Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni...30 Mayıs-5 Haziran 2005

Kategori Seçilmedi
İç piyasalar:

DİE ve Merkez Bankası tarafından her ay ortaklaşa düzenlenen Tüketici Eğilim Anketi Nisan ayı sonuçları açıklandı. Tüketici beklentileri ve harcama davranışlarının değerlendirildiği anket sonuçlarına göre Tüketici Güven Endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre %1,66’lık azalışla %100,4’e geriledi.

DİE bu yıldan itibaren üçer aylık hareketli ortalamalar yöntemiyle hesaplanan işgücü istatistiklerinin Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Bu sonuçlara göre 2005 yılının Şubat ayında Türkiye genelinde işsizlik oranı Ocak 2005’e göre artarak %11,5’ten %11,7’ye, işsiz sayısı ise 2.697 binden 2.750 bine yükseldi. İşsizlik oranındaki artışın başlıca sebebi olarak ülke ekonomisinde yaratılan istihdam rakamının işgücüne yeni katılanların sayısından az olması gösterildi. Tarım dışı işsizlik oranı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,2 puanlık artışla %15,4’e çıkarken, bu rakam kırsal kesimde %19, şehirlerde ise %14,3 olarak hesaplandı.

OECD Türkiye’nin cari açığının yılsonu için 16,1 milyar dolara ulaşacağı tahmininde bulundu. Bu rakam örgüt üyesi ülkeler içerisinde 7. büyük cari açık rakamını ifade etmektedir.

Son zamanlarda AB’ne ilişkin gelişmelerin yönlendirdiği İMKB, Almanya’daki erken seçim kararı ve Fransa’da Birlik Anayasası konusunda yapılacak halkoylamasının olumsuz sonuçlanacağı beklentisinin verdiği tedirginlikle haftaya ortalama %4,48’lık düşüşle başladı. Bu eğilimin sonraki günlerde de sürmesi üzerine Borsa Salı günü %0,77, Çarşamba ve Perşembe günleri ise sırasıyla %0,09 ve %0,27 oranında değer kaybetti. Fransa’daki referandumda çıkması muhtemel olan “Hayır“ sonucunun fiyatlara yeteri kadar yansıdığı görüşünün benimsenmesi üzerine gelen tepki alımlarıyla Cuma günü endeks %1,66 oranında yükseldi. Haftanın geneline bakıldığında ise hisse senetlerinin uğradığı ortalama haftalık değer kaybı %3,97 oldu.

Geçtiğimiz hafta TL tüm yabancı paralar karşısında gerilerken, haftalık bazda ABD doları TL’ye göre %0,44, Euro ise %0,12 oranında değerlendi.

24 Mayıs Salı günü Hazine iki ihale düzenledi. 609 gün vadeli iskontolu tahvil ihalesine gelen nominal 3 milyar 494,4 milyon YTL’lik teklife karşın, nominal 2 milyar 666,3 milyon, net 2 milyar 29,6 milyon YTL tutarında satış yapıldı. İhalede basit faiz %18,75, bileşik faiz ise %17,71 olarak gerçekleşti. Tahvillerin geri ödemesi 24 Ocak 2007 tarihinde yapılacak.

Aynı gün düzenlenen 182 gün vadeli bono ihalesine ise 913,2 milyon YTL’lik teklif gelirken, nominal 708,2 milyon YTL, net 656,4 milyon YTL’lik satış gerçekleşti. Basit faizin %15,78, bileşik faizin ise %16,41 olduğu ihalede satışı yapılan tahvillerin geri ödemesi 23 Kasım 2005 tarihinde yapılacak.

Bu iki ihalenin yanı sıra, kamu kuruluşları ve piyasa yapıcı bankalara yapılan satışlarla birlikte Hazine geçtiğimiz hafta net 5 milyar 291,1 milyon YTL borçlandı.
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası’nda ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki kağıtların haftalık net getirisi %0,24 ile %0,35 arasında değişirken, ortalama faizin %14,7 dolayında seyrettiği İMKB Repo – Ters Repo Pazarı’nda haftalık reponun net getirisi %0,21 olarak gerçekleşti.

Dış piyasalar:

Geçtiğimiz hafta FED’in faiz artırımlarına devam edeceği beklentisinin yanı sıra, AB Anayasası’nın kabulüne ilişkin Fransa’da yapılacak referandumda olumsuz sonuç çıkması ihtimalinin güçlenmesi dolara değer kazandıran temel unsurlar olarak öne çıktı. 27 Mayıs Cuma günkü kapanışta Euro/dolar paritesinin 1,2549 seviyesine inmesiyle dolar Euro karşısında son 7 ayın en yüksek değerine ulaşmış oldu.

Dünyanın önemli menkul kıymet borsalarında yükseliş trendi hakimken, Dow Jones endeksi haftayı %0,67, Nasdaq Bileşik Endeksi ise %1,43’lük artışla kapattı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enerji şirketleri hisselerinin değer kazanmasına neden olurken, ABD ekonomisinde son zamanlarda görülen iyileşme belirtileri de piyasalarda olumlu hava yaratan başlıca unsur olarak öne çıktı. Geçen hafta Avrupa ve Japonya piyasalarında da yükseliş yaşandı.

Bir süredir 50 dolar/varil seviyesinin altında seyreden petrol fiyatları ABD’nin petrol stoklarındaki azalış ve benzin talebindeki artışın etkisiyle Çarşamba gününden itibaren artarak, 52 dolar/varil düzeyini gördü. Londra’da ise Kuzey Denizi ham petrolünün varili 50,7 dolardan işlem gördü.

Önümüzdeki haftanın gündemi ve muhtemel gelişmeler:

- 29 Mayıs Pazar günü Fransa’da yapılacak halkoylamasının sonuçları gerek iç gerekse de dış piyasalar üzerinde etkili olacak. Son kamuoyu yoklamalarına göre, Fransa halkının büyük çoğunluğu referandumda AB Anayasası aleyhinde oy kullanacak. Fakat bu durum piyasalar tarafından beklendiği ve muhtemel “Hayır“ sonucu büyük ölçüde fiyatlara yansıdığı için ciddi çalkantıların yaşanması muhtemel değildir.

- 30 Mayıs Pazartesi günü DİE Nisan ayı dış ticaret verilerini açıklayacak.

- 31 Mayıs Salı günü Hazine’nin Haziran ayı iç borçlanma stratejisini açıklaması beklenmektedir.

- Önümüzdeki hafta Hazine toplam 40,3 milyon dolar dış borç ödemesi yapacak.

- 31 Mayıs Salı günü Hazine 3 yıl vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli değişken faizli ABD doları cinsinden devlet tahvili ihalesine çıkacak. Tahvillerin ihraç tarihi 1 Haziran 2005 olarak belirlenirken, geri ödeme 28 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleşecek. Kupon ödemeleri 6 aylık LIBOR oranına 1,6 puan eklenmesiyle elde edilen yıllık faiz oranı baz alınarak hesaplanacak.

- 1 Haziran Çarşamba günü yeni Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girecek. Aynı gün P. Wolfowitz Dünya Bankası başkanlığı görevine başlayacak. Ayrıca, Hollanda’da AB Anayasası halkoylamasına sunulacak.

- 3 Haziran Cuma günü DİE Mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıklayacak.

- Önümüzdeki hafta TCMB’nin Nisan ayı ödemeler dengesi istatistiklerini yayınlaması beklenmektedir.

Yasal Uyarı: Bu raporda sunulan fikirler raportörün kendi fikirleridir ve bağlı bulunduğu kurumları hiçbir şekilde yasal sorumlu kılmaz. Geleceğe yönelik açıklamalar tahmin niteliğinde olup gerçek ya da tüzel kişilerin yatırımlarına tek başına temel oluşturmaması tavsiye edilir. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak yatırımların kayıpla sonuçlanması halinde raportör ya da bağlı olduğu kurumlar suçlanamaz.

TASAM Ekonomi Çalışma Grubu

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

1789 yılından bu yana kıta ile ilişkileri bulunan ABD’nin dış politikasında Afrika’nın hiçbir zaman bu politikaların merkezinde bulunmadığı ve uzun bir dönem Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmediği görülürken, buna karşın 1840’lı yıllarda bağımsız Liberya’nın oluşumuna önemli k...;

Bu bağlamda tüm ekosistemi stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla seferber edip, bir araya getirecek olan Türkiye - Çin Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.