Türkiye’nin Afrika’ya Desteği

Makale

New York Times, Patrick Seale’nın köşesinde yazdığı “Yükseliş ve Türkiye’nin Yükselişi” başlıklı yazısını 5 Kasım’da yayımladı. Bu iddia gerçek dışı değildir ve aynı zamanda Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerini de içermektedir. ...

New York Times, Patrick Seale’nın köşesinde yazdığı  “Yükseliş ve Türkiye’nin Yükselişi” başlıklı yazısını 5 Kasım’da yayımladı. Bu iddia gerçek dışı değildir ve aynı zamanda Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerini de içermektedir. 1922 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşumundan bu yana ülke, ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde içe dönük ve suskun olmaya yönelmiştir. Atatürk, devlet politikasını “yurtta sulh, cihanda sulh” olarak ilan etmiştir.  Türkiye’nin çözümü için uluslararası desteğe ihtiyaç duyulan 1999 yılındaki yaygın enflasyon ve ekonomik kriz ile baş başa bırakılmış sağlam olmayan ekonomik politikaların sonuçlarının üstesinden gelmeye zorlanmasından bu yana, Türkiye çok yönlü dış politikayı devam ettirmede çok az zamana sahipti.  

Fakat son on yılda Türkiye, yakın komşusu Afrika’daki etkisini kaybettiğini fark etmeye başladı. Bunun bir sonucu olarak Türkiye, 2005 yılını “Afrika Yılı” olarak ilan etti. Buna ilişkin çok sayıda büyük plan yapılırken,, bunların bazıları devlet yardım kurumu olan TİKA’nın programlarına Afrikalı ülkelerin dahil edilmesini kapsayan planlardı ve ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Batı Afrika’nın Müslüman ülkelerindeki programlarıydı. O zamanlar Sahra altı Afrika bölgesinde, Güney Afrika ve Nijerya ile sınırlı olan Türk büyükelçiliklerinin sayısı 15 yeni büyükelçilik ile ve başkent Ankara’da Dışişleri Bakanlığı’ndaki akredite büyükelçi sayısı ile arttırılmıştır. Ayrıca 2003 yılında dönemin Devlet Başkan Yardımcısı Jacob Zuma tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilmiş ziyarete karşılık olarak, 2005 yılının Mart ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ve Güney Afrika’yı ziyaret etmiştir.

2008 yılı, Afrika politikasına yapılan bu desteği uygulamada çok önemli bir yıldı. Afrika Birliği, Ocak ayında Türkiye’yi stratejik ortak olarak ilan etti ve Ağustos ayında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Afrika Birliği Başkanı, 50 ülke ve Devlet Başkanı’nın katılımı ile birlikte Türkiye-Afrika Zirvesi’ne İstanbul’da ev sahipliği yaptı. Zirve’de Güney Afrika’yı dönemin Devlet Başkanı Phumzile Mlambo-Ngcuka temsil etmişti.

Afrika-Türkiye Ortaklığı: Ortak Gelecek için Dayanışma ve Ortaklık üzerine İstanbul Deklarasyonu olarak adlandırılan, gelecekte işbirliğine dair kapsamlı doküman, liderler tarafından benimsenmiştir. Bu deklarasyon, uluslararası yönetim ve örgütler üzerine tüm olağan önemli düşünceleri kapsamaktaydı ve gelecek işbirliği adına bölgeleri tanımlamaktaydı. Ticaret ve Yatırımın dahil olduğu dokuz kapsayıcı başlık listesi şöyledir; Tarım, Tarım Endüstrisi, Su, Kırsal Kalkınma ve Kobiler ve Çevre.

Türkiye, Afrika ile yakın ilişkiler kurmanın önemini gören, kaynaklarına ve pazarına ulaşan Çin, Hindistan, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore ve ayrıca Avrupa Birliği’nin de aralarında bulunduğu ülkeler listesine dahil olmuştur.



Neredeyse 20 yıldan bu yana Türkiye, yaşadığı ciddi hava kirliliğinin üstesinden gelmek amacıyla Güney Afrika’dan “temiz” kömür ithal etmekte ve birkaç Türk işletmesindeki maden Mpumalanga’da faaliyet göstermektedir. Türk Güney Afrika İş Konseyi kurulurken, birkaç “Anadolu Kaplanı”, girişimci aile şirketleri Güney Afrika’da fabrikalar açmıştır.

Güney Afrika Devlet Bakanı ve Bakan Yardımcısı’nın da katıldığı, 29 Ekim’de Türkiye Cumhuriyeti’nin Ulusal Günü kutlamalarında Büyükelçi Can Altan bir konuşma yapmış ve konuşmasında küresel ekonomik gerilemeye rağmen, iki ülke arasında 2008 yılında 20 Milyar Rand’a yükselen ikili ticaretin, büyük bir farkla Güney Afrika’yı Türkiye’nin Sahra altı’nda en büyük ve Afrika kıtası genelinde de Cezayir’den sonra ikinci büyük ticari ortağı yaptığını belirtmiştir.

Güney Afrika’da sadece bu yıl ihracatı ve yatırımı arttırmak için Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan öncülüğünde 80 işadamı, çok sayıda medya temsilcisi ve yetkililerin katılımı ile üç önemli Türk etkinliği düzenlenmiştir: mobilya, giysi ve genel iş fuarları. Johannesburg ve Cape Town’daki bu etkiliklere yerel düzeyde ilgi oldukça fazla olmuştur. 

Türkiye, Rusya’nın da dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa’da Güney Afrika’nın en büyük ticari partneridir.

Uzun zamandır beklenen Güney Afrika ve Türkiye arasında yılda bir kez toplanacak olan ortak Ekonomik Komisyon toplantısı bu yılın Mart ayında gerçekleştirilmiştir.

2009 yılının başında Türkiye, Afrika’nın da desteği ile BM Güvenlik Konseyi’nde kullanılan 192 oydan 151’ini alarak iki yıllık geçici üyeliğe seçilmiş ve Güney Afrika’dan sonra bu görevi almıştır.

Türkiye, dünyadaki 17.  büyük ekonomi ve sekizinci büyük tarım ekonomisi olarak bilinmektedir. New York Times’ın başlığında da ifade edildiği gibi, bu süreç giderek gelişmektedir. Türkiye, Güney Afrika gibi 1999 yılının başlarından bu yana uluslararası finansal krizin sonucu olarak kamu ilgisine sunulan ve G8’in en önemli uluslararası ekonomik politika geliştiren forumu olarak ortaya çıkardığı G20’nin üyesidir.

Bu durum sadece devletler düzeyinde değildim. İş dünyasının yanı sıra sivil toplum kuruluşları da önemli bir etkiye sahiptirler. Birçok Türk Okulu, Güney Afrika’da iyi seviyede eğitim sağlamaktadır, bu durum Eski Eğitim Bakanı Nadeli Pandor, bu okullardan birini Mayfair, Johannesburg’ta, bilim olimpiyatında elde ettikleri olağanüstü başarıyı onaylamak adına bir ödül sununca hükümet tarafından da fark edilmiştir.

Türkiye ve Afrika ülkelerindeki düşünce kuruluşları yeni dönem ilişkilerine ilgi göstermeye başlamışlardır. Her yıl TASAM Afrika Enstitüsü, Türk ve Afrikalı kurumların davet edildiği STK Forumları’na ev sahipliği yapmaktadır. Beşinci forum, 2009 yılının Kasım ayının sonlarına doğru İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.

Güney Afrika da tıpkı Türkiye’nin Afrika ile olan ilişkilerinin önemini fark ettiği gibi Türkiye’nin önemini fark etmeye başlamıştır. Bunlar, hem dünyada gelişmekte olan yeni güç olarak görülen Türkiye hem de kıta dışında iş ve siyasi iletişimlerini çeşitlendirmeye çabalayan Afrika ülkelerinde görülen önemli gelişmelerdir.  
 
Tom Wheeler
Araştırmacı, Güney Afrika Uluslararası İlişkiler Enstitüsü
1997-2001 yılları arasında Güney Afrika Türkiye Büyükelçisi 

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2564 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 606
Asya 76 998
Avrupa 13 615
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1325 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 276
Orta Doğu 18 583
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1278 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 772
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1936 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1936

Son Eklenenler