Türkiye’nin Kalkınma Yardımlarında Kamu Diplomasisi Perspektifi

Kategori Seçilmedi

Kalkınma yardımları günümüzde artık ülkelerin dış politikalarının önemli bir aracı haline geldi. Başka ülkelerin kalkınmasına, gelişmesine yapılan katkılar, o ülkenin gücünü pekiştirmesine yardımcı oluyor, cazibe merkezi olmasını sağlıyor.

Başka bir ülkenin kalkınmasına yapılan yardım, aslında uzun vadede o ülke ile kurulacak siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler için de çok uygun bir zemin hazırlıyor. Kalkınma yardımları, bölgesel güç ve küresel aktör olmayı hedefleyen ülkeler için ayrıca stratejik bir önem de taşıyor. Kalkınma yardımları doğru kullanıldığında, gücünüzü ve cazibenizi artıracağınız için, bölgesel güç olmanın önündeki engelleri kaldırmak kolaylaşıyor. Ülkenize saygılı, gücünden çekinen, sizinle işbirliği yapmaktan güven duyan ve çıkar sağlayan ülkelerin sayısının artması bölgenizdeki itibarınızı da yükseltiyor.

Türkiye’de son yıllarda kalkınma yardımlarını dış politika aracı olarak kullanmaya başladı ve son 5 yılda 3.5 milyar dolar civarında kalkınma yardımı yaptı.

Türkiye yaptığı bu kalkınma yardımlarının yüzde 44.4’ünü Kafkaslar ve Merkez Asya’ya, yüzde 26.8’ini Balkanlar ve Doğu Avrupa’ya, yüzde 24.6’sını Ortadoğu ve Afrika’ya ve yüzde 3.8’ini de Uzakdoğu ülkelerine yönlendirdi. 2009 yılında Türkiye’nin en çok resmi kalkınma yardımı yaptığı ülke 96.4 milyon dolar ile Afganistan oldu. Bu ülkeyi 67.7 milyon dolar ile Kırgızistan ve 62.5 milyon dolar ile de Kazakistan izledi.

Burada sorulması gereken soru şu: Türkiye 5 yılda 3.5 milyar dolar kalkınma yardımı yaptı da karşılığında ne aldı? Bölgesel gücünü ve cazibesini artırdı mı? Kısa ve Orta vadede hangi hedefleri vardı, bunların ne kadarına ulaşmayı başardı?

Kalkınma yardımları, rastgele yapılan yardımlar değildir; mutlaka iyi planlanması, ulusal ve uluslar arası çıkarların gözetilmesi gerekir.

Türkiye’nin 5 yılda yaptığı 3.5 milyar dolarlık kalkınma yardımı ile hedeflerinin ne kadarına ulaştığını, bu yönde açıklanan bir sonuç olmadığı için, bilemiyoruz.

Ancak Türkiye’nin kalkınma yardımları ile cazibesini artıracağı, bölgesindeki etkisini pekiştireceği açıktır. Bunun için de kalkınma yardımları konusunda kapsamlı stratejilere ve geniş bir vizyona sahip olunması zorunludur.

Kalkınma yardımlarının etkin kullanımıyla ilgili bazı önerilerimi hem karar vericiler, hem de kamuoyu ile buradan paylaşmak istiyorum:

•Kalkınma yardımlarına öncelikli olarak “Kamu Diplomasisi“ perspektifiyle yaklaşılmalı, planlamadan uygulamaya kadar tüm süreçlerde kamu diplomasisi bakış açısıyla hareket edilmelidir.

•Kalkınma yardımlarının planlanması tek bir merkezden yürütülmeli, her kurumun kendi kararıyla yardım yapması karmaşasına son verilmelidir. Doğru planlama, başarıyı da getirecektir.

•Kalkınma yardımı denilince aklımıza hemen bina yapmak, kuyu açmak, tesis kurmak gibi yatırımlar geliyor. Oysa Türkiye artık bunların ötesine geçmeli; yardım yapacağı ülkelerin ekonomisinde, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi temel alanlarında sistem kurucu rolü oynamalıdır. Mesela, eğitim sistemine yapacağınız esaslı bir katkı, yüzlerce okul açmaktan çok daha yararlı olacaktır.

•Kalkınma yardımlarını sivil toplum örgütleri vasıtasıyla yapmak en etkili yoldur. Ama STK’lara mutlaka kamu diplomasisi perspektifi kazandırılmalı, yurtdışında ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilecek, başarılı hizmetlere imza atabilecek formasyon sağlanmalıdır.

•Kalkınma yardımları,vatandaşın vergileriyle oluşan kaynaktan yapılan harcamalardır. Bu nedenle yapılan tüm kalkınma yardımlarıyla ilgili detaylı açıklamalar kamuoyuna düzenli olarak yapılmalı, şeffaflık ilkesi benimsenmeli, başarı kadar başarısızlık da paylaşılmalıdır. Kalkınma yardımlarında gerekli görüldüğünde halkın gönüllü katkısına da açık olunmalı, ülkemizin dış politikasının yapımına vatandaş da dahil edilmelidir.

•İyi niyet, samimiyet, yüce gönüllülük ve erdem kalkınma yardımlarında kilit kavramlardır. Türkiye, zaten tarihi birikiminde var olan bu unsurlardan ayrılmaz, kardeşlik duyguları ile hareket ederse, bölgesinde yardım yaptığı tüm ülkeleri kendisine kolaylıkla bağlayabilir, onların sevgisini ve saygısını kazanabilir. Yeter ki biz işimizi düzgün yapalım, iyi niyetimizi muhafaza edelim.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2850 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1152
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 303
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Ticaret Koridorları Güvenliği ve Türkiye” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.;

8. Türkiye- Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu; “Afrika Güvenlik Mimarisi ve Türkiye” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir. ...;

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu; “Güvenlik ve İstihbarat Entegrasyon Modelleri” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 ve 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl onuncusu gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi: Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 -28 Kasım 2025 tarihind...;

Trump’ın idaresindeki Amerika’nın davranışları tecviz edilemez ancak bunları hesapsız kitapsız kişisel kapris saymak da yanlış olur.;

Venezuela başkanı Maduro ve eşinin bir gece ansızın derdest edilip New York’taki bir gözaltı merkezinde tutuklu olarak bulundurulması ve Pazartesi gününden itibaren Güney New York mahkemesinde yargılanmaya başlaması akıllara bir kaç soru ve endişe getiriyor. ;

Maduro’ya yönelik şok edici bir operasyon icra eden Trump yönetimi “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” dedi. Bu hamle ABD–Çin rekabetini Venezuela üzerinden yeniden tanımlayan tarihi bir kırılma. Aslında 2019’dan bu yana bölgede farklı bir denklem var. ABD'nin temel endişesi Çin’in Latin Amerika’daki k...;

ABD ve Çin savaşmak zorunda mı? Graham Allison, Destined for War kitabında korkutucu bir tarihsel örüntüyü önümüze koyuyor. Savaş kaçınılmaz değil ama tarih aksini söylüyor. ABD’li ünlü Profesör Graham T. Allison, 2017 yılında Destined for War: Can America and China Escape Thucydides’s Trap? adlı k...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.