Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Kamerun Ziyaretleri

Makale

1998 yılında kabul edilen ve Türk Dış Politikası’nda çok taraflı bir dış politika anlayışının güzel bir örneği olarak nitelendirilebilecek olan “Afrika’ya Açılım Eylem Planı”nda Afrika ülkeleriyle ikili ve çok taraflı siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar nezdinde Afrika ülkeleriyle temasların arttırılması, ...

1998 yılında kabul edilen ve Türk Dış Politikası’nda çok taraflı bir dış politika anlayışının güzel bir örneği olarak nitelendirilebilecek olan “Afrika’ya Açılım Eylem Planı“nda Afrika ülkeleriyle ikili ve çok taraflı siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar nezdinde Afrika ülkeleriyle temasların arttırılması, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve Türkiye’nin kıtadaki diplomatik temsilciliklerinin sayısının arttırılması yer almakta idi. Özellikle 2008 yılının Ağustos ayındaki İşbirliği Zirvesi’nin ardından ilişkilerdeki istikrarlı gelişme süreciyle birlikte söz konusu ziyaret trafiğinin de bir hayli hızlandığını ifade etmek mümkündür.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu haftaki gezisi kapsamında yer alan Kamerun, yeni Büyükelçilik açtığımız kıta ülkelerinden biri iken, son dönemde özellikle Milenyum Kalkınma Hedefleri’nden sefaletin ve açlığın ortadan kaldırılması ile HIV/ AIDS, Sıtma ve Verem gibi hastalıklarla mücadelede önemli mesafeler kat ettiği bilinmektedir. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin ise uzun süreli bir iç savaşın yaralarını hızla sardığı görülmektedir.

Buna karşın her iki ülke ile de ticaret hacmimiz oldukça düşüktür. 2008 yılında Kamerun ile dış ticaret hacmimiz 58 milyon dolar düzeyinde iken, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile yalnızca 10 milyon dolar düzeyinde hesaplanmıştır.

Sahra altı Afrika ülkelerinde açılan yeni Büyükelçiliklerle birlikte Ticari Ataşeliklerin sayısı da artmakta ve bu durum ekonomik ve ticari ilişkilere de olumlu yönde yansımaktadır. Afrika, özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar açısından hedef pazar konumunda yer almaktadır. 2003 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığımız tarafından uygulamaya konulan “Afrika ile Ekonomik ve Ticari İlişkilerin Güçlendirilmesi Stratejisi“ son dönemde etkisini hayli önemli ölçüde hissettirirken, 2007 yılında Afrika ile ticaret hacmimiz 15 milyar dolar, 2008’de ise 17 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Söz konusu alanda hedeflere ulaşılabilmesi için geleneksel partnerlerle ekonomik ve ticari ilişkilerin arttırılması, yeni partnerle de söz konusu bağlantıların geliştirilebilmesi önem arz etmektedir.

2008 Ağustosu’ndaki Türkiye- Afrika İşbirliği Zirvesi sonunda İstanbul Deklarasyonu ve İşbirliği için Çerçeve Belgesi’nin kabul edilmesiyle kalıcı bir işbirliğinin temelleri atılmıştır. Söz konusu deklarasyon ve belge; önümüzdeki süreçte ilişkilerin planlı ve programlı olarak sürdürülebilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca yine aynı yıl Türkiye, Afrika tarafından “stratejik ortak“ olarak ilan edilmiş ve 2009- 2010 BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği için Afrika ülkelerinden tam destek almıştır.

Türkiye- Afrika ilişkilerinin genel anlamda istikrarlı bir seyir izlediğini ifade etmek mümkündür. Kuzey Afrika ülkeleri ile yakın ilişkiler sürdürülmekle birlikte Sahra altı Afrika’daki istikrarlı gelişmeler, bunun açık bir göstergesidir. Beş yılda bir gerçekleştirilmesi planlanan İşbirliği Zirveleri’nin yanı sıra söz konusu ziyaretler kapsamındaki görüşmeler sonucunda müşterek bir gelecek için tutarlı politikalar geliştirilebilmesi ve bunların hızla uygulamaya konulabilmesi, Türkiye’nin Afrika’ya yönelik sürdürülebilir politikalar izleme düşüncesinde olduğunu daha net bir biçimde ortaya koyacaktır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Macron ve Merz’in ortak mektubu, Avrupa pazarına erişimi ekonomik caydırıcılığın merkezine yerleştiriyor. Ancak bu stratejinin başarısı, Brüksel’in kapıları kapatma yetkisinden çok, Avrupa’nın karşılık görmenin maliyetini taşıyabilmesine bağlıdır.;

Son on beş yılın üç olayı, iktisatçıların uzun süre kenarda bıraktığı bir soruyu yeniden merkeze taşıdı: İnsanlar ekonomiyi nasıl algılıyor, bu algılar nasıl oluşuyor ve hangi hikâyeler onları harekete geçiriyor? Birincisi 2008 küresel finansal krizidir. Krizin teknik ayrıntıları, yani menkul kıym...;

21. yüzyılın güvenlik inşası, konvansiyonel savaş bölgesinin çok ötesinde bir konuma geçerek siber uzayın sınırsız ve soyut coğrafyasına yayılmıştır. Gelenekselleşmiş güvenlik yaklaşımları önemli bir oranda kritikleşmiş altyapıların, fiziki sınırların ve askeri kabiliyetin muhafaza edilmesine odakla...;

Yapay zekânın verimliliği artırdığına dair firma düzeyinde kanıtlar birikiyor, ama ulusal istatistikler henüz aynı hikâyeyi anlatmıyor. Bu tablo iktisatçılara tanıdık geliyor: kırk yıl önce bilgisayar için de aynı bilmeceyi konuşuyorduk. Bugünkü bilmecenin çerçevesi şöyle. ABD'de istihdam artışı dur...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu

TASAM Güvenlik ve Strateji Merkezi yürütücülüğünde hayata geçirilen "TASAM Yıllık Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu", yıllık periyotlarla yayımlanması planlanan stratejik bir çalışma projesidir. Proje; küresel ve bölgesel ölçekteki asimetrik tehditlerin derinlemesine analizine odaklanarak, değişen güvenlik mimarisi karşısında proaktif stratejik öngörüler ve karara esas yol haritaları sunmayı amaçlamaktadır.

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.