyrettiğini bildirdi. Buna karşın, cari işlemler açığının önceki yıllara oranla büyüdüğü, bunun da güçlü büyüme, Türk Lirası’nın değer kazanması ve yükselen petrol fiyatlarının sonucu olduğu belirtildi. Açıklamada, "borç yaratmayan uzun vadeli sermaye girişlerinin artan kullanımı ve AB üyeliği sürecinin" cari işlemler açığıyla ilgili riskleri frenleyen faktörler olduğu bildirildi.

Türkiye’nin dış borçlarının GSYİH’a oranının, özellikle güçlü mali performans nedeniyle önemli bir gerileme kaydettiğine dikkat çekilen açıklamada, söz konusu performansın IMF’ye olan borçlarda da ciddi bir düşüşe neden olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada Türkiye’nin IMF’ye olan borçlarının GSYİH’a oranının 2003 yılında yüzde 10,1 iken, 2004 yılında yüzde 7,1’e indiği vurgulandı.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, kısa vadeli faiz oranlarında 0,25 puan indirime gitti. Buna göre gecelik faiz oranı yüzde 13,50’den yüzde 13,25’e çekildi.

Hazine 25 Nisan 2006 günü ihraç ettiği dolar cinsinden devlet tahvilinin birinci altı aylık (182 gün) dönem için yıllık faizini yüzde 6,23 olarak belirledi. Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamada 26 Nisan 2006 valörlü olarak gerçekleşen 22 Nisan 2009 geri ödeme tarihli 3 yıl vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli, değişken faizli dolar cinsinden devlet tahvilinin 25 Ekim 2006 tarihli kupon ödemesinde uygulanacak olan kupon oranının yüzde 3,15 olduğu bildirildi.

Dünya Bankası, Türkiye’nin hayvanlarda ve insanlarda görülen kuş gribi ile mücadelesine yardımcı olmak için 34,4 milyon dolarlık kredi verilmesini onayladı. Dünya Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, kuş gribiyle mücadelede yardıma ihtiyacı olan ülkeler için Ocak ayında onaylanan 500 milyon dolarlık kredi hattından çekilen kredinin önleme, hazırlık ve planlamanın yanı sıra, hastalığa tepki ve kontrol altına alma için destek sağlayacağı ifade edildi.

İMKB endeksi 128 puanlık yükselişle 28 Nisan Cuma gününü 43 bin 880 puandan tamamlarken, hisse senetleri haftalık bazda yüzde 2,65 oranında değer kaybetti. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem gören 9 Nisan 2008 vadeli, bugün valörlü tahvilin basit getirisi yüzde 14,54, bileşik getirisi yüzde 13,66’dan kapandı. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarı’nda 3 günlük işlemlerde ortalama faiz yüzde 13,25’ten gerçekleşti.

Dış Piyasalar:

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, İran’ın kredi notunu düşürdü. Fitch’den yapılan açıklamada, İran’ın döviz cinsinden notunun BB-’den B+’ya indirildiği bildirildi. Yapılan indirimine gerekçe olarak, nükleer programı üzerine Batı ile girdiği gerilimin İran’a karşı uluslararası yaptırım uygulanması ihtimalini güçlendirmesi gösterildi.

ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, yükselen petrol fiyatlarının, ekonomiler için tehdit oluşturduğunu bildirdi. Bernanke, ABD Kongresi’nde yapacağı konuşma metninde, ABD Merkez Bankası’nın 22 aydır süren faiz artırımına ara verebileceğini söyledi. Bernanke ayrıca, Merkez Bankası politikalarında gelecekte faiz hadlerine yönelik kararların, giderek daha fazla ekonomik görünümdeki gelişmelere bağlı hale geleceğini kaydetti.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından açıklanan “Çin Ekonomisinin Geleceğine Bakış-2006 Bahar Raporu”nda, bu yıl bütün fiyat endekslerinin artışının yavaşlayacağı, uluslararası piyasadaki ham petrol ve bazı malların fiyatlarının belirli ölçüde artmasına rağmen, makro ekonomik gelişmelerin etkisiyle Çin’deki tüketim fiyatlarının sadece yüzde 2 yükseleceği öngörüldü. Raporda Çin ekonomisinin 2006 yılındaki büyüme hızının yüzde 9,6’ya ulaşacağının tahmin edildiği belirtildi. Söz konusu raporda, istikrarlı fiyat düzeyinin, ekonomik ve toplumsal meselelerin gelişmesine verimli bir ortam sağlayacağı da ifade edildi.

Çad hükümeti ile petrol gelirlerinin ağırlıklı olarak yoksullukla mücadele konusunda kullanılması şartıyla bir finansman anlaşması yapan Dünya Bankası, Çad Devlet Başkanı İdris Deby’nin petrol gelirlerini orduyu güçlendirmek ve silahlandırmak için kullanacağını açıklaması üzerine bu ülkeye vereceği fonları dondurmuştu. Çad Petrol Bakanı Muhammed Nasır Hasan, Dünya Bankası’nın askıya aldığı 124 milyon dolarlık kredi dilimini serbest bırakmasıyla, petrol ihracatını kesme önlemine gerek kalmadığını söyledi. Dünya Bankası ile aralarındaki anlaşmazlığı gideren Çad’ın petrol ihracatını durdurma tehdidini geri çektiği bildirildi.

Venezüella Enerji ve Maden Bakanı Rafael Ramirez, OPEC toplantısında günlük 28 milyon varil olan üretim tavanının değiştirilmemesinin kararlaştırıldığını söyleyerek, rekorlar kıran petrol fiyatlarını dizginlemek için yapacak fazla bir şeyleri olmadığını kabul etti. OPEC’in, petrol tüketicisi ülkelerin ekonomilerini tehdit eden hızlı fiyat artışlarına engel olma gücüne sahip olmadığı, kuruluşun, rafinerilerin işleyebileceği azami petrolü çıkarmakta olduğu belirtildi.

Bir önceki hafta 75,35 dolara kadar çıkarak rekor kıran petrol fiyatları, geçen hafta bir miktar gerilemişti. Bunun nedeni, kâr satışları ile birlikte ABD’de yüksek fiyatların akaryakıta olan talebi azaltması ve akaryakıt stoklarının beklenenden yüksek çıkması şeklinde yorumlandı. Ayrıca Çin’in faizleri artırması, bu ülkede ekonomik büyümenin yavaşlayacağı ve dolayısıyla petrol talebinin de azalacağı beklentisini doğurarak petrol fiyatlarının Cuma günü 70 dolar seviyelerine kadar gerilemesine katkıda bulunmuştu. Ancak bu hafta başı itibariyle, petrol fiyatları İran’ın Birleşmiş Milletler’in uygulayabileceği yaptırımlar karşısında meydan okuyan tavrı ve Nijerya’da petrol sektörünü hedefleyen bombalı araç saldırısı nedeniyle tekrar yükselmeye başladı. ABD ham petrolünün varil fiyatı 72,37 dolar seviyesinde işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı da 72,47 dolar düzeyinde gerçekleşti.

2006 yılının ilk çeyreğinde ABD’de GSYİH yüzde 4,8 artarken, önceki üç aylık dönemdeki parlak olmayan büyümenin ardından, harcama ve yatırım rakamlarındaki hızlı artışın etkisiyle büyüme son 2,5 yılın en yüksek seviyesine yükseldi. 2005’in son çeyreğinde büyüme oranı yüzde 1,7 olarak açıklanmıştı. Çekirdek enflasyon göstergesi yüzde 2 oranında arttı. Bu rakam bir önceki çeyrekte yüzde 2,4 seviyesinde olmuştu.

Önümüzdeki Haftanın Gündemi ve Muhtemel Gelişmeler:

• 1 Mayıs Pazartesi günü TİM Nisan 2006 ihracat verilerini, İTO ise İstanbul için enflasyon rakamlarını açıklayacak.

• 2 Mayıs Salı günü Hazine, 12 ay vadeli, 03.05.2006 satış, 16.05.2007 itfa tarihli YTL cinsinden iskontolu devlet tahvili ihalesi gerçekleştirecek.

• 3 Mayıs Çarşamba günü TÜİK Nisan 2006 enflasyon verilerini yayınlayacak.

• 5 Mayıs Cuma günü Mart 2006 dış ticaret fiyat ve miktar endeksleri açıklanacak. Aynı gün Hazine 2,1 milyar YTL’lik itfasını gerçekleştirecek.

• Önümüzdeki hafta Hazine’nin Nisan ayı nakit gerçekleşmelerini de açıklaması bekleniyor.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

1789 yılından bu yana kıta ile ilişkileri bulunan ABD’nin dış politikasında Afrika’nın hiçbir zaman bu politikaların merkezinde bulunmadığı ve uzun bir dönem Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmediği görülürken, buna karşın 1840’lı yıllarda bağımsız Liberya’nın oluşumuna önemli k...;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.