Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni 18-24 Ekim 2005

Kategori Seçilmedi
İç piyasalar:

Merkez bankası Ocak-Ağustos 2005 dönemi ödemeler dengesi rakamlarını açıkladı. Geçen yılın Ağustos ayında 8 milyon dolar fazla veren cari işlemler dengesi, bu yılın aynı ayı için 1 milyar 254 milyon dolar açık verdi. Cari işlemler açığı bu yılın ilk sekiz aylık döneminde %47,4 oranında artış göstererek 15 milyar 791 milyon dolar oldu. Geçen yıl ise bu rakam 10 milyar 711 milyon dolar seviyesinde idi. Dış ticaret açığı, geçen yıla oranla %67,5 artış göstererek, 2005 Ağustos ayında 3 milyar 801 milyon dolara ulaştı.

Hizmetler dengesi, ilk sekiz aylık dönemde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %13 artış sağlayarak 9 milyar 65 milyon dolar fazla verdi. Net sermaye girişi, geçen yılın Ocak-Ağustos dönemine göre %1,5 artış göstererek 10 milyar 825 milyon dolara çıktı.

Maliye Bakanlığı, Ocak-Eylül dönemi bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre, bütçe yılın ilk dokuz ayında 8 milyar 193 milyon YTL açık verdi. Bütçedeki faiz dışı fazla tutarı 27 milyar 42 milyon YTL’ye ulaştı. Geçen ay, 11 milyar 710 milyon YTL bütçe harcaması yapılırken, 10 milyar 272 milyon YTL gelir elde edildi. Buna göre, Eylül ayı bütçe açığı 1 milyar 438 milyon YTL, faiz dışı fazla da 1 milyar 436 milyon YTL olarak gerçekleşti.

Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda görüşülen makroekonomik hedeflerle ilgili olarak, 2006 yılı enflasyon hedefi %5, faiz dışı fazla hedefi %6,5 olarak belirlendi.

Merkez Bankası yıllık enflasyon oranlarının bu yılın sonu itibarıyla hedef dahilinde gerçekleşeceğini ifade ederken, petrol fiyatlarının seyrinin 2006 yılı enflasyon hedefi için belirsizlik oluşturduğunu bildirdi. Gelecek dönem için kısa vadeli faizlerin yönünün aşağı doğru olma olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Merkez Bankası, buna rağmen enflasyon eğiliminin yüksekliği, hizmet enflasyonundaki katılık ve petrol fiyatlarının ikincil etkilerine ilişkin belirsizliklerin faizlerin yönü ile ilgili net bir ifade kullanılmasını engellediğini bildirdi.

Merkez Bankası Reel Kesim Güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre 3,5 puan artış göstererek 101,2’den 104,7 seviyesine ulaştı. Böylece endeks, 2005 yılı başından beri en yüksek değerine Eylül ayında ulaşmış oldu. Bu endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endekslerinin Ağustos ayı verileriyle kıyaslanması neticesinde olumsuz etki yaratan tek kalemin üretim hacmi endeksi olduğu değerlendirmesi yapıldı. Mevsimsel etkilerin de olumsuzluğun bir kısmını oluşturduğu görüldü.

Kredi faizlerinin düşeceği beklentisi, konut talebinde durgunluk yaşanmasına neden oldu. Uygun koşullar altında sağlanan banka kredilerinin vatandaşları gayrimenkule yöneltmesi ile konut sektöründe satış patlaması yaşanırken, faiz oranlarının %1’in altına düşeceği beklentisinin konut talebini düşürdüğü gözlendi.

Merkez bankası tarafından, 11 Ekim 2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere gecelik faiz oranı çeyrek puan azaltılarak %14,25’ten %14’e, borç verme faiz oranı ise %18,25’ten %18’e indirildi. Açık piyasa işlemlerinde, bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise %16,25’den %16’ya çekildi.

Merkez Bankası, kısa vadeli faizlerde uyguladığı 0,25 puanlık indirimin gerekçesi ile ilgili olarak Pazartesi günü yapılan Para Politikası Kurulu toplantısındaki değerlendirmeler çerçevesinde “Enflasyon ve Görünüm” raporunu açıkladı. Yapılan açıklamada, son dönemde açıklanan verilerin, verimlilik artışı devamının sağlanması konusundaki endişeleri azalttığını ve toplam talebin enflasyon üzerindeki baskısının sınırlı kalma olasılığının kuvvetlendiğini gösterdiği ifade edildi.

Merkez Bankası’nın verilerinden ANKA’nın yaptığı hesaplamalara göre, Türkiye’nin 2005 yılı ilk sekiz aylık dönemindeki toplam döviz gelirleri %17,4 oranında artış göstererek 69 milyar 496 milyon dolara yükseldi. Türkiye döviz gelirleriyle, döviz giderlerinin %81,5’lik kısmını karşılayabildi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran %84,7 seviyesindeydi. Bu yılın ilk sekiz ayında ihracat gelirleri %15,9 oranında artarken turizm gelirleri %15,5’lik büyümeyle 11 milyar 741 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin döviz giderlerinin önemli kısmını 70 milyar 289 milyon dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre %22 oranında artan ithalat harcamaları oluşturdu. Bu durum karşısında Türkiye’nin, toplam döviz gelirleri ile ithalat harcamalarını karşılayamadığı görüldü.

12 Ekim Çarşamba günü IMF ile görüşmelere başlandı. IMF heyeti görüşmelerde, son makro ekonomik durum, 2006 yılına ilişkin makro ekonomik hedefler, sosyal güvenlik ve vergi reformu gibi konuları ele aldı.

Geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde %8,2 olan faiz ödemelerinin toplam döviz gelirlerine oranı, bu yıl %7,8’e indi. Faiz ödemelerinin ihracat gelirlerine oranı %11,6’dan %11,2’ye, toplam ihracat gelirlerinin (FOB) toplam ithalatı karşılama oranı ise %73’ten %69,1’e düştü.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor’s, internet tabanlı kredi analiz sistemi Rating’s Direct’de “Gelişen Ülke Kredi Notu Kalitesi Petrol Nedeniyle Düşüyor’’ başlıklı makalesinde Türkiye, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Endonezya, Lübnan, Fas, Filipinler, Panama, Pakistan, Sırbistan-Karadağ, Uruguay ve Ukrayna‘yı ele aldı. Ayrıca makalede, karşıt önlemlerin yokluğunda petrol fiyatlarının halihazırdaki vadeli ve spot fiyatlarının Pakistan ve Türkiye’nin kredi notu ile genel görünümünü tehdit ettiği konusuna değinildi. Türkiye’nin ürettiği petrolün talebin yalnızca %9’unu karşıladığı, bu durumda 2005-2008 yılları arasında petrol ithalatının GSYH’nın önemli bir oranını teşkil etmesinin öngörüldüğü ve 2005 yılında cari işlemlerde büyüyen açığın, yüksek petrol fiyatlarıyla 2006 yılında daha da kötüye gitmesinin söz konusu olabileceği belirtildi.

İMKB Ulusal 100 Endeksi, haftayı 31.440,03 puandan kapattı. Hisse senetleri, haftanın son işlem gününde ortalama %1,92 değer kaybetti. Hisse senetleri piyasasında toplam işlem hacmi 1 milyar 169 milyon 572 bin 923 YTL olarak gerçekleşti. Dolar satış fiyatı, kapanışta 1,3700 YTL, Euro satış fiyatı 1,6440 YTL oldu. Merkez Bankası tarafından açıklanan gösterge kurlara göre, Euro/dolar paritesi bir önceki Cuma gününe göre dolar lehinde %1,23 oranında düşerek 1,2006 oldu. Geçen hafta Pazartesi 1,3440 YTL olan dolar alış kuru Cuma günü kapanışta 1,3720 seviyesini gördü. Bir önceki Cuma günü en çok işlem gören 9/5/2007 tahvilinin ortalama bileşik faizi %14,76 iken bu hafta Cuma günü %14,82’den işlem gördü. ABD Merkez Bankası FED’in faiz artırımlarına devam edeceği yönündeki açıklaması gelişmekte olan piyasalardan para çıkışına sebep olunca, yurt içinde özellikle borsadaki satışlar neticesinde YTL hafta genelinde dolar karşısında %1,34 ve Euro karşısında %1,41 değer kaybetti.

Dış piyasalar:

Dünya ekonomisinin geçen yıl %5 oranında büyümesine karşın, dünya genelindeki istihdam artışı %1,67 olarak belirlendi. Uluslararası İş Örgütü (ILO), bu durumun siyasal, sosyal yada ekonomik açıdan sürdürülemez olduğunu, küresel ticaret ve doğrudan yabancı yatırımların artmasına rağmen, bu artışın istihdam yaratma, işsizliği ve yoksulluğu azaltmada başarısız olduğunu dile getirdi.

Amerikan Merkez Bankası FED’in 20 Eylül’de gerçekleşen en son faiz kararına ilişkin toplantı tutanakları ve geçen iki hafta içinde yetkililerin açıklamaları FED’in enflasyona ilişkin endişeler taşıdığını güçlü ifadelerle belirtirken, sıkı para politikasının 2006 yılında da süreceğine ilişkin ipuçları verdi. Bu durumda global piyasaların tepkisi, Amerikan Hazinesi kıymetlerinde görülen satışlarla başladı. 10 yıllık Amerikan tahvilleri Nisan ayından bu yana ilk kez %4,5 seviyesini gördü. Risk algılamasında yaşanan bu değişiklik, gelişmekte olan ülke piyasaları için satış baskısı yarattı.

ABD’de hisse senetleri piyasası özellikle teknoloji şirketleri liderliğinde geriledi. ABD’de faiz artırımlarının devam edeceğine yönelik tahminler, bunun karlılıkları etkileyeceği şeklindeki endişelerle piyasaya olumsuz olarak yansıdı.

Almanya’da Merkel önderliğinde kurulacak bir koalisyon hükümetine kuşkuyla bakan piyasaların yaklaşımları Euro’yu olumsuz yönde etkiledi.

İtalya Tarımcılar Birliği, Romanya ve Türkiye’den gelen “kuş gribi” ile ilgili son haberlerin, beyaz et tüketimindeki düşüş neticesinde büyük bir kriz yaşayan İtalyan kümes hayvancılığına daha ağır zararlar verebileceğini ifade etti. İtalya’da beyaz et tüketiminin %30-40 oranında azaldığı bildirildi.

Önümüzdeki haftanın gündemi ve muhtemel gelişmeler:

· 17 Ekim’de 2006 Bütçesi Meclis’e sunulacak.
· Eylül ayı Kapasite Kullanım Oranı DİE tarafından açıklanacak.
· 18 Ekim tarihinde Hazine 5 yıllık TL, Dolar ve Euro cinsinden 3 değişken faizli tahvil ihalesi düzenleyecek.
· DİE, Eylül ayı Giriş/Çıkış Yapan Ziyaretçiler verilerini yayımlayacak.
· 19 Ekim’de Hazine YTL 1,4 milyar karşılığı döviz cinsi olmak üzere toplam 8,3 milyar YTL’lik itfası, net 2,238 milyon YTL’lik satış planladığı 18 Ocak vadeli, 91 günlük referans bono ihalesinin yanı sıra bir FRN ihracı ve döviz cinsinden tahvil ihracı yapacak.
· 20 Ekim’de, Türkiye ile AB katılım müzakereleri çerçevesinde tanıtıcı tarama ‘Bilim ve Araştırma’ başlığı altında başlayacak.
· 23 Ekim’de NATO toplantısı yapılacak.
· Gelecek hafta, Meclis Komisyonu’nda Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı görüşülecek.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...