Son Dönem Türkiye-Suriye İlişkilerine Bir Bakış

Yorum

Uluslar arası siyaset parametrelerinin hızla yeniden şekillendiği günümüz dünyasında Suriye, soğuk savaş döneminde olduğu gibi, günümüzde ABD ve AB merkezli değişen dengeleri gözetmeye devam etmektedir. Son dönemde izlediği aktif dış politikası ile eksen kayması tartışmalarına özne olan Türkiye ise; ...

Uluslar arası siyaset parametrelerinin hızla yeniden şekillendiği günümüz dünyasında Suriye, soğuk savaş döneminde olduğu gibi, günümüzde ABD ve AB merkezli değişen dengeleri gözetmeye devam etmektedir. Son dönemde izlediği aktif dış politikası ile eksen kayması tartışmalarına özne olan Türkiye ise; diğer bir çok ülkenin olduğu gibi Suriye’nin de uluslar arası ilişkiler denklemine dahil olmuştur.

Hatay’ın ilhakı, su sorunu gibi meseleler geçmişte Türkiye ile Suriye’nin birbirinden uzaklaşmasına yol açmıştır. 1998 yılında Suriye’nin PKK terör örgütüne verdiği destek yüzünden Türkiye ve Suriye savaşın eşiğine gelmişlerdir. Neyse ki; Suriye’nin terörist Öcalan’ı sınırdışı etmesi ile ilişkiler normalleşmeye başlamıştır. Bugün Ankara ile Şam arasındaki buzlar erimekte, geçmişten gelen bu olumsuz tablo, yerini, Türkiyeli ve Suriyeli liderlerin yeniden buluşmasına bırakmıştır.

Beşer Esad Suriyesi gerçekleştirmeye çalıştığı politik açılımları kapsamında Türkiye ile enerji, ticaret, İsrail ile barış ve hatta din kalemlerini içeren işbirliği paketini masaya yatırmış bulunmaktadır. Ekonomik ve siyasal belirsizliğin hüküm sürdüğü Suriye’de Türkiye ile yakınlaşma Suriye’nin geleceği adına ümit vaat etmektedir.

NY Times’ta yer alan habere göre; bazıları için Suriye’nin seküler Türkiye ile yakınlığı Suriye’yi İran ile olan tartışmalı ittifakından uzaklaşmasına vesile olacaktır, bazılarına göre ise bu yakınlaşma herkese açık ve kozmopolit Türk toplumunun Suriye’yi kucaklaması olarak yorumlanabilir. Suriye başbakanı Beşer Esad’ın da içinde bulunduğu bir başka grup için ise; Türkiye-Suriye yakınlaşması, Batının yaptırımlarından daha az etkilenecek ve yeniden canlandırılabilecek bölgesel bir ekonomi oluşturma manasına gelmektedir. NY Times’a ikili ilişkileri değerlendiren Uluslar arası Çalışmalar Şark Merkezi Direktörü Samir el-Taki; Suriye’nin Batıya karşı kendisini güçlü hissetme, bölgeyi toparlama ve jeopolitik konumunu yeniden tanımlama konusunda çok istekli olduğunu söylüyor.

Suriye’nın bu yöndeki isteğine kanıt olarak başlangıç evresi 2004 yılına dayanan AB ile yıllardır imzalamayı beklediği bir ekonomik anlaşmayı daha iyi şartlar istediği gerekçesi ile ertelemesidir. Suriye bu anlaşmaya üzerinde ABD’nin tehditlerini hissettiği kendini ekonomik ve politik alanda çaresiz hissettiği bir dönemde başvurmuştur. Analistler Suriye’nin bu anlaşmayı ertelemesini kendisine olan güvenine bağlıyorlar. Bu güvenin ise; Suriye’nin hasta ekonomisinden ziyade politik duruşundan kaynaklandığını düşünüyorlar. Bu çerçevede, ABD’nin, çok yakın bir zamanda, Şam’a bir büyükelçi göndermesi ve uzun zamandır sükut etmiş bulunan diplomatik ilişkilere yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.

Yazının başında da değindiğimiz gibi; Suriye’nin Türkiye ile olan ilişkileri karşılıklı üst düzey ziyaretlerin yapıldığı 2003 yılından beri ivme kazanmış, birkaç ay önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun girişimleri sonucu vizenin kaldırılmasıyla ise; Suriye Türk gazeteci ve işadamlarının akınına uğramıştır. Gazeteciler gezi yazılarıyla işadamları ise bölgesel bir ticaret çatısı oluşturma çabaları ile Suriye’ye olan ilgiyi arttırmışlardır. Bu çerçevede Esad da Türkiye’nin doğalgaz hatlarına dayalı bir bölgesel enerji ağı oluşturulmasına dair ümitlerini açık etmiştir. Halep Sanayi Odasından yapılan açıklamaya göre; iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2007-2008 yılları arasında ikiye katlanmış, 2009 yılında da aynı şekilde ikiye katlanarak 4 milyar dolara ulaşmıştır.

Türkiye’nin Suriye’nin jeopolitik konumuna yeni anlamlar yüklemesi ve bölgesel bir barış anlaşması imzalanmasına yol açması bir fantezi gibi görünmekle birlikte, Suriye’nin bölgedeki konumuna katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin İsrail ile ittifakı İsrail’in geçen yıl gerçekleştirdiği Gazze saldırısı sonucu gerilmiştir. Bu saldırı bölgede öfkeye neden olmuş ve Suriye’nin Hamas ile bağlantısının yeniden önem kazanmasına sebep olmuştur. İsrail bu ay Suriye ile uzlaşma girişiminde bulunmuşsa da bu girişime şüpheci yaklaşılmaktadır. Suriye, İsrail’e yakınlaşması durumunda radikal kesimden ve İran’dan şiddetli ters tepki alacağından endişelidir. Tam da bu noktada İsrail, İran ve Suriye arasında denge unsuru olarak Türkiye devreye girmektedir. Türkiye 2008 yılında İsrail ile Suriye arasındaki gayriresmi görüşmelerde, muhtemel bir barış anlaşmasına dair ümitleri yeşertecek şekilde, arabuluculuk etmiştir. İsrail Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Binyamin Ben Eliezer yaklaşık bir ay önce gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde Suriye ile yeniden başlatılacak olan görüşmeler için Türkiye’yi arabulucu olarak görmek istediğini belirtmiştir.

İkili ilişkilerin geliştirilmesi kapsamında Başbakan Recep Tayip Erdoğan da heyetinde yer alacak on bakanla birlikte Suriye’yi ziyaret edeceğini açıklamıştır. Bu ziyaret kapsamında, Anadolu Haber Ajansı ve Suriye Haber Ajansı (SANA) ile Türkiye ve Suriye televizyon kanalları arasında ve farklı alanlarda işbirliği sözleşmeleri imzalanması bekleniyor.

Sonuç olarak; Türkiye, ekonomik ve politik alanda, Suriye’nin kendine güven kazanma, kendini yeniden tanımlama sürecine bir denge unsuru olarak katkıda bulunmaktadır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Günümüzde terörizm, son yıllarda kaydettiği gelişim ve almış olduğu görünüm açısından uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tarihsel açıdan terörizm, 19. yüzyılın sonlarında Batı dünyasında yaygın şekilde görülmesine karşın, 1970’li yılların başında terör çalışmaları sosy...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit (KG) projesinin; Çin’in uzun vadeli “siyasi” hedefleri olduğu anlaşılan yatırım stratejisinin konjonktürel değişikliklerle birlikte giderek zemin kazanmasına karşı ve esas itibarıyla Batı Avrupa ve ABD’den oluşan G7 grubunun küresel vizyonuna temellenen “united” (bir...;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

Bilindiği üzere SSCB’nin yıkılmasının ardından siyasi, askerî ve sosyo-ekonomik açıdan çeşitli zorlukla mücadele eden Rusya Federasyonu’nun kısa sürede toplanıp yeniden küresel güç olmak hedefinde Afrika önemli stratejik konuma sahiptir.;

2010-2016 döneminde Suudi Arabistan, İran’ın artan bölgesel etkinliğinin önüne geçmek amacıyla, dengeleme stratejisini benimsedi ve diğer bölgesel güçler olan Mısır ve Türkiye ile ittifak ilişkisi tesis etti. ;

Güneydoğu Asya’dan Avustralya hattına uzanan kara coğrafyasına yakınlığı ve Pasifik Okyanusu’nun ortalarında yer alan coğrafi konumu ülkeye jeopolitik değer katıyor. Ülkeyi kontrolü altında tutmayı başaran küresel aktör, Pasifik coğrafyasını kontrol etme noktasında rakiplerine karşı avantaj kazanıyo...;

4. İslam Dünyası İstanbul Ödülleri Töreni

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2022 - 14 Haz 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.