Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni...10-15 Nisan 2005

Kategori Seçilmedi
İç piyasalar:

DİE Mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE’nin aylık bazda %0,26, ÜFE’nin %1,26 oranında arttığı ifade edilirken, yıllık bazdaki artış TÜFE’de %7,94, ÜFE’de ise %11,33 olarak gerçekleşti.

Şubat ayı için açıklanan aylık sanayi üretim endeksine göre, toplam sanayi üretimi 2005 yılının Şubat ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %14,9 oranında arttı. İlk iki aylık ortalama sanayi üretim artışı ise %9,7 oldu.

TCMB tarafından açıklanan dış ticaret verilerine göre, Şubat 2005’te cari açık miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 oranında artış göstererek, 2 milyar 282 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı ise %8 oranında artarak, 1 milyar 940 milyon dolar oldu. Özellikle Rusya’yla olan dış ticarette dengenin giderek Türkiye aleyhinde bozulduğu ve toplam dış ticaret açığının %29’luk kısmının Rusya’yla ticaretten kaynaklandığı belirtildi.

4 Nisan Pazartesi günü IMF heyeti Ankara’da çalışmalara başladı. Yeni Stand – By anlaşması kapsamındaki yasaların çıkarılması ve IMF’ye yazılacak Niyet Mektubu’nun güncelleştirilmesi konularıyla ilgili çalışmalar sonrası heyetin IMF’ye rapor sunması beklenmektedir.

8 Nisan Cuma günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bu yılki dördüncü düzenli toplantısını yaptı. Toplantıda kısa vadeli faiz oranlarına ilişkin alınan kararın 11 Nisan Pazartesi günü açıklanması öngörülmektedir. Ayrıca, Merkez Bankası 8 Nisan Cuma günü YTL zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranlarının 11 Nisan 2005 Pazartesi gününden geçerli olmak üzere 0,75 puan azaltılarak, %11’e indirildiğini açıkladı.

Hazine geçtiğimiz hafta 144,6 milyon dolar dış, 2 milyar 646 milyon YTL iç borç ödemesi yaptı. Ayrıca Hazine, 5 Nisan Salı günü 273 gün vadeli iskontolu bono ihalesi düzenledi. İhaleye nominal 2 milyar 188,2 milyon YTL’lik teklif gelmesine karşılık, nominal 751,6 milyon YTL, net 664 milyon YTL satış yapıldı. Basit faizin %17,60, bileşik faizin ise %17,98 olduğu ihalede satılan bonoların geri ödemesi 4 Ocak 2006 tarihinde gerçekleştirilecek.

Borsa’da uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve IMF heyeti ile sürdürülen görüşmelertakip edildi. Haftanın ilk işlem gününde ortalama %1,15 oranında değer yitiren İMKB sonraki iki günde bir ölçüde toparlandı ve Salı günü %0,93, Çarşamba günü %1,46 oranında yükseldi. Haftanın son iki gününde düşüş trendinin görüldüğü Borsa Perşembe ve Cuma günleri sırasıyla %0,87 ve %0,17 oranında değer kaybederken, hisse senetleri fiyatındaki haftalık ortalama artış %0,18 düzeyinde kaldı.

Haftaya 1.3600 YTL’den başlayan Dolar 8 Nisan Cuma günkü kapanışta bir önceki haftanın kapanış fiyatına göre TL karşısında %0,82 oranında değerlendi. Euro ise 1.7480 YTL’den açılırken, TL karşısında haftalık bazda %0,52’lik düşüş gösterdi.

İMKB Tahvil ve Bono Piyasası’nda ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki kağıtların ortalama haftalık getirisi net olarak %0,26 ile %0,35 arasında değişirken, ortalama faizin %15,7 dolayında seyrettiği Repo – Ters Repo Pazarı’nda haftalık net getiri oranı %0,23 olarak gerçekleşti.

Dış piyasalar:

İngiltere Merkez Bankası’nın 7 Nisan Perşembe günkü toplantısında temel faiz oranlarının %4,75 düzeyinde tutulmasına karar verildi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) da %2 seviyesinde bulunan Euro gösterge faiz oranını değiştirmeme yönünde karar aldı. Yükselen enerji fiyatlarının enflasyon baskısı doğurmasına rağmen, AB ekonomisinin arzu edilen performansa ulaşamaması ECB’nin faiz artırımı kararının önündeki en büyük engel olarak görülmektedir.

Geçtiğimiz hafta petrol fiyatlarındaki düşüş sürerken, ABD Hisse Senetleri Pazarı’nda açılışta oluşan satış baskısı daha sonra alışa dönüştü. Hafta içinde herhangi önemli bir makroekonomik verinin açıklanmaması da piyasaları büyük ölçüde rahatlattı. Sonuç olarak Dow Jones Endeksi haftayı %0,55, Nasdaq endeksi ise %0,73 oranında artışla kapattı. Petrol fiyatlarındaki gerileme ve ABD’nin stratejik petrol rezervlerindeki artışın etkisiyle Avrupa ve Japonya piyasaları da alıcılı bir seyir izledi. Japonya’da ayrıca dolar/Yen kurundaki değişiklikler de piyasaların seyri üzerinde etkili oldu. Nitekim, Çarşamba gününe dek doların değerindeki yükselişin sürmesi ihracatçı sektör hisselerinde alım yönlü hareket yaşanmasını sağlarken, Perşembe günü doların son 5 ayın zirve seviyesinden inişe geçmesiyle satış baskısı ortaya çıktı.

Önümüzdeki haftanın gündemi ve muhtemel gelişmeler:

- 11 Nisan Pazartesi günü TCMB faiz kararını açıklayacak.
- 12 Nisan Salı günü IMF heyetinin çalışmalarını tamamlaması ve Maliye Bakanlığı’nın Mart ayı için bütçe rakamlarını yayınlaması beklenmektedir.
- Hazine 13 Nisan Çarşamba günü tamamı piyasaya olmak üzere 249 milyon YTL tutarında iç borç ödemesi yapacak.
- 15 Nisan Cuma günü DİE Mart ayı kapasite kullanım oranını açıklayacak.

Bu hafta IMF heyetinin çalışmalarının sonuçları ve AB ile ilgili gelişmeler, ayrıca, petrol fiyatlarının seyri piyasalar tarafından yakından izlenecektir. Özellikle Stand – By anlaşması çerçevesinde çıkarılması istenen yasalara ilişkin çalışmalar büyük önem arz etmektedir.

Yasal Uyarı: Bu raporda sunulan fikirler raportörün kendi fikirleridir ve bağlı bulunduğu kurumları hiçbir şekilde yasal sorumlu kılmaz. Geleceğe yönelik açıklamalar tahmin niteliğinde olup gerçek ya da tüzel kişilerin yatırımlarına tek başına temel oluşturmaması tavsiye edilir. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak yatırımların kayıpla sonuçlanması halinde raportör ya da bağlı olduğu kurumlar suçlanamaz.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

Bu bağlamda tüm ekosistemi stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla seferber edip, bir araya getirecek olan Türkiye - Çin Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

1989 yılında Rusya’da faaliyete geçen şirketlerin tamamının hedefi şüphesiz ki, başarılı olmak ve kâr elde etmekti. Ancak diğerlerinden ayrılan bir kuruluş vardı ki, 13 yıl içerisinde gösterdiği gelişim hayranlık uyandıracak cinstendi. ;

Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Birleşik Krallık Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel hamlelerinin şifrelerini çözebilmek için “ulusal güvenlik stratejilerine“ bakmak gereklidir. “Yeni bir yüzyılda ulusal güvenlik stratejisi“ isimli belgede ABD, dünyayı nasıl okuduğunu, kendisi için önceliği bulunan konuları, tehlike ve tehditlerin neler olduğu...;

Bu kapsamda çeşitli sektörlerden temsilcileri, Türkiye - Afrika Boynuzu arasındaki ilişkilerin stratejik boyutunu ön plana alan bir yaklaşımla; yapılacak ikili ve çok taraflı çalışmalarla Türkiye - Afrika Boynuzu Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...