Haftalık Ekonomi Ve Finans Bülteni...4-9 Nisan 2005

Kategori Seçilmedi

İç piyasalar:

Piyasaların yakından ilgilendiği 2004 yılına ait büyüme rakamlarına göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’nin GSMH’sı %9,9, GSYİH’sı ise %8,9 oranında arttı. Tüm beklentilerin üzerinde gerçekleşen bu rakamlara göre Türkiye ekonomisi 1966 yılından sonraki dönemde görülen en yüksek büyüme hızına ulaşmış oldu. Cari fiyatlarla hesaplanan kişibaşına GSMH rakamı 2003 yılına göre %23,3 oranında artarak, 3.383 dolardan 4.172 dolara, kişibaşına GSYİH rakamı ise %22,7’lik artışla 3.412 dolardan 4.187 dolara yükseldi.

DİE tarafından 2004 yılı istihdam ve büyüme verileri açıklandı. 2003 yılında %10,5 olan işsizlik oranı 2004 yılında %10,3’e gerilerken, işgücüne katılım oranı %48,3’ten %48,7’ye çıktı. 2004 yılında 644 bin kişilik istihdam artışına rağmen, işgücüne katılımın yüksek olması işsizlik oranındaki gerilemenin düşük çıkmasında etkili oldu. Ayrıca, kayıtdışı istihdamın %51,7’den %53’e yükseldiği, bu oranın şehirlerde %35,8, kırsal kesimde ise %73,5 olduğu açıklandı.

DİE Şubat ayı geçici dış ticaret verilerini açıkladı. Bu verilere göre Türkiye Şubat ayında 5 milyar 461 milyon dolarlık ihracat, 8 milyar 162 milyon dolarlık ise ithalat yaparken, bir önceki yılın Şubat ayına göre ihracattaki artış oranı %49,1, ithalattaki artış oranı ise %32,9 oldu.

Özelleştirme kapsamındaki önemli projelerden olan Petkim’de somut adım atıldı ve 30 Mart Çarşamba günü işletmenin Özelleştirme İdaresi’ne ait %30’luk kısmının halka arzına yönelik ön talebin toplanmasına başlandı.

Uzun süredir IMF ve AB ile ilişkilerin gündemi meşgul ettiği piyasalarda geçtiğimiz haftanın siyasi gelişmeleri, özellikle de iktidar ve muhalefet partilerinde yaşanan istifalar dikkatle izlendi. Haftanın ilk işlem günü olan 28 Mart Pazartesi günü Borsa 25 Mart Cuma günkü kapanışa göre 660,39 puan veya %2,59 oranında değer kaybederken, Salı günü %1,46’lık gerileme yaşandı. IMF heyetinin 4 Nisan Pazartesi günü Türkiye’ye geleceğinin açıklanması ve yeni Stand – By anlaşmasının Nisan ayı içinde imzalanması yönündeki beklentilerin güçlenmesi sonraki günlerde Borsa’yı yukarı taşıdı ve endeksin ortalama olarak Çarşamba günü %0,50, Perşembe ve Cuma günleri ise sırasıyla %3,89 ve %1,30 oranında değer kazandığı görüldü. ABD tahvil faizlerindeki gerileme de Borsa’yı rahatlatan diğer önemli faktör olarak öne çıktı. Sonuçta İMKB’de işlem gören hisse senetlerinin fiyatı geçtiğimiz hafta ortalama %0,93 oranında arttı.

Dolar haftaya 1,3600 YTL, Euro ise 1,70 YTL’den başlarken, piyasadaki yabancı oyuncuların Paskalya tatili dönüşü sonrası bono piyasası ve Borsa’da satışlarını yoğunlaştırarak, dolar talebini artırmasıyla kurda dalgalanma yaşandı. Sonuçta dolar kuru Salı günü 1,4 YTL’yi gördü. Fakat sonraki günlerde açıklanan ABD ekonomisiyle ilgili verilerin olumsuz çıkmasıyla gerileyen dolar 1,3500 YTL’nin altına indi ve 2 Nisan Cuma günü 1,3430 YTL’den kapanırken, Euro’nun kapanış fiyatı 1,7470 olarak gerçekleşti. Böylece, bir önceki haftanın kapanış fiyatlarına göre dolar TL karşısında %0,89, Euro ise %0,46 oranında değer yitirdi.

İMKB Tahvil ve Bono Piyasası’nda ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vade yapısındaki kağıtların haftalık net getiri oranı %0,28 - %0,35 arasında değişirken, Repo – Ters Repo işlemlerinin haftalık net getirisi ise %0,23 olarak gerçekleşti.

Geçtiğimiz hafta ihaleye çıkmayan Hazine Nisan 2005 iç borçlanma stratejisini açıkladı. Hazine Nisan ayında 14 milyar 66 milyon YTL’si piyasalara olmak üzere toplam 14 milyar 718 milyon YTL’lik ödemeye karşılık, piyasalardan 11,8 milyar YTL tutarında borçlanmayı planlıyor.

Dış piyasalar:

Geçen haftanın en önemli olayı, şüphesiz, Brezilya’nın IMF’le kredi anlaşmasını yenilemeyeceğini açıklamasıydı. Bu ülke ile IMF arasındaki 41,7 milyar dolarlık programın tamamlanmasından sonra yeni bir anlaşmanın yapılmayacağını duyuran Brezilyalı yetkililer ülkelerinin IMF’nin desteğine ihtiyaç duymadığını, mali disiplinin sağlandığını ve döviz rezervlerinin arttığını belirterek, Brezilya ekonomisinin kırılgan yapıdan kurtulma yolunda önemli adımlar attığının altını çizdiler. Gerek ABD gerekse de IMF tarafından olumlu karşılanan bu adımın gelişmekte olan piyasalardaki süreçleri önemli ölçüde etkileyeceği beklenebilir.

ABD’de Mart ayına ilişkin istihdam rakamları açıklandı. Tarım dışı istihdamın Mart’ta 225 bin kişi artış göstermesi beklenirken, bu rakam sürpriz bir şekilde 110 bin kişiyle sınırlı kaldı. Şubat ayında %5,4 olan işsizlik oranı ise beklentilerin de altına inerek, %5,2 oldu. Tarım dışı istihdam rakamındaki artışın beklentilerin çok altında çıkması FED’in agresif faiz politikalarına karşı ciddi engel oluşturduğu düşünülmektedir. Bu açıklamanın ardından Euro/dolar paritesi 1,2950 seviyesinden 1,3030’a yükselirken, son haftalarda rekor kıran 10 yıl vadeli ABD Hazine kağıtlarının getirisi %4,40’a geriledi.

IMF Başkanı R. Rato ABD’nin cari açıklarının hızla artmasına karşılık, özellikle Asya ülkelerinin cari fazla vermesi ve döviz rezervlerini artırması sürecinin uluslararası finans sisteminin istikrarı açısından tehlikeli olduğunu belirtti.

Önümüzdeki haftanın gündemi ve muhtemel gelişmeler:

• 4 Nisan Pazartesi günü DİE Mart ayı enflasyon verilerini açıklayacak.

• Aynı gün IMF heyetinin yeni Stand – By anlaşmasıyla ilgili görüşmelere başlamak üzere Ankara’ya gelmesi ve temasların hafta boyunca sürmesi beklenmektedir.

• 5 Nisan Salı günü Hazine tarafından 273 gün vadeli YTL cinsinden iskontolu Hazine Bonosu ihalesi düzenlenecek.

• 6 Nisan Çarşamba günü Hazine, 2 milyar 629 milyon YTL’si piyasaya, 17 milyon YTL’si ise kamuya olmak üzere, toplam 2 milyar 646 milyon YTL’lik iç borç geri ödemesi yapacak.

• 8 Nisan Cuma günü DİE Şubat ayı sanayi üretim verilerini açıklayacak.

• Aynı gün içinde Para Politikası Kurulu’nun toplantısı gerçekleştirilecek.

• Önümüzdeki hafta TCMB tarafından ödemeler dengesi istatistiklerinin yayınlanması beklenmektedir. Ayrıca, Stand – By anlaşmasıyla ilgili önemli mesafe alınacağı öngörülebilir.

TASAM, Finans Çalışma Grubu

Yasal Uyarı: Bu raporda sunulan fikirler raportörün kendi fikirleridir ve bağlı bulunduğu kurumları hiçbir şekilde yasal sorumlu kılmaz. Geleceğe yönelik açıklamalar tahmin niteliğinde olup gerçek ya da tüzel kişilerin yatırımlarına tek başına temel oluşturmaması tavsiye edilir. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak yatırımların kayıpla sonuçlanması halinde raportör ya da bağlı olduğu kurumlar suçlanamaz.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...