Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni (24-28 Nisan 2006)

Kategori Seçilmedi

İç Piyasalar:

Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Merkezi Yönetim toplam borç stoku 31 Mart 2006 tarihi itibariyle 334,4 milyar YTL olarak gerçekleşti. Toplam borç stokunun 209,6 milyar YTL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden, 119,9 milyar YTL tutarındaki kısmı döviz cinsinden ve geriye kalan 4,9 milyar YTL tutarındaki kısmı ise dövize endeksli borçlardan oluştu. 2006 Mart ayı sonu itibariyle toplam borç stokunun yüzde 51,3’ü iç piyasaya, yüzde 22,4’ü ise kamu kesimine olan iç borçlardan oluşurken, dış borçların ağırlığı yüzde 26,3 olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası döviz rezervleri 7 Nisan itibariyle 58,9 milyar dolar iken, 14 Nisan’da 60,4 milyar dolara yükseldi. Rezervlerde bir haftada kaydedilen 1,5 milyar dolar tutarındaki artışın Özelleştirme İdaresi’nden yapılan gelir devrinden kaynaklandığı açıklandı.

Merkez Bankası, Nisan ayının ikinci dönemine ilişkin beklenti anketi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, yılsonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) bazında Nisan ayının ilk anketine göre 0,03 puan artarak, yüzde 5,76’dan yüzde 5,79’a çıktı.

Merkez Bankası başkanlığına Durmuş Yılmaz’ın atanmasına ilişkin kararname, Resmi Gazete’nin 18 Nisan 2006 tarihli mükerrer sayısında yayımlandı. Kararnamede, Durmuş Yılmaz’ın Merkez Bankası Başkanlığı’na atanmasının, Bakanlar Kurulu tarafından 3 Nisan günü kararlaştırıldığı belirtildi.

IMF verilerinden yapılan belirlemelere göre Türkiye geçen yıl kişi başına gelirini 4 bin 289 dolardan 5 bin 62 dolara çıkardı. 180 ülke içerisinde 2004 yılında 66’ncı olan Türkiye, 2005 yılında 63’üncülüğe yükseldi. IMF Türkiye’nin kişi başına gelirinin bu yıl 5 bin 692 dolara, gelecek yıl ise 6 bin 41 dolara yükseleceğini hesaplarken Türkiye 2005 yılı fert başına gelir sıralamasında Bostwana, Rusya, Güney Afrika, Malezya, Venezuella gibi ülkelerle aynı grupta yer aldı. Bu arada Türkiye satın alma gücü paritesine göre hesaplanan ve 2005 yılı için 7 bin 494 dolar olarak belirlenen kişi başına düşen gelirde ise 57’inci ülke konumunda kaldı. Türkiye ile dünyanın fert başına geliri en yüksek ülkesi olan Lüksemburg arasında 2004 yılında 16,5 kat olan fark ise 14,8 kata indi.

İMKB Endeksi 1.203 puanlık yükselişle haftanın son işlem gününü 45 bin 76 puandan tamamlarken, hisse senetleri haftalık bazda yüzde 2,7 oranında değer kazandı. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem gören 9 Nisan 2008 vadeli, bugün valörlü tahvilin basit getirisi yüzde 14,63, bileşik getirisi yüzde 13,72’den kapandı. Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarı’nda 3 günlük işlemlerde ortalama faiz yüzde 13,50’den gerçekleşti.

Merkez Bankası dolar kapanış kurunu alış 1,3224 YTL, satış 1,3288 YTL olarak açıkladı. Euro’nun alış kuru 1,6289 YTL, satış kuru ise 1,6368 YTL oldu.

Dış Piyasalar:

ABD Hazine Bakanlığı, Şubat ayında net sermaye girişinin 86,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Ocak ayındaki net sermaye girişi 69,1 milyar dolar olmuştu.
Ekonomistler, Şubat ayındaki net sermaye girişini 62,8 milyar dolar olarak tahmin etmişlerdi. Beklenenin üzerinde gerçekleşen sermaye girişinin, Şubat ayındaki 65,7 milyar dolarlık dış ticaret açığından doğan kaygıları da tamamıyla ortadan kaldırdığı vurgulandı. Ekonomistler, ABD’de faiz oranlarının AB ve diğer rezerv para sahibi ülkelere göre halen yüksek düzeyde bulunmasının, ABD’ye sermaye girişini artıran unsur olduğunu belirttiler.

ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre tüketici fiyatları, Mart ayında yüzde 0,4 oranında yükseliş gösterirken, enerji ve yiyecek sektörleri dışarıda tutularak hesaplanan çekirdek
enflasyon geçen ay yüzde 0,3 oranında arttı. Mart ayında enerji fiyatları yüzde 1,3 oranında yükseldi. Tüketici fiyatlarının artmasında, yüksek petrol fiyatları ile giyim ve otel ücretlerindeki yükseliş etkili oldu.

ABD Çalışma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Mart ayında Üretici Fiyat Endeksi’nin yüzde 0,5 arttığı bildirilirken, dönemsel olarak değişken olan enerji ve gıda maddeleri fiyatlarının dışarıda bırakılmasıyla hesaplanan “çekirdek endeks”teki artışın ise sadece yüzde 0,1 ile son 4 ayın en düşük düzeyinde olduğu belirtildi.

İran’ın nükleer amaçları konusunda Batı ile şiddetlenen anlaşmazlığı, ABD benzin stoklarında açıklanan büyük düşüşün yaz aylarında arz darlığı endişelerini körüklemesi ve Nijerya’da petrol arzının önemli oranda azalması sonucunda petrol fiyatları geçen hafta varil başına 75 doları aşmıştı. Bu hafta başı itibariyle ise petrol fiyatları, işlemcilerin kâr satışları nedeniyle varil başına 75 doların altına düşerken, yatırımcıların güçlü talepleri ve İran’ın nükleer programını durdurmayı reddetmesiyle ilgili endişeler düşüşün sınırlı kalmasına neden oldu. Haftanın son günü itibariyle, ABD hafif ham petrolünün varili 74,58 dolardan işlem görürken, Brent ham petrolünün varili 74,08 dolar düzeyinde kaldı.

Önümüzdeki Haftanın Gündemi ve Muhtemel Gelişmeler:

• 24 Nisan Pazartesi günü Türkiye İstatistik Kurumu Tüketici Güven Endeksi Mart 2006 verilerini açıklayacak.

• 25 Nisan Salı günü Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Aralık 2005 ile Ocak-Şubat 2006 dönemine ait işgücü verileri açıklanacak. Ayrıca, 1-15 Nisan dönemine ait Petrol ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin ÖTV Beyanı ve Ödemesi gerçekleştirilecek.

• Aynı gün içinde Hazine, 3 yıl vadeli, 26.04.2006 valör, 22.04.2009 itfa tarihli döviz cinsi değişken kupon ödemeli devlet tahvili ihalesine çıkacak. Ayrıca, Danıştay 13. Dairesi TÜPRAŞ ihalesinde yürütmeyi durdurmaya ilişkin itirazı esastan görüşecek.

• 27 Nisan Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında faiz kararını açıklanacak. Aynı gün Hazinenin 1,7 milyar YTL itfası bulunmaktadır.

• 28 Nisan Cuma günü Merkez Bankası Enflasyon Raporu’nu açıklayacak. Aynı gün, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2006 Dış Ticaret verileri açıklanacak.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

1789 yılından bu yana kıta ile ilişkileri bulunan ABD’nin dış politikasında Afrika’nın hiçbir zaman bu politikaların merkezinde bulunmadığı ve uzun bir dönem Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmediği görülürken, buna karşın 1840’lı yıllarda bağımsız Liberya’nın oluşumuna önemli k...;

Bu bağlamda tüm ekosistemi stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla seferber edip, bir araya getirecek olan Türkiye - Çin Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

1989 yılında Rusya’da faaliyete geçen şirketlerin tamamının hedefi şüphesiz ki, başarılı olmak ve kâr elde etmekti. Ancak diğerlerinden ayrılan bir kuruluş vardı ki, 13 yıl içerisinde gösterdiği gelişim hayranlık uyandıracak cinstendi. ;

Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Birleşik Krallık Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.