Kazakistan’ın Yeni Uluslararası İnisiyatifi: Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Önerisi

Alıntı

Kazakistan tarafından sunulan “Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Günü” önergesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 64. Oturumunda Birinci Komitenin oybirliğiyle kabul edildi. Önergeye katkıda bulunan ülke sayısı 26; bunların arasında Brezilya, Beyaz Rusya, Türkmenistan, Tacikistan, Ermenistan, Moğolistan, Kırgızistan, Japonya da yer alıyor. ...

Kazakistan tarafından sunulan “Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Günü“ önergesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 64. Oturumunda Birinci Komitenin oybirliğiyle kabul edildi. Önergeye katkıda bulunan ülke sayısı 26; bunların arasında Brezilya, Beyaz Rusya, Türkmenistan, Tacikistan, Ermenistan, Moğolistan, Kırgızistan, Japonya da yer alıyor.

Önergeye göre, 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Günü olarak belirlenmelidir. Bu günde nükleer silah denemelerinin veya herhangi bir diğer nükleer patlamaların ne tür yıkıcı sonuçlara yol açacağına dair geniş bilgiler kamuoyuna sunulmalı, toplumlar aydınlatılmalı. Denemelerin yasaklanması için halkın desteğinin ne kadar önemli olduğu anlatılmalı. Önergenin kabul edilmesine yardımcı olan ülkelerin hükümetlerine göre, böyle bir uluslararası günün mevcut olması sayesinde nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyanın inşası amacına daha hızla ulaşabileceğiz.

Uluslararası Nükleer Denemelere Karşı Eylem Gününün layıkıyla kutlanması için BM Genel Kurulu tüm üye-ülkelere, sivil topluma, bilim çevrelerine, kitle iletişim araçları ve diğer unsurlara çağrıda bulunmakta, destekçi olmasını talep etmektedir.

İnisiyatifin başını çeken ülke Kazakistan olmaktadır. Bu ülkenin önerisini kuvvetlendiren tarihi gelişme, 20 Ağustos 1991 tarihinde Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’ın aldığı kararla Semipalatinsk nükleer deneme alanının kapatılması olmuştu. Özellikle bu önemli karardan sonra Kazakistan kendi isteğiyle sahip olduğu devasa miktarlardaki nükleer silah stoklarından vazgeçmişti. Bu hamle aynı zamanda devletin uluslararası nükleer güvenlik ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi sisteminin pekişmesine sağladığı göz ardı edilemez katkısının işaretidir.

İngiltere Eski Savunma Bakanı Jonathan Aitken’ın “Kazakistan’ın Efsanevi Lideri: Nazarbayev“ kitabının “Nükleer Güç: Evet mi? Hayır mı?“ bölümünden uyarlanmıştır:

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’ın bağımsızlık ilanını hemen izleyen dönemde karşılaştığı en karmaşık sorun Kazakistan’ın nükleer geleceğiyle ilgili büyük meseleleri çözmek olmuştur. Buradaki karmaşıklığın başlıca nedeni ise insan yüreği ve başkan aklı arasındaki çelişkidir. Duygu açısından, tüm nükleer denemeleri durdurmaya ve Kazak topraklarındaki nükleer silahları uzaklaştırmaya uzun zamandan beri kararlıdır. Oysa siyasal taraftan bakıldığında, tam tersi yönde hem iç hem de uluslararası baskılar görür. Bütün bu nedenlerle, başkan olduktan hemen sonra nükleer silahlara hayır demek dürtüsünü bastırmak, tam tersine, dünyanın başlıca güçleriyle nazik bir diplomatik baleye başlayarak, Kazakistan için azami yarar sağlamak zorundadır. Nazarbayev’ın nükleer pazarlıklar koreografisini idare yöntemi onun insan ve devlet adamı özelliklerini ortaya çıkarır.

Dünyanın 4. Büyük Nükleer Gücü

SSCB’nin askeri gücünün vârisi olduğunu iddia eden Rusya’nın başkanı Boris Yeltsin tarafından onaylanan bir dizi gizli brifingde, Nazarbayev Kazakistan topraklarına konuşlandırılmış kitle imha silahlarının kapsamını öğrenir. Ateş gücü açısından, Kazakistan’ın 1200’ü aşkın Kıtalararası Balistik Füze başlığına emanetçilik yaptığını öğrenir. Bu cephane 12.000 kilometre menzilli, her biri 10’ar Çoklu Bağımsız Hedefli Yeniden Giriş Aracı taşıyan 104 adet SS18 Kıtalararası Balistik Füzeden oluşur. Bu füzeler bölgeye dağılmış 146 fırlatma silosunda yerleştirilmiş olup, yoğunlukla konuşlandıkları bölgeler Akmolinsk, Kızılorda ve Semipalatinsk’tir. Bu füzeler, eski SSCB’nin en yüksek ve seçkin komutanlığı olan Stratejik Füze Komutanlığı’nın emrindedir. Kazakistan bunun dışında, 79’uncu Sovyet Hava Tümeni’nin ve bu tümen kapsamında, uzun menzilli bombalar ve füzeler taşıyan 40 Bear H6 ve H16 uçağının da üssüdür.

Bütün bu birlikler ve silahlar; Kazakistan’ın Birleşik Devletler, Rusya ve Ukrayna’daki Sovyet üslerinden sonra, dünyanın dördüncü büyük nükleer gücü yapar. Kazakistan’da konuşlanmış savaş başlıklarının sayısıyla kıyaslandığında, Fransa’nın (512), Britanya’nın (296) ve Çin’in (284) toplamı bile önemsiz görünür.

Kazakistan’ın Büyük Tartışması

Kazakistan nükleer silahlarının baş “yeni sahibi“ olarak ne yapacağı konusunda tavsiye sıkıntısı yaşamaz. Nükleer denemelere muhalefet konusunda yekvücut olmuş vatandaşları, söz konusu bizzat silahlar olunca, şaşırtıcı bir fikir ayrılığı gösterir. Aralarında, muhtemel saldırganları ülkenin sınır güvenliğine müdahaleden alıkoyacak caydırıcı güç olarak Kazak denetimi altında sürekli bir nükleer imkân bulundurmaktan yana olan atmacalar da vardır. Bunlar, savaş başlıklarının elde tutulmasını ve sonra Kazakistan’ın bağımsızlık garantisi karşılığında dünyadaki nükleer güçlere teslim edilmesini savunan pazarlıkçılardır. Bir de hemen, tek taraflı ve eksiksiz nükleer silahsızlanma taraftarı olan güvercinler çıkar. Nazarbayev bu akortsuz sesleri dinlerken, bazen eski bir Kazak atasözünü tekrarlar: “Seni içeri almak mı? İyi ama, sen canavarsın. Seni kovmak mı? İyi ama, sen hazinesin“. Bu, ülkenin nükleer silahları sorununun karmaşık bir konu olduğunu ve bu sorunun da dikkatli pazarlıklarla ve mümkünse, ulusal görüş birliğinin desteğiyle çözülebileceğinin bir çeşit itirafıdır. Nazarbayev’ın deyimiyle, “Kazakistan’ın nükleer güç olup olmamasını planlamak üzere başlattığımız büyük tartışmada, sonuçları ve karşı savları, kuşku ve kaygıları ölçmek gibi zor bir yola girmekten başka çaremiz yoktu“.

Bu büyük tartışma, sadece Kazak politikacıları ve vatandaşlarıyla sınırlı değildir. Daha bağımsızlıktan önce bile Margaret Thatcher, Başkan George H.W. Bush ve Dışişleri Bakanı James A. Baker III gibi küresel liderler Nazarbayev’e tavsiyeden geri durmaz.

Nazarbayev’ın Büyük Başarısı

Nazarbayev’ın kapsamlı nükleer siyaseti, Kazakistan’ın uzun vadeli ulusal güvenliği için en önemli olan başkentlerde övgülere neden olur. Nazarbayev’ın 29 Ağustos 1991 tarihli Başkanlık Kararnamesi, Kazakistan’da nükleer deneme yapılmasını yasaklayarak takdir toplamış oldu. Ayrıca Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması ve Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması’nı imzalamayı kabul eder ve Kazak topraklarındaki 120 Sovyet SS18 nükleer füzesini ise Rusya’nın yardımıyla sökmeyi taahhüt eder. Clinton, Yeltsin ve İngiltere Başbakanı John Major, Büdapaşte’deki AGİT zirvesi çerçevesinde “Kazakistan İçin Nükleer Garantiler Memorandumu“nu imzalayınca, daha da büyük bir başarı kazanmış olur. Kazakistan’ın da dahil olduğu nükleer güç sahibi olmayan ülkelerin korunması konusundaki Çin girişimi de iki ay sonra, Şubat 1995’te Beijing’de imzalanır. Bu anlaşmalar sonucunda, Kazakistan nükleer silahlara sahip olmayan ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı imzalayan bir devlet sıfatıyla uluslararası alanda tanınır, saldırı ya da saldırı tehlikesi karşısında uluslararası toplum tarafından korunacağı da belirtilir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. ;

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Temmuz 2026 başı itibarıyla küresel AI sektörü, sermaye yatırımı düzeyinde birbirini besleyen iki cephede aynı anda büyümektedir. Bir yanda ABD'nin dört büyük hyperscaler'ı (Google, Microsoft, Amazon, Meta) tarihte görülmemiş ölçekte yatırım harcaması gerçekleştirirken, diğer yanda Çin merkezli A...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...