Eski Dostlar Yeni Ufuklar için Beşinci Kez Buluştu

Haber

5. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi 19-21 Kasım 2009 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Kongre’ye Afrika ülkelerinden ve Türkiye’den çok sayıda devlet adamı, düşünce ve sivil toplum kuruluşu yöneticisi, akademisyen, yazar, sanatçı, iş adamı, uzman ve diplomatik temsilci katıldı....

5. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi 19-21 Kasım 2009 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Kongre’ye Afrika ülkelerinden ve Türkiye’den çok sayıda devlet adamı, düşünce ve sivil toplum kuruluşu yöneticisi, akademisyen, yazar, sanatçı, iş adamı, uzman ve diplomatik temsilci katıldı. Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından İstanbul’da, Cevahir Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “5. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“nde "Türkiye-Afrika İlişkilerinin Gelişiminde Sivil Toplum ve Düşünce Kuruluşlarının Rolü" masaya yatırıldı.

Açılışa milli atlet Elvan Abeylegesse de katıldı. Kongrenin açılışında okunan mesajında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kongrenin Afrika ülkelerinde gerçekleşecek siyasi, sosyal ve ekonomik işbirliği noktasında başarıya ulaşmasını temenni ettiğini belirtti.

Kongre’nin açılış konuşmalarını Sudan Cumhuriyeti Tarım ve Ormancılık Bakanı Dr. Abdulhalim Ismail Al MUTAFI, Afrika Birliği’nden Hassan Adebayo SUNMONU ve TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY yaptı.

Konuşmasında başta Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere toplantıya kurumsal ya da finansal destek veren bütün kurumlara şükran ve minnetlerini arz ettikten sonra Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında 400 yıla yakın bir iyi yönetişim, dostluk ve kardeşlik ilişkisi olduğuna değinen TASAM Başkanı Süleyman Şensoy “Birinci dünya savaşından sonra yaşanan zorunlu şartlardan dolayı yaklaşık 80 yıllık bir süre içinde Türkiye ve Afrika arasında ilişkilerin olması gereken doğal noktada bulunmadığı fark edildi. 1998 yılında Afrika Eylem Planı’nın yürürlüğe konulması ve 2005 yılının ülkemizde Dışişleri Bakanlığı’nca “Afrika Yılı“ ilân edilmesiyle çok hızlı bir süreç gelişti. Bu süre zarfında kamu diplomasisi anlayışı içerisinde sivil toplum kuruluşları, ticarî kuruluşlar ve üniversiteler bu anlamda faaliyet göstererek sürece önemli katkılar sağlamaya çalıştı. Diğer taraftan işin resmi çatısı, kararların belirleyicisi olan hükümet ve devlet kurumları Dışişleri Bakanlığımız başta olmak üzere büyük bir özveriyle çalıştılar. 2008 yılı Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığımız ev sahipliğinde İstanbul’da 54 Afrika ülkesinin katılımıyla yapılan Türkiye Afrika İş Birliği Zirvesi, Türkiye ile Afrika ülkelerinin iş birliği açısından tarihî bir dönüm noktası oldu. TASAM olarak biz de bu sürece, yapılan resmi zirvenin hemen iki gün öncesinde, 45 ülkeden çok sayıda katılımcının iştirak ettiği Türk Afrika STK Forumu’nu düzenleyerek katkıda bulunduk“ dedi.

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy kongrenin açılış konuşmasını yapıyor.

54 Afrika ülkesinden gelen sivil toplum örgütü temsilcileri ve Türkiye’den 90 STK’nın iştirakiyle gerçekleşen Türk Afrika STK Forumu’nda uzun müzakereler sonunda kabul edilen sonuç deklarasyonu ile Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kalkınma ve İş Birliği Platformu USTKİP’in kurulduğuna değinen Başkan Şensoy 140 üyesi, bir çoğu uluslararası kuruluşlardan oluşan 50’nin üzerinde gözlemci üyesi ile USTKİP web portalının dört dilde olmak üzere yaklaşık bir yıldır test yayınını sürdürdüğünü söyledi.

Türkiye – Afrika ilişkilerinin gelişimesine yönelik olarak Ankara Üniversitesi’nin Afrika Çalışmaları Merkezi’ni açması, TUSKON’un ticari iş birliğini geliştirmek için Afrika ülkeleriyle yapmış olduğu ticaret zirveleri, Kızılay başta olmak üzere bir çok sivil toplum kuruluşumuzun Kıta’da yapmış ve yapmakta olduğu insanî yardım ve kalkınma çalışmaları ve Türk İş Birliği ve Kalkınma İdaresi’nin Afrika da açmış olduğu ofisler ve yine koordinatörleriyle bu ülkelerde yürütmüş olduğu faaliyetlerin birbirlerini sürekli beslediğini dile getiren Başkan Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü “Bütün dünyanın Afrika’ya olan ilgisine şahit oluyoruz. Afrika kökenli bir Amerikalının ABD’de başkan olduğunu da hep birlikte gördük. Afrika’nın kendine has bir takım sorunları var. Ulaşılamamış işlenilememiş çok büyük kaynakları da var. 200 yıl içinde Avrupalı güçlerin yapmış oldukları bütün sömürgecilik faaliyetlerine rağmen hâlâ bütün dünyaya faydalar sağlayacak kaynaklar bunlar. Burada bir soru şekilleniyor; Tekrar ulaşılmaya çalışılan bu imkân ve kaynakların bir bölüşüm noktası mı Afrika? Başkaları için olabilir ama bizim için hayır! Başkaları bu bölüşüm noktasında istediklerini alamadıkları zaman agresif işler de yapabiliyorlar. Bunların örneklerini çok yakın zamanda gördük. Türkiye’nin Afrika’yla tarihi geçmişi bu gün yapılacaklar noktasında hiçbir başka ifadeye gerek bırakmayan bir referanstır. Bu anlamda karşılıklı, saygın eşit, Afrika halklarının ve Türk milletinin menfaatleriyle birlikte hem duygusal hem matematiksel zekâyı birlikte yürüten bir iş birliği içerisinde bu sürecin gelişmesini temenni ediyor ve bu hedefler içerisinde biz kendi üzerimize düşen rolü yerine getirmeye çalışıyoruz.
Önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde sorunlarını büyük ölçüde halledip Asya’dan sonra Afrika ülkelerinin de Dünyanın kalkınan şantiye ülkelerine dönüşeceğini öngörmek herhalde hayalci bir yaklaşım olmaz. Bu yüzden Afrika’yla ilgilenmenin stratejik bir karar olduğunu, Afrika’yla ilgilenmenin, diyalog kurmanın, iş birliği yapmanın çok önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Çünkü temel taşlar yerine oturduktan sonra Afrika’da rekabet şansı bulmanın mümkün olmayacağının bilincindeyiz.
Bugün burada bir sanatsal faaliyete de ev sahipliği yapılacak. Sanatçı Reyha Çezik’e ait eserlerden oluşan ve Yalın Alpay beyefendinin küratörlüğünü yaptığı bir sergimiz var. Açılış konuşmaları akabinde onun açılışını yapacağız. Afrika ülkelerine yönelik exriblis çalışmaları içeriyor sergi. Bu anlamda kültürün uluslararası ilişkilerin en temel öğelerinden biri olduğunu dikkate alırsak, serginin sürece önemli bir katkı yapması ve akabinde benzer çalışmalara öncülük etmesini temenni ettiğimizi de paylaşmak isterim. Bu duygu ve düşüncelerle katıldığınız için şükranlarımızı arz ediyorum.“

Sudan Tarım ve Ormancılık Bakanı Dr. Abdulhalim İsmail El Mutafî 5. Uluslararası Türk-Afrika Kongresi’nde açılış konuşmasını yapıyor.

Sudan Tarım ve Ormancılık Bakanı Dr. Abdulhalim İsmail El Mutafı ise konuşmasında Türkiye’nin, Kuzey Afrika’nın tarihinde oynadığı rolün büyük olduğuna dikkat çekti. Bölgenin kültür ve din bakımından da Türkiye’den etkilendiğini ifade eden El Mutafı, “Türkiye’nin Afrika’daki rolüne baktığımızda, bu oldukça etkili. Afrika böyle bir role ihtiyaç duyuyor“ dedi. El Mutafı, Afrika’da adaletin ve istikrarın sağlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Exlibris Afrika Ülkeleri 2009 Sergisi açılışında (soldan sağa) Heykeltraş - Tasarımcı Reyhan Çezik, TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Afrika asıllı Türk Atlet Elvan Abeylegesse, Sudan Tarım ve Ormancılık Bakanı Dr. Abdulhalim İsmail El Mutafî ve TASAM Başkan Danışmanı Yalın Alpay.



KONGREDE SERGİ “EXLİBRİS; Afrika ÜLKELERİ 2009“
Kongre’de açılış konuşmalarının ardından Heykeltraş-Tasarımcı Reyhan ÇEZİK’e ait 54 Afrika ülkesine ilişkin exlibris çalışmalarından oluşan ve küratörlüğünü TASAM Başkan Danışmanı Yalın ALPAY’ın yaptığı “Exlibris; Afrika Ülkeleri 2009“ Sergisi törenle açıldı.


V. Türk - Afrika Kongresi Ve Exlibris Sergisi resim galerisine ulaşmak için tıklayın.

<<>>



YOĞUN KATILIM
19-21 Kasım 2009 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen 5. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi’ne; Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA)’dan Makha Dado SARR, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan Hakan KARABALIK, Afrika Kalkınma Bankası’ndan Lamin MANNEH, Mısırlı İş Kadınları Birliği (EBWA)’dan Dr. Amany ASFOUR, DEİK / Türk - Mısır İş Konseyi’nden Zuhal MANSFIELD, Namibya Demokrasi Enstitüsü (NID)’den Theunis KEULDER, Kinşasa Üniversitesi’nden Prof. Labana LASAY’ABAR, CAFRAD’dan Dr. Simon Mamosi LELO, AKUT’tan Nasuh MAHRUKİ, Sağlık Teşvik Gözlem Merkezi’nden Dr. Flore NDEMBIYEMBE, Yeryüzü Doktorları Derneği - Türkiye Şubesi’nden Prof. Dr. İhsan KARAMAN, ANEW’den Jamillah MWANJISI, Türkiye Çevre Vakfı’ndan Av. Engin URAL, ENDA / ANEW’den Khady DIAGNE, ECOVIC’den Keefa KAWEESA, REPOA’dan Zuki MIHYO, WESDE’den Bathermy Tsafack TAGNY, Afrika Güney Afrika Enstitüsü (AISA)’dan Dr. Matlotleng Patrick MATLOU, Tunuslu Anneler Derneği’nden Saida AGREBI, ANSEDI / ECOSOCC’den Fatima KARADJA, Afrika Diaspora Forumu’ndan Adeleke OMITOWOJU, T.C. Dışişleri Bakanlığı Afrika Koordinatörü Büyükelçi Kenan TEPEDELEN, El-Ahram Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Dr. Taha Abdel-aleem TAHA, TASAM Ankara Temsilcisi Büyükelçi (E) Doç. Dr. Ali Engin OBA, FEPS’den Elhussein Abd Elgalil Mohamed YASSIN, Ankara Üniversitesi Afrika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (AÇAUM)’dan Prof. Dr. Melek FIRAT, Afrika Barış Forumu (APFO)’dan Barasa Edwin MANG’ENI, Barış ve Demokrasi Merkezi (CPD)’den Ali Said Omar İBRAHİM, Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi (AUPSC)’den Dr. A. M. KAMBUDZI ve Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Merkezi (ISS)’den Kenneth MPYISI katıldılar.

"Türkiye - Afrika İlişkilerinin Gelişiminde Sivil Toplum ve Düşünce Kuruluşlarının Rolü" temasının işlendiği Kongre’nin 1. ve 2. gününde “Ekonomi ve Kalkınma“ başlıklı oturumu TASAM Başkan Yardımcısı Büyükelçi (E) Murat BİLHAN, “Eğitim ve Sağlık“ başlıklı oturumu Tunuslu Anneler Derneği’nden Saida AGREBI, “Çevre ve Tarım“ başlıklı oturumu TASAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vural ALTIN, “Kültür ve İletişim“ başlıklı oturumu TASAM Ankara Temsilcisi Büyükelçi (E) Doç. Dr. Ali Engin OBA, “Siyasi İlişkiler“ başlıklı oturumu ANSEDI / ECOSOCC’den Fatima KARADJA ile “Barış ve Güvenlik / Küresel Ortaklık“ başlıklı oturumu Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA)’dan Makha Dado SARR yönettiler.


“HAVA TAŞIMACILIĞI GELİŞTİRİLMELİ“
"Ekonomi ve kalkınma" konulu oturumda konuşan Mansfield, Türkiye’de 2003 yılında Afrika ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi stratejisine başlandığını hatırlattı. Mansfield, "Bakıyoruz ki 1,1 milyar dolar iken ticaretimiz, birden yüzde 700 artarak 7,7 milyar dolara ulaşmış. İşte o zaman ’Afrika’ya gitmenin zamanı çoktan gelmiş’ dedik" diye konuştu.
Mısır’ın Türkiye için Afrika ve Arap dünyasına açılan yeni bir kapı olduğunu ifade eden Mansfield, 2008 yılının 11 ayına bakıldığında Türkiye ihracatında AB ülkelerinin payının bir yıl önceki döneme göre 9 puanlık artış olmasına karşı Afrika ülkelerinin payının yüzde 45’e yaklaştığını aktardı. Türkiye’nin yakın ve doğu ülkeleriyle ihracattaki payının yüzde 12’den 19’a çıktığını vurgulayan Mansfield, "Bu demek oluyor ki özellikle küresel kriz ortamında bölge Türkiye için giderek artan bir öneme sahip oluyor" dedi. Mansfield, devletin sağladığı birtakım teşviklerden yararlanarak Türk iş adamlarının Mısır’da yatırımcı olduklarını ve şu anda 190 firmanın 1 milyar dolar civarında yatırım yaptıklarını kaydetti. Bunun, Türk yatırımcıların 60 bin Mısırlı’ya iş sağlandığı anlamına geldiğini vurgulayan Mansfield, Mısır’ın ithalatında Türkiye’nin yüzde 1,8 ile 14. sırada bulunduğunu belirtti.
Ayağa kalkmak, gelişmek isteyen bir Afrika olduğunu anlatan Mansfield, Afrika ile ekonomik iş birliğinde en büyük sıkıntının ulaşım olduğuna dikkati çekerek, hem insan hem de ürünlerin ulaşımında sıkıntılar yaşandığını söyledi. Mansfield, bu nedenle ekonomik iş birliğinin sağlanması için öncelikle hava taşımacılığının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Zühal Mansfield, Afrika’nın özellikle sanayi yatırımı ve mallarına çok ihtiyaç bulunduğunu ifade eti. Mısırlı İş Kadınları Derneği Başkanı Amany Asfour, Afrika’da fakirlik ve açlığın ciddi aşamalarda olduğunu vurgulayarak, özellikle annelerin sağlığı AIDS ve sıtma ile mücadele etmenin çok önemli olduğunu belirtti. Afrika’nın en fakir kıta olduğunu kaydeden Asfour, insan ve doğal kaynaklarını kontrol edemeyen Afrika’nın ciddi şekilde yıllarca sömürüye maruz kaldığını kaydetti.
Asfour, Afrika’nın gelişmesi sürecinde Türkiye ile ortaklığı çok önemsediklerini ifade ederek, Türk yatırımcıların, Afrika’daki kaynakları yönetmek ve yatırım yapmak üzere daha çok gelmelerini istedi. Afrika’da ticaretin karşılaştığı çok ciddi sıkıntılar bulunduğunu dile getiren Asfour, çok ürün olmasına rağmen ürünlerin katma değerinin olmadığını belirtti. Asfour, Türkiye ile karşılıklı kazanım süreci geliştirmek istediklerini dile getirerek, Afrika’daki piyasanın gerçekten çok büyük ve katılıma açık olduğunu anlattı. Afrika’nın gelişimi ve Türkiye ile kuracağı ortaklıklar sürecine kadınların da mutlaka dahil edilmesinin altını çizen Asfour, "Türk iş kadınları ile Afrikalı iş kadınları arasında ortaklık geliştirmeli ve tecrübelerini birbirlerine aktarmalılar. Afrika kadın girişimciler konseyinin kurulması gerekiyor" diye konuştu.

USTKİP KOMİSYON TOPLANTILARI
Kongre’nin 3. gününde ise öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere 2 oturum şeklinde Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kalkınma ve İş Birliği Platformu USTKİP Komisyon Toplantıları yapıldı ve komisyonlara karşılıklı üyeler, eş başkan ve yardımcıları seçildi.

Oluşturulan Komisyonlar;
Sosyal Kalkınma Komisyonu
Ekonomik Kalkınma Komisyonu
Politik Kalkınma Komisyonu
Kültürel Kalkınma Komisyonu


USTKIP Komisyon Toplantısı resim galerisine ulaşmak için tıklayın.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2583 ) Etkinlik ( 176 )
Alanlar
Afrika 66 613
Asya 78 1004
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1333 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 279
Orta Doğu 19 588
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1981 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1981

Son Eklenenler

Tüm dünyayı etkisine alan salgının da katkısıyla belirsizliklerin artışı oranında öngörülebilirliğin de azaldığı günümüzde, coğrafyamız başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan krizler ile uyuşmazlıklar küresel barış ve istikrarı tehdit ederken, çok taraflılık ve evrensel değerler de erozyon...;

Donald Trump seçimleri eski başkan yardımcısı Joe Biden'e kaybetti, ancak liberaller son derece küçük bir fark ile galip oldu. Bu Amerika'nın son yıllarda ne hâle geldiğinin bir özetidir; kararsız ve tatminsiz.;

9 Şubat 2021 Salı gecesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’nin uzay programı açıklandı ve kamuoyunda oldukça yankı buldu. Programın olumlu ve olumsuz olarak yorumlanacak çok yanı var. Bu değerlendirme dokümanında yapıcı eleştirel düşünce ile Ülkemizin bu yolculuğuna ve kapsayıcı istişaresine...;

TASAM ve paydaşlarınca geliştirilen çok programlı BRAINS² TÜRKİYE inisiyatifinin Sentetik Gerçeklik Teknolojisi adlı uygulama programı “Derin-Sahte (Deepfake) Ürün ve Savunma Ekosistemi İnşası“ teması ile başlıyor.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 27-29 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Uzun süredir yazmak istediğim ama bunun için daha fazla zaman gerektiğini bilerek ertelediğim bir konuya sadece girizgâh yapacağım. “Sağlık Diplomasisi“ yaklaşık on yıldır üzerine okuduğum, gündemimde tuttuğum ve bu başlıkta çalışanları, ürettiklerini ve gerçekleşen çıktıları takip ettiğim bir alan.;

* BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında sektör, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu tem...;

Döneme ve konjönktüre göre gerek doğrudan gerek dolaylı olarak siyasete ve topluma biçim veren fakat en az aynı ölçüde siyaset ve toplum tarafından biçimlendirilen “medya“; başta iletişim ve ulaşım olmak üzere, eğitimden sağlığa, gıdadan giyime, bankacılıktan reklamcılık ve yayıncılığa ;

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.