Asyada Barış ve İstikrar

Yorum

8 Şubat Pazartesi günü, Ankara’da Sheraton otelinde çok önemli bir çalıştay gerçekleştirildi. Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM ) ile, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) tarafından ortaklaşa düzenlenen ve bir çok düşünce kuruluşu yanında, sivil toplum örgütleri, akademisyenler...

8 Şubat Pazartesi günü, Ankara’da Sheraton otelinde çok önemli bir çalıştay gerçekleştirildi. Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM ) ile, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) tarafından ortaklaşa düzenlenen ve bir çok düşünce kuruluşu yanında, sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve Orta Asya Cumhuriyetlerinin Ankaradaki misyon şefleri ve temsilcilerinin katıldıkları söz konusu çalıştayın ana teması, Asyada İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA ) idi.

Türkiye ve Dışişlerimiz, bir yandan, Dünya barış ve istikrarını hiç umursamayan İsraille birlikte, aşikar nükleer olma çabası içindeki İranın da yer aldığı Orta Doğu’da, öte yandan, komşu ülke topraklarının neredeyse yüzde yirmi kadarını işgal altında tutmaya devam eden ve düşmanlığın her türlüsünü sergilemekten çekinmeyen Ermenistanın bulunduğu bölgede barış ve istikrarı bulabilmek için olağanüstü çaba göstermeye dursun, yanıbaşındaki Orta Asya’da bunun temellerinin yıllar öncesinden atıldığını, hedefe giden yolda, adım adım önemli mesafeler alındığını ve önceleri diplomatik konferans olarak başlayan bu girişimlerin günümüzde tam teşekküllü bir örgüte (CICA) dönüştüğünü herhalde yeni farkediyor olacak.

Bir bakıma Asyanın AGİT’i olarak vasıflandırabileceğimiz bu çabalar, ta 1992 yılında, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYEV’le başlamıştı. Nazarbayev’e göre, Sovyetler sonrası bağımsızlıklarını kazanan cumhuriyetlerin, bu meyanda Kazakistanın her alanda yeniden inşa için zamana, içeride ve dışarıda barış ve istikrara ihtiyacı vardı. Bunun için, pek de homojen olmayan içeride dirlik ve düzenlik, dışarıda ise, barışçıl iyi komşuluk ve güvenlik esastı. Ancak bu sayede, ilk günlerde adeta ortada kalmış geniş halk kitlelerine asgariden başlayan bir ekonomik yaşam ve giderek artacak bir refah düzeyi sağlanabilirdi. Dolayısiyle, şimdilerde Dışişlerimizin benimsediği komşularla ‘ sıfır sorun ‘ ve diyalog kaçınılmazı. Lakin bölgede böylesi bir örgüt mevcut değildi.

Kazakistanı yönetirken , herşeyden önce müdebbir bir iş adamı misali hareket eden Cumhurbaşkanı Nazarbayev, bağımsızlığın, Sovyetlerden aniden kopmanın o sıralardaki tüm olumsuzluklarına rağmen, örgütlenme fikrini ortaya atmış ve içerideki serbest piyasa ekonomisi istikametli kalkınma çabalarına paralel olarak, zaman içinde Asyaya has AGİT’i bugün ulaşılan bir realite halinde, ortaya çıkarmayı başarmıştır. Bu çaba, Nazarbayev’in şahsında, Kazakistan’a gerçek AGİT dönem başkanlığı görevini kazandırmıştır. Bu olağanüstü gelişme hiç şüphe yok ki, Avrupanın güvenlik ve istikrarı ile, Asyanın güvenlik ve istikrarı arasında vazgeçilmez bir bağımlılık olduğunu sonunda kanıtlamıştır.

Kanımca, Dışişlerimiz bundan gereken dersi zamanlıca çıkarmasını bilmelidir. Bugün 20 üye ve 10 gözlemci üye ile bir gerçek haline gelen (CICA)’nın dönem başkanlığını önümüzdeki yakın süre içinde üstlendiğimizde, bunun bilinciyle hareket edebilmeliyiz. Bu görevi sadece bir ev sahipliği ve organizasyon sorumluluğu olarak görmemeliyiz. CICA dönem başkanlığı bize bu defa genişletilmiş Orta Asya dosyasını yep yeni bir vizyonla tekrar ele alabilme fırsatını sağlamalıdır. İlk günlerin adeta meşihat kapısı olan Türkiye, zaman içinde bu müstesna arenadaki öncelikli yerini başkalarına kaptırmış ve maalesef sıradanlığa düşmüştür. Orta Asyadaki yönetimler olarak, halklar olarak, bize karşı beslenen yüksek hayalleri yıktık, ihmal ettik, artık bunları olabildiğince ve tezelden ihya etmenin zamanının geldiğini kabul edelim.

Dışişleri Bakanımız Türkiyenin tarihi satvetinden bahsediyor. Bu, söylemekle ve uyuyanları uyandırmakla olmaz. Bize adeta gümüş tepsi içinde sunulmuş bir Orta Asya portföyü var. Bunu yanımıza alabildiğimiz ölçüde, ne Avrupa Birliği ve ne de Amerika kapılarını aşındırmamıza fazla gerek kalmayacak, o aradığımız satveti kendiliğinden bulmuş olacağız. (asula@ttmail.com)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2045 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2045

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bugüne ABD’nin büyük stratejisinin ne olması gerektiği konusunda yoğun bir tartışma yaşanmaktadır. Özellikle 11 Eylül olayları, Irak Savaşı ve 2008 küresel finansal krizinin etkileriyle ABD dış politikasının tarihsel motiflerinden biri olan izolasyonist eğilimin yeni b...;

Avrupa’da aşırı sağın içinde bulunduğumuz son 40 yılda bir yükseliş yaşadığını söylemek mümkündür. Aşırı sağın bu yükselişinde hem iç hem dış pek çok dinamik bulunmaktadır. Bu dinamiklerin anlaşılması için öncelikle aşırı sağın anlamlandırılması ve son yıllarda aşırı sağın yükselişine neden olan siy...;

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Güvenlik kavramı, insanların değişen ihtiyaçları göz önüne alınarak değişirken, beraberinde Uluslararası İlişkiler alanını da dönüştürmektedir. Tarihten bu yana süre gelen konvansiyonel güvenlik, terörizm ve organize suç gibi sorunların yanında gelişme, cinsiyet, iklim, pandemi gibi yeni konular da ...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

ABD'nin Trump döneminden itibaren Afrika ile daha az ilgilendiği, Fransa’nın ise her geçen gün güç kaybettiği bir ortamda, uluslararası alanda yalnızlığa itilen Rusya, Afrika’da etkinliğini artırmaya yöneldi.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

Bu çalışmada, bipolar ve monopolar dönemlerdeki enerji dengeleriyle günümüzde oluşmakta olan multipole doğru geçilirken enerji dengelerinin değişimleri ele alınarak irdelenmektedir. Burada, Ukrayna’da yaşanan sıcak çatışmaların, önemli bir kırılma noktasını oluşturduğu üzerinde durulmaktadır. ;

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.