Irak ve Seçimler

Makale

Irak’ta gerçekleşen seçimlerin ardından kesin sonuçların belli olmasına günler kala ülkeden gelen haberler, Irak Ulusal Meclis’inde koltuk dağılımıyla ilgili olarak kapalı kapılar ardında etnik ve dini gruplar arasında anlaşmanın neredeyse tamamlandığına yönelik. Celal Talabani’ye devlet başkanlığının verildiği bu pazarlıkta, başbakanlığın Şii İyad Allavi’nin, Meclis başkanlığının da Sünni Adnan Paçacı’nın olacağı düşünülmektedir....

Irak’ta gerçekleşen seçimlerin ardından kesin sonuçların belli olmasına günler kala ülkeden gelen haberler, Irak Ulusal Meclis’inde koltuk dağılımıyla ilgili olarak kapalı kapılar ardında etnik ve dini gruplar arasında anlaşmanın neredeyse tamamlandığına yönelik. Celal Talabani’ye devlet başkanlığının verildiği bu pazarlıkta, başbakanlığın Şii İyad Allavi’nin, Meclis başkanlığının da Sünni Adnan Paçacı’nın olacağı düşünülmektedir.

Kısa bir zaman sonra koltuk paylaşımının netleşeceği göz önünde bulundurulurken öncesinde seçimlerle ilgili birkaç noktanın vurgulanması gerekmektedir: Bunlardan ilki elli yıl sonra ilk kez sandık başına geçen Irak halkının önemli bir çoğunluğunun oy kullanmış olmasıdır. İçinde bulunduğu tüm olumsuz koşullara karşın Irak halkının seçimlere göstermiş olduğu ilginin ve bu bağlamda cesaretin, Irak’ta barış ve istikrarın yolunu açıp açmayacağına karar vermek için henüz erkendir. Ancak seçimleri tüm protestolara ve gerillalara karşı bir direniş ve başarı olarak kaydetmek gerekmektedir. Irak halkının davranışını, ABD’yi onaylamaktan ve ABD’nin peşinden gitmekten ziyade bir an önce istikrara kavuşmak ve kendi geleceğini bizzat belirlemek istemesi olarak okumak gerekir. Bunun için de Irak halkı, silahı değil oy pusulasını seçmiştir.

Bir diğer önemli sonuç, bu seçimlerden, öngörüldüğü ya da beklendiği gibi, Kürtlerin ve Şiilerin galip çıkmasıdır; ancak bunun Irak’ta başlamakta olan yeni dönemi nasıl etkileyeceği şu an için halen bir soru işaretinden ibarettir. Gerek seçimler ve gerekse seçimlerden de önce Geçici Anayasa’da kendilerine tanınmış olan geniş söz hakkına dayanarak, Kürtlerin siyasal gücünü giderek arttırmasının nereye varacağını kısa vadede kestirmek güçtür. Ne var ki Kürtlerin bağımsız bir devlet kurmakta ısrar etmeleri ve Kerkük’ü bir Kürt kenti, dahası başkenti yapma girişimleri sadece Irak içindeki etnik grupları değil, Türkiye’yi de içine alacak bir çatışmayı ortaya çıkarması hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Buna karşılık, Kürtlerin Irak yönetiminde istediklerini aldıktan sonra (devlet başkanlığı, yönetimde ağırlık, vs.) bağımsız olmaya kalkışmayacakları şeklinde iyimser düşünenler de vardır. Burada göz önünde bulundurulması gereken nokta, kısa vadede sorun yaratacak konunun Kerkük’ün statüsü olacağıdır. Zira bağımsızlık Kürtler için kısa vadede gerçekleşebilecek bir olgu değildir.

Seçimler sonucu kurulacak mecliste Şiilerin ağırlıkta olmasının beraberinde neleri getireceği de ayrı bir merak konusudur. Şii gruplar seçimlerde Birleşik Irak İttifakı’nın çatısı altında birleşmiş olmalarına karşın bu dayanışmayı nereye kadar götürecektir? En yalın haliyle yönetimin laik Şiilerin mi, yoksa dinci Şiilerin mi elinde olacağı önemli bir ayırımı beraberinde getirmektedir.

Bu arada seçimleri protesto etmiş olan Sünniler siyasi sürece nasıl dahil edileceklerdir? Sünniler siyasi sürece hakça alınsalar da Sünni-Şii ayrılığının üstesinden nasıl gelinecektir?

Kesin seçim sonuçlarını ve akabindeki gelişmeleri bir süre izlemeden yeni Irak ve geleceğiyle ilgili kesin çıkarımlarda bulunmak olası değildir. Seçime katılımın çok olması ve terörün amacına ulaşmamasını olumlu nitelendirmek gerekmekle birlikte otokratik bir rejimin tasfiyesinin ardından yapılan ilk demokratik seçimleri takiben büyük başarılar beklemek ve bunu Irak tarihi için bir dönüm noktası olarak görmek içinse henüz çok erken olduğu göz önüne alınmalıdır.

* TASAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2072

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Tarih, geçmişin tozlu sayfalarında bırakılacak donuk bir hatıra defteri değil; bugünün hibrit savaşlarında devletlerin hayatta kalmasını sağlayan en dinamik jeopolitik enstrümandır. Bir toplumun geleceğini inşa edebilmesi, geçmişini romantize etmesiyle değil, o geçmişi bugünün şartlarıyla rasyonel b...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Pakistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler “İki Millet, Tek Ruh” olarak tanımlanmıştır. Her iki ülkenin de dilsel, kültürel ve medeniyetsel yakınlıkları olduğu yadsınamaz bir gerçektir ancak hızla gelişen bölgesel jeopolitik, sembolik söylemlerden daha fazlasını gerektirmektedir. ;

1924 Anayasası’nın 1945 yılında gerçekleştirilen Öz Türkçeleştirme süreci, sadece bir dil devrimi değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin hukuki metne tam anlamıyla nüfuz etme çabasıdır. ;

Türkiye’nin ekonomi tarihi, krizler ve bu krizlerden çıkış reçeteleriyle dolu bir kroniktir. Ancak 2001 krizi, sadece bir likidite daralması veya döviz şoku olmanın ötesinde; Cumhuriyet tarihinin en köklü "sistemik çöküşü" olarak kayıtlara geçmiştir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

İktisat tarihinin en çarpıcı kıyaslamalarından biri, 1300-1800 yılları arasında Akdeniz’in kuzey ve güney kıyılarında yaşanan kurumsal evrimdir. İspanya örneği, devasa bir coğrafyaya ve Amerika’dan gelen tükenmez gümüş stoklarına rağmen bir "kaynak laneti" (Resource Curse) ve kurumsal hantallık için...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...