Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni (13-17 Mart 2006)

Kategori Seçilmedi

İç Piyasalar:

DİE verilerine göre, 2006 Ocak ayında bir önceki aya göre; ihracat birim değer endeksi %3,4, ithalat birim değer endeksi %3,5 oranında artış gösterirken, ihracat miktar endeksi %34,1, ithalat miktar endeksi %32,2 oranında azaldı. 2006 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre; ihracat miktar endeksi %3, ihracat birim değer endeksi %0,6 oranında azalırken, ithalat miktar endeksi %8,6, ithalat birim değer endeksi %2,3 oranında artış gösterdi. 2006 Şubat ayında finansal yatırım araçlarından Borsa Endeksi, UFE ile indirgendiğinde %4,19, TUFE ile indirgendiğinde %4,23 oranında reel getiri sağladı. Yıllık olarak en yüksek reel getiri Borsa Endeksi’nde gerçekleşti. Şubat ayında Üretici Fiyatları Genel Endeksi’nde bir önceki aya göre %0,26, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,22, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,26 ve on iki aylık ortalamalara göre %5,04 oranında artış meydana geldi. Tüketici Fiyatları Genel Endeksi ise bir önceki aya göre %0,22, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,97, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,15 ve on iki aylık ortalamalara göre %8,03 oranında arttı..

Hazine, 2006 yılı Şubat nakit gerçekleşmelerini açıkladı. Buna göre, 10 milyar 312 milyon YTL’de kalan nakit gelirlerine karşılık, nakit giderler 16 milyar 612 milyon YTL’ye kadar çıktı. Faiz dışı giderler 9 milyar 819 milyon YTL, faiz ödemeleri 6 milyar 792,5 milyon YTL olarak gerçekleşti. Faiz dışı dengesi 492,5 milyon YTL fazla, nakit dengesi ise 6,3 milyar YTL açık verdi. Hazine, Ocak ayında 1,5 milyar YTL faiz dışı fazla, 600 milyon YTL’de nakit açığı vermişti.

Tekstil, hazır giyim ve deri sektöründe KDV oranı %18’den %8’e indirildi. Bakanlar Kurulu’nun toplantısında kararlaştırılan indirimin, üretim, istihdam ve ihracat için çok büyük bir adım olduğu belirtildi.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’de tekstil sektörü için alınan KDV indirimi kararını, ‘’IMF destekli programın amaçlarından bir sapma olarak’’ değerlendirdidi. IMF resmi internet sitesindeki habere göre, ‘’sektörel KDV indirimini, herkes için daha düşük vergi oranları ile artan bir yatırım harcaması sağlayacak şekilde vergi tabanlarının genişletilmesi ve vergi toplama çabalarının ilerletilmesini hedefleyen fon destekli programın amaçlarından sapma olarak değerlendiriyoruz’’ şeklinde açıklama yapıldı.

Hazine Müsteşarlığı, 2005 yılı sonu itibariyle mevcut borç stoku üzerinden, bu yıl toplam 135,1 milyar YTL tutarında kesinleşmiş iç borç ödemesi gerçekleştireceğini açıkladı. 2005 yılına ilişkin Kamu Borç Raporuna göre, söz konusu iç borç ödemesinin 100,9 milyar YTL’sini anapara, 34,2 milyar YTL’sini ise faizin oluşturduğu bildirildi. Kesinleşmiş iç borç ödemeleri içinde YTL cinsinden senetlerin itfa payı %92,4, döviz cinsi ve dövize endeksli senetlerin itfa payı %7,6 düzeyinde gerçekleşti. Hazine, bu yıl toplam 24,2 milyar YTL dış borç ödemesi yapmayı planladığını açıkladı. Ödemelerin 17,5 milyar YTL’si anapara ve 6,7 milyar YTL’si de faiz, genel gider ve iskonto ödemelerinden oluşuyor. Ayrıca, konsolide bütçe dış borç geri ödemeleri kapsamında, 2007-2011 yılları arasında toplam 43,2 milyar dolar tutarında borç servisi yapılmasının planlandığı açıklandı.

Merkez Bankası, 2006 yılı Ocak ayına ilişkin ödemeler dengesi gelişmelerini yayımladı. Cari işlemler açığında etkili olan dış ticaret dengesi Ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre %65,6 artış göstererek 2 milyar 613 milyon dolar tutarında açık verdi. Dış ticaret açığının artmasında, ihracat gelirlerinin %3,5 oranında azalarak 4 milyar 820 milyon dolar ve bavul ticaretinin %1,5 oranında azalışla 203 milyon dolara düşmesi ve altın dahil ithalat harcamalarının %11,1 oranında artarak 8 milyar 10 milyon dolara yükselmesinin etkili olduğu bildirildi. Cari işlemler açığı Ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre %69,9 oranında artarak 2 milyar 488 milyon dolara ulaştı.

Hizmetler dengesi, geçen yılın Ocak ayına göre %25,4 oranında azalarak 338 milyon dolar tutarında fazla verdi. Bu düşüşte net gelirlerdeki azalışla birlikte diğer hizmet kalemlerinden olan finansal hizmetler, diğer ticari hizmetler ve resmi hizmetlerin de etkisi oldu. Turizm gelirleri %6,1 oranında azalırken, Ocak ayında 472 milyon dolar kaynağı belirsiz para girişi olduğu bildirildi.

2006 yılı Ocak ayında 428 milyon dolar net çıkışla sonuçlanan yatırım geliri kalemi, bu yılın Ocak ayında 328 milyon dolar net ödemeyle sonuçlandı. Yatırım geliri dengesi kaleminin altında yer alan portföy yatırımları ve faizlerden oluşan diğer yatırımlarda gerçekleşen net çıkışlar, 127 milyon dolar ve 202 milyon dolar tutarında oldu.

Geçen yılın Ocak ayı ile kıyaslandığında cari transferler, bu yılın aynı ayında %29,2 oranında artış göstererek 115 milyon dolara ulaştı. Ocak ayında finans hesaplarında gerçekleşen net sermaye girişi, geçen yılın aynı ayına göre %16,5’lik azalışla 23 milyar 16 milyon dolar oldu. Net yatırımlar, 2005 yılının Ocak ayında 192 milyon dolar olarak gerçekleşirken,bu yılın aynı ayında 206 milyon dolara yükseldi.

Portföy yatırımlarında 2005 yılının Ocak ayında 3 milyar 68 milyon dolar olarak gerçekleşen net sermaye girişi, 2006 yılının aynı ayında 2 milyar 69 milyon dolar oldu. Alt kalemler itibariyle incelendiğinde, varlıklar başlığı altında, yurtiçinde yerleşik kişilerin yurtdışında menkul değer alım-satımları ile ilgili olarak 2005 yılının Ocak ayında 856 milyon dolar net alım söz konusu iken, bu yılın aynı ayında 151 milyon dolar net alım gerçekleşti.

2006 yılının Ocak ayında portföy yatırımları kaleminin yükümlülükler bölümünde Hükümetin 1 milyar 500 milyon dolar tutarında yurtdışında tahvil ihracı yoluyla yeni borçlanma gerçekleştirdiği gözlendi. Ticari ve nakit krediler ile mevduatlardan kaynaklanan net sermaye girişi ise 2005 yılı Ocak ayında 1 milyar 295 milyon dolar olurken, bu yılın Ocak ayında 1 milyar 363 milyon dolar olarak hesaplandı. Krediler kaleminde 2006 Ocak ayında Uluslararası Para Fonu’na 157 milyon dolar, yurtdışı piyasalar ve diğer uluslararası kuruluşlara da 148 milyon net geri ödeme gerçekleştirildi. Resmi rezervlerin 2005 yılı Ocak ayında 2 milyar 90 milyon dolar artmasına karşılık, 2006 yılı Ocak ayında 1 milyar 948 milyon dolar arttığı belirtildi.

Merkez Bankası Mart ayının ilk dönemine ilişkin beklenti anketini açıkladı. Yılsonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TUFE) bazında Şubat ayının ikinci anketine göre 0,01 puan azalarak %5,81’den %5,80’e geriledi. Yılsonu cari işlemler dengesinde oluşabilecek açık beklentisinin 24 milyar 990,5 milyon dolara indiği açıklandı; Şubat ayının ikinci anketinde yılsonu itibariyle cari açık beklentisi 25 milyar 258,9 milyon dolar idi. Cari ay sonu bileşik faiz oranı beklentisi %13,90’dan %13,79’a, yılsonu bileşik faiz oranı beklentisi %12,48’den %12,42’ye düştü. Cari ay sonu dolar kuru beklentisi 1,3239 YTL’den 1,3310 YTL’ye çıkarken, yılsonu dolar kuru beklentisi 1,3942 YTL’den 1,3940 YTL’ye geriledi.

Merkez Bankası İktisadi Yönelim Anketi Reel Kesim Güven Endeksi’nin Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Güven Endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre 0,6 puan artışla 100,6 değerini alırken, bir önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında endeksin %2,9 oranında düştüğü gözlendi. Anket sorularına ait yayılma endeksleri Ocak ayına kıyasla incelendiğinde, yatırım harcaması ve ihracat imkanları beklentileri ile mamul mal stok miktarı ve hammadde stok eğilimlerinin endeksi olumsuz yönde etkilediği belirtildi. Mevsimselliğin de etkisiyle, toplam sipariş eğilimi ve üretim hacmi beklentisinin endeksi belirgin şekilde arttırdığı dikkati çekti.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal-100 Endeksi 341 puanlık düşüşle haftanın son işlem gününü 42 bin 522 puandan kapattı. Hisse senetleri %0,8 oranında değer kaybetti. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı’nda işlem gören 5 Eylül 2007 vadeli, tahvilin basit getirisi %14,07, bileşik getirisi 13,62’den kapandı. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarı’nda 3 günlük işlemlerde faiz %13,50 seviyesinde gerçekleşirken, 3 günlük işlemlerde en düşük oran %13,50, en yüksek oran %13,55 oldu. Uluslararası piyasalarda euro-dolar paritesi 1,1921, sterlin-dolar paritesi 1,7367, yen-dolar paritesi ise 118,29 düzeyinde oluştu.

Dış Piyasalar:

ABD’nin dış ticaret açığı Ocak ayında 68,5 milyar dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bu yılın Ocak ayında dış ticaret açığının 68,5 milyar dolar olarak gerçekleşmesiyle, 2005 yılı Ocak ayına ait 67,8 milyar dolarlık rekor da yenilenmiş oldu. Ocak ayında ülkenin ithal petrol faturası artarken, ithal otomotiv ve yiyecek kalemlerinde de yükselme olduğu gözlendi. ABD’nin Çin ile ticaretinden kaynaklanan açık da Ocak ayında artmaya devam etti. En büyük sorunlardan birisai olarak görülen dış ticaret açığı, geçen yıl da 2004 yılına oranla %17,5 artış göstererek 725,8 milyar dolar hacminde gerçekleşmişti.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)’nün günlük petrol üretim miktarını 28 milyon varilde tutma kararı aldığı bildirildi. OPEC Başkanı ve Nijerya Petrol Bakanı Edmund Daukoru, OPEC üyesi ülkelerin Viyana’da yılın 2. çeyreği petrol üretim miktarını görüşmek üzere yaptığı toplantıda OPEC’in şu an günlük 28 milyon varil olan petrol üretim miktarında değişiklik olmayacağını belirtti. OPEC üyesi 11 ülkenin petrol üretimi ile ilgili gelişmeleri Venezuela’nın Caracas kentinde 1 Haziran’da yapılması beklenen toplantıya kadar takip edeceği açıklandı. Bu kararın alınmasında, petrolün varil fiyatının 70 dolar gibi riskli olarak görülen seviyeden uzak tutma isteği ile Nijerya ve Irak’ta yaşanan üretim düşüşünün bu şekilde telafi edilme isteği etkili oldu. Böylece, ilkbahar aylarında azalacak olan dünya petrol talebine karşın, OPEC’in Temmuz 2005’te aldığı 28 milyon varillik üretim miktarı kararı geçerliliğini korudu. Kararın ardından, ABD ham petrolünün varil fiyatı 63 sent azalarak 60,96 dolara inerken, Brent petrolün fiyatı da 47 sent değer kaybetti ve 60,70 seviyesine düştü.

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına Şubat ayı içinde 879 bin varil petrol pompalandığı ve boru hattındaki petrolün miktarı 5 milyon 512 bin varile ulaştı. Bu projede operatör şirket olarak yer alan BP-Azerbaycan’dan yapılan açıklamaya göre, boru hattına petrol verilmesinin devam ettiği ve hattın Ceyhan’a kadar tamamen doldurulması için petrol miktarının yaklaşık 10 milyon varil düzeyine ulaşması gerektiği bildirildi.

İki yıl önce ABD Merkez Bankası (FED) ile birlikte başlayan faiz artışları son dönemde hızlanırken, iki hafta önce Avrupa Merkez Bankası (ECB), geçen hafta da Kanada ve Tayland faizleri arttırdı. FED Şubat ayı başında faizleri çeyrek puan artırarak %4,5 seviyesine çıkarmış ve bu kararla 19 ay boyunca 14’üncü kez faiz yükseltme kararı almıştı. FED’in 27-28 Mart’ta yapacağı toplantısında da faiz artışı yapılması ve faizlerin %4.75 seviyesine çıkarılması beklenmekle beraber, faiz oranlarını beş yıl boyunca değiştirmeyen ECB de yeni döneme faiz artışları ile başladığı gözlendi.

Önümüzdeki Haftanın Gündemi ve Muhtemel Gelişmeler:

  • 13 Mart Pazartesi günü Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti emekli oluyor.
  • Hazine, 3 ay vadeli, 15.03.2006 valör, 14.06.06 itfa tarihli iskontolu bono ihalesi ile 5 yıl vadeli, 1.03.2006 valör, 12.06.2011 itfa tarihli değişken kupon ihalesi gerçekleştirecek. 5 Eylül 2007 vadeli gösterge tahvili de yeniden ihraç edilecek.
  • 14 Şubat Salı günü Sanayi Üretim Endeksi açıklanacak.
  • 15 Mart Çarşamba günü Hazine 7,4 milyar YTL’si piyasaya olmak üzere 7,9 milyar YTL tutarında itfa gerçekleştirecek.
  • 16 Mart Perşembe günü Şubat ayı kapasite kullanım oranları açıklanacak.
  • 17 Mart Cuma sigorta şirketleri, bankalar ve şirketler için konsolide olmayan yıllık mali tabloların son gönderilme tarihi.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...