1.Yüksek Düzeyli Afrika- Avrupa Birliği (AB) Enerji Ortaklığı (AEEP) Toplantısı

Makale

Kalkınmanın temellerinden ve Milenyum Kalkınma Hedefleri’ne (MKH) ulaşılmasının ön koşullardan birisi olarak nitelendirilen enerjiye yönelik talep, her geçen gün hızlı bir artış göstermektedir.1 Bu nedenle enerji ihtiyacının, 21. yüzyılın temel sorunlarından birisi olacağı sıkça ifade edilirken, aynı zamanda enerji kaynaklarının ulusal ve küresel güvenliğin de temel unsurları arasında yer aldığı kabul edilmektedir....

Kalkınmanın temellerinden ve Milenyum Kalkınma Hedefleri’ne (MKH) ulaşılmasının ön koşullardan birisi olarak nitelendirilen enerjiye yönelik talep, her geçen gün hızlı bir artış göstermektedir.1 Bu nedenle enerji ihtiyacının, 21. yüzyılın temel sorunlarından birisi olacağı sıkça ifade edilirken, aynı zamanda enerji kaynaklarının ulusal ve küresel güvenliğin de temel unsurları arasında yer aldığı kabul edilmektedir.

Modern sanayinin işlemesi açısından son derece gerekli olan, artan miktarlarda kullanılan ve hızla azaldığı bilinen hassas kaynaklar, enerjinin güvenliğinin önemini daha da arttırmaktadır. Söz konusu kaynakların, küresel ihtiyaçları karşılayacak düzeydeki yeterliliklerini kaybedeceğine yönelik beklentiler, enerji sektöründeki ortaklıkların önemini açıkça ortaya koymaktadır.2

Öte yandan özellikle Afrika’daki enerji kaynaklarının üretiminde artış trendi, kıtaya yönelik ilgiyi de arttırmaktadır. Buna karşın kıtadaki enerji üretiminin belirli bölgelerde gerçekleştirilmesi, enerji açısından zengin olan kıta ülkelerinin söz konusu kaynakları nasıl güvenli bir biçimde üreterek ihraç edecekleri, kritik önem arz eden konuların başında gelmekte ve enerji konusundaki ortaklıkların önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bir diğer taraftan, bu alandaki işbirliklerini ve ortaklıkları sabote etmeye yönelik terörist faaliyetlerin engellenebilmesine, taşımacılığa yönelik imkânların arttırılmasına ve kaynakların çeşitlendirilmesine yönelik çabalarla uluslararası bağlantıların geliştirilebilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Günümüzde Afrika’nın en önemli ticari partneri konumunda bulunan AB ile 2000 ve 2007 yıllarında gerçekleştirilen Kahire ve Lizbon Zirveleri’nin yanı sıra bu yılın Kasım ayında icra edilecek olan Zirve’nin temel gündem maddelerinin başında “enerji ortaklığı“ gelmekte ve kıtadaki enerji güvenliğinin sağlanarak AB ülkelerine enerji girişi konusuna sıkça atıfta bulunulduğu görülmektedir. 3

Geleceğe yönelik hedeflere ulaşılabilmesi, daha emin ve kararlı adımların atılabilmesi açısından yeni bir yol haritasının oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğu kaydedilmektedir. 2007 yılının Aralık ayında icra edilen Lizbon Zirvesi’nde tüm Afrikalı ve AB üyesi ülkelerin Devlet ve Hükümet Başkanları arasında Afrika- AB Enerji Ortaklığı’nın (AEEP) yürürlüğe konulması konusunda görüş birliğine varılırken, Afrika- AB Ortak Stratejisi’ni içeren sekiz stratejik ortaklıktan birisi de söz konusu madde olmuştur. Bu kapsamda iki kıtanın bilgi ve kaynak paylaşımı, birbirini tamamlayan ihtiyaçların uyumlaştırılması, politikalarda yakın bağlantıların geliştirilerek enerji konusunda yaşanabilecek olası sorunların çözüme kavuşturulması hedeflenmektedir.

Lizbon Zirvesi’nde kabul edilen ve 2008- 2010 dönemini kapsayan 1. Eylem Planı’nda enerji alanında ortaklığa ilişkin belirlenen yol haritası;

  • Afrika enerji piyasasında bölgesel bütünleşmenin teşviki, bu kapsamda bir master planın oluşturulması,
  • Çevreye yönelik özel yatırımların arttırılmasının teşviki,
  • Afrika ile Avrupa arasındaki enerji bağlantısının geliştirilmesi,
  • Yenilebilir Enerji İşbirliği Programının yürürlüğe konulması,
  • Afrika’nın teknik kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla AB’nin desteğini arttırması,
  • Enerji sektöründe etkinliğin geliştirilmesine yönelik işbirliğinin güçlendirilmesi,
  • Avrupalı ve Afrikalı kurumlar arasında teknik bilgi paylaşımının arttırılması ve iletişimin kolaylaştırılması gibi hususları içermektedir.


Birinci Yüksek Düzeyli Afrika- Avrupa Birliği (AB) Enerji Ortaklığı (AEEP) Toplantısı, 14- 15 Eylül 2010 tarihlerinde oldukça geniş bir katılımla Viyana’da gerçekleştirilecektir.4 AEEP’nin hedef ve beklentilerini ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Geleceğe ilişkin hedeflere yönelik bir yol haritasının oluşturulması ve 2011- 2013 dönemine ilişkin önceliklerin belirlenmesi;
  • Afrika’daki ve Avrupa’daki Afrika- AB Enerji Ortaklığı’nın teşvik edilerek güçlendirilmesi;
  • 2020 yılına kadar AEEP’nin geleceğe yönelik çalışmalarının ve hedeflerinin somutlaştırılması konusunda bir mutabakata varılması;
  • Afrika- AB Yenilenebilir Enerji İşbirliği Programı’nın yürürlüğe konulması, Afrika ve Avrupa arasında yeni iş bağlantılarının oluşturulması;
  • Enerji güvenliğinin ve her iki kıtada enerji kaynaklarına erişimin arttırılmasına yönelik vaatlerin teyit edilmesi;
  • İki kıta arasındaki enerji bağlantılarında işbirliğinin güçlendirilmesi;
  • Sivil toplumun, araştırma merkezlerinin ve özel sektörün de dâhil olacağı Afrika- AB Enerji Ortaklığı Forumu’nun oluşturularak, iki yılda bir söz konusu Forumların gerçekleştirilmesi;
  • AEEP’nin gelecek eylemlerinin uygulanabilmesi amacıyla bir yol haritasının kabul edilmesi;
  • Bu yılın Kasım ayında gerçekleştirilecek olan Afrika- AB Zirvesi’ne iki kıta arasında enerji alanındaki işbirliği konusunda net bir mesaj gönderilmesi.5


Bu doğrultuda Avrupa Birliği; Afrika Birliği ile son dönemde ortaklığını güçlendirirken, kıtadaki Bölgesel Ekonomik Topluluklarla da enerji politikalarının uyumlaştırılması konusunda yakın işbirlikleri tesis edilmektedir. Özetle gelecek hafta icra edilecek enerji ortaklığı konusundaki toplantı ile Kasım ayında gerçekleştirilecek olan 3. Zirve, AB’nin Afrika’ya ilişkin aktif ve sürdürülebilir politikalarının önemli birer göstergesi olmakla birlikte bölge dışı diğer güçlerle olan rekabeti açısından da uzun vadeli ve önemli adımlar olacaktır.

126 Ağustos- 4 Eylül 2002 tarihleri arasında G. Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde gerçekleştirilen Dünya Milenyum Zirvesi’nde enerji, Milenyum Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasında temel unsur olarak tanımlanırken, sürdürülebilir kalkınma açısından da büyük önem kaydettiği vurgulanmıştır. Detaylar için bkz. www.africa-union.org/root/AU/Conferences/2007/september/TI/cami/doc/Doc.9.doc
2 Ufuk Tepebaş, Büyük Güçler ve Afrika “21. Yüzyılda Çok Boyutlu Afrika Rekabeti“, TASAM Yayınları, 2010, s.81
3Tepebaş, s.105
4 Toplantıya Afrika ve Avrupa ülkelerinden önde gelen siyasetçileri, Afrika Birliği ve AB Komisyonları’ndan karar alıcılar, enerjiden ve Afrika- AB ilişkilerinden sorumlu bakanlar, Bölgesel Ekonomik Toplulukların (BET) ve Enerji Havzaları’nın temsilcileri, uzmanlık kuruluşlarının ve uluslararası örgütlerin temsilcilerinin yanı sıra sivil toplum ve iş dünyasının temsilcileri iştirak edeceklerdir.
5 http://ec.europa.eu/development/icenter/repository/EAS2007_action_plan_2008_2010_en.pdf

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2583 ) Etkinlik ( 177 )
Alanlar
Afrika 66 613
Asya 79 1004
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1333 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 279
Orta Doğu 19 588
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1984 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1984

Son Eklenenler

Bir hastanın dünyanın bir ülkesinden başka bir ülkesine tedavi veya sağlık hizmeti almak için gitmesi bizlere ne kadar zor veya aykırı geliyor, değil mi? Ya da bakmakta zorlandığımız, işlerimiz ya da görevlerimiz dolayısıyla zaman ayıramadığımız yaşlılarımızı dünyanın başka bir ülkesinde bir bakım ...;

Sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, siyasal ve ekonomik içerikleriyle birlikte toplumsal bir anlayış/algılayış/kavrayış ve olgu olan kalkınma kavramı, ekonomi gibi tek disiplini ve alanı kapsayacak şekilde anlamı ve kapsamı daraltılarak uzun yıllar boyunca literatürde yalnızca ekonomik büyüme olarak kul...;

Turizm; tarım ve hayvancılıktan sanayiye, inşaattan alt yapıya ekonominin tüm sektörlerini hareketlendiren ve geliştiren bir sektördür. Ama turizme sadece ekonomik bir sektör gözüyle bakılması doğru değildir.;

Tüm dünyayı etkisine alan salgının da katkısıyla belirsizliklerin artışı oranında öngörülebilirliğin de azaldığı günümüzde, coğrafyamız başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan krizler ile uyuşmazlıklar küresel barış ve istikrarı tehdit ederken, çok taraflılık ve evrensel değerler de erozyon...;

Donald Trump seçimleri eski başkan yardımcısı Joe Biden'e kaybetti, ancak liberaller son derece küçük bir fark ile galip oldu. Bu Amerika'nın son yıllarda ne hâle geldiğinin bir özetidir; kararsız ve tatminsiz.;

9 Şubat 2021 Salı gecesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’nin uzay programı açıklandı ve kamuoyunda oldukça yankı buldu. Programın olumlu ve olumsuz olarak yorumlanacak çok yanı var. Bu değerlendirme dokümanında yapıcı eleştirel düşünce ile Ülkemizin bu yolculuğuna ve kapsayıcı istişaresine...;

TASAM ve paydaşlarınca geliştirilen çok programlı BRAINS² TÜRKİYE inisiyatifinin Sentetik Gerçeklik Teknolojisi adlı uygulama programı “Derin-Sahte (Deepfake) Ürün ve Savunma Ekosistemi İnşası“ teması ile başlıyor.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 27-29 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.