’HALLSTEIN’ DOKTRİNİ

Kategori Seçilmedi

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesiyle, İsveç Parlamentosunun Ermeni iddia ve tezlerini benimseyen kararlarından hemen sonra, ilk tepki olarak, hem Vaşington ve hem de Stokholm’daki Büyükelçilerimiz geri çağrıldılar. Bu girişim bana, çok uzak sayılmayacak geçmişteki bir doktrini hatırlattı;...

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesiyle, İsveç Parlamentosunun Ermeni iddia ve tezlerini benimseyen kararlarından hemen sonra, ilk tepki olarak, hem Vaşington ve hem de Stokholm’daki Büyükelçilerimiz geri çağrıldılar. Bu girişim bana, çok uzak sayılmayacak geçmişteki bir doktrini hatırlattı; 1950 li yılların sonlarında Almanya Federal Cumhuriyeti hariciyesinde (Auswartiges Amt) Walter HALLSTEIN çok ünlü bir Devlet Sekreteri (Müsteşar) idi. Konrad ADENEAUR’in Şansölye olduğu bu dönemde Hallstein, İkinci Dünya Harbi sonrası, Almanya’da Rus işgal bölgesi (Ost Zone) esas alınarak kurulan Demokratik Alman Cumhuriyetinin (DDR) başka ülkelerce tanınmasını, Almanyanın birleştirilmesi (wiedervereinigung) davasına karşı ihanet olarak telakki ediyor ve böylesi bir girişimde bulunan ülkeden Büyükelçisini geri çekmek bir yana, bu ülke ile diplomatik ilişkilerini hemen kesiyordu. Almanya bu şekilde kısa bir süre içinde, başta o zamanki Doğu Avrupa ülkelerinin çoğu olmak üzere, DDR’ı tanıyan keza bir çok Arap ülkesiyle de ilişkilerini kesmişti. Mısır Arap Cumhuriyeti bile bunlar arasında idi.

Gün geldi, ilişkilerin kesilmesiyle, Almanya’nın uluslararası işbirliği çabaları iyice daraldı. Bunun üzerine Hallstein, Demokratik Almanya Cumhuriyetini (DDR) tanıma niyetinde olan ülkelere büyük çaplı sayılacak maddi yardım ve destek önerilerinde bulundu. Hallstein hiç olmazsa bu yolla tahribatı biraz olsun önlemek veya azaltmak istiyordu.

Ancak uygulama Hallstein’da hayal kırıklıkları yaratmaktan geri kalmadı. Bir bakıma, fiilen iyice izole edilen Almanya Federal Cumhuriyeti, uzunca bir süre sonra, Hristiyan Demokratların yerine, Berlin Belediye Başkanı Willy BRANDT’ın şahsında, Sosyal Demokratların iktidara gelmesiyle, Almanyanın birleştirilmesi davasında farklı bir yol izlenmeye başladı ve meşhur (Ost Politik) tatbikata kondu. Buna göre, DDR’ın tanınması, anılan ülke ile Almanya arasındaki ilişkileri olumsuz biçimde artık etkilemeyecekti. Aksine, Almanya Federal Cumhuriyeti Sovyet boyunduruğundan kurtulmak isteyen ülke ve halklara, mümkün olan alanlarda işbirliği ve yardımlaşma yoluyla destek olacaktı. Netekim, Polonya’da Lech WALESA ile başlayan harekat, Almanyanın bu politikasından çok yararlanacaktı.

Milletimize atılmak istenen haksız ve şen’i bir iftira olan Ermeni iddialarını hiç bir şekilde elbette kabul edemeyiz. Ancak planlı ve programlı ve uzun vadeli çalışmalarla bu kanaatte olanları da mutlaka ikna ederek, doğru yola getirmek durumundayız. Bu babda Büyükelçilerimiz en önemli enstrümanlarımızdır. Büyükelçilerimiz, bulundukları ülkede göreve devam edeceklerdir ki, her vesile ve her katmanda, Türkiyenin haklı varlığını hissettirebilsinler, haksızlığı haykırsınlar ve dostluk çemberini her gün biraz daha genişletebilsinler. Ankara’da oturtulan bir Büyükelçi bunları yapamaz ve meydan haliyle muhasımlara kalır. Bu bakımdan, sırf Devletler Hukuku kitaplarında teorik olarak böyle yazıyor diye, Büyükelçilerimizi çok önemli görevlerinden hemen etmemeliyiz.

Ayni şeyi Bakanlarımız ve Başbakanımız için de düşünmeliyiz. Bu yüksek siyasilerimizin de, anılan ülkelerde konuşacakları, temas edecekleri ve ikna kabiliyetlerini kullanacakları, karar oluşturucu kesimler vardır. Bu fırsatları da, sırf tepki göstereyim diye, heba edemeyiz.

Hallstein doktrinine tekrar gelince, bunun bugün bize uyarlılığı şüphesiz tartışılır. Ancak ortada bir sonuç vardır ; bu da realizmdir. Ermeni iftiralarını kesinlikle red ile, bunları külliyen yenmek zorundayız. Bunun için de, atacağımız tüm mukabil adımlar yanında, son defa Zürih’te imzalanmış bulunan protokollerle, iyi kötü açılan kapıdan da yararlanmaya bakmalıyız. (asula@ttmail.com)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 222 )
Alanlar
Afrika 77 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2046 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2046

Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçlerin oluşturduğu bir Dünya Düzeni vardır. Bu düzen ufak değişimler gösterse de kolay kolay değişmez. Büyük güçler siyasi, ekonomik güçlerini koruyabilmek ve hatta geliştirmek amacıyla zaman zaman bazı girişimlerde bulunurlar. ;

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası“ hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2023 Faaliyet Raporu’nu yayımladı.;

Avrupa’da aşırı sağın içinde bulunduğumuz son 40 yılda bir yükseliş yaşadığını söylemek mümkündür. Aşırı sağın bu yükselişinde hem iç hem dış pek çok dinamik bulunmaktadır. Bu dinamiklerin anlaşılması için öncelikle aşırı sağın anlamlandırılması ve son yıllarda aşırı sağın yükselişine neden olan siy...;

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

2022, küresel çapta enerji sektörü açısından son derece çalkantılı bir yıl oldu. Kovid-19 salgını sonrası tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmadan ve kesintilerden kaynaklı başlayan fiyat artışı, jeopolitik risklerin kısmen savaşla birlikte artmasıyla devam ederek zirve yaptı;

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...