Sudan’daki Genel Durum ve Yaklaşan Seçimler

Makale

1986’dan sonraki ilk çok partili seçimlere hazırlanan Sudan, bir yandan 22 yıl süren iç savaşın yaralarını sarmaya çalışırken, diğer yandan ülkede demokrasinin tesis edilmesi konusunda önemli bir dönemeçte bulunmaktadır....

1986’dan sonraki ilk çok partili seçimlere hazırlanan Sudan, bir yandan 22 yıl süren iç savaşın yaralarını sarmaya çalışırken, diğer yandan ülkede demokrasinin tesis edilmesi konusunda önemli bir dönemeçte bulunmaktadır.

Uzun süreli iç savaş, 9 Ocak 2005’deki Kapsamlı Barış Anlaşması (CPA) ile sona ererken, ülkenin kuzeyindeki Müslümanlar ile güneyindeki Hıristiyanlar yeniden bir araya gelmeye başlamışlardır.1 Bahsi geçen barış anlaşması, bu türden çok partili seçimlerin yanı sıra 2011 yılının Ocak ayında Güney Sudan’ın kendi geleceğini belirleyeceği referandumun gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Öte yandan bu barış anlaşmasına ilişkin olarak Sudan’da sürdürülebilir ve kapsamlı bir barış ortamı tesis etmekten ziyade, daha çok kısa vadede şiddeti sona erdirmeye yönelik bir ateşkes değerlendirmesi yapılmaktadır. Dolayısıyla kalıcı barışın tesisi açısından Birleşmiş Milletler (BM) ve Afrika Birliği başta olmak üzere donör ülkelerin ve IGAD gibi bölgesel kuruluşların koordinasyon halinde barış sürecini desteklemeleri, yine Sudan’a komşu ülkelerin bu süreçte aktif rol oynamaları gerekmektedir.2

Buna karşın Sudan’ın yakın geçmişteki ve günümüzdeki durumunu kıyaslamak suretiyle bir değerlendirme yapmak, söz konusu ülkenin yaşadığı acı tecrübeler konusunda bizlere daha net bir fikir verecektir. Eski bir Büyük Britanya sömürgesi olan Sudan, 1956 yılında bağımsızlığını kazandığı tarihten itibaren çatışmaların eksik olmadığı, ciddi istikrarsızlıkların görüldüğü bir kıta ülkesi olarak bilinmektedir.
Sudan’ın en değerli kaynağı olarak bilinen petrolün yanı sıra en verimli tarım alanları, ülkenin güneyinde bulunmakta, ancak günümüzde de olduğu gibi Hartum’daki hükümeti ağırlıklı olarak Arap kökenli vatandaşların oluşturduğu bilinmektedir. Buna karşın, Güney Sudan Halkı Özgürlük Ordusu (SPLM), iç savaş süresince Etiyopya üzerinden SSCB ve Küba’dan destek alırken; Uganda, Libya ve Mısır gibi kıta ülkelerinin de ulusal çıkarları gereği hareket alanlarını genişletmeye ve Kuzey Sudan’ın zayıflatılmasına yönelik olarak SPLM’yi destekledikleri görülmüştür.

Günümüzde ise özellikle ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi küresel güçlerin soruna doğrudan müdahil oldukları bilinmektedir. Yakın dönemde Darfur’da ortaya çıkan çatışmalar, dikkatleri bu bölge üzerinde yoğunlaştırırken, 2008 yılında Japonya’da gerçekleştirilen G-8 Zirvesi’nde Sudan Hükümeti üzerindeki baskının arttırılması konusunda uzlaşı sağlanmıştır. Ayrıca Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi’nin Devlet Başkanı Ömer El- Beşir hakkında Darfur’da soykırım yaptığı ve bunun için yargılanması gerektiği yönünde almış olduğu karar ve ardından El- Beşir’in Darfur’da yardım yapan grupları farklı amaçlara hizmet ettikleri gerekçesi ile bölgeden kovması, dünya kamuoyunda yankı uyandırmıştır. Aslında Darfur Sorunu, dinsel farklılıklardan ziyade etnik ve kültürel farklılıkların yanı sıra siyasi ve ekonomik çıkarların çatışmasının bir sonucudur. Darfur’da çatışan taraflar Müslüman olmakla birlikte sorun, tarafların Arap olup- olmamasıyla ilişkilidir. Bilindiği üzere ABD, bölgedeki ulusal çıkarları gereği El- Beşir yönetimine karşı yıllardır oldukça katı bir politika izlemekte ve özellikle Tanzanya ile Ruanda üzerinden Çin Halk Cumhuriyeti’nin son dönemde Sudan’da uygulamakta olduğu aktif politikaları dengelemeyi amaçlamaktadır. Yakın dönemde Afrika’ya yönelik kapsamlı ziyaret programları, kıtada sürdürülebilir politikalar izlenmesi ve etkinliğin daha da arttırılması düşüncesinin açık bir göstergesi iken, Afrika’ya yakın ilgi duyan diğer dış güçlere de mesaj niteliği taşımaktadır.3 Buna karşın Çin H. C.’nin her geçen gün Sudan’la güçlenen ekonomik ve siyasi ilişkilerinin yanı sıra uluslararası kamuoyu önünde Sudan Hükümeti’ne olan desteğini açıkça deklare etmesi dikkat çeken konuların başında gelmektedir. AB’nin resmi politikası ise Sudan Hükümeti ile daha yakın bir diyalog kurulması yönündedir.

BM’nin de desteği ile 17.000’i kuzeyde, 7.000’den fazlası da güneyde olmak üzere 24.000’in üzerinde güvenlik görevlisi seçimlerde görev yapacaktır.4 Ayrıca Avrupa Birliği (AB) de genel seçimler dolayısıyla ülkede bir seçim gözlem heyeti bulundurma kararı almıştır.

24 yıllık aradan sonra 11- 13 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Devlet Başkanlığı ve Parlamento seçimlerinde yüz binlerce seçmenin isimlerinin seçmen listesinde bulunmadığı iddiaları sıkça dile getirilirken, adil bir seçim ortamının bulunmadığı gerekçesiyle yaklaşan seçimler öncesi ülkedeki birçok siyasi parti ve uluslararası seçim gözlemcileri de söz konusu seçimlerin ertelenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmektedirler. Devlet Başkanı El- Beşir ise seçimlerin belirlenen tarihte yapılacağını belirterek, yabancı gözlemcileri uyarmış ve bu türden açıklamaların Sudan’ın içişlerine müdahale anlamına geldiğini ve bunlara asla taviz vermeyeceklerini ifade etmiştir.

Devlet Başkanı El- Beşir, Güneyli eski isyancıların seçimlere katılmayı reddettikleri takdirde, Güney’de bir referandumun da gerçekleşmeyeceğini ve Sudan Hükümeti olarak ulusal seçimlerin ertelenmesine yönelik teklifleri asla kabul etmeyeceklerini bildirmiştir.5 Ülkede isyancı grup olarak bilinen Güney Sudan Halkı Özgürlük Ordusu (SPLM) da seçimlerin özgür ve adil bir seçim olmayacağı yönünde bir açıklama yaparken, El Beşir ile görüşerek yaklaşan seçimlerin uygunluğunu tartışacaklarını belirtti.

Afrika kıtasının en geniş topraklarına sahip ülkesinde söz konusu seçimlerin başarıyla gerçekleştirilebilmesi ve yapıcı diyaloglar çerçevesinde mevcut sorunların barışçıl yollarla çözüme kavuşturulabilmesi, aynı zamanda kıtanın istikrarını da olumlu yönde etkileyecektir.

1 Ülkenin kuzeyinde bulunan Müslümanlar, etnik açıdan Arap kökenlidirler. Güney Sudan’da ise Hıristiyanların yanı sıra animistler de bulunmaktadır.
2 Ufuk Tepebaş, Büyük Güçler ve Afrika: “21. Yüzyılda Çok Boyutlu Afrika Rekabeti”, TASAM Yayınları, 2010, s.69
3 Tepebaş, s.97
4 http://allafrica.com/stories/201003290002.html
5 http://www.africanews.com/site/Sudan_Bashir_threatens_referendum/list_messages/30951


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2554 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 992
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1277 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1912 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1912

Son Eklenenler