Ukrayna- Gerçek Hikâye

Haber

Batı tarafından desteklenen, Yuşenku ile Rusya tarafından desteklenen Yanukoviç arasındaki Ukrayna seçimleri üzerine olan çekişme, Batılı medya tarafından demokrasi güçleriyle otoritarizm arasındaki basit bir mücadele olarak sunulmuştur. Fakat bu çekişmenin demokrasiye karşı otoritarizmle hiçbir ilgisi yoktur....

Batı tarafından desteklenen, Yuşenku ile Rusya tarafından desteklenen Yanukoviç arasındaki Ukrayna seçimleri üzerine olan çekişme, Batılı medya tarafından demokrasi güçleriyle otoritarizm arasındaki basit bir mücadele olarak sunulmuştur. Fakat bu çekişmenin demokrasiye karşı otoritarizmle hiçbir ilgisi yoktur.

Bu çekişme, geniş bir tarım ve endüstri bölgesi olarak ülkenin önemi, önemli bir gaz transit sistemi üzerindeki hayati pozisyonu ve Rusya’yla sınırı olmasından kaynaklanan genel jeostratejik konumu üzerinde odaklanmış tipik bir jeopolitik çıkar çekişmesidir. Ukrayna’nın coğrafi konumu, Karadeniz’in kuzeyi, onu sadece stratejik Hazar Denizi petrolü ve gaz rezervlerine değil aynı zamanda da petrol ithal eden kilit Orta ve Kuzey Avrupa devletlerine da yakın yapmaktadır.

Başkan Carter zamanında ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Zbigniev Brejinski,1997deki Büyük Satranç Tahtası adlı kitabında, ne Batının ne de Rusya’nın Ukrayna’yı kendi jeo-stratejik ve jeo-ekonomik düşmanına vermeyi kaldıramayacaklarını belirtmiştir. Brejinski’ye göre, Ukrayna Avrasya’da hayati önemdeki jeo-politik kilit noktalardan biridir ve bu ülkenin kontrolü ABD ve Batı için çok kritiktir. Batı için bu ülke, potansiyel karlı bir Pazar, ve petrol ve gaz için kritik bir taşıma güzergahı sunmaktadır. Ayrıca Brzezinski, “Moskova’nın, 52 milyonluk halkı, temel kaynakları ve Karadeniz’e geçişiyle Ukrayna üzerinde tekrar kontrolü kazanması durumunda, Rusya’nın Avrupa ve Asya’ya yayılan güçlü bir emperyal devlet olma avantajını tekrardan kazanacağını“ belirtmektedir.

Putin’in Rusya’sının Ukrayna’yı daha yakın bir Rus nüfuz alanına çekmeye çalışması bir sürpriz değildir. Son yılların ekonomik büyümesi boyunca, Rusya, çeşitli politik, ekonomik ve askeri antlaşmalar, ve Rus doğal gaz ve dev gaz monopolu Gazprom ve Rus Energy ve Elektrik Kompleksi “UES“ nin faaliyetleri aracılıyla Ukrayna’daki nüfuzunu genişletmiştir.

ABD yönetimi, Ukrayna’yı, Soğuk Savaşın bitiminden beri ABD ve Batılı müttefiklerin politikalarıyla çoğalarak, saldırgan bir şekilde askerileşen enerji zengini bir Avrasya koridoru olarak görmektedir. Ukrayna, kısmen Batı/NATO askeri yardımıyla finanse edilen gevşek bir ittifak olan GUUAM’ın (Gürcistan, Özbekistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova) bir üyesidir. Özünde Anglo-Amerikan petrol çıkarlarının hâkim olduğu GUUAM, Hazar Deniz yatağındaki petrol ve gaz kaynaklarından Rusya’yı dışarıda tutmayı öncelikli olarak hedeflemektedir.

Ukrayna seçimleri üzerinde olan tüm bu çekişme, ABD liderliğinde Batılı Kampla Rus çıkarları arasında olan Soğuk Savaş tarzı temsili bir sürtüşmeye çok benzemektedir. Devlet Başkanlığı adaylarının iki kampı arkasında Ukraynalı elitlerin görüşleri ve rekabetçi küresel emperyal güçlerin çıkarları yatmaktadır. Gidecek olan devlet başkanı, Leonik Kuçma, Batının ve Rusya’nın çıkarları arasında bir orta yol izlemişti. Ukrayna’nın NATO ve AB’nin bir üyesi olmasını istemiş ve hatta Irak’a 1500 birlik göndermişti. Kuçma Rusya ile olan ilişkileri de geliştirmişti. Fakat şimdi, Ukrayna, Rus ve Batı arasındaki etki ve kilit stratejik çıkarlar için yoğun bir rekabet odağı haline gelmiştir. Bu yüzden, ülke için iki rakip arasındaki bu hassas dengeleme faaliyetini devam ettirmek artık mümkün değildir.

Ukrayna seçimlerinde hatırı sayılır ölçüde hilenin yapılmış olduğu ve bunun her iki tarafta da gerçekleştiği gayet olası ve muhtemel gibi görünmektedir. Sonucun, gidecek devlet başkanı Leonid Kuçman’ın bozulmuş ve otoriter hükümeti tarafından manipüle edildiği bir sürpriz değildir. Fakat, ABD’nin, Bush yönetimindeki pek çok üye ve birçok “demokrasi yanlısı“ Amerikan ön gruplarıyla ülkedeki rejimi istikrarsızlaştırmada parmağı olduğu konusunda da açık ipuçları vardır. ABD hükümeti, seçim öncesi ve seçim boyunca ülkedeki ABD’li danışmanlıkları, anketçileri ve diplomatları finanse etmiş ve onların faaliyetlerini organize etmiştir. Hem ABD hem de AB açık bir şekilde Yuşenku’yu desteklemiş ve finanse etmiş, ve muhalefet için bir oy kullanılması çağrısında bulunulması için Kuçma’nın otoriter rejimine karşı büyüyen muhalefeti sömürmüşlerdir. Tüm bunlar, ilk defa 2000 yılında Avrupa’da Belgrat’ta ve geçen sene Gürcistan’da kullanılan “oy sandığı ve itaatsizlik aracılıyla demokrasiyi inşa etme operasyonu“ olarak adlandırılabilecek şey içindir. Belgrat’taki kampanyanın başarısından 10 ay sonra, aynı teknik bu sefer Belarus’ta kullanılmıştı fakat beklenen sonuçları yaratmakta başarılı olamamıştı.

ABD yönetimi, Yuşenku kampı tarafında uzlaşmaz partizan bir pozisyonu teşvik ederek, sivil savaş veya etnik ve dinsel çizgiler, doğudaki Rusça konuşan Ortodoks Hıristiyan çoğunlukla Ukraynaca konuşan Katolik Batı, doğrultusunda ülkenin bölünmesi tehlikesini artırmaktadır. ABD’nin ve Batılı müttefiklerinin demokratik tavrı (ve talebi) tamamıyla ikiyüzlüdür. Yakın zamanda, ABD ve Batılı müttefikleri, yaygın olarak oyların ayarlanması ve yıldırma iddialarının olduğu Afgan seçimlerinin sonuçlarını kabul etmişlerdir. Ayrıca, ülkenin büyük bölümü Afganistan’ın pek çok yerinde devam eden kargaşa yüzünden seçimlere katılma imkânı bulamamıştır. Gelecek Ocak ayında, sadece işgalci güçler tarafından denetlenen parti ve adayların katılabildiği, Irak seçimlerini de gerçekleştirmeyi hedeflemektedirler.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.