2004’te Türkiye’nin Yeni Dış Politikası

Makale

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, 22-23 Aralık tarihleri arasında geleceğe yönelik çok iyi beklentiler ile dolu bir ziyarette bulundu. Türkiye’nin Suriye’ye karşı resmi politikası, son yıllara kadar bilinçli bir uzaklaşma ve kontrollü bir gerilim olarak tanımlanabilir....

Türkiye’nin yeni siyasi elitleri, 2004 yılında, yeni bir dış politika çizgisi belirlediler. Bu açıdan, şimdilerde, Türkiye’nin yeni dış politika yönelimlerine giriştiği konusunda ortak bir görüş mevcuttur. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik reform süreçleri, ülke içinde hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının gelişmesine zemin hazırladı ve de önceki yıllardan kalma kriz eğilimli ekonomisini istikrara kavuşturdu. Türkiye büyük Ortadoğu coğrafyasında demokrasi ve güvenliğin uzlaşma içinde olduğu tek ülkedir ve bu başarı bölgesel ve uluslar arası düzeyde yürüttüğü ilişkilerde kendine güven sağlamaktadır.

Ankara yakın komşularıyla problemlerini asgari düzeye çekmeyi başarmıştır. İlişkilerini en iyi düzeyde geliştirdiği başlıca ülkeler Rusya Federasyonu, Yunanistan, İran ve Suriye olmuştur. Türkiye’nin Balkanlar’dan Ortadoğu’ya uzanan ve kendisine komşu olan bölgelerde ise hemen hemen hiç problemi yoktur. Türk karar alıcıları bu bölgelere yönelik olarak yapıcı bir politika izlemiştir. Bu tutum, Türkiye’nin bir dereceye kadar içinde bulunduğu sorunlar açısından gözle görünür niteliktedir. İçlerinde en problemli olanı ise, Kıbrıs meselesidir. Türkiye ve Kuzey Kıbrıslı Türk halkı Nisan ayında gerçekleşen referandumda tavırlalrını ve oylarını, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ismi verilen BM ve AB planı lehinde kullanmışlardı. Ayrıca Türkiye, Kafkasya’da Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan çatışmada bir aracı rolü oynamıştı.

Türkiye’nin aktif olarak yürüttüğü barışı destekleyici tutumu Filistin sorunu ve Irak krizinde de etkili oldu. Türkiye’nin Başbakanı, işgal altındaki topraklarda gerçekleşen Şaron rejiminin şiddetini, devlet terörizmi olarak nitelendirdi. Ayrıca Ankara, Irak’taki koalisyon güçlerinin Telafar ve Felluce operasyonlarına da tepki gösterdi. Türkiye halen Afganistan’daki Türk yetkililerin sivil yönetişime olan katkılarıyla aktif politika izlemektedir. Türkiye, sonraki dönemlerde ise, bölgede konuşlanan ISAF güçlerinin de komutasını devralacaktır.

Türkiye’nin bölgesel düzeydeki barış arayışlarının ve barışa olan katkısının aynı zamanda küresel düzeyde de geçerli olduğunu söylemek mümkün. Türkiye AB ile tam üyelik için müzakere tarihi almış ve AB’ye girme yolunda çok kararlı bir tutum sergilemiştir. Türk parlamentosunun, 2003 Mart’ında, ABD birliklerinin Türk topraklarını kullanarak Irak’a girmeleri ile ilgili olarak kullandıkları hayır oyu sonrasında, stratejik ortaklığın daha eşit bir ortaklığa dönüşmesine rağmen, Türk- Amerikan ilişkileri iyi ve olumlu bir yolda ilerlemektedir. Türkiye AB ile bütünleşmesini medeniyetler diyalogunun ulaşılmasında bir amaç olarak görürken, aynı zamanda terörle savaş ve diğer benzer meselelerde de meşruiyetin altını çizmektedir. Türkiye’nin AB ve ABD’le olan dengeli ilişkileri komşu bölgelerdeki imajının düzelmesine de olanak sağlayacaktır.

Türkiye’nin AB ve ABD ile olan eşit derecede mesafesini koruması da ne denli başarılı politikalar izlediğinin göstergesidir. Örneğin Türkiye, Irak ve Filistin’e yönelik olan politikalarında AB politikalarına daha yakın bir tutum sergilerken, aynı zamanda, Balkanlar ve Kıbrıs meselesinde de ABD ile aynı çizgiyi izlemektedir. Türkiye’nin yeni politika yönelimleri, uluslar arası ilişkilerde demokratik meşruiyet fikrine öncelik vermekte, dünya politikasında BM’nin hala daha ciddi öneme sahip ve geçerli rolüne vurgu yapmaktadır

Ankara bir çok önemli uluslar arası örgütte yeni etkinliklere de sahiptir. NATO İstanbul’da başarılı bir Zirve gerçekleştirmiştir ve Türkiye’nin muhtemelen aktif rol oynayacağı NATO’nun Orta Doğu’daki potansiyel rolü üzerinde çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Demokratik bir oylamayla, bir Türk, İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) genel sekreter seçilmiştir. İKÖ, tarihinde ilk kez, genel sekreterini demokratik bir oylamayla seçmiştir. Bu durum da, Türkiye’nin İslam ülkeleri arasında artan prestijinin açık bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika inisiyatifinde Türkiye’nin oynayacağı etkin rol G-8 zirvesi sonrasında Fas’ta toplanan zirvede üzerinde uzlaşılan bir olgu olmuştur.

Türkiye’nin 2004 yılında sürdürdüğü dış politikasına bakıldığında bardağın yarısından fazlasının dolu olduğu görülmektedir. Türk demokrasisi yüksek standartlara ulaşmıştır ve iç politikadaki bu demokratik kazanım dış politikaya da yansıtılmıştır. Türkiye’nin yeni elitleri toplumsal taleplere ayrı bir önem atfetmiş ve onları politika oluşturma sürecine dâhil etmiştir. Dış politikanın toplumsal yapılandırılması, uluslar arası kuralların ve normların benimsenmesi, izlenen aktif ve dinamik bir diplomasi bu olumlu manzaranın kaynaklarını oluşturmaktadır. Türkiye örneği, Orta Doğu’nun istisnailiğini bir anlamda yalanlamakta ve karmaşa ve istikrarsızlıktan uzaklaşma açısından örnek teşkil etmektedir. Halka biraz daha güven duymak, çok çalışmak, reformlar ve iyi niyet doğrultusunda hareket etmek şüphesiz bu coğrafyada çok şey değiştirecektir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.